• BIST 13938.48
  • Altın 6442.72
  • Dolar 46.261
  • Euro 53.775
  • Lefkoşa 19 °C
  • Mağusa 19 °C
  • Girne 20 °C
  • Güzelyurt 18 °C
  • İskele 19 °C
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 11 °C

Özgür Basın

Oya GÜREL

Bugün Dünya Basın Özgürlüğü Günü… Birçok kesimden basın özgürlüğüne yönelik mesajlar verildi bugün için Genelde yönetici kanadından gelen mesajlarda basınımızın gittikçe özgürleştiği savunulurken, basın örgütleri ve muhalif kanatlardan gelen mesajlarda basınımızın hala özgürlüğü aradığı vurgulandı… Gerçekten bugün basınımız hangi noktada? Gerçekten özgür müyüz? Özgürlüğün kıstasları nelerdir? Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü “Dünya Basın Özgürlüğü Haritasını” hazırlarken birçok kıstasa bakar… Sansür var mı? Medyanın ne kadarı devlet kontörlünde? Düşüncelerinden ve yazdıklarından ötürü aleyhlerine daha açılan, tutuklanan, hapsedilen gazeteci var mı? Habere ulaşabilme özgürlüğü ne kadar? Öldürülen, yaralanan, tehdit edilen gazeteci var mı? gibi daha onlarca soru vardır dünyanın dört bir yanındaki temsilcilerine yollanan formlarda… Yukarıdaki sorulara bakıldığı zaman, görece olarak Kıbrıs’ın kuzeyinde bundan 15-20 yıl öncesine nazaran daha iyi durumdaymışız gibi görünüyor. Görünüyor görünmesine de gerçekten öyle mi? Kutlu Adalı’dan sonra öldürülen gazeteci olmadı, doğru… Ama tehditler, gizli, dolaylı ve açıktan açığa olmak üzere devam ediyor… Kimse uzun bir zamandır hapse girmedi, doğru, hatta tutuklanmadı… Ama gazetecilere yönelik bazı davalar hala devam ediyor… Habere ulaşım özgürlüğünü nereye kadar kullanabiliyoruz acaba? Hala birçok tabu yok mu önümüzde, hala birçok yasak bölge yok mu? Siyasi partiler, özel sektör tarafından desteklenen, dolaylı yoldan olsa da sivil savunma veya askere yakın duruşu olan basın kuruluşlarında oto sansür mekanizması işlemiyor mu? Ve bir de gazetecilerin kişisel özgürlükleri ne durumda? Çoğu meslektaşımız gerçekten zor olan görevlerini asgari ücretle, sosyal haklarından yoksun, ekmekleri patronların iki dudağı arasında, tatilsiz, izinsiz olarak yerine getiriyorlar… Geçtiğimiz gün 1 Mayıs’tı… Detay ve 1-2 basın kuruluşu dışında tüm meslektaşlarımız çalışmak zorundaydı. Daha da trajikomik yanı, aynı arkadaşlarımız, 1 Mayıs’ta çalışmak zorunda kalan emekçilerin haberlerini de yaptılar… Gazeteci sanki emekçi değil de adı konulmamış bir başka kategoriye mensupmuş gibi… Kısacası, Kıbrıs Türk basını hala özgürlüğünü arıyor… Hem mesleki açıdan, hem de bireysel açıdan… Ne zaman tam özgürlüğü yakalarız bilemiyorum ama bildiğim bir şey varsa, o da özgürlüklerin kimseye altın kâse içerisinde sunulmayacağıdır… Basını özgürleştirmek, biz gazetecilerin vereceği mücadelelerle mümkün olur ancak…            

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları