• BIST 1.399
  • Altın 503,368
  • Dolar 8,7643
  • Euro 10,4476
  • Lefkoşa 25 °C
  • Mağusa 25 °C
  • Girne 25 °C
  • Güzelyurt 22 °C
  • İskele 25 °C
  • İstanbul 23 °C
  • Ankara 22 °C

Taner Ulutaş'tan Sahibine Mesajlar

Taner Ulutaş'tan Sahibine Mesajlar
Taner Ulutaş'tan Sahibine Mesajlar

Sahibine Mesajlar

Sn. Ersan Saner, bir ayak üstünde seçimin 2022 Nisan’da yapılmasında ısrar ettiğinizi görüyoruz  Israr etmemdeki sebep de, icraat hükümeti olarak ülkeye faydalı olmak ve pandemiyi daha iyi idare etmektir. Bu nedenle erken seçimi en alt sıraya koyduk diyorsunuz. Sn. Başbakan, anlat, anlat çünkü kulağa çok hoş geliyor diyen Ayşaba, yalancı çobanın bile olduğu yerden haykırarak, Başbakan, Vallahi de billahi de beni fersah fersah geçti dediğini söyledi. Sn. Saner, eğri ok hedefi bulmaz. Gelin, Sucuoğlu korkusu ile kurultaya gitmek istemediğinizi, seçimi de koltukta daha çok kalmak için çare üretmeye çalıştığınızı söyleyin. Bunları görme yeteneğini kaybeden ‘Metin Şentürk’ ‘ün yanı sıra kralın çıplak olduğunu gören ve görmek istemeyenlere ‘Kral Çıplak’ diye haykıran çocuk bile gördü. Bekleyen ‘Derviş’ muradına ermiş der atalarımız. Ancak o söz çoktan yerini bekleyen derviş muradına ermeden tahtalı köyü boylamış diye değişti. Ayşaba, varlığı yetersiz olanın, yokluğu kayıp değildir derken, ne demek istediğini anlamadım. Lütfen birileri bana da anlatsın.

**

Sn. Fikri Ataoğlu, Turizm ve Çevre bakanı olarak bu pandemi döneminde, Turizme daha çok zaman ayırmanız ve turisti memnun etme girişiminiz bu dönem için doğru bir yaklaşım olabilir. Ama boş verdiğimiz çevrenin, ülkenin dört bir yanında, içine edilmesi için foseptik çukuruna dönüştürülüyor. Dağlarımız kabak gibi oyulurken, asırlık zeytin ağaçlarının köklerine beton dökülüyor. Taş Ocakları Beşparmakları oya oya, üç parmak görüntüsüne soktu. SOS veren doğa, ağacıyla, dağı ile taşıyla, toprağıyla Çevre Bakanı olarak size ellerini açmış adeta yalvararak  ‘imdat diyor. At binenidir, kılıç kuşananın dedik. Tamamda, At gemi azıya aldı durdurmamız imkansız hale geldi. Ateş ise düştüğü yeri cayır cayır yakmaya başladı. Sn. Bakan, en büyük cehalet, insanın kendi umursamazlığı, sumak dayılığı, cehaleti ve egosudur. Bunlara artık Hanya’nın Girit’te, Konya’nın da Türkiye’de olduğunu bir hatırlatsanız diyoruz.

**

Sn. Tufan Erhürman, bilmem o haberi sizde okudunuz mu? Okumadıysanız hemen izah edeyim. Haberde, ünlü göbek dansçısı Asena KKTC’deki bazı bakan, bakmayan, sadece seyretmekle yetinen siyasetçileri çok kıskanıyorum. Ayol, bunlar kıvırmakta beni çoktan geçti diyor. Bu nedenle artık miyadı dolan ve yenilenmesi gereken Meclis-i Mebusan’ın, bazılarının androş koyrak, 3.5 saat geç açılmasına şaşmamak gerek. Koltukta daha uzun süre oturmak için, ilk durakta inme kararı alınmasına karşın, bindikleri minibüsten, ilk durak yerine, son durakta inme çabalamalarına hiç şaşmamak gerekir. Birilerinin Adap duvarını, edep duvarını aşarak, Anayasa ve İç Tüzüğe aykırı bir şekilde komitelerdeki temsiliyet oranlarını değiştirmeye çalıştığına işaret ettiniz. Tufan Hocam, Asena’ya kıvırmada nal toplatanların babalarının adının Hıdır, ellerinden gelen de budur. Bunu unutmamak gerekir. Ayşaba bazı insanlar, Lefkoşa’nın ünlü ayakkabı mağazası gibidir. Bunlarda her numara var dedi.

**

Sn. Bertan Zaroğlu,  eskiden çocukken, ya bundadır yada şunda diye bir oyun oynardık. Son günlerde sizde istifa ediyorum. Yok ettim. Yapılan ricaları kıramayarak istifadan vaz geçtim. Bungün istifa edecektim, görülen lüzüm üzerine istifamı yarına erteledim. Hükümet yetkilerinin ricası üzerine bugün Meclis’e sunmaya hazırlandığım YDP’den istifamı geçici bir süre erteledim diyorsun. Sahi ama bu istifa yazboz tahtası mı. Yoksa bozulan sonra düzülen logo mu? Birde açıklamanda, YDP ile hiçbir ilgim ve alakam kalmadı diyorsun. İşte bunu anlamakta güçlük çekiyorum. Yahu bizim yarenlik ile anlaşamıyoruz. Beni sinir edip ‘Mosmor’ etti. Bundan ayrılmak artık vacip oldu demeye getiriyorsun. Ama ayrıldık ama birlikteliğimiz duygusal bazda devam edecek demeye getiriyorsun. Ört ki ölem durumu.  Atalarımız, Ana ölürse çocuk ovada, buba ölürse yuvada kalır derdi. Peki uğruna öldüğünüz parti ölürse ne olur dersiniz?  Sevgili Bertan başkası düştü mü, “Çürük tahtaya basmasaydı” deriz. Kendimiz düşünce de, bastığımız tahta çürük çıktı deriz. Bu çözümü zor, çok bilinmeyenli denklemde tahta mı çürük çıktı, yoksa çürük tahtaya mı basıldı söylermisin?

**

Sn. Nidai Güngördü, son günlerde, temaslı oldukları gerekçesi ile karantinaya alınan bazı kişilerin, karantinada tutuldukları binadan ayrılarak, karantina bilekliği ile markete ve fatura ödemek için kamu dairesine gitmeleri olağan hale geldi. Arsıza yüz verme, astar da ister sözüne uyarak, astarda isteyen bir kişi, Karantina Bilekliği ile Girne Belediyesine giderek, veznede fatura öderken, bu kişiyi  belediye kameralarından tespit etmeniz ve durumu Sağlık Bakanlığı ile Polise  bildirmeniz yaşanabilecek bazı durumların önüne geçmenize neden oldu.  Sn. Güngördü, ‎bizim diyarda maalesef, 50 kuruşluk çikolatanın verdiği mutluluğu veremeyen insanlar var. Bence bu insanları, hayata baktığı pencereden, atmalı.

**

Sn. Ender Vangöl,  Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ı, Kıbrıs Türkü’nün liderlerinden Dr. Fazıl Küçük’ü, uyduruk senaryolar ile yok hükmünde sayan, İşi başlarına eli kanlı katillerce silah dayanmasına kadar götüren, boş çerçeve senaryolu, hoptirininnam ‘Bir zamanlar Kıbrıs’ dizine dava açacağınızı öğrendik.  Daha da ileri gideyim Kıbrıs Türk Mücahidinin direnişini görmezden gelip yarattığı ‘Rambo’ sayesinde, kurtardık havasını yaratan ve ‘Samson gibi bir manyağı kahraman yapan bir diziye sanırım dava değil   iki tükür bir s….r pilavı kafi gelir. Sn. Vangöl, insan yeri geldiği zaman bir evettir. Hayata, insanlığa, doğruya, hoşgörüye evettir. Ama ayni zamanda hayırdır da. İnsanın aşağılanmasına, yok hükmünde sayılmasına, saygısızlığa, aşağılanmasına, insanın içinde en insanca duyguların katledilmesine de hayırdır. Çorak tarladan ürün beklenmez. Unutmayın.

**

Sn. İsmet İlkhan, YDP kurucu üyesi ve İskele İlçe Başkanı olarak, şu anki şartlarda siyaset yapmasının mümkün olmadığını belirterek, YDP’den istifa ettiğinizi açıkladınız. Bununla birlikte YDP Gelincik köyü üyelerinden 43 kişinin partiden topluca istifa ettiklerini de duyurdunuz.  Hayrola geminin batacağını mı sandınız? Ağır taş yerinden oynamaz ve ağır taş köşe taşı olur diye sizi başköşeye oturttular. Ama hafif gelmiş olacaksınız ki, bırak yerinden oynamayı, köşe başındaki yerinizde bile kalamadınız. Sn. İlkhan, güIün dikenin himayesinde yaşadığını ve saygınlık kazandığını söyleyenlere inanmayın. Ve dikenin itibarının ve saygınlığının güIün himayesinde olduğunu da sakın unutmayın.

**

Sn. Turgay avcı, ÖP partisini, pardon ÖRP’yi, Sedat Peker’de diline dolayarak gündeme getirdi. Devletin işleyiş tarzını çok iyi bilen Sedat Peker, cümle aralarında, ÖRP’nin perde arkasında, bir gecede bir maksatta hizmet için kurulduğunu ima ediyor. Hangi maksat için kurulduğunu geçtim. Kurulduktan sonra, Erdoğan Şanlıdağ, Asım Vehbi gibi düzgün kişileri tenzih ederek söyleyeyim, ÖP Partisi vasıtası ile bazı kişilerin bizi fena ÖPtünüğünü söyleyebilirim. Baston değneği olarak kurulan ÖRP sanırım yaptıkları ile baston değneğini bir yerlerimize fena geçirtirken,  birçoğumuz alacaklıyı görenlerin yolunu değiştirdiği gibi bizde tabelasını görünce yolumuzu değiştirmeye çalıştık. Ayşaba, farklı olan yürek ve niyettir. ÖRP’de bazılarının yüreği cep için çarptı, niyet de cukkayı ne kadar doldururum ile attı.

**

Sn. Fırat Borak, bir Karpaz aşığı olarak, bayramda Karpaz’ın güzelim sahillerini, eşsiz manzarasını çöpe boğan, ağaçlarında dal bırakmayan utanmadan nasibini almayanlara haklı olarak fena verip veriştirdin. Sevgili Fırat, İnsan elbisesi giymiş, Çevre düşmanı, sahil katili, pislik yaratma üstadı yaratıklar tatil diyerek gittikleri her yeri pisliğe boğmaktan büyük zevk alır. Ben bunlara ağzımla sövmüyorum. Ama küfür edercesine belki utanırlar diye katıla katıla gülüyorum. Ayşaba, kan ve kemik bütün insanlarda bulunur. Farklı olan yürek ve niyettir. Bu doğa düşmanlarında temiz bir yürek yok ama, etrafı pisliğe bulama niyeti vardır. Bunlara iki tükür bir şükür çekerek gereken dersi vereceksin.

**

Sn. Mehmet Zeki Avcı Trafik Kazalarını Önleme Derneği Başkanı olarak, sürücülerin uyuşturucu madde tesiri altında araç kullanmasını engelleyecek Yol Güvenliği (Değişiklik) Yasa Tasarısı’nın, yasallaşmak için 9 aydır Meclis’te görüşülmeyi beklediğini belirttiniz. Para kazanma gerekçe gösterilerek uyuşturucu bitkilerin yasal olarak üretilmesi savunulan ülkemizde, sürücülerde uyuşturucu testi yapılma yasası engellenmektedir dediniz. Ve bunun zararını yollarda uyuşturucu tesiri altında araç kullananlar tarafından hayatlarını kaybedenlerin ödediğine belirttiniz.  Sn. Avcı, 9 ay 10 gün sonra çocuk doğar hikayesi eskidendi. Şimdi o süre hükümetlerin ömrü ile eşitlenerek 5 yıla çıkartıldı. Şimdiki felsefe ve görüş ise, ölen ölür kalan sağlar bizimdir görüşüdür. Hem şu sıralar meclis-i Mebusanın mümtaz üyelerinden oluşan Hükümet-i Umumiyenin, ölenlerden önce, seçim ve koltuğa tekrar oturma gibi ulvi bir görevleri vardır. Tekrar seçildikten sonra, trafik kazalarında ölenler, geçim, ekonominin düzlüğe çıkartılması ve uyuşturucu gibi basit konuları gündeme alacaklar. Ayşaba, bizler halk olarak, bugüne kadar kendini kral gibi görenlere, yedikçe şişen, şiştikçe semiren göbeklilere, gıccaccıkın sözleşmesini uzatmaktan, oğlancığı işe almaktan başka bu ülke için başka bir muka yaramayanlara alkış tuttuk. Çorak tarla olmalarını bilmemize karşın oy tohumunu sürekli oralara ektik. Bu nedenle elimiz ile yaptıklarımızı boynumuz ile çekiyoruz dedi.    

**

Sn. Sedat Peker, yaptığınız ilginç açıklamalar KKTC halkının da ilgisini çekiyor ve yakından izliyor. Başbakanlığı döneminde Malta olacağız diyen bir başbakan, ITEM Yasasını, Birleşik Faiz ve KDV yasasını geçirterek, milletin anasına döblek, babasına da zurna çaldırtmıştı. Bir başka Boşbakanımız, ülkeyi Las Vegas yapacağız diyerek hükümetinin verdiği izinler ile Afrodit’in Ada’sını, Kumarhaneler ve Kerhaneler cennetine çevirirken,  Adanın kuzey sahilleri ile toprağını, başta İsrail ve yabancı ülke insanlarına ve bunların oluşturduğu çetelere peşkeş çekmeyi marifet saymıştı. Ah be Sedat Peker Reis ah, sen son günlerdeki açıklamaların ile fincancı katırlarını ürküttün. O katırlarda, züccaciye dükkânına bir daldı pir daldı. Ortalık ala fıcırık toz duman oldu. Sn. Peker, bu defaki konuşmanızda lütfen bazılarına, pahalı parfümleri bir tarafa bırakmalarını söyleyin. Çünkü pahalı parfümleri insan gibi kokmalarını önlüyor.

**

Sn. Enver Öztürk, YDP Genel Sekreteri olarak, 43 İlçe Başkanının geçtiğimiz gün istifa etmesi sonrasında erken seçim çalışmaları ile önümüzdeki dönemin çalışma ve teşkilatlanma sürecini planlamak için parti MYK’sını toplayacağınızı açıkladınız. YDP’nin erken seçimde ilk üçte olacağına vurgu yaparken, %20 oy hedefine ulaşmak için sahaya inmek zorunda olduğunuzu belirttiniz. Sahada şuanda 9 bin 641 olan üye sayınızı 12 bin 500’e çıkartmak hedefinde olduğunuza vurgu yaptınız. Sn. Öztürk, dört motoru birden çalışırken müthiş bir yükseliş trenti yakalayan yolcu uçağının iki motoru stop yaptı. İki motoru duran uçak aşağı doğru pike yaparken, güç bela tekrar düz duruma getirildi. Ayşaba gibi bende inşallah diyeceğim. Ama bu işler sizde biliyorsunuz ki, inşallah ve maşallah ile olmaz. Birlik ve beraberlik ile çalışmayla olur. Can Yücel’in size selamları var. Size mesajında, toprak gibi olmalısınız. Ezildikçe sertleşmelisiniz. Seni ezenler sana muhtaç kalmalı. Hayatı ve yaşamı tekrar sende bulmalı diyor. 

**

Sn. Mehmet Kasapoğlu dünyanın en büyük yüzer enerji santrali filosuna sahip şirketi, Karadeniz Holding‘in küresel markası Karpowership, Lübnan ile yaşanan anlaşmazlığın çözülememesi üzerine ülkedeki enerji gemilerinde elektrik üretimini durdurduğunu belirttiniz. Ve zor zamanlardan geçen Lübnan’ın, ödeme güçlüğü içine girmesinden sonra ülkenin karanlık içerisinde bırakılmasına dikkat çektiniz. Ayni hatanın bizler tarafından da yapılmaması için milli değerlerimize sahip çıkılması gerektiği tavsiyesinde bulundunuz. Sn. Kasapoğlu, ülkenin 3 önemli milli değeri var. Elektrik, İletişim ve ulaşım. İletişim özele devredilerek Allah’a havale edildi. Ulaşımı bilmem söylememe gerek varmı? O da Allah’ın bir kuluna havale edilerek eti senin kemiği çöpe at denildi. Bir elektrik kaldı. Dikili Taş altında dikkat denilince saf tutan. Tırnak kontrolü yapılacak denilince birerli kola geçenler bu işe ‘Nayır ‘ diyebilirmi? Veya ciğercinin camı önünde, bir parça ciğer için tekme yemelerine karşın ‘Miyavlamaktan’ vazgeçemeyenler ‘Köroğlu’ misali efelenebilirmi? Tellakın terlemezi. Berberin solumazı siyasetçinin de zamanında ‘Hayır’ diyebileni makbuldür.

**185289761_1340603863021180_3635393539397663824_n-001.jpg186534274_1156509248156016_4058790217939425324_n.jpg187342452_932130000974616_6802453676116012101_n.jpg

Günün Fıkrası

Askere gerek yok

Dünyada suç işleyip Cehenneme gönderilenler Allah tarafından kamplara ayrılmış. Bir gün Cehennemi teftişe giden bir Melek, etrafı tel ile çevrili içinde ateş yanan bir kuyunun başında durmuş.

 Kuyunun başında ellerinde otomatik silahlar bulunan Amerikan Askerleri sürekli olarak kuyuya bomba atıp ateş ediyorlardı. Melek askerler niçin bomba atıp ateş atıyor diye sorunca kuyudan kaçmak isteyen çok. Bunun için Amerikan askerleri buraları korumakla görevli demiş. Melek kafa sallayarak yürümüş.

Biraz ileride bir başka kuyu görmüş. Onun başında da Nazi Askerleri habire tuttuklarını fırına atıyorlardı. Yine bomba ve makineli tüfekler ile kuyuya da ateş ediyorlardı. Kafa sallayarak yine yürümüş bizim Melek. Öyle bir yere gelmiş ki, kuyunun etrafında ne tel örgü var. Nede asker. Cebrail efendiye niçin bu kuyunun başında asker yok diye sormuş. Cebrail hemen cevap vermiş. Bu kuyuda Kıbrıslılar var. Kuyudan çıkmak isteyeni diğer Kıbrıslı ayağından tutup aşağı çekiyor. Kuyunun duvarına basıp yükselmek isteyeni de ayağından aşağı indiriyorlar. Bunun için buralarda askere ve bekçiye ihtiyaç yok demiş.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler