• BIST 13235.26
  • Altın 6755.16
  • Dolar 48.6721
  • Euro 55.994
  • Lefkoşa 34 °C
  • Mağusa 33 °C
  • Girne 31 °C
  • Güzelyurt 32 °C
  • İskele 33 °C
  • İstanbul 24 °C
  • Ankara 19 °C

Türkiye’de sansür azgınlaştı

 Tuhaf için yaptığınız söyle­şilerde felsefi detaylar gördüm. Felsefe ile bağınız ne?
Türkiye’de sansür azgınlaştı

Ahmet Mümtaz Taylan. 55 yaşın­da. Oyuncu, yönetmen, yazar… Oynadığı unutulmaz karakter­lerle Türk sinema ve dizi sektörü tari­hine adını yazdıran ve yazdırmaya da devam eden sanatçı. Sanatçı kimliği­nin yanı sıra onu tanımlayan bir girişi­mi daha var, ‘Tuhaf' isimli derginin de kurucularından. Ahmet Mümtaz Tay­lan, Sözcü HaftaSonu'na konuk oldu ve birçok konuda da çarpıcı açıklamalar yaptı.

– Tuhaf için yaptığınız söyle­şilerde felsefi detaylar gördüm. Felsefe ile bağınız ne?

“Yıllardır okuyan biriyim. Beni, işimi, sosyal çevremi ilgilendiren her konuda okuduğum gibi felsefedeki uzantısına da yabancı kalmamaya, felsefeyle işi­min bağını koparmamaya çalışıyorum. Fayda üretmek fayda üreten herkes ile ilişki halinde olmak bir anlatıcı olarak susmamak ve üstüme vazife olan her şey hakkında fikrimi söylemeye çalışı­yorum. Lisan-ı münasiple tabii.”

– Nedir üstünüze vazife olan şeyler?

“Siyasetten spora, eldivenden merdi­vene her şeyle ilgilenirim. Yurttaş ola­rak hiçbir görevimi, sorumluluğumu, hakkımı devretmem. ‘Sen sanatçısın, sanatını yap siyasetle ilgilenme' gibi üstün körü saçma laflar saygı duydu­ğum şeyler değil.”

– Sanat toplum içindir anlayışı­na mı yakınsınız o halde?

“Hayır, onların hepsi eski püskü şey­ler. Benim yaptığım iş anlatıcılık, yani birilerine bir şeyler anlatmak. Dinle­meye niyetli olan herkese anlatmak konusunda ehliyetim olan her şeyi an­latmaya dikkat ediyorum. Dinlemeyi de aynı oranda hayatımda tutuyorum. Çok dinlerim, soran olursa anlatırım.”

– Sizce ülkede sansür var mı diye soracağım ama…

“Türkiye hiçbir zaman sansürsüz olmadı ki. Bazı dönemlerde sansür azgınlaşır bazı dönemlerde biraz si­nikleşir ama hiçbir zaman kaybolmaz, gitmez. Otoritenin olduğu her yerde sansür vardır.”

– Peki şu an sizce hangi döne­minde sansür?

“Azgınlaştığı bir dönemde.”

– Sanatçı olarak nasıl hisse­diyorsunuz sansürü? Sizi nasıl etkiliyor?

“Beni daha yaratıcı hale getiriyor sansür zorlaması. Sanat sansürlendik­çe çoğalan bir şeydir. Yani sansürcü ne kadar şalteri indirmeye çalışırsa çalış­sın sanat bir yerden pörtler, fırlar, tabi­atı gereği öyledir. Bastırıldıkça taşan, köpüren bir şeydir sanat. Meseleleri paylaşma biçimidir drama. Onun için de bu kadar uzun ömürlü bir sanattır. 2.500 yaşında biliyorsunuz. 2.500 yıldır da hakkında şikâyetler, sansürler bit­mek bilmeyen bir alandır. Ona rağmen yaşıyor. Bu noktayı herkesin bir kere daha düşünmesi lazım. Neden ölmü­yor drama?”

– Sosyal medyaya getirilen dü­zenlemeye nasıl bakıyorsunuz?

“Sosyal medya pek az özgürlük alanından biridir. Çünkü aracısız bir biçimde orada kendini ifade edebi­liyorsun. Örnekse Twitter. Benim en çok vakit ayırdığım mecra. Ancak içinde sansür geçen her şeyden şikâyetçiyim. Benim yerime ne okunmasına karar verilmesi hoşuma gitmiyor. Bunu bir taciz olarak görüyo­rum. Ne kadar sansür o kadar çok zekâ, o kadar çok yaratıcı­lık geliştireceğiz.”

Ahmet Mümtaz Taylan, Ömrüm Kara Tunçbaş'ın sorularına samimi cevaplar verdi.

HÜKÜMETİ DE MUHALEFETİ DE BEĞENMİYORUM

– Salgın ortaya çıktığında dünyada ilk tercih insan hayatı değil, ekonomi oldu. Yorumunuz nedir?

“Hiçbir ülkenin bir farkının olmadığını, geniş insan top­luluklarının bir ortak bilinç geliştirmekte ne kadar zorlandıklarını gördük. O yüzden sistemler önem­li, demokrasi önemli, birlikte yaşama kültürü önemli. Her konuda anlaşmak zorunda değiliz ama birbirimizi anlamaya çalışmak zorundayız. Hükümeti beğenme­yebilirsin, muhalefeti beğenmeyebilirsin ki ben ikisini de beğen­miyorum. Beğendiğim yerler varsa söylüyorum. Beğenmediğim yerleri de söylüyorum. Farkındalık yaratmak ve çözümün bir parçası ola­bilmek umu­duyla.”

KADINLARI YAŞATMA KONUSUNDA EKSİĞİZ

– İstanbul Sözleşmesi sizce ne­den gündemde?

“Her gün kadınlar öldürülürken, yaralanırken, tecavüze, istismara uğrayıp failleri ortalıkta dolaşırken İstanbul Sözleşmesi konusunda benim açımdan tartışılacak hiçbir şey yok. Korumuyor ama belki bir gün korur umuduyla İstanbul Sözleşmesi'nin gündemde ve işler durumda olması gerektiğini düşünü­yorum. Sonuna kadar destekli­yorum sözleş­meyi. Yaşatır diyemiyorum yaşatmalı, bari o yaşat­sın. Çünkü kadınları ya­şatma konusun­da eksiğiz.”

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÖNE ÇIKANLAR
  • Sıcakta ruh sağlığını korumak için yapılması gerekenler
  • 16. Uluslararası Lefkoşa Halk Dansları Festivali 27 Ağustos'ta başlıyor
  • Babutsa Festivali Mustafa Ceceli konseriyle tamamlandı
  • Kaybolan kedi, 10 yıl sonra evine geri döndü
  • Teoman, Kıbrıs’ta Müzikseverlere Unutulmaz Bir Gece Yaşattı
  • Alagadi Fest 2026’da iki günde iki dev sanatçı: Binler İrem Derici ve Melek Mosso ile çoştu
  • Kaygı azaltmaya yardımcı dört hobi
  • Süt dışında kemiklere yarayacak beş yiyecek
  • İsrail'de 2 bin 500 yıllık ilk kez bulunan Kıbrıs sikkesi
  • 2026 Dünya Kupası’nın sahibi İspanya!
  • İşitme kaybı geri döndürülemiyor: Kulaklarınızı nasıl koruyabilirsiniz?
  • Hava Trafik Kontrolörleri Sendikası: Pas geçme uçuş emniyetinin gereğidir
  • Kıbrıs, dijital euro için pilot uygulamaya dahil edildi
  • 2026 Dünya Kupası’nda ilk finalist İspanya
  • Balıkçılık sektörünün mevcut durumu Laguna’da masaya yatırıldı
  • KAYAD: Lapta'daki cinsel taciz iddiasında mağdur çocuk sayısı yediye yükseldi
  • Bitter çikolata sağlıklı mı? Faydaları ve riskleri neler ve ne kadar tüketilmeli?
  • Kabızlığa iyi gelebilecek altı besin ve takviye
  • Çocuklarda Yaz Hastalıklarına Dikkat!
  • Yedek subay aday adaylarına son yoklama uyarısı: Son tarih bugün!
1/20