• BIST 1.124
  • Altın 458,727
  • Dolar 7,6460
  • Euro 8,8844
  • Lefkoşa 34 °C
  • Mağusa 34 °C
  • Girne 32 °C
  • Güzelyurt 32 °C
  • İskele 34 °C
  • İstanbul 26 °C
  • Ankara 29 °C

Taner Ulutaş'tan mesajınız var!

Taner Ulutaş'tan mesajınız var!
Taner Ulutaş'tan mesajınız var!

Sn. Kudret Özersay, boğazımız dokuz boğumdan ibarettir. Laf ağızdan çıkmadan o boğumlarda, dokuz kez dinlendirilip, ondan sonra ağızdan çıkartılması gerekir derdi büyüklerimiz. Ama buna rağmen ağızdan çıktıktan kısa bir zaman dilimi sonrasında nedense unutulur. Ama sanırım yazı öyle değil. Mübarek bir defa o beyaz sayfalara düştü mü yıllar geçse imkânı yok kendini bir gün hatırlatmazsa rahat etmez. Muhalefette olduğunuz bir dönemde yapılan seyrüsefer zammı ile ilgili yazınızda, bu haksız zammı kabul etmem. Faturayı da ödemem. Sonuç alıcı bir tepki vermek istiyorsanız sizde ödemeyin demiştiniz. Vallahi çok haklısınız. Bende tavsiyenize uyup bu haksız zammı ödemeyeceğim. Sn. Özersay,  Mutluluk vaadini çorba yapıp, içmemiz için elimize çatal verdiniz. Sonrasında bizleri zam sokağına bırakıp,hadde bakalım Marabalar yolunuz açık olsun dediniz.Hacı amca, Türkan Şoray, Yeşilçam’ın kanunlarını, taş bebek Gönül Yazar tarihini, Kudret ovlucuğum da ortakları ile galiba KKTC’nin zam ansiklopedisini yazacak dedi.

**

Sn. Olgun Amcaoğlu, yeni yıla girerken yeni yıla biz mi girdik, yoksa 2020 bize mi girdi pek park etmedik. Okkalı değil açıklamanıza karşılık, bazı zam kalemlerinin %35 dolayında seyretmesi fena acıttı. MAvro yerimo kalsın, o zam kazığının üstlerine biraz zeytinyağı sürseydin sanırım bu kadar acıtmayacaktı. Sn. Amcaoğlu, bu arada futboldan miras kalan diz hasarı için ameliyat olmak için İstanbul’a gittiğinizi öğrendik. Öncelikle geçmiş olsun dileklerimizi iletirken, ameliyatınızın başarılı geçmesini dileriz. Sn. Amcaoğlu, 2020 yılının daha refah bir yıl geçmesi için buzdan hayallerim, şekerden ev rüyalarımız vardı. Bu zam yağmuru, ne buzdan hayallerimizi nede şekerden rüyalarımızı bıraktı.

**

Sn, Tolga Atakan, seyrüsefer zammından sonra, seyrüsefer harcı ödenmemesi yönündeki isyan giderek büyüyor. Tabi seyrüsefer zammı tek başına sizin suçunuz değil. Ama etin yağsız ve kızarmış tarafını birileri mideye götürürken size, yağını bıraktılar. Sn. Atakan, eşeği dövemeyenlerin semerini dövmeye çalışarak, sizin zam olayında pek suçunuz olmamasına karşın yollar nedeniyle hedef tahtasına dönüştürüldünüz. Ayşaba, Tolga ovluzuğum hedef tahtasına dönüştürülmesine şimdilik sessiz kalmayı tercih ediyor. Ama en büyük kızgınlığın genelde suskunluk olduğunu sanırım o efendiler anlamadı. Sakın Tolga’nın böyle suskun durduğuna bakmasınlar. Unutmasınlar dağlarında sesi çıkmaz. Ama çığ olup düşürse işte o zaman sesin nasıl çıktığını görürler dedi.

**

Sn. Ayşegül Baybars, İmar planı ile ilgili duruşunuzdan taviz vermeyerek, yayınlanması için devlet basım evine göndermeniz ve imar planı yayınlanıncaya kadar geçici emirnamenin yürürlükte olacağını açıklayan genelgeyi yayınlatmanız, fincancı katırlarını ürküttü. Ürken katırların fincanların tümünü kırar mı, yoksa fincanlar kırılmadan sakinleşirmi işte o şimdilik çok bilinmeyenli bir denkleme dönüştü. Sn. Baybars, birileri kendilerine torpil yapmanızı ve kotorları (Para) istiflemeyi bekliyor. Ama birilerinin hakkını yiyerek, diğerine hak kazandırmanın torpili Allah katında yoktur. Birileri bal demekle ağızın tatlanmayacağını bilmeli. Bilmezse ona Hanya’nın Girit’te, Konya’nın Türkiye’de olduğunu hatırlatmalı.

**

Sn. Serkan Mesutoğlu, yaptığınız açıklamada, İmar planlarının yürürlüğe girmesini sağlama yetkisi, İmar Yasası ile İçişleri Bakanı’na verilmiştir. Dolayısıyla İçişleri Bakanı Ayşegül Baybars, Mağusa, İskele ve Yeni Boğaziçi İmar Planı’nın yürürlüğe konulması konusunda tek yetkilidir. UBP kanadının planın yayımlanması konusunda ayak sürümesi ise hukuk güvenliğini hiçe saymaktır, devlet yönetimini belirsizliğe sürüklemektir dediniz. Sn. Mesutoğlu, Kuzey Kıbrıs Türkiye Cumhuriyetinde, (yanlış yazmadım)  hukukun guguk yapıldığını, Adalet diye diye Adalet ablayı hakkın rahmetine kavuşturduğumuzu, adil düzen diyerek Adil amcayı yoğun bakıma kaldırdığımızı herhalde unuttunuz. Haaa bu arada hak ve hukuk derken, Hakkı dayı da sinirden kalp krizi geçirdi. Vijdan ablayı hiç sormayın. O da yatalak oldu. Konuşamıyor.

**

Sn. Özer Kanlı, imar planı ile ilgili yapılan açıklamalara verdiğin cevapta, UBP dayatmalara boyun eğmez, eğemez. UBP Genel Başkanı, Başbakan tasdik memuru değildir. Sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az dedin. Ve çokta güzel söyledin. Sevgili Özer,  egoyu çorba yapıp, elinize çatal verdiler.Sizi çıkmaz sokağa bırakıp, ya herro yada merro deyipyolunuz açık olsun dediler. Biz hükümet ortakları olarak etle tırnak gibiyiz derken, göz kırparak, etle tırnak, filim arası reklamdır boş verin deyiverdiler.

**

Sn. Erhan Arıklı, Yeniden Doğuş Partisinin Genel Başkanı olarak ünlü kâhin Nostradamus veya Baba Vanga gibi, cumhurbaşkanlığı seçimi gelmeden UBP-HP hükümetinin bozulacağını öne sürdünüz. Hükümet arasında kan uyuşmazlığı olduğuna vurgu yaparken,  güven sorunu başta olmak üzere, ideolojik farklılıklardan tutun da meselelere bakış açılarına kadar ciddi farklılıklar olduğunu belirttiniz. Hükümet ömrünü çoktan tamamladı, uzatmaları oynuyor derken, bu yıl cumhurbaşkanlığı seçimi ile birlikte milletvekilliği erken genel seçiminin de olacağını dile getirdiniz. Başkan bu durumu bilmek için kâhin olmaya gerek yoktur. Balsız kovanda arı durmayacağı gibi darı unundan baklava, incir ağacından oklava olmaz. Kısacası yolcudur Abbas, bağlasan durmaz.

**

Sn. Zeki Beşiktepeli, kendi ülkemizde kendimizin egemen olması gerektiğinin altını çizerek, seçilen kişilerin ise parlamentoda halkın geleceğiyle ilgili yasalar yapması gerektiğini söylediniz.Kutuplarda kaç tane ayı olduğu bilinir, ancak bizim ülkemizde kaç kişi yaşar bilinmez dediniz. Zeki hocam, siz sokak kedisinin özgürlük felsefesini benimsememiş ciğercinin kedisinin, tekme yemesine karşın ciğerin asılı olduğu camın önünden kaçtığını gördünüz mü? Veya ‘Dikili Taş’ önünde, attığı zarın sayılarını oynamaktan öte ilerisini düşünmeyen tavlador emir erlerinin 5-6 hamle ötesini düşündüren satranç oynamayı denediklerine tanık oldunuz mu? Hocam, içimizdeki akıl, kiminle savaşması gerektiğini bir bilse, büyük bir kuvvet olurdu. Bazı insanlar gücün yaydığı ışığın peşinden, bazıları da siyasi mevta olmuş, cismi gitmiş, ismi kalmış gölge peşinde koşmayı tercih ediyor. Ne diyelim? 

**

Sn. Tuncay Seymen, sosyal medyadaki paylaşımınızda, 1998 yılından beri yaklaşık 22 yıldır kamu personeli olarak çalışmakta olduğunuzu ve işe ilk girdiğiniz günden, bugüne kadar bir gün bile rapor kullanmadığınızı söylediniz. 2011 yılından beri laboratuvar sorumlusu olarak görev yaptığınızı ve işe geç gelen birisine göz yummadığınız için laboratuvar sorumluluğundan alındığınızı yerinize de o arkadaşın atandığını belirttiniz. Bir ay önce yeniden laboratuvar sorumlusu olarak atanırken, yakından tanıdığınız bir siyasetçinin o şahsın geri laboratuvar sorumluluğuna atanması için çalışmasına üzüldüğünüzü dile getirdiniz.  Sn. Seymen, devir değişti. Taş devri, tunç devri derken şimdi punç devri başladı. Hatçe Teyze, bugün bazı kişilerin düşünmeden adım atamaları, lokmayı çiğnemeden yutmalarına benzer. Sanırım bunun sonu hazımsızlık ve mide gazının yaratacağı acı olacak diyor.

**

Sn. Burak Dahlamer, sosyal medyadaki paylaşımında, çok teşekkürler KKTC. Bize layık gördüğün zamlar bu ülkenin ağzına s….ı dedin. Sevgili Burak, üzerinde ölü toprağı olan ve ensesine vurdukça elinden ekmeği alınmasına rağmen, su akmayan çeşmenin bile tıssss diye ses vermesine karşın, fışşş bile diyemeyen halkın ağzına herhalde bal sürülmez. Çanağa ne doğrarsan kaşığına da o çıkar be Burak. Bazı siyasilere milli piyangonun ilk ikramiyesini sunduk ve yürü ya kulum dedik. Ama boş ver. Bulundukları yeri hazmetmeyip, şeytanlık yapanların vesvesesi varsa bizim de besmelemiz var. Bu yüzden, hep bir beden büyük geldi bu hayat bunların yüzünden bana, bu yüzden, hep bir beden dar geldim, halkın ruhumu anlamayanlara.

**

Sn. Ahmet Serdaroğlu, Hür-İş Başkan Vekili ve Kamu-İş Genel Başkanı olarak yaptığınız açıklamada, asgari ücret ile ilgili ilk toplantıda, Bakanın hem işverene hem de çalışana 2020 yılında sürprizimiz var dediğini söylediniz. Ve sürprizin hayat pahalılığı ve asgari ücret belirlenmeden kendisinin de içinde bulunduğu hükümetin açıkladığı zamlar mı ? Sormak isteriz” ifadesinde bulundunuz.  Bu harçları bu aşamada vatandaşın ödeyemeyeceğini ve öderse geçinemeyeceğini dile getirdiniz. Ve geçmişte yapılan % 30’luk zamları örnek göstererek şu anda yapılan zamların sanki da devede kulakmış gibi göstermesinin, topu taca atmaktan başka bir şey olmadığını söylediniz. Sn. Serdaroğlu, başını acemi berbere teslim eden cebinden pamuğunu eksik etmez der büyüklerimiz. Ayşaba, eskiden birilerini rencide etmemek için susardık. Bizim için suskunluk soylu bir meydan okumaydı. Ama günümüzdesoysuz insanlara işlemediğini gördük dedi.

**

Sn. Ahmet Yönlüer, hükümetin başı olan Başbakana bir bakan ayar çekiyor. Başbakan ise garip bir şekilde sessiz duruyor.  Hâlbuki Başbakan hiçbir gerekçe göstermeden istediği bakanı istediği vakit görevden alabilir. Ancak hükümette bir gün daha fazla kalmak için Başbakan ayarı yiyor. Sinde gülle geçsin modunda, hiçbir şey olmamış gibi davranıyor. UBP gibi bir partinin düştüğü durum gerçekten vahim diyorsun. Sn. Yönlüer, Ersin Tatar, imar planına takoz koyarak bekletme moduna aldı. Bıçağı kestirenin kendi suyu, insanı tepe taklat eden kendi huyu olduğunu biliyor. Ayrıca başak büyüdükçe boyun eğer diyenlere yanıldıklarını ve büyüdükçe başını dik tutabileceğini göstertmek için resmi gazetede de bastırtmadı. Ancak bu siyaset arenasına öyle tipler var ki, tükürdüğünü yalayanları geçtim. Dün s….ğı ağzı öpenler var. Ben işte buna uyuz oluyorum Sebastiyan.

**

Sn. Hasan Yılmaz Işık, Akıncı'nın torunlarının ismi Rumca mı Türkçe mi? Sakın bana Rumca demeyiniz. Akıncı'yı kaybetmiş oluruz dediniz. Bir sivil toplum örgütünün başkanı olarak Irkçılığın doruğunda dolaşırken, tarafsızlık ışığınızı da kaybettiğinize tanık oluyoruz. Irkçılığın köreltmiş zihniyetinin, kapkara yoluna ilerliyorsunuz. Tüketiciler Derneği başkanı olarak siyasetin yağ ve graso ile kirletilmiş yolunda kendinizi tüketmeyin.  Makamlar saygı duyulması gereken yerlerdir. Bugün Akıncı, yarın Tatar, Arıklı, Denktaş, Erhürman veya Kudret Özersay o makamda bulunabilir. Makam yıpratılırsa, devlet yıpratılmış olur. Sn. Işık, ülkede laf yetiştirmekten kendini yetiştirmeyen insanları görüyorum. Vallahi baka baka, bende simetri hastalığı meydana geldi. Bu nedenle Yamuk insanlara asla tahammül edemiyorum.

**

Sn. Devrim Barçın, sosyal medyadaki paylaşımında, faiz oranlarına değinerek, 2020 yılı için TC'de bu oran TL için aylık %1.12 yani yıllık %13.44 iken, KKTC'de bu oran aylık %2.35 yani yıllık %.28.2'dir. Üstelik de son 2 aydır enflasyonumuz eksi çıkarken diyorsun. Hani paranın yönetimi bizde değildi?Ne olduda, UBP-HP hükümeti, TC'nin 2 katı TL faiz kararı üretiyor ifadesinde bulundun. Sevgili Devrim, en çok vergi veren 10 karlı şirket listesinde 8’inin banka olduğuna sen bakma. Garipler batıyor. Ama bu batma yerin yumuşak topraktan olmasından ve kasalarının çok dolu olması nedeniyle toprağa gömülmelerindendir. Ara sıra yazılarda bu vatandaşın kanını vampir gibi emenlere laf sokuyorsun diyorlar. Lütfen ne yapacağımı sen söyle. Hayatımızı ucu görünmeyen, faiz kazığını sokup, allem gallem Mansura yapanlara şiir mi yazayım?

**

Günün Fıkrası69089102_2379234079032131_9146124030674206720_n-001.jpg

Günün Sözü81364034_1625987147585324_263484625723064320_n.jpg

Günün Zammı82079637_570996030414908_6939538785117929472_n.jpg

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler