• BIST 104.983
  • Altın 370,200
  • Dolar 6,7728
  • Euro 7,4311
  • Lefkoşa 28 °C
  • Mağusa 30 °C
  • Girne 26 °C
  • Güzelyurt 23 °C
  • İskele 30 °C
  • İstanbul 16 °C
  • Ankara 27 °C

Taner Ulutaş'tan sahibine mesajlar

Taner Ulutaş'tan sahibine mesajlar
Taner Ulutaş'tan sahibine mesajlar

Sn. Ersin Tatar, bu korona denilen musibetin yalnız ülkemizi değil dünyamızı darmadağın ettiğini sanırım söylemeye gerek yok. Hem korona ile hem para ve insanlara destek ile hemde ülke dışında kalan insanımızın oralarda sürünmemesi için büyük gayret gösterirken ve evinize bile gidememenin sıkıntısını yaşarken,başınıza birde ihale belaları sarılmış durumda. Fedakârlık istenen bu günlerde katkı koyanlara bir teşekkürü bile esirgeyenler, gün gelir o teşekküre bile muhtaç kalır. Kadir-şinaslık ve hoş görüyü çok görenler, günü geldiğinde, Kadir amca ile Şinasi amcanın yardımı için kapıda ağlayarak yalvarır.

**

Sn. Erhan Arıklı, Türkiye’den gelecek öğrenciler ile ilgili uçak seferinin, Bilim Kurulunun kararı ile iptal edildiğini söylediniz. Ve bu haberlerin inşallah doğru olmadığını belirttiniz. Ve ailelerin  "İngiltere'den gelecek olanların öz, Türkiye'den gelecek olanların üvey evlat olup olmadığını sorduklarını dile getirdiniz. Erhan Başkan, ister İngiltere’den, isterse Türkiye’den gelecek olsunlar, bunlar bizim çocuklarımız. Bu çocuklar aldıkları eğitim sonrasında, gerek iş adamı olarak ekonomide, gerekse siyasi arenada söz sahibi olacak insanlarımızdır. Kısacası analarının kuzuları bu ülkenin gelecekleridir. Ve bu çocuklar geldikten sonra 21 gün karantinada tutulduktan sonra evlerine gidecekleri için herhangi bir tehlike arz etmeyeceklerdir. Bu korona galiba bize,kolumuza takacağımız insan çok, ama ömrümüze ömür katacak insan yok dedirtti.

**

Sn. Emrah Yeşilırmak, Genç TV’de yayınlanan, Nazar kardeşimizin programında, Karpaz bölgesinin tüm uyarı ve yasaklara harfiyen uyduğunu,  aile ve komşuluk ilişkilerinin son bulduğunu, temasın kesilerek salgın zincirinin kırlığını söylediniz. Size herkes yardımcı olurken, bir tek devletin yardımcı olmadığını belirttiniz. Hatta bölgedeki suyu dahi bu süreçte kestiğini ve bölgeyi susuz bıraktığını, devletin yanısıra Kızılay’ın ilgisizliğinden de dert yandınız. Emrah Başkan, milletin başına Adriana Lima düşerken bizim başımıza şansımızdandır, (Bazı siyasileri tenzih ediyorum) yeteneközürlüler düşüyor. Hatçe Teyze, insanlar, kanser, korona gibi belalı hastalıkları sevgi ve yardımlaşma ile yeniyor. Bizimkiler ise yaptıkları ile maalesef bizi kanser ediyor dedi. Ne diyelim?

**

Sn. Yılmaz Hacıoğulları, Polis Genel Müdürlüğü ve bünyesinde bulunan Polislerimizin, 67 bin TL üzerindeki bir para miktarını, bağış kampanyasına katılarak yatırdığı belirtildi. Koronavirüs nedeniyle yaşanan bu sıkıntılı dönemde polislerimizin yardım elini KKTC halkına uzatması takdir topladı.  KKTC Polis Genel Müdürlüğü ve bünyesinde bulunan polislerimizin, bu sıkıntılı günlerde, gündüzlerini gecelerine katarak, hakları teslim edilmemesine karşın çalışması halkın gönlünde taht kurmasına neden oldu. Ayşaba, bu sıkıntılı günlerde, yaptıkları ile halkın küfür zincirlerinin kilidi ile oynayanlar, Hanya’nın Girit’te, Konya’nın da Türkiye’de olduğun görecekler. Ancak Polisimiz, bir kalpte bir çiçek olmak yerine, birçok gönülde buket olmanın onur ve gururunu yaşayacak dedi.

**

Sn. Mehmet Çangar, hastaneler için çok gereksinim duyulan ve 5’i Vakıflar İdaresi tarafından, 7’si de devlet bütçesinden Sağlık Bakanlığınca alınacak olan ‘Ambulans’ların 5 adetinin,Çangar Motor’’dan alınması sonrasında, İhaleye çıkılmadığı gerekçesi ile alımın iptal edileceği öğrenildi. Başbakan Tatar’ın ambulansların alım ihalesini iptal etmesi için Sağlık Bakanlığı Müsteşarına talimat verdiğine vurgu yapıldı. Mehmet gardaş, Rekabet Kuruluydu, Vakıflar İdaresiydi, ihaleydi derken, bu kahve ‘Çangar’a dönüştü. Ne tadı nede telvesi kaldı. Urfa yöresindeki ‘Mıra’dan bile acı oldu.

**

Sn. Fatih Portakal, Türkiye’nin en çok izlenen, FOX TV Ana Haberinin, spikeri olarak Twitter hesabınızdan yaptığınız, paylaşım sonrasında,hakkınızda, malum çevrelerce, suç duyurusunda bulunulduğunu öğrendik. Sn. Portakal, bülbül dilinden, halkını düşünen gazetecilerde kaleminden çeker. Sanırım siz çok büyük bir yanlış yaptınız. Türkiye’de faaliyet gösteren birçok basın kuruluşunun elemanları gibi, yağ ve graso satmak veya dağıtmak yerine vicdan, hak –hukuk ileadalet dağıtmaya kalktınız. Adalet abla yapılanlara baktıkça, sinir ve öfkeden felç geçirdi. Sahte Hak-Hukukçuları gören Hakkı dayı, öfkeden kalp krizi geçirdi.Yoğun bakımda gün sayıyor. Adil amcayı sormayın. Adil düzen diyenleri gördükçe sinirden beyin kanaması geçirdi. Şuanda hocanın karşısında son yolculuğuna uğurlanıyor. Haaa vicdan ablayı sorarsanız, kapı önüne koyduğu iskemlede (Sandalye) oturmuş müşteri bekliyor. Umut dersen, bisikleti ile tomofilin (Otobüs) altında kaldı. Kırılmadık kemiği kalmadığı için hastanede müşahede altında tutuluyor. Aman siz olsun, sokak kedisinin özgürlük felsefesinden vaz geçip, ciğerciden tekme yemesine karşın, camdaki ciğere bakarak, salya döken ciğercinin kedisi gibi olmayın.

**

Sn. Sami Özuslu, korona adı verilen mendebur virüsün yarattığı tahribattan, KKTC basını da nasibini aldı. Basının Amiral gemisi olarak nitelendirilenlerin bile kâğıttan kaplan oldukları ortaya çıktı. Amiral Gemisi konumundaki uçak gemisinden, işsizlik okyanusunun azgın dalgalarının ortasına bırakılanlara sahip çıkma adına, hükümete çağrı yaptın. Ve basının, halkı bilgi kirliliği ve yalan haberlerden korumak için uğraş verdiğini ve destek verilmesi gerektiğini belirttin. Güney Kıbrıs’ın, bu bağlamda, basın çalışanlarına hatırı sayılır bir miktarda yardımda bulunduğuna vurgu yaptın. Sevgili Sami, bizim bazı siyasiler, öv beni göreyim seni mantığı ile hareket etmeyi alışkanlık etti. Ölen ölür kalan sağlar bizimdir mantığı ile BRT, TAK ve hükümete yakın 2 gazete dışında birilerini hayatta bırakmak gibi bir niyetleri sanırım yoktur. Korona bazılarımıza, yürün be arkadaşlar dedi arabamızı sattık. Şimdi ‘Tabanvaya’ talim ediyoruz. Kimisine de hükümet yürü ya kulum diyerek örtülüler ile uçurdu. Kimimizi, Allah bize bizde size diyerek, çivileme yere çakarken, yağlama, grasolma ustalarını ozon tabakasına kadar yükselti. Ancak dikkat etsinler ‘Ozon Tabakası ‘ delinirse oralardan burun üstü yere çakılmak kötüdür. 

**

Sn. Aziz Kaya, Lefke Belediye Başkanı olarak, ilçe halkını, korona virüs (Kovid-19) hastalığından korumak için Lefke ilçe sınırlarının girişlerine kontrol istasyonları kurarak, belediye ekiplerimce kontroller yapılmaya başladığını gözlemledik. Kontrol noktalarında araçların dezenfekte edilmesinin yanısıra, insanların dezenfektan maske, eldiven bulundurması tavsiyesinde bulunulduğu ve insanların vücut ısısının ölçülmesi gibi kontroller yapıldığını öğrendik. Başkan, hayat üç buçuk ile dört arasındadır. Bu kötü günler geçtikten sonra, bir yerlerimizin üç buçuk atmaması ve dört dörtlük yaşamak için bu tedbirler şarttır. Bölge halkının sağlığı için yola devam.

**

Sn. Özlem Gürkut, Kıbrıs Türk Tabipler Birliği Başkanı olarak yaptığınız açıklamada, sokağa çıkıp, sınırların açıldığı gün virüsün artık yok olmayacağını bilmemiz gerektiğini söylediniz. Uçak ile yolcu geleceğini, daha önce hastalığı geçirip veya aşılanarak bağışık hale gelmemiş olan herkesin enfekte olabileceğini, sonsuza kadar evlerimize saklanamayacağımıza ve sınırlarımızı kapatamayacağımıza göre sağlık hizmeti kapasitemizi artırmamız gerektiğini dile getirdiniz. Ve çokta doğru söylediniz. Sn. Gürkut, işlenen demir pas, çok çalışan kafa tarak tutmaz. Bugüne kadar hükümetlerimiz, Saray Önünde, dikili taş’ altında, 5-6 hamle ötesi hesaplanarak oynanan, satranç yerine attığı zarın getirdiği sayının oynandığı ‘Tavla’yı tercih etti. Siyasilerimizin bu alışkanlıklarından vaz geçip, tavla yerine satranç oynamaya başlayıp, başlamayacaklarını yakında göreceğiz. Tavla diye ısrar ederlerse işimiz muktur.

**

Sn. Derlen Özgeç, Karantina ekibinden Göğüs Hastalıkları Uzmanı olarak yapmış olduğunuz paylaşımda, “Kamunun, okulların ya da uçuşların açılması intihar olur’ dediniz.Şuanda, KKTC olarak Covid-19 kapsamında çok kötü noktada değiliz ancak bu kötü bir duruma gelmeyeceğiz manasına gelmiyor diyerek, tedbir elden bırakılırsa, ipin ucunu kaçıracağız imasında bulundunuz. Sn. Özgeç, gündüzünü, gecesine katıp, hastalara şifa dağıtmaya çalışan fedakâr bir sağlık çalışanı olarak yapmış olduğunuz bu ikazın, siyasilerimizin bir kulağından girip, diğerinden çıkmayacağını ümit ederiz. Bu koronavirüs denilen illet öncesinde, türlü türlü, ruh halimiz Vardı. Bu mendebur yüzünden bu aralar ne ruhumuz nede hali kaldı. Şimdiye dek, korona, belki bizlere yeşil Işığınıhiç yakmadı. Ama sizler sayesinde zaten bizlerde kırmızıda hiç durmadık.Sağolun, varolun.

**

Sn. Eralp Şerifoğlu, sosyal medyadaki paylaşımınızda, korona virüs nedeniyle, mecbur kalınca, İngiltere’den,  ailesinin, hasta babasının yanına, Vatanına, evine dönmek isteyen, insanımıza iki gündür yazılanları gördükçe kahroluyorum dedin. İnsanımızı istemiyoruz. Çok kolay " gelmesinler" diyoruz. Kendi çocuğunuz, eşiniz, anne, babanız olmayınca karar vermek ne kadar kolay ifadesinde bulundun. Hocam, vicdanları erozyona uğramış, değer yargıları bitmiş bazı insanlara, bu noktada ben ağzımla sövmüyorum. Ama Küfür edercesine bir yerim ile katıla katılagülüyorum.

**

Sn. Cengiz Aslantaş, sokağa çıkma yasağı ve iş yerlerinin kapalı olması nedeniyle büyük sıkıntı yaşanan bu günlerde, parasızlıktan çocuklarını nasıl geçindireceğini düşünürken, Telsim’in sana fatura göndererek telefon ve internetini keseceğini bildirdiğini belirttin. Malzemecisi, hırdavatçısı açık olsa işe gidip para kazanacağız. Ama heryer kapalı. Asfalyamız atıyor. Derdimizi kime anlatacağız dedin. Sevgili Cengiz, Telsim’de halden anlayan bir Genel Md. Yrd.’sı Fevzi Tanpınar var. Ona ulaş ve derdini anlat. Yok, o da anlamazsa tuzda koktu demektir.  Çalışma Bakanı ve hükümet yetkilileri, bugüne kadar sizin durumunuzda olanlara yardım edeceğini söyledi. Bak Cengiz sen, sen ol bedenlere sakın ola kanma. Çünkü bedenler hep aynıdır.  Farklı olan içindeki sevgi ve merhamettir. Bugün Allah Kerim diyerek işi savsaklamaya çalışan bedenleri, günü gelince Kerim’in derin olan kuyusunda bırakırız olur biter.

**

Sn. Ali Nebih paylaşımında, çok değil daha yirmi gün önce karaya vuran teknede bulunan 175 göçmenehangisi hasta, hangisi bulaş bilmeden, kucak açmıştık. Yıllardır geleni gidenine olduğunu sorgulamadıkkabullendik dedin. Bugün, İngiltere’den gelecek çocuklarımız için, yerlerinde kalsınlar diye ahkam kesiyoruz.Bunlar bu toprağın çocukları ve buraya gelmek en doğal haklarıdır. Gelecekler, gerekli karantina koşullarını yerine getirecekler ve ailelerine kavuşacaklar. İçlerinde hasta olan çıkarsa da tedavilerini burada olacaklar.Hepimiz bu Korona ile yaşamaya alışacağız ifadesinde bulundun. Sn. Nebih, mozaik ne kadar süslü ve çok renkli olursa o kadar makbule geçer derlerdi. Ancak bizim mozaik, maalesef çok soluk renklerden oluşturulduğu için ne kalitesi nede ‘Al Benisi’ kaldı. Dümeni iyi çevirmek için ‘Kaptan’ yapılanların sayesinde bu ülkenin dingili koparken, konuşamayanlar hatip,Şifa veremeyenler tabip, yazamayanlar katip oldu.

***

Günün Fıkrası92615663_2298102897161193_2660772449355825152_n.jpg

Günün Sözü92647702_505954340281964_1223685995661099008_n.jpg

Günün Fotosu92174391_1118533381814106_49914546546016256_n.jpg92062195_231668004858120_4462175543973904384_n.jpg

  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Diğer Haberler