• BIST 91.686
  • Altın 211,385
  • Dolar 5,3854
  • Euro 6,1343
  • Lefkoşa 14 °C
  • Mağusa 16 °C
  • Girne 16 °C
  • Güzelyurt 13 °C
  • İskele 16 °C
  • İstanbul 13 °C
  • Ankara 9 °C

Vatandaşını mutsuz etmeye ayarlı bir iktidar…

Hatice İNTAÇ

Son bir haftadır çektiğim böbrek taşı sancılarından sonra ilk kez dün akşam rahat uyuyabildim. Uyandığımda daha gün ışımamıştı. Saate baktım henüz beşti.O saatte televizyon izleyip günün ağarmasını beklemekten başka ne yapılırdı ki?.. Şansım varmış, güzel de bir program yakaladım. Günlerdir rahatsızlığımdan dolayı hasret kaldığım neskafemi de yaptım. Kuruldum televizyonun karşısına... Vay sen misin bir dirhem mutluluğu yakalayan?.. Televizyon ekranı karardı, neskafe elimde kalakaldı… Elektrikler kesildi… Ben şimdi şansıma mı küfredeyim yoksa hiçbir işe yaramadıkları gibi ikide birde vatandaşa sinir harbi açan ve her fırsatta hayatımızı felce uğratan bu memleketi sözde idare edenlere mi? Her ay el yakan faturalarla zaten vatandaşın canına okunuyorken hiç olmazsa doğru dürüst yapsalar ya bu işi… O da yok… Su konusu ayrı bir mesele… İkide bir musluklardan çamurlu sular akıyor. Borular tamir edilene kadar susuz kalıyoruz. Bu arada ne tür mikroplarla haşır neşir olduğumuzu Allah bilir… Ondan sonra da koş hastanelere… Hastane varsa eğer!.. Binası tabii ki var da içi boş… Ne yeterli doktoru, hemşiresi, ne cihazı ne de ilacı olmayan devlet hastaneleri… Aylardır, hatta yıllardır bir formül bulunup yoluna sokulamayan sağlık sistemi… Bu sistemin parçası olan bakanlar, kamuya bağlı olan ve olmayan doktorlar didişe dursun olan yine vatandaşa oluyor. Hastanelerin hiçbir servisinde ya doktor yok, ya da olanlar yeterli değil. Hele rahatsızlığınız hafta sonuna denk gelirse yandınız. Benim böbrek taşımın da öyle bir zamanda düşeceği tutmuştu. Hemen acile gittik. Kalabalıktı bayağı ve içerde sadece bir bayan doktor vardı. Hangisine yetişsin ki!.. Yetişse ne yapacak;  ağrıyı geçici dindirmek için iğne yapmaktan başka… Laboratuarda kimse yok, tahlil yapılamıyor. Taşın yerinin tespit edilmesi için ultrason yapılması gerek ama birisi ultrason yapacak ilgili yok diyor, diğeri cihaz bozuk diyor.  Haydi özel hastanelere.. Parası olan için sorun olmaz belki özele gitmek de;  ya parası olmayanlar!…

Geçtiğimiz aylarda bir yakınımın rahatsızlığı sebebiyle İstanbul’daydım. Yakınım KKTC vatandaşıydı ve orada aniden rahatsızlanmıştı. Ameliyat olması gerekiyordu. İlk olarak bir devlet hastanesine gittik. Emarlar, tahliller vs. bir sürü tetkik gerekiyordu. Fiyatlarını iyi ki sormuşuz. Özel hastanelerinkinden daha pahalıydılar. Haliyle tetkikleri de ameliyatı da özelde yaptırmak zorunda kaldık. Söylemek istediğim şudur aslında; ben İstanbul Başkonsolosluğunda görev yaparken TC makamlarından gelen ve KKTC vatandaşlarının haklarını belirleyen resmi bir yazıda “Seçme ve seçilme hakkı dışında TC vatandaşlarının tüm haklarından KKTC vatandaşları da yararlanır” deniyordu. Bu yasa hâlâ var ama nedense hastanelerde uygulanmıyor. Biz oradaki devlet hastanelerinde sağlık turizmi uygulamasına tabii tutuluyor ve astronomik fiyatlar ödüyoruz. Orada durum böyleyken bizim hastanelerimizde TC vatandaşları bildiğim kadarı ile yerli halkla ayni muameleyi görüyor veya cüzi bir fiyat ödüyor. Bu durum da doğal olarak hastanelerde hasta sayısını artırarak yığılmalara neden oluyor ki mevcut hekim ve hastane çalışanının o kadar hastaya yetmesi olanaksız hale geliyor.

Sağlık tabii ki insanın en önemli servetidir.  O olmadan hiçbir şey olmuyor. Sağlıkta insanın kim olduğu, nereden geldiği ayırt edilmemeli ama bu da bir gerçektir ki yerli nüfus günden güne azalırken verilen vatandaşlıklarla TC nüfusu adada her gün biraz daha artmaktadır. Bu vatandaşlıklar bildiğim kadarı ile İçişleri Bakanlığınca ve belli prosedürler çerçevesinde yapılır. Örneğin adada doğanlar, uzun bir süre burada ikamet edip bir vukuatı bulunmayanlar bu haktan yararlanabilirler. Ama bu özelliklere sahip olanlar hâlâ vatandaşlık alamazken maalesef keyfi uygulamalarla bir günlüğüne gelenler bile Bakanlar Kurulu kararıyla vatandaş olabilmektedirler. Bunun sebebini anlamak o kadar zor olmasa gerek. Hazır iktidar koltuğunda otururken gelecek seçimleri de garantilemek veya nasılsa artık seçilmeyiz “ daha ne kaparsam kârdır” doyumsuzluğu ve hırsı ayrıca peşkeşlerden sağladıkları rüşvet, başlarını o kadar döndürmüş ki ne hak ne hukuk düşünecek halleri kalmamış. Halkın gözünde artık hiç değerlerinin kalmaması onlar için önemli değil. 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları