• BIST 14012.42
  • Altın 6844.31
  • Dolar 48.437
  • Euro 56.3203
  • Lefkoşa 28 °C
  • Mağusa 27 °C
  • Girne 29 °C
  • Güzelyurt 26 °C
  • İskele 27 °C
  • İstanbul 22 °C
  • Ankara 17 °C

Dumanını Değil, Sevgini Paylaş!

Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Fadime Tülücü, “Dünya Tütünsüz Günü”nde uyardı: Sigara sadece içeni değil, çevresindekileri de öldürüyor.
Dumanını Değil, Sevgini Paylaş!

Dumanını değil, sevgini paylaş!

Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Yeniboğaziçi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Fadime Tülücü, Dünya tütünsüz gününde uyardı: Sigara içen ebeveynlerin çocuklarında bronşit, zatürre, astım gibi solunum yolu rahatsızlıkları daha sık görülüyor!

Sigara, önlenebilir olmasına rağmen günümüzde hala dünyanın en yaygın ve en ölümcül halk sağlığı sorunlarından biri olmaya devam ediyor. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) verilerine göre, her gün yaklaşık 14 bin, her yıl ise 5,5 milyon insan sigaraya bağlı hastalıklar nedeniyle hayatını kaybediyor. Uzmanlar, bu sayının 2030 yılına kadar yılda 8,5 milyona ulaşacağını öngörüyor.

31 Mayıs “Dünya Tütünsüz Günü” nedeniyle açıklamalarda bulunan Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Yeniboğaziçi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Fadime Tülücü, sigaranın sağlık üzerindeki yıkıcı etkilerine dikkat çekti. Sigara kullanımının masum bir alışkanlık değil kronik bir hastalık olduğunu ve ölümcül sonuçlar doğurduğunu vurgulayan Doç. Dr. Tülücü, “Sigara, önlenebilir bir ölüm nedenidir ve bırakmak için mutlaka tıbbi destek alınmalıdır” dedi. Sigaranın içinde yedi binden fazla kimyasal madde bulunduğuna ve bunlardan en az 81’inin kansere neden olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Tülücü, “Sigarayı deneyen her üç çocuktan biri bağımlı hale geliyor” ifadelerini kullandı. Bireylerdeki gen haritasının farklılığı nedeniyle, bağımlılık derecesi gibi kişilerde yaptığı hastalık yapma etkilerinin de farlılık gösterdiğini sözlerine ekledi.

Sigaranın başta akciğer olmak üzere tüm organlarda kalıcı hasar bıraktığını belirten Doç. Dr. Tülücü, sigaranın KOAH, akciğer kanseri, kalp ve damar hastalıkları gibi birçok ciddi sağlık sorununa yol açtığını söyledi. Ayrıca damarları daraltarak kalp krizi riskini artırdığını ve bağışıklık sistemini zayıflatarak vücudu enfeksiyonlara karşı savunmasız bıraktığını ifade etti.

Sadece içeni değil, çevresindekini de öldürüyor!

“Pasif içicilik de aktif içicilik kadar tehlikelidir” diyen Doç. Dr. Fadime Tülücü, özellikle sigara içen ebeveynlerin çocuklarında bronşit, zatürre, astım, gibi solunum yolu rahatsızlıklarının daha sık görüldüğüne dikkat çekti. Bu durumun, çocuklarda akciğer gelişimini yavaşlatabileceğini ve akciğer kapasitesinde azalmaya yol açabileceğini belirtti. Pasif sigara dumanına maruz kalan erişkin bireylerde, akciğer kanseri riskinin yüzde 21; kalp ve damar hastalıkları riskinin ise yüzde 27 oranında arttığını vurgulayan Doç. Dr. Tülücü, bu maruziyetin uzun yıllar devam etmesi durumunda risk oranlarının iki katına kadar çıkabileceğini ifade etti. Kadınlarda pasif içiciliğe bağlı olarak meme kanseri riskinin yüzde 70 oranında yükseldiğini belirten Doç. Dr. Tülücü, genel ölüm riskinin ise 2 ila 10 kat arasında arttığını söyledi.

Gebelik döneminde sigara içilmesi ya da çocukların sigara dumanına maruz kalmasının büyüme geriliği ve boy kısalığı gibi gelişimsel sorunlara yol açabileceğini vurgulayan bulunan Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Yeniboğaziçi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Fadime Tülücü, sigaranın nörotoksik etkilerinin öğrenme güçlüğü, hafıza problemleri ve gençlerde okul başarısında düşüş gibi sonuçlara neden olabileceğini dile getirdi. İleri yaşlarda ise bu etkilerin demans ve Alzheimer riskini artırdığını belirtti.

Her 10 kişiden 7’si sigarayı bırakmak istiyor!

Sigara bırakma sürecinde “istek, destek ve tedavi” unsurlarının son derece önemli olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Fadime Tülücü, her 10 kişiden 7’sinin sigarayı bırakmak istediğini ancak yalnızca yüzde 40’ının bunu başarıyla gerçekleştirebildiğini belirtti. Tıpta mucize olmadığını, sigarayı bırakmak isteyen bireylerin mutlaka doktor kontrolünde bir tedavi süreci yürütmesi gerektiğine dikkat çeken Doç. Dr. Tülücü, “Bu süreçte tekrar başlama oldukça yaygındır, dolayısıyla düzenli takip gereklidir. En etkili sonuçlar ise ilaç tedavisi ve davranışsal terapi yöntemlerinin birlikte uygulanmasıyla elde ediliyor” dedi.

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÖNE ÇIKANLAR
  • Sıcakta ruh sağlığını korumak için yapılması gerekenler
  • 16. Uluslararası Lefkoşa Halk Dansları Festivali 27 Ağustos'ta başlıyor
  • Babutsa Festivali Mustafa Ceceli konseriyle tamamlandı
  • Kaybolan kedi, 10 yıl sonra evine geri döndü
  • Teoman, Kıbrıs’ta Müzikseverlere Unutulmaz Bir Gece Yaşattı
  • Alagadi Fest 2026’da iki günde iki dev sanatçı: Binler İrem Derici ve Melek Mosso ile çoştu
  • Kaygı azaltmaya yardımcı dört hobi
  • Süt dışında kemiklere yarayacak beş yiyecek
  • İsrail'de 2 bin 500 yıllık ilk kez bulunan Kıbrıs sikkesi
  • 2026 Dünya Kupası’nın sahibi İspanya!
  • İşitme kaybı geri döndürülemiyor: Kulaklarınızı nasıl koruyabilirsiniz?
  • Hava Trafik Kontrolörleri Sendikası: Pas geçme uçuş emniyetinin gereğidir
  • Kıbrıs, dijital euro için pilot uygulamaya dahil edildi
  • 2026 Dünya Kupası’nda ilk finalist İspanya
  • Balıkçılık sektörünün mevcut durumu Laguna’da masaya yatırıldı
  • KAYAD: Lapta'daki cinsel taciz iddiasında mağdur çocuk sayısı yediye yükseldi
  • Bitter çikolata sağlıklı mı? Faydaları ve riskleri neler ve ne kadar tüketilmeli?
  • Kabızlığa iyi gelebilecek altı besin ve takviye
  • Çocuklarda Yaz Hastalıklarına Dikkat!
  • Yedek subay aday adaylarına son yoklama uyarısı: Son tarih bugün!
1/20