• BIST 13198.84
  • Altın 6797.43
  • Dolar 48.8364
  • Euro 55.8352
  • Lefkoşa 24 °C
  • Mağusa 24 °C
  • Girne 25 °C
  • Güzelyurt 22 °C
  • İskele 24 °C
  • İstanbul 14 °C
  • Ankara 18 °C

Günebak: Palyatif bakım alan bir hastanın enerji ve besin ögesi gereksinmesi sağlıklı bir bireyden oldukça farklıdır

LAÜ Öğretim Üyesi Günebak, “Palyatif Bakım ve Beslenme” konusunda detaylı bilgiler aktardı.
Günebak: Palyatif bakım alan bir hastanın enerji ve besin ögesi gereksinmesi sağlıklı bir bireyden oldukça farklıdır

Palyatif Bakım, hasta ve ailelerinin yaşam kalitelerini artırmayı hedefler Lefke Avrupa Üniversitesi (LAÜ) Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ç. Tuba Günebak, “Palyatif Bakım ve Beslenme” konusunda açıklamalarda bulunarak, detaylı bilgiler aktardı.
Günebak, Dünya Sağlık Örgütü’ne göre, ‘palyatif bakım’ın ağrı ve diğer fiziksel, duygusal problemleri erken tanıyıp, değerlendirip, tedavi ederek; yaşamı tehdit eden hastalıklarla ilişkili komplikasyonları önleyerek, hastaların yaşam kalitesini artırma, hasta yakınlarını rahatlatma yaklaşımı olduğunu dile getirdi. “Palyatif bakım, başka bir deyişle, tedavi olma şansı kalmayan hastanın yaşam kalitesinin artırıldığı bakım sürecidir” diyen Günebak, palyatif bakımda amacın, hastalık tanısı koymak veya primer hastalığı tedavi etmek olmadığını, tanısı konmuş, kesin olarak tedavi edilemeyen hastalıklarda ağrı ve semptomların giderilmesi olduğunu, palyatif bakımın kısaca hasta ve ailelerinin yaşam kalitelerini artırmayı hedeflediğini dile getirdi.
Günebak: Semptomlara müdahale edilmediği takdirde hastaların yaşam kalitesi düşer ve azalır
Günebak, “Palyatif bakım ünitesine yatma nedenlerinin başında ağrı, malnütrisyon ve solunum yetmezliği gelir” diyerek, palyatif bakım hastalarında yaşam süresinin uzarken bu süreçte oluşacak olan ağrı, bulantı/kusma, halsizlik, beslenememe ve kaşeksi gibi semptomlara müdahale edilmediği takdirde hastaların yaşam kalitesinin düştüğünü ve azaldığını belirtti. 
Palyatif bakım hastalarında en önemli sorunun hastanın beslenememesi ya da yeterince beslenememesi olduğunu söyleyen Günebak, “Çünkü, hastanın beslenebiliyor olması malnütrisyon riskini azaltır, fiziksel fonksiyon ve emosyonel sağlığını artırır” dedi. Günebak, yapılan araştırmalarda, palyatif bakım alan hastaların yaşam kalitesini bozan ağrı, yorgunluk, uykusuzluk, iştahsızlık ve kendini iyi hissetmeme durumlarında göreceli iyileşme görüldüğünü belirtti.
Günebak: Palyatif bakım alan bir hastanın enerji ve besin ögesi gereksinmesi sağlıklı bir bireyden oldukça farklıdır
Günebak, bu süreçte kaliteli beslenmenin hastanın genel iyilik halini artırdığını, bağışıklık sistemini güçlendirerek enfeksiyon riskini azalttığını, hastalık komplikasyonlarını minimize ettiğini, yara iyileşmesini ve doku onarımını hızlandırdığını ifade etti. Palyatif bakım alan bir hastanın enerji ve besin ögesi gereksinmesinin sağlıklı bir bireyden oldukça farklı olduğunu söyleyen Günebak, ancak, hastanın oral alımının açık olduğu durumlarda tüketim kapasitesini artırabilmek için hastanın ağrısının dindirilmesi; mental, sosyal ve duygusal sorunlarının çözülmesi gerektiğini vurguladı. İştah kaybının (anoreksi), oral alımı açık olan hastalarda sıklıkla depresyon veya anksiyete sebebiyle gözlendiğini ifade eden Günebak, iştah artırıcıların kullanılabildiğini, oral alımın kapanmasına ya da azalmasına bağlı olarak da kilo kaybının gelişebildiğini ve makro besin ögesi alımının özellikle de protein alımı sağlıklı yetişkin bir bireyden daha yüksek olması gerektiğini dile getirdi.
“Sonuç olarak palyatif bakım hasta ve ailesinin yaşam kalitesini yükseltmeye yönelik yapılan tedaviler bütünüdür. Palyatif bakım alan hastalarda beslenme durumu değerlendirilmeli ve gerektiğinde desteklenmelidir” diyen Günebak, önemli olanın palyatif bakım hastalarında beslenme düzeyinin yaşam kalitesi üzerine etki ettiğini unutmamak ve hastaların beslenme düzeylerini nütrisyonel tarama testleriyle ortaya koyup ilk 24 saat içinde uygun beslenme desteğini başlatmak olduğunu vurguladı. Ayrıca Günebak, günümüzdeki bilimsel çalışmaların sağlık alanındaki pratik uygulamalara yansıması sonucunda beklenen ömrün uzadığını sözlerine ekledi. 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÖNE ÇIKANLAR
  • “INNER TALKS” Sergisi ART ROOMS’da Açıldı
  • Berlin'de bir ilki başardı: Sol Partili Elif Eralp kimdir?
  • Sağlıklı Bir Beslenme Çantasında Neler Olmalı?
  • Sıcakta ruh sağlığını korumak için yapılması gerekenler
  • 16. Uluslararası Lefkoşa Halk Dansları Festivali 27 Ağustos'ta başlıyor
  • Babutsa Festivali Mustafa Ceceli konseriyle tamamlandı
  • Kaybolan kedi, 10 yıl sonra evine geri döndü
  • Teoman, Kıbrıs’ta Müzikseverlere Unutulmaz Bir Gece Yaşattı
  • Alagadi Fest 2026’da iki günde iki dev sanatçı: Binler İrem Derici ve Melek Mosso ile çoştu
  • Kaygı azaltmaya yardımcı dört hobi
  • Süt dışında kemiklere yarayacak beş yiyecek
  • İsrail'de 2 bin 500 yıllık ilk kez bulunan Kıbrıs sikkesi
  • 2026 Dünya Kupası’nın sahibi İspanya!
  • İşitme kaybı geri döndürülemiyor: Kulaklarınızı nasıl koruyabilirsiniz?
  • Hava Trafik Kontrolörleri Sendikası: Pas geçme uçuş emniyetinin gereğidir
  • Kıbrıs, dijital euro için pilot uygulamaya dahil edildi
  • 2026 Dünya Kupası’nda ilk finalist İspanya
  • Balıkçılık sektörünün mevcut durumu Laguna’da masaya yatırıldı
  • KAYAD: Lapta'daki cinsel taciz iddiasında mağdur çocuk sayısı yediye yükseldi
  • Bitter çikolata sağlıklı mı? Faydaları ve riskleri neler ve ne kadar tüketilmeli?
1/20