• BIST 12433.5
  • Altın 7046.17
  • Dolar 43.6212
  • Euro 51.948
  • Lefkoşa 12 °C
  • Mağusa 14 °C
  • Girne 15 °C
  • Güzelyurt 11 °C
  • İskele 14 °C
  • İstanbul 6 °C
  • Ankara 6 °C

"Neden bu şarkıyı çok seviyorum?" demeyin, suçlusu genleriniz olabilir

İkizler üzerinde yapılan geniş kapsamlı bir araştırma, müzikten keyif alma düzeyinin kısmen kalıtsal olduğunu ortaya koydu. Çalışma, müzik zevkini etkileyen genetik faktörlerin müzik yeteneği ve genel ödül algısından farklı olduğunu gösterdi.
"Neden bu şarkıyı çok seviyorum?" demeyin, suçlusu genleriniz olabilir

Müzik, insanlık tarihi boyunca duyguların, sosyal ilişkilerin ve kültürel aktarımın merkezinde yer aldı. Ancak insanların müzikten neden farklı düzeylerde zevk aldığı sorusu uzun süredir yanıt arıyordu. Max Planck Psikodilbilim Enstitüsü tarafından yürütülen yeni bir çalışma, bu soruya biyolojik bir pencereden bakarak müzik tutkusunun genetik temellerine dair dikkat çekici bulgular sundu.

İkizler üzerinde dev araştırma

Nature Communications dergisinde yayımlanan çalışmada, genetik yapıları birebir aynı olan tek yumurta ikizleri ile genleri farklı olan çift yumurta ikizleri karşılaştırıldı. Hollanda, Almanya ve İsveç’ten uzmanların katıldığı araştırmada, 9 binden fazla ikizden elde edilen veriler analiz edildi. Katılımcıların müziğe verdikleri duygusal tepkiler ile melodi ve ritim algıları mercek altına alındı.

Genetik etki yüzde 54 seviyesinde

Analizler sonucunda, müzikten zevk alma düzeyindeki bireysel farkların yaklaşık yüzde 54’ünün genetik faktörlerle ilişkili olduğu hesaplandı. Yani bir şarkı dinlediğimizde hissettiğimiz o yoğun keyif, büyük oranda anne ve babamızdan bize geçen DNA kodlarıyla şekilleniyor. Bu bulgu, müzik zevkinin sadece çevresel etkenlerle değil, biyolojik bir mirasla oluştuğunu kanıtlıyor.

Yetenekli olmak müziği sevmeyi garantilemiyor

Araştırmanın en şaşırtıcı sonuçlarından biri ise müzik zevki ile yeteneğin farklı yollardan ilerlemesi oldu. Bulgulara göre; bir kişinin müzik kulağının çok iyi olması veya bir enstrümanı ustalıkla çalması, o kişinin müzikten her zaman yüksek haz alacağı anlamına gelmiyor. Bilim insanları; ritimle dans etme, duygu düzenleme veya toplu müzik yapma gibi deneyimlerin, birbirinden bağımsız genetik mekanizmalarla yönetilebileceğini belirtiyor.

Darwin’in "gizemli yeteneği" aydınlanıyor

Çalışmanın başyazarı Giacomo Bignardi, bu sonuçların insan zihninin nasıl ödül kazandığına dair genel bir harita sunduğunu ifade etti. Charles Darwin’in vaktiyle "insanoğlunun en gizemli yeteneklerinden biri" olarak tanımladığı müzik tutkusu, bu çalışma sayesinde biyolojik bir temel kazanmış oldu. Uzmanlar, bir sonraki aşamada genomun tam olarak hangi bölümlerinin bu zevki belirlediğini araştırmayı hedefliyor.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler