• BIST 13509.76
  • Altın 6827.97
  • Dolar 48.6698
  • Euro 55.9914
  • Lefkoşa 31 °C
  • Mağusa 32 °C
  • Girne 29 °C
  • Güzelyurt 29 °C
  • İskele 32 °C
  • İstanbul 22 °C
  • Ankara 18 °C

Prof. Dr. Finn Rasmussen; “Zattürenin En Yaygın Nedeni Bakterilerdir.”

Doktorların genelde zatürreyi farklı şekilde adlandırdığını söyleyen Prof. Dr. Finn Rasmussen, enfeksiyonun bulaşma şekline bağlı olarak toplum kökenli zatürreler ve hastane kökenli zatürreler olarak ikiye ayrıldığını belirtti.
Prof. Dr. Finn Rasmussen;  “Zattürenin En Yaygın Nedeni Bakterilerdir.”

Doktorların genelde zatürreyi farklı şekilde adlandırdığını söyleyen Prof. Dr. Finn Rasmussen, enfeksiyonun bulaşma şekline bağlı olarak toplum kökenli zatürreler ve hastane kökenli zatürreler olarak ikiye ayrıldığını belirtti. Toplum kökenli zatürrelerin adından da anlaşılacağı gibi hastane dışında geliştiğini söyleyen Prof. Dr. Finn Rasmussen, hastane kökenli zatürrelerin ise toplum kökenli zatürrelere göre daha yaygın olduğunu belirterek şunları söyledi:  “Hastane kökenli zatürre, bir hastanın başka bir şikayet ile hastanede olduğunda edinilendir.  Hastane kökenli zatürreler genellikle daha ciddi vakalara sebep olur.  Kişi zaten hasta ve hastane bakterileri de tedaviye daha dirençli olduğu için hastane kökenli zatürre olma riski artmaktadır.”

 

Prof. Dr. Finn Rasmussen;  “Zattürenin En Yaygın Nedeni Bakterilerdir.”

Yetişkinlerde en yaygın zatürre nedeninin bakteriler, iki yaşından küçük çocuklarda ise genellikle grip ve solunum virüsü olan sinsiyal virüs olduğunu söyleyen Prof. Dr. Finn Rasmussen, tüberküloz ve mikoplazma zatürresi istisna olmakla birlikte bakteriyel ve viral zatürrenin çoğu türünün çok bulaşıcı olmadığını kaydetti.  

Açıklamalarında zatürrenin semptomlarından da bahseden Prof. Dr. Finn Rasmussen, en yaygın semptomların öksürük (bazı zatürrelerde yeşilimsi ya da sarı mukus, hatta bazen kanlı mukus), hafif ya da yüksek ateş, titreme ve bazen sadece merdiven çıkarken kendini belli eden nefes darlığı olduğunu, yaygın olmamakla birlikte özellikle yaşlı kişilerde karışıklık, aşırı terleme ve ciltte nemlilik, baş ağrısı, iştah kaybı, enerji düşüklüğü ve bitkinlik, kendini iyi hissetmeme ve keskin göğüs ağrısı ya da batma gözlenebileceğine de dikkat çekti.

 

Prof. Dr. Finn Rasmussen: “Hassas Çocuklar ve Yetişkinlere Zatürreden Korunmak İçin Aşı Öneriyoruz.”

Hafif bir nezlenin ya da boğaz enfeksiyonunun 5 yaş üstü çocuklarda ve yetişkinlerde tedavi gerektirmediğini, 5 yaş altı çocuklarda veya yaşlı kişilerde ise hayati tehlike teşkil edebildiğini ifade eden Prof. Dr. Finn Rasmussen şöyle devam etti;  “Bu nedenle zatürrenin 5 yaş altı çocuklar için önde gelen öldürücü bir enfeksiyon olduğu, kronik hastalığı olan yetişkinlerde ise ağır semptomların gelişme riski taşıdığı akılda tutulmalıdır.  Diyabet, siroz, astım, KOAH, kalp, böbrek hastalıkları ya da bağışıklık sistemini baskılayan tedaviler alan kişiler, kemoterapi, radyoterapi tedavisi almış kişiler, sadece sigara içen veya fazla miktarda alkol tüketen kişiler ağır zatürre için yüksek risk grubundadır.  Hekimler olarak hassas çocuklar ve yetişkinler için aşı yapınmayı öneriyoruz.  Zatürreye neden olabilecek yaygın birçok organizmaya karşı aşılar bulunmaktadır.  Temel olarak aşılar bağışıklık sistemini enfeksiyona hazırlar.  Kişiler aşıyı yapındıktan sonra bağışıklık geliştirir ve cevap verir.  Aşı yaptıran kişi bakteri ya da virüse maruz kaldığı zaman vücut artık hastalık için hazırdır.  Öte yandan unutulmamalıdır ki, hiçbir aşı 100% mükemmel değildir ve bazı kişiler aşı yaptırmalarına rağmen hastalığı geçirebilir.”

 

Prof. Dr. Finn Rasmussen: “Grip Döneminde Mutlaka Bol Sıvı Tüketmeye Dikkat Edin.”

Kişinin tedbirler almasına rağmen zatürre semptomlarından birini şiddetli şekilde yaşaması durumunda gecikmeden bir doktora başvurması gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Finn Rasmussen, tetkik amaçlı akciğerlerin dinlenmesi, zatürre şüphesi durumlarında ise hastadan akciğer grafisi ve balgam kültürü istenmesi gerektiğine dikkat çekti. 

“Doktorunuz akciğer grafisi ve balgam kültürü yaptırdıktan sonra hastaneye yatışın gerekli olup olmadığını sizinle görüşecektir.  Eğer zatürre bakterisi tespit edilirse antibiyotik tedavisine başlanılması önemlidir.  Hastanın viral zatürresi varsa antibiyotik kullanma gereği bulunmamaktadır. Bunun nedeni antibiyotiğin virüsleri öldürmemesidir.  Tedavide antiviral ilaçlar kullanılabilir.  Grip evde tedavi edilebilecek bir düzeydeyse mutlaka bol sıvı almaya özen gösterilmesi gerekir.  Grip döneminde hastalar meyve suyu, açık çay ve altı ile on bardak arası su arası tüketmeli, alkolden uzak durmalı, dinlenmeli, geceleri uyku sıkıntısı yaşanıyorsa gün içinde bu gereksinim giderilmelidir.” diyen Prof. Dr. Finn Rasmussen, zatürre hastası olan yaklaşık %20 oranında hastanın hastanede tedavi görmek durumunda kaldığını, hastanede görülen tedavide ise hastalara sıvı, antibiyotik, damar yolu ile oksijen tedavisi ve solunum fizyoterapisi uygulandığını söyledi.

 

Zatürreden Korunma Yöntemleri

Prof. Dr. Finn Rasmussen son olarak, yemek hazırlamadan ve yemeden önce, burun temizliğinden, tuvalet kullanımından,  çocuk bezi değişiminden ve hasta kişilerle temastan sonra mutlaka el yıkamaya özen gösterilmesi gerektiğini hatırlatırken, sigaradan uzak durmanın da etkili bir korunma yöntemi olduğuna dikkat çekti.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÖNE ÇIKANLAR
  • Sıcakta ruh sağlığını korumak için yapılması gerekenler
  • 16. Uluslararası Lefkoşa Halk Dansları Festivali 27 Ağustos'ta başlıyor
  • Babutsa Festivali Mustafa Ceceli konseriyle tamamlandı
  • Kaybolan kedi, 10 yıl sonra evine geri döndü
  • Teoman, Kıbrıs’ta Müzikseverlere Unutulmaz Bir Gece Yaşattı
  • Alagadi Fest 2026’da iki günde iki dev sanatçı: Binler İrem Derici ve Melek Mosso ile çoştu
  • Kaygı azaltmaya yardımcı dört hobi
  • Süt dışında kemiklere yarayacak beş yiyecek
  • İsrail'de 2 bin 500 yıllık ilk kez bulunan Kıbrıs sikkesi
  • 2026 Dünya Kupası’nın sahibi İspanya!
  • İşitme kaybı geri döndürülemiyor: Kulaklarınızı nasıl koruyabilirsiniz?
  • Hava Trafik Kontrolörleri Sendikası: Pas geçme uçuş emniyetinin gereğidir
  • Kıbrıs, dijital euro için pilot uygulamaya dahil edildi
  • 2026 Dünya Kupası’nda ilk finalist İspanya
  • Balıkçılık sektörünün mevcut durumu Laguna’da masaya yatırıldı
  • KAYAD: Lapta'daki cinsel taciz iddiasında mağdur çocuk sayısı yediye yükseldi
  • Bitter çikolata sağlıklı mı? Faydaları ve riskleri neler ve ne kadar tüketilmeli?
  • Kabızlığa iyi gelebilecek altı besin ve takviye
  • Çocuklarda Yaz Hastalıklarına Dikkat!
  • Yedek subay aday adaylarına son yoklama uyarısı: Son tarih bugün!
1/20