• BIST 13509.76
  • Altın 6796.25
  • Dolar 48.6659
  • Euro 55.967
  • Lefkoşa 27 °C
  • Mağusa 25 °C
  • Girne 26 °C
  • Güzelyurt 22 °C
  • İskele 25 °C
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 17 °C

Reflü tedavi edilmezse vücuda ne zararı olur?

Reflü tedavi edilmezse vücuda ne zararı olur?
Reflü tedavi edilmezse vücuda ne zararı olur?

Reflü; yemek sonrası mide ve yemek borusunda yanma ile ortaya çıkan, özellikle de geceleri uykuyu zehir eden bir hastalık. Gece ağızda oluşan acı tat, yanma, öksürük ve boğazma takılma hissi ile kendini gösteren reflü, dikkate alınmadığında çok büyük sağlık problemlerine yol açabiliyor. Reflü atağı geçirenlerin en merak ettiği konulardan biri de reflü ameliyatı oluyor. Peki, reflü ağrısına ne iyi gelir? İşte reflü tedavisi ile ilgili merak edilenler...

 

Sıklıkla yemek sonrası midede sindirilen gıdanın ve asidin yemek borusuna doğru çıkması ile ortaya çıkan reflü, toplumun neredeyse yarısında yaygın olarak görülüyor. Göbek üstünden başlayan rahatsızlık, iman tahtası ve göğüs kafesi arkasından boyuna doğru yayılan yanma ve ağrı ile belirti verirken, ağızda hatta nefes borusunda yanma, ağızda acı su hissi, öksürük, ses kısıklığına neden oluyor. Uyurken ya da eğilir pozisyonda şiddeti artan reflü, yemek borusu ve mide birleşimi arasında yer alan sfinkter (kapak) mekanizmasının işlevini kaybetmesi ile ortaya çıkıyor. Bu fonksiyonunun yapısının bozulması mideye inen gıdaların yemek borusuna kaçmasına neden oluyor.

 

Acı veya yağlı yemek, çikolata, kahve ve alkol tüketiminin reflü oluşumunu hızlandırdığını ve kişilerin yatar pozisyona geçtiğinde çıkan belirtileri daha kuvvetli hissettiğini belirten Genel Cerrahi Uzmanı Prof.Dr. Zafer Ferahköşe, “Hastaların çoğunda en az haftada 1 defa reflü atağı meydana gelir. Gece uyanmalar artar, gün içinde iş kaybı meydana gelir. Reflü hastalarının yaklaşık yüzde 70’i semptomları azaltmak için ilaç kullanırken yüzde 45’inde birden fazla ilaç alımı belirtileri azaltmaz. Hastaların tanı konulmasını kolaylaştırmak için belirtileri iyi analiz etmesi gerekir. Oluşan yangı, ağrıyla yer değiştirirse miyokard iskemisi, pylor stenozu, safra kesesi taşı, gastrit, gastrik veya duodenal ülser gibi bazı hastalıkları akla getirir" diye konuştu.

 

Tedavi edilmeyen reflünün yarattığı tehlikeler

 

Reflü ataklarının kontrol altında tutulmaması zamanla yemek borusunun iç doku özelliğini kaybetmesine neden olabileceğini vurgulayan Prof.Dr. Ferahköşe, “Midenin iç dokusu yemek borusunun dokusu ile yer değiştirir. Bu durumda hastada yutma güçlüğü oluşarak önce katı sonrasında sıvı gıda yutmayı engeller. Zamanla bu değişik epitel hücreleri şekil ve yapı değişikliğine uğrayarak kansere dahi yol açabilir. Yeni gelişen reflüde, hastalara 12 haftaya kadar antiasit tedavisi önerilir. Bu esnada hastaların baş gövde kısımlarının yüksek ve eğimli yatmaları, mide bölgesini sıkacak dar elbise giymemeleri, yemek yedikten en az dört saat sonra uykuya geçilmesi, kahve, çikolata, alkol ve baharatlı gıdalardan kaçınması gerekir" dedi.

 

Reflü ameliyatı nedir, ne zaman yapılır?

 

"Medikal tedaviye karşın reflü şikayetleri devam eden ya da midedeki asit seviyesini azaltan proton pompa inhibitörlerini kullanamayan genç hastalarda, cerrahi tedavi devreye girer" diyen Ferahköşe, operasyon ile ilgili şu bilgileri verdi:

 

"Laparoskopik veya açık reflü cerrahisi ile hastaların yaklaşık yüzde 90’ında oluşan semptom ve reflü ortadan kalkar. Ameliyatta amaç, mide ile yemek borusu arasındaki kapağın yeniden oluşturulmasıdır. Ameliyat sonrası ikinci ayda hastalarda 24 saatlik asit ölçümü ile reflünün kontrol altına alınıp alınmadığı test edilir. Açık ve kapalı ameliyat arasında başarı oranı hemen hemen aynıdır. Laparoskopik cerrahide, ameliyat sonrası gündelik hayata dönüş daha hızlı ve konforlu olur."

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÖNE ÇIKANLAR
  • Sıcakta ruh sağlığını korumak için yapılması gerekenler
  • 16. Uluslararası Lefkoşa Halk Dansları Festivali 27 Ağustos'ta başlıyor
  • Babutsa Festivali Mustafa Ceceli konseriyle tamamlandı
  • Kaybolan kedi, 10 yıl sonra evine geri döndü
  • Teoman, Kıbrıs’ta Müzikseverlere Unutulmaz Bir Gece Yaşattı
  • Alagadi Fest 2026’da iki günde iki dev sanatçı: Binler İrem Derici ve Melek Mosso ile çoştu
  • Kaygı azaltmaya yardımcı dört hobi
  • Süt dışında kemiklere yarayacak beş yiyecek
  • İsrail'de 2 bin 500 yıllık ilk kez bulunan Kıbrıs sikkesi
  • 2026 Dünya Kupası’nın sahibi İspanya!
  • İşitme kaybı geri döndürülemiyor: Kulaklarınızı nasıl koruyabilirsiniz?
  • Hava Trafik Kontrolörleri Sendikası: Pas geçme uçuş emniyetinin gereğidir
  • Kıbrıs, dijital euro için pilot uygulamaya dahil edildi
  • 2026 Dünya Kupası’nda ilk finalist İspanya
  • Balıkçılık sektörünün mevcut durumu Laguna’da masaya yatırıldı
  • KAYAD: Lapta'daki cinsel taciz iddiasında mağdur çocuk sayısı yediye yükseldi
  • Bitter çikolata sağlıklı mı? Faydaları ve riskleri neler ve ne kadar tüketilmeli?
  • Kabızlığa iyi gelebilecek altı besin ve takviye
  • Çocuklarda Yaz Hastalıklarına Dikkat!
  • Yedek subay aday adaylarına son yoklama uyarısı: Son tarih bugün!
1/20