• BIST 1.479,930
  • Altın 553,18
  • Dolar 9.5897
  • Euro 11.1482
  • Lefkoşa 13 °C
  • Mağusa 16 °C
  • Girne 18 °C
  • Güzelyurt 12 °C
  • İskele 16 °C
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara 6 °C

Taner Ulutaş'tan Sahibine Mesajlar

Taner Ulutaş'tan Sahibine Mesajlar
Taner Ulutaş'tan Sahibine Mesajlar

Sahibine Mesajlar

Sn. Kutlu Evren, golifa gibi dağıttığımız ve birçok Türkiye kökenli insanımızı vatandaş yaptığımız KKTC’de, Türkiye küçücük Asya bebeği vatandaşlığa almayarak bize nanik yapmıştı. Orta parmağa kıynık battı kaşınıyor diyerek orta parmağını gösterirken, Ankara ziyaretiniz sonrasında, Süleyman Soylu ile yaptığınız görüşme sonrasında, Asya bebeğin Türkiye vatandaşı olmasını sağladınız. Sanırım bu girişimiz Asya bebeğin tedavi görmesini ve sağlığına kavuşmasına vesile olacak.  Sn. Evren, Asya bebeğin anne ve babası, çocukları için sürekli olarak dilek tutarak dua etti. Ama sanırım en güzel duayı, Allah Kutlu Evren’den razı olsun. Allah Ömrüne ömür katsın diye size etti.

**

Sn. Erhan Arıklı, son günlerde yakıt ile ilgili açıklama kervanına katılan 3 Mühendis Odasının, bacalardan çıkan dumanı ima ederek, Kıb-Tek’teki yakıttan şikâyetçi olduklarını dile getirdiniz. Ve son 10 yılda çeşitli tarihlerde ki bu görüntüler olduğunda bu saygıdeğer Odalarımız neredeydi acaba diye sordunuz. Başkan kanser etkisi yaratan dumanı kimse kabul etmez. Ancak, bahsettiğiniz tarihlerde âşık oldukları partiler görevde olduğu için 3 maymunları oynamayı tercih ettiler. Malum insan sevgiye hükmeder; ama aşk insana hükmeder. Aşk belki sabırdır, ama asla gözleri kör etmesine tahammül etmek demek değildir. Sn. Arıklı, kadınmış adamı deIi eden derler. Yalan, 10 sene uyuduktan sonra, görmem, duymam konuşmam dedikten sonra bülbül olanlardır adamı deli eden.

**

Sn. Narin Şefik, yeni yargı yılı açılış konuşmanızda, Yargının bağımsızlığı değişemez, uyanık olmalıyız dediniz. Bunun değişmemesi, değiştirilmemesi için toplum olarak uyanık olmamız ve çok çaba sarf etmemiz gerektiğini ifade ettiniz. Başkanım ‘Günaydın’ diyene cahil diyen ve sabah şerifler hayır olsun denmesini bekleyen çakma şeyhülislamların türediği, Adalet ablayı korumak için önünde siper olan sizleri yerden yere vurmaya çalışanlara karşı, görmeyen, duymayan, konuşmayan üç maymunların yanına eğilde gülle geçsin maymununu koyanlara karşı yalnız uyanık olmak yetmez. Halk olarak da Mahkemelerimizin önünde duvar olmalıyız. Adalet ablaya ve onu korumaya çalışan sizlere karşı yapılacak olan her yanlış harekette eğer iş ceza kesmeye kalırsa, halk olarak, hakimde biz, Savcıda biz olmalıyız. Afrodit’in bu fettan adasında, kuzular için ağlayan ve timsah gözyaşları döken kurtlarda olduğunu unutmayalım.

 **

Sn. Kudret Özersay, yalan söyleyince burnu uzayıp Pinokyo’ya dönüşen insanlar vatandaş gibi sizi de şaşkına döndürüyor. İçte kare as havasında gerim gerim gerinen, ancak Ana karşısında sidikli 2 yedili gibi ezik duranlar, çakma pinokyoların artık itibar görmediğini unutuyorlar. Neyse sidikli yedililer ile kare ası geçtim, gazel sevmeyenler derneği mensubu başbakanımız, size uzaktan gazel okumayı bırak kulak tırmalıyor, gel hükümeti birlikte kurarak PAvaroti’en arya dinleyelim imasında bulunduğunu ancak kabul etmediğinizi söyledi. Kudret hocam, yamalı bohça sevenler derneği mensuplarının, kelleyi-mefruşatı sert ve kalın olduğundan iyiyi kolay ayır edemiyorlar. Nuh derken Peygamber demeyi kendilerine zül olarak görüyorlar. Yakında bugüne kadar göremedikleri ve geçmeye çalıştıkları Monobadinin (Tarla yolu)  fazla çamurlu olduğunu görecekler. Halkın sandıkta onlar için hazırladığı ‘Si...tir Pilavını yerken monobadinin çamuruna saplanıp kalacaklar.

“*

Sn. Metin Bilmem, müdürü olduğunuz Merkezi Cezaevinde yokları oynadığınızı, sıkıntıların doruğunda gezindiğini açıkladınız.  Suç ve suçlu cennetine dönüşerek, Teksas’ın bir vilayeti konumuna gelen KKTC’de, Cezaevinde kapasitenin 454 tutuklu sayısının ise 592 olması nedeniyle, sinema salonu ile mescidin bile koğuşa dönüştürüldüğüne vurgu yaptınız. Metin Müdürüm dur bakalım. Karar alma yeteneğinde yoksun bazı kanayaklı siyasilerimiz nedeniyle, bunlar bizim daha iyi gülerimiz.  Sanırım bu noktadan sonra Bob Marley’in No Woman no cray şarkısını değil,  İlahiyat türü Osmanlıca no paket, no money şarkısıdır. Unutma ve tedbirli ol.

**

Sn. Ahmet Latif; Akdoğan bölgesinde yaptıklarım daha bitmedi. Bölgeye kattığım güzellik ve yeniliklere yenilerini ilave etmek için yeniden belediye başkan adayıyım demişsiniz. Vallahi yaptıkların yapacaklarının teminatıdır başkan. Ayşaba, Liggo (Çukur) ile dolu bölge yollarını yoluna koymak için gecesini gündüzüne katan Ahmet Latif ovlucuğum, egosundan arınınca; geriye hiç bir şey kalmayacak olan insanların Lolo yapmasına aldırmasın. Çünkü insan yaptığı işe kalıbıyla değil, Kişiliğiyle, onuruyla, düşüncesiyle Ve yüreğiyle ağırlığını koyar. Eh o da bunu fazlası ile yapıyor dedi.

**

Hurşidiye Teyze, gözün aydın. O şeytan görmüş gibi çok korktuğun aşıların bir kısmını geri gönderiyoruz. Güney’in mukundan muk yiyen AB’nin, Rum tarafından bize gönderdiği, 50 bin Astra Zeneca aşısını sizin aşınıza muhtaç kalmadık diyerek beklettik. Beklettikten sonra talep yok diyerek, başınızdan beytambal galsın demedik ama o düşünce ile tarihleri Ekim ayında bitiyor sırmalı kaftan mazereti içerisinde, Avrupa Birliği’ne geri iade etme kararı aldık.  Ve tabii ki seni de korkudan kurtarıyoruz. Birçok ülkenin aşı diye dilendiği bu zaman diliminde, elimin acısından, yüreğimin acısını duymayım diye, kabahati olmayan duvara yumruk attım. Ah be Hurşidiye Teyze, gemi Kaptanı ile ofis boyları için ne söyleniyor bilirmisin? Aman boşver ne söylediğini yazarsam siteyi olduğu gibi kapatırlar. Boş ver.

 

**

Sn. Kasım Uluçaylı, dur durak bilmeden, sahilleri ve çevreyi Temiz Ada grubunuz ile temizlemeniz takdir topluyor. Bu nedenle de  2021 çevre ödülü, Turizm ve Çevre Bakanlığı tarafından başını çektiğiniz Temiz Ada gurubuna verildi. Sn. Uluçaylı, güzel bir ürün almak için bağ çapa, tarla sapan ister. Temiz Ada grubu ile hem bağı çapaladınız, hemde tarlayı güzel sürerek tertemiz yaparak, güzel bir ürünü gözler önüne serdiniz. Ünlü düşünür Diyojen, gündüz elinde lambayla dolaşırken kendisine ne yaptığını soranlara, adam arıyorum, adam demişti. Diyojene çevreyi kirletenlere inat arkadaşları ile bıkmadan, usanmadan temizleyen aradığın adam burada diye haber gönderdik. Sn. Uluçaylı, Pizzanın ambulanstan daha çabuk geldiği ülkemde bir “zam” da çevreyi fütursuzca kirleten şu insanlara gelse de kendilerini bu kadar “ucuza” satmasalar diyorum

**

Sn. Gizem Karagil Demirli, Hakkı dayının bu ülkede yaşananları gördükçe kalp krizinden öldüğünü her halde duymadın. Ve Hak hukuk aramayı sürdürdün. Adil bir düzen isteyen Adil amca ise haberin olsun yoğun bakımda.  10 yıldır geçici öğretmenlikten gadimici öğretmenliğe geçmek için çalışıyorsun. Ama bir türlü devenin bile atladığı o hendeği sana bir türlü atlatamadıklarından şikâyet ediyorsun. Sevgili Gizem, 1 kişilik münhal açan yes sir takımı mensubu açıkgözler, Memlekette mesleğini yapmak isteyen o kadar çok mezun varken, Türkiye’den 8 tane öğretmen getirerek size bir başka bahara CD’sini dinletiyor. Ve politik etmenler yüzünden sizleri yıllarca işsiz bekliyorlar. Sevgili Gizem, memlekette yağ ve grasso tüccarı Murtat (Kara cahil) çok. Bu boydan yana fukara kalmış insancıklar, bir gün ölüp toprak olacak. Bir tohum filizlenecek ot olacak. Bir öküz onları yiyecek ve s…ı mok olacak. Ama onlar hala aynı kalacaklar.

**

Sn. Süleyman Açıkada, bir polis mensubu olarak mahkemede verdiğiniz şahadet sonrasında, apoletinde 3 ‘K’ yani Kadın Ticareti, Kumar ve Kara Para aklama yıldızı bulunan KKTC’nin, apoletine İbrahim Uçar ile arkadaşları tarafından “Soygun, Soygunculuğa Teşebbüs, Kasti Hasar, Mülke Tecavüz, Darp” yıldızının da takılarak terfi ettiğini gösterttiniz. Vicdanı ve karakteri ‘Mundar’ olan, insanlara saygı duygusu laşgalaşan (Genşek) Uçar’ın, Karga gibi uçarak, Akbaba gibi girdiği evde ev sahibini itip evdeki taşınabilir malları gagaladığını mahkemeye sundunuz. Sn. Açıkada, Polis Genel Müdürünüz Ahmet Soyalan’ın idaresinde, ekmeği elden, suyu golimbadan beleş elde ederken, ekmek kadayıfını, üzerine konan dondurma ile yemek isteyen İbrahim Uçar gibilerine, dondurmanın da boğazda kalabileceğini ve gurguralarında kalan dondurmanın gözleri Pirili yapabileceğini gösterttiniz. Tebrikler

**

Sn. Ahmet Beşerler, Mağusa Polis Müdürlüğü görevinden sonra, Lefkoşa Polis Müdürlüğü görevine başladığınızı öğrendik. Uzun yıllar, sormadan gir, sormadan çık hanına dönüştüğü KKTC’de, zor bir görev üstlendiniz. Müdürlüğünüz tarafından, 1 Ocak 2021 tarihinden 16 Eylül 2021 tarihine kadar 675 adet Cürüm Dosyasının,  558 adet de kabahat dosyasının tanzim edildiği ve cezaevinde 91 hükümsüz tutuklunun bulunduğuna işaret ettiniz. Lefkoşa Polis Müdürlüğü sorumluluğu büyük ve zor bir yerdir. Kaleminizin ucundaki silgi, hataları silmeden dolayı ne kadar kullanılırsa o kadar çabuk biter. Günün sonunda, kalemin ucunda, silgiyi tutan teneke kısım kalır. Geçmişte yaptıklarınız, bu zor görevinde üstesinden geleceğinizin teminatı olmasının yanı sıra, silginizin olduğu gibi durduğunu gösteriyor.

**

Sn. Ahmet Serdaroğlu, Asgari Ücret Tespit Komisyonu masasında işçi temsilcisi olan Hür İşçi Federasyonları (Hür-iş) Başkan Vekili olarak, Başbakan Ersan Saner‘in işverene baskı kurduğunu belirttiniz. Ve Başbakanın aba altından sopa gösterterek,  ‘Prim desteğini aldınız, yüzde 11’e evet diyeceksiniz’ dediğini söylediniz. Başkan, insanlar alışkanlıklarının esiridir. Başbakan bazı konularda elde kağıt, bakanlara bile bunu imzalayacaksınız dediği ve baskı kurduğu noktada işverenlere hayda hayda baskı kurar. Dünya bu nedenle çok acı çekiyor. Yalnız kötü insanların şiddetinden değil, (sizler gibi baskıya ve saldırıya rağmen dik duranları tenzih ediyorum)  iyi insanların sessizliğinden katmerleşerek büyüyen bu acıyı fazlası ile çekiyor. Bu nedenle çalışanların iyiliğini isteyen siz sendika başkanları, emir erlerince taşlanır, merhametiniz kadar dışlanırken, sınandığınız kulluğundan geçer not almaz ve o dersten sınıfta kalırsınız.

**

Sn. Emre Efendi, beldeye aşığım dediğiniz, Lapta Belediye Başkanlığına aday olduğunuzu açıkladınız. Hayırlı ve uğurlu olsun. Bir Avukat olarak, kazanmanız halinde, şimdiki başkan Mustafa Aktuğ’un bölgede yaptığı güzel işlerin üzerine güzellikler inşa edeceğinize olan inancımız tamdır. Bugüne kadar cek ve caklar ile süslü cümleler kuran çok belediye başkan adayı gördük. Zaman geçtikçe kimsenin, kimseden farkı olmadığını anladık. Kimileri yalanı daha iyi söyledi. Kimileri ise oyunu daha iyi oynadı. Hatta çalışanını zamanında ödemek için her yolu deneyenlerin önüne Lakça (vadimsi çukur) açarak çalışanı mağdur edene bile rastladık. Sn. Efendi, Büyük insanların gayeleri, diğerlerinin hevesleri vardır. Kazanırsanız, siz heves edenler sınıfında pinekleyenlerden değil, gayeleri olanlar sınıfında olmaya bakın. Çünkü hiçbirşey göründüğü gibi değil. Bugün hayat veren su, yarın sizi boğabilir.

**

Sn. Bülent Dizdarlı, birçok insanın pandeminin 3 olmazsa olmazı olan hijyen, mesafe ve maskeye dikkat etmemesi nedeniyle vakaların arttığını ve önümüzdeki 15 günün çok kritik olduğunu söylediniz. Sokrates’in eğitimin pahalı olduğunu düşünüyorsanız, cehaletin bedelini hesaplayın sözünü hatırlatma babında, olmazsa olmazlarımızın başında gelen Okulların, eğitim- öğretim yılının açıldığını, bunun sonucu, okullarda yerinde aşılanmaya başlanabileceğini belirtirken, çocuklar ve gençlerin covid olursa bu hastalığı evlere taşıma risklerinin bulunduğuna vurgu yaptın. Doktorum, Kanuni olmaya cihande bir nefes sıhhat sözünü sanırım boşuna söylemedi. Bazıları pandemiyi önemsemiyor ve tedbiri de boş veriyor. Bunlar boşvermişliğin, ayni yapışkanlı kâğıda benzediğini, Sivrisineği, Karasineği, küp düşen ve böceğin dönüp dolaşıp kâğıda yapıştığını unutuyor. Çünkü yapışkanlı kâğıdı, pandemi gibi güzel bir şey sanıyorlar. Ama Yapıştıktan sonra mortoyu da çekiyorlar. Hatırlatalım istedim.

**

Sn. Kenan Poleo Kıbrıs kökenli birisi olarak, Birleşik Krallık İstanbul Başkonsolosu ve Doğu Avrupa ve Orta Asya Ağı (EECAN) Ticaret Müsteşarı olarak göreve başladığınız açıklandı. Ailem Kıbrıs kökenlidir. Türkçeyi büyükannem ve dedemden öğrendim derken, ben Birleşik Krallık mensubu birisiyim. Ve onun için hizmet edeceğim derken, aman dikkat et baş milliyetçilerin nasırına basma. Onlar Türküm doğruyum, çalışkanım ne mutlu Türküm demeni bekliyorlardı. Kıbrıslıyım bile denilmesini hazmedemeyenlere, Şimdi kalkıp İngiliz’im dersen külahı sana ters giydirirler. Ve sana Arif Hoca’nın dediğini hatırlatıp Haaa. S....r derler.

 

Fıkra

Bir daha dene evladım

Kızının hamile olduğunu öğrenen anne can havliyle haykırır; -

Kimden peydahladın be o.... bu çocuğu söylee!

Kız birisine bir telefon açar, bir süre sonra evin kapısına bir Ferrari yanaşır,

İçinden yakışıklı uzun boylu bir delikanlı iner ve durumu

 hem anneye hemde babaya  anlatır -Efendim, ben konumum gereği

kızınızla evlenemem ama çocuk kız doğarsa, 1milyon dolarlık hesap ve

triblex villa, erkek doğarsa 10 milyon dolarlık hesap,

1 fabrika 1'de villa. Ama düşük yaparsa kusura bakmayın der.

Tam o sırada kızın babası lafa girer ve ‘Düşük yaparsa bi daha dene evladım..."

 

157993240_138227678184553_6585782806877500989_n-002.jpg242328441_385645179634826_1029219053422368210_n.jpg161770889_290564662587767_7040143536730958030_n-001.jpg242326701_689694155322846_8274965223473192644_n.jpg

Etiketler: , , ,
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler