• BIST 14125.1
  • Altın 6739.6
  • Dolar 47.772
  • Euro 55.2246
  • Lefkoşa 39 °C
  • Mağusa 37 °C
  • Girne 33 °C
  • Güzelyurt 36 °C
  • İskele 37 °C
  • İstanbul 29 °C
  • Ankara 32 °C

LAÜ Akademisyeni Meriç, “Fizyoterapide Palyatif Bakım” konusunu ele aldı

Palyatif bakım hastanın refah seviyesinin artmasını amaçlar
LAÜ Akademisyeni Meriç, “Fizyoterapide Palyatif Bakım” konusunu ele aldı

Lefke Avrupa Üniversitesi (LAÜ) Sağlık Bilimleri Fakültesi, Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölüm Başkanı Yrd. Doç. Dr. Aydın Meriç, “Fizyoterapide Palyatif Bakım” konusu üzerine bilgilendirmelerde bulundu.

“Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de yaşlı nüfus giderek artmaktadır. Bu durum ileri yaşa ve hayatı tehdit eden kronik hastalığa sahip kişilerin sayısının artmasına sebep olmaktadır. Bu artışa paralel olarak da palyatif bakım merkezlerine kanser hastaların yanı sıra yaşlılar ve hayatı tehdit eden kronik hastalıklara sahip bireyler de sıklıkla yatmaktadır. Geleneksel tıbbi tedavi yaklaşımında iyileştirici ve agresif tedavilere yanıt vermeyen hastalara sadece son süreçte konfor bakımı uygulanır” diyen Meriç, Palyatif tıpın ise, tedavisi mümkün olmayan hastalığın tanısından itibaren tüm süreçlerinde hastaya destekleyici tedavi sağladığını dile getirdi.  Meriç, Palyatif bakım, hayatı boyunca ciddi hastalıklarla yaşamak durumunda olan bireylere hastalıklarıyla baş etmelerini kolaylaştırmak amacıyla sunulan tıbbi bakım türüdür” diyerek, Palyatif bakımda amacın, bireyin hayatını tehdit eden hastalığın semptomlarını ve hastanın yaşadığı stresi azaltmak ve böylelikle hem hastanın hem de hasta yakınlarının yaşam kalitesini artırabilmek olduğunu belirtti.

Palyatif bakım sürecinin birçok hastalığın tedavisinde olduğu gibi doktor, hemşire, fizyoterapist, psikolog, diyetisyen, sosyal hizmet uzmanı ve eczacının dahil olduğu multidisipliner bir ekip tarafından yönetildiğini ifade eden Meriç, “Bu süreçte temel amaç hastalığın neden olduğu ağrı, iştahsızlık, bulantı, ödem, dispne, halsizlik, depresyon, konfüzyon, bası yarası, sekresyon gibi semptomların önlenmesine yönelik tedavi yöntemlerinin kullanılması, hastaya terminal döneme kadar aktif, yaşam kalitesini artırmaya yönelik bir yaklaşım sunulmasıdır. Palyatif bakım sürecinde fizyoterapi ve rehabilitasyon uygulamaları önceleri ihmal edilirken son yıllarda yapılan çalışmalarla semptomların azaltılması ve hastaların yaşam kalitesinin artmasında önemli etkilerinin olduğu anlaşılmıştır” dedi.

Meriç, Palyatif bakım döneminde fizyoterapi ve rehabilitasyona ihtiyaç duyulan hastalıkları başlıca şöyle sıraladı; kanserler, yayılım yapmış kemik hastalıkları, kas hastalıkları ve ilerleyici sinir hastalıkları, kronik akciğer hastalıkları, ileri düzey kalp yetmezliği ve kardiyak hastalıklar olarak sayılabilir. Bu hastalarda kas kaybı veya kalp ve akciğer dayanıklılık kaybını önlemek ve hücre düzeyinde enerji metabolizmasını iyileştirmek için fiziksel aktiviteye teşvik önemlidir. Egzersiz ayrıca bağışıklık sisteminin fonksiyonuna faydası olmaktadır. Akciğer ve kalp hastalığı olan bireylerde ortaya çıkan bir diğer sorun ise egzersizi tolere etmeleridir. Hastalara kontrollü endurans, ekstremite kuvvetlendirme, solunum kaslarının kuvvetlendirilmesi ve solunum egzersizleri, öksürme eğitimi, solunum ve enerji koruma teknikleri gibi fizyoterapi yöntemleri uygulanabilir

Meriç son olarak “Palyatif bakımın süresi, hastanın durumuna ve hastalığın seyrine göre değişiklik gösterebilir. Palyatif servisi genel olarak, hastanın huzuru ve sağlığını ön planda tutmayı amaçlar. Hastanın refah seviyesinin artmasını amaçlayan palyatif bakım, genel sağlık durumunu belli bir seviyenin üstünde tutmaya çalışır. Bundan dolayı palyatif bakımın belirli bir süresi yoktur.  Palyatif bakım planı, bakım görecek hastanın semptomlarına, ihtiyaçlarına ve günlük yaşam tarzına uygun bir şekilde hazırlanır. Öncelikli olarak hastanın yaşadığı semptomlar ve gördüğü tedavinin yan etkileri ele alınarak bunlara yönelik bir tedavi planı oluşturulur. Bu bakım planı ile hastanın konforu artırılarak yaşam kalitesinin yükseltilmesi hedeflenir” dedi.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÖNE ÇIKANLAR
  • Teoman, Kıbrıs’ta Müzikseverlere Unutulmaz Bir Gece Yaşattı
  • Alagadi Fest 2026’da iki günde iki dev sanatçı: Binler İrem Derici ve Melek Mosso ile çoştu
  • Kaygı azaltmaya yardımcı dört hobi
  • Süt dışında kemiklere yarayacak beş yiyecek
  • İsrail'de 2 bin 500 yıllık ilk kez bulunan Kıbrıs sikkesi
  • 2026 Dünya Kupası’nın sahibi İspanya!
  • İşitme kaybı geri döndürülemiyor: Kulaklarınızı nasıl koruyabilirsiniz?
  • Hava Trafik Kontrolörleri Sendikası: Pas geçme uçuş emniyetinin gereğidir
  • Kıbrıs, dijital euro için pilot uygulamaya dahil edildi
  • 2026 Dünya Kupası’nda ilk finalist İspanya
  • Balıkçılık sektörünün mevcut durumu Laguna’da masaya yatırıldı
  • KAYAD: Lapta'daki cinsel taciz iddiasında mağdur çocuk sayısı yediye yükseldi
  • Bitter çikolata sağlıklı mı? Faydaları ve riskleri neler ve ne kadar tüketilmeli?
  • Kabızlığa iyi gelebilecek altı besin ve takviye
  • Çocuklarda Yaz Hastalıklarına Dikkat!
  • Yedek subay aday adaylarına son yoklama uyarısı: Son tarih bugün!
  • LAÜ’de “Tek Kampüs, Farklı Gelecekler: Mesleğini Giy”  etkinliği gerçekleştirildi
  • Yangın söndürme helikopteri teslim edildi
  • Meritta Deniz Kaplumbağaları Rehabilitasyon Merkezi, 8. yaşını kutladı
  • Üstel: Türkiye ile Tarihi Bir Adım Daha Atıyoruz
1/20