• BIST 14110.14
  • Altın 6760.35
  • Dolar 47.7495
  • Euro 55.0808
  • Lefkoşa 31 °C
  • Mağusa 33 °C
  • Girne 30 °C
  • Güzelyurt 29 °C
  • İskele 33 °C
  • İstanbul 26 °C
  • Ankara 31 °C

Taşıyıcı annelik furyası

Ukrayna’da çok sayıda suni döllenme merkezi mevcut. Adlî makamlar bazı kliniklerin işletmecileri hakkında insan ve organ ticareti şüphesiyle soruşturma başlattı. Uzmanlar, yasal boşluğun giderilmesi çağrısında bulunuyor.
Taşıyıcı annelik furyası

"Ukrayna, para karşılığı taşıyıcı annelik hizmetinde dünya çapında başı çekiyor." Bu tespit, konuyla ilgili derin bir tahkikat yürüten Başsavcı Yuri Luzenko'ya ait. Başsavcı, ilk bakışta fazla şüphe uyandırmayan durumun arkasında çoğu kez insan ve organ ticaretinin yattığını savunuyor.

Luzenko somut bir örnek de veriyor: Başkent Kiev'deki "BioTexCom” adlı suni döllenme kliniğine 2011 yılında bir İtalyan çift başvuruyor ve Ukraynalı bir kadınla "taşıyıcı annelik” sözleşmesi imzalıyor. Halk arasında "tüp bebek”, tıp dilinde ise "reprodüksiyon” olarak adlandırılan suni döllenme işleminin ardından kadın hamile kalıyor ve normal bir gebelik sürecinden sonra doğum gerçekleşiyor. Sonra çift, bebeği alıp İtalya'ya götürüyor. Buraya kadar her şey normal. Ama asıl hikaye bundan sonra başlıyor: İtalya'da bebeğin, söz konusu çiftin çocuğu olarak nüfus kütüğüne işlenebilmesi için rutin bir DNA testi yapılıyor. Sonuç, ebeveynlik heyecanı yaşayan çifti şoke ediyor: Bebeğin biyolojik babasının başka birisi olduğu ortaya çıkıyor. Neticede çocuk bir başka İtalyan aile tarafından evlat ediliniyor.

DW'ye konuşan Kiev'deki kliniğin sahibi Albert Tolçilovski, embriyoların ya suni döllenme sırasında ya da bu işlemin öncesinde karıştığını kabul etti ve "insanî hatanın” hiçbir zaman tamamen önlenemeyeceğini vurguladı. Konuyla ilgili bu yılın Temmuz ayında soruşturma başlatan Ukrayna adlî makamları ise kliniğin sahibi ve başhekimi hakkında insan ticareti, evrakta sahtecilik ve vergi kaçırma suçlarını da ihtiva eden fezleke hazırladı. Bu iddiaların kanıtlanması durumunda sanıklar 15 yıla kadar hapisle cezalandırılabilecek. Halen ev hapsinde tutulan ve hakkındaki suçlamaları reddeden Tolçilovski, "Olsa olsa Sağlık Bakanlığı'nın yönetmeliklerini ihlal etmekle suçlanabiliriz belki. Bunun içinse idarî cezalar öngörülüyor” diyerek kendini savunuyor.  

Savcılık iddialarına yönelik eleştiriler

Ukrayna Tıbbî Reprodüksiyon Birliği  Başkan Vekili Valeri Sukin de savcılığın suçlamalarının mesnetsiz olduğunu savunuyor. Söz konusu iddiaların Ukrayna'daki tüp bebek merkezlerinin imajını zedelemekten başka bir işe yaramadığını söyleyen Sukin, bu suçlamaların, önce mahkemece sabit görülmesi gerektiğini hatırlatıyor. Ülkede son 18 yılda suni döllenme yöntemiyle yaklaşık 54 bin bebeğin doğduğunu kaydeden birlik başkanı, son iki yılda gerçekleştirilen tıbbî reprodüksiyon işleminin ise 20 bini bulduğunu belirtiyor ve ekliyor: "Bunlardan sadece 380'inde çocuklar taşıyıcı anneler tarafından dünyaya getirildi.”  

Hukukçu Yelena Babiç ise bu verilerin resmin tümünü yansıtmadığı görüşünde: "Bir taşıyıcı annelik başlayabilir ama süreç ille de doğumla sonuçlanmayabilir. İstatistikler sadece suni döllenme yapılan vakaları gösterir. Bu yöntemle doğan bir bebeğin ülke dışına çıkarılıp çıkarılmadığı kayıtlarda görünmez. Ayrıca sadece yabancılar değil, Ukraynalılar da taşıyıcı annelik hizmetinden yararlanabiliyor. Kimsenin elinde yalnızca yabancıları kapsayan bir veri mevcut değil. Bu nedenle, Ukrayna'nın, taşıyıcı anneliğin dünya çapındaki merkezi olduğuna dair açıklamalar, her türlü somut dayanaktan yoksundur.”

Kanun yerine yönetmelikler var

Tıbbî Reprodüksiyon Birliği  Başkan Vekili Valeri Sukin, Ukrayna'da yaklaşık 50 tüp bebek merkezinin faaliyet gösterdiği bilgisini veriyor. Buna rağmen konuyla ilgili müstakil bir yasanın mevcut olmadığını belirten Sukin, söz konusu çalışmaların sadece bazı yönetmeliklerle düzenlendiğini, ancak kliniklerin bunlara uyup uymadığının denetlenmediğini aktarıyor.

Hukukçu Yelena Babiç de taşıyıcı annelikle ilgili yasal boşluklar bulunduğunu söylüyor. Gerek taşıyıcı annenin gerekse potansiyel ebeveynlerin haklarının yasal güvenceden yoksun olduğunu belirten Babiç, olası sözleşme ihlalleri ve tazminatla ilgili konuların da her türlü güvencenin dışında kaldığını kaydediyor.

Ancak BioTexCom adlı tüp bebek kliniğindeki olayın neden olduğu artçı sarsıntılar, Ukrayna Parlamentosu'na konuyla ilgili bir beş yasa tasarısının sunulmasına neden oldu. Fakat bu tasarılardan hiçbiri, İtalya'da olduğu gibi ebeveynler ile bebek arasındaki kan bağını kanıtlayacak bir DNA testi zorunluluğu öngörmüyor. Yelena Babiç bu nedenle, Ukrayna'da taşıyıcı anneler tarafından dünyaya getirilen tüp bebeklerin, başka ülkelerde nüfusa işlenmemesine dair sorunun devam edebileceğini belirtiyor.

Privatklinik BioTexCom in Kiew

İspanyol aileler bebekleriyle mahsur kaldı

Nitekim İspanya'nın RTVE televizyon kanalı, taşıyıcı annelik yönetimiyle Ukrayna'da çocuk sahibi olan 20 dolayında çiftin, yeni doğan bebekleriyle birlikte bu ülkede mahsur kaldığını haber veriyor. Başka haber kaynaklarında bu sayının daha yüksek olduğu belirtiliyor.

Ukrayna'daki İspanya Konsolosluğu, İspanyol çiftlerin görevlendirdiği Ukraynalı taşıyıcı anneler tarafından dünyaya getirilen tüp bebekleri, nüfus kütüklerine "İspanya vatandaşı” olarak kaydetmeyi reddediyor. Buna gerekçe olaraksa yeni yürürlüğe giren, kişisel verilen korunmasına dair AB mevzuatını gösteriyor. Ukrayna'da mahsur kalan İspanyol aileler ise İspanya dışındaki diğer AB ülke vatandaşlarının bu konuda herhangi bir sorun yaşamadığını öne sürüyor.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÖNE ÇIKANLAR
  • Teoman, Kıbrıs’ta Müzikseverlere Unutulmaz Bir Gece Yaşattı
  • Alagadi Fest 2026’da iki günde iki dev sanatçı: Binler İrem Derici ve Melek Mosso ile çoştu
  • Kaygı azaltmaya yardımcı dört hobi
  • Süt dışında kemiklere yarayacak beş yiyecek
  • İsrail'de 2 bin 500 yıllık ilk kez bulunan Kıbrıs sikkesi
  • 2026 Dünya Kupası’nın sahibi İspanya!
  • İşitme kaybı geri döndürülemiyor: Kulaklarınızı nasıl koruyabilirsiniz?
  • Hava Trafik Kontrolörleri Sendikası: Pas geçme uçuş emniyetinin gereğidir
  • Kıbrıs, dijital euro için pilot uygulamaya dahil edildi
  • 2026 Dünya Kupası’nda ilk finalist İspanya
  • Balıkçılık sektörünün mevcut durumu Laguna’da masaya yatırıldı
  • KAYAD: Lapta'daki cinsel taciz iddiasında mağdur çocuk sayısı yediye yükseldi
  • Bitter çikolata sağlıklı mı? Faydaları ve riskleri neler ve ne kadar tüketilmeli?
  • Kabızlığa iyi gelebilecek altı besin ve takviye
  • Çocuklarda Yaz Hastalıklarına Dikkat!
  • Yedek subay aday adaylarına son yoklama uyarısı: Son tarih bugün!
  • LAÜ’de “Tek Kampüs, Farklı Gelecekler: Mesleğini Giy”  etkinliği gerçekleştirildi
  • Yangın söndürme helikopteri teslim edildi
  • Meritta Deniz Kaplumbağaları Rehabilitasyon Merkezi, 8. yaşını kutladı
  • Üstel: Türkiye ile Tarihi Bir Adım Daha Atıyoruz
1/20