Atatürk Öğretmen Akademisi, ülkemize öğretmen yetiştirmek için kurulmuş, bir asra yaklaşan köklü bir geleneği ve kültürü olan saygın bir kurumumuzdur. Öğretmen yetiştirme, istihdam ve mesleki gelişim süreçleri; siyasi tercihlere hapsolmuş geçici çözümlerle değil, liyakat, eğitim bilimi, pedagoji, evrensel değerler ve hukukun üstünlüğü temelinde, toplumsal faydayı önceleyen, kalıcı düzenlemelerle yürütülmelidir. Bunun aksi, Akademi’nin eğitimde kurumsallaşmış yapısına zarar vereceği gibi öğretmen yetiştirme ve eğitim hizmetlerinde birçok tartışmayı beraberinde getirecektir. Bu toplumsal gelişim ve geleceğimiz üzerinde de kalıcı izler bırakacaktır.
CTP’nin defalarca vurguladığı üzere, öğretmenlik meslek statüsünün zayıflatılması kamusal eğitimin niteliğini doğrudan geriletmektedir. Alanında eğitim almamış kişilerin, güvencesiz ve siyasi saiklerle istihdam edildiği “geçici öğretmenlik” uygulaması; eğitimde açık biçimde bir siyasi müdahale alanına dönüştürmektedir. Bu konuda Anayasa Mahkemesi kararı da bu gerçeği teyit etmiştir.
Siyasi saiklerle yaratılan bu sistem, hem Atatürk Öğretmen Akademisine sınavla giren ve mezun olacak olan öğretmen adaylarını hem de geçici olarak göreve başlatılan ve beklenti içinde olan gençlerimizi ciddi bir belirsizlik ve mağduriyete sürüklemektedir, hayal kırıklığına uğratmaktadır. Bu tablonun sorumluluğu öngörülebilir ve planlı bir şekilde uygulama yapmayan, sistemi bozan hükümete aittir.
“Siyasi müdaheleye ve ayrımcılığa kapı aralanmaktadır”
Öğretmen açığı, öğretmen yetiştirmenin niteliğini ve eğitimin süresini azaltarak çözülemez.
Atatür Öğretmen Akademesi Kuruluş (Değişiklik) Yasasında, Akademiye kabul koşulları, muafiyet ve intibak esasları, program süresi ve sınav ayrıntıları gibi öğretmen yetiştirmenin özünü oluşturan konuları Bakanlar Kurulu kararına ve tüzüğe bırakmak siyasi müdaheleye ve ayrımcılığa kapı aralamaktır.
Atatürk Öğretmen Akademisi’nin kapasitesi arttırılacaktır
Yapılması gereken açıktır. İlköğretim ve okul öncesi kademelerde öğretmen yetiştiren en köklü kurumlarımızdan biri olan Atatürk Öğretmen Akademisi’nin tarihsel ve kültürel birikimi korunarak ve nüfus verilerinin doğru bir şekilde analizi ile ihtiyaç duyulan öğretmen branşları ve sayıları için eğitim bilimi yeterliliklerine uygun ana dal ve yan dal programlarının kademeli bir şekilde ve Öğretmen Akademisinin kapasitesi arttırılarak hayata geçirilmesidir.
Geçici öğretmen uygulaması, Akademinin tam kapasiteye ulaşıncaya kadar ve geçici öğretmen ihtiyacı en aza inecek zamana kadar da bilimsel, öngörülebilir ve adil bir sistem içerisinde yapılmalıdır.
Kurumsal güven ve öğretmen yetiştirme sistemi tüm paydaşlarla ele alınacaktır
Eğitim, tek kişinin ya da bir hükümetin yönettiği bir alan değil, toplumun tüm kesimleriyle birlikte yönetilmesi gereken kamusal bir alandır.
Atatürk Öğretmen Akademisi’nin yapısı ve işleyişine ilişkin düzenlemelerin, eğitimdeki tüm paydaşlarla istişare edilmeden, siyasi karar etkisinden arındırılmadan ve bilimsel, uzun vadeli bir model ortaya konulmadan hayata geçirilmesi; kurumsal güven, öğretmen yetiştirme sistemi ve kamusal eğitimin geleceği açısından ciddi riskler doğuracaktır. Buna izin vermeyeceğiz.
Cumhuriyetçi Türk Partisi, eğitimi planlayan, ihtiyaçları zamanında tespit edip kurumsal yapıyı güçlendirerek gideren, genç öğretmen adayları arasında fırsat eşitliğini bozmayan, gelecek nesillerin bilimle yetişmesini sağlayacak politikaları hayata geçirecektir.




















.gif)







































Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.