Toplumcu Demokrasi Partisi Parti Meclisi Üyesi Kemal Baykallı, Genç TV’de yayınlanan ve Meltem Sonay’ın sunduğu programa konuk olarak, uluslararası sistemde yaşanan dönüşüm, Kıbrıs sorunu ve bölgesel güvenlik dengelerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Baykallı, dünyanın Soğuk Savaş sonrası dönemin hala bir geçiş aşamasında olduğunu belirterek, mevcut uluslararası düzenin ihtiyaçları karşılamakta zorlandığını ancak tamamen çöktüğünü söylemenin de doğru olmadığını ifade etti. Bu tür dönemlerin tarihsel olarak “kriz dönemleri” olarak tanımlandığını vurgulayan Baykallı, uluslararası hukukun sıkça ihlal edilmesinin, onun ortadan kalktığı anlamına gelmediğini kaydetti.
Uluslararası hukukun yüzyıllara dayanan bir süreç olduğunu dile getiren Baykallı, zaman zaman gerilemeler yaşanabileceğini ancak bu yapının hala varlığını koruduğunu söyledi. İsrail-Filistin, Ukrayna-Rusya ve diğer küresel krizlerin dikkatleri bu alanlara yoğunlaştırdığını belirten Baykallı, bunun Kıbrıs sorununu geri plana itmemesi gerektiğini ifade etti.
Baykallı, Kıbrıs’ın kendi coğrafyasında “donmuş bir sorunla” yaşamaya devam etme lüksünün kalmadığını vurgulayarak, dünyada çözülmemiş krizlerin yeniden gündeme geldiği bir dönemde Kıbrıs sorununun ertelenemeyeceğini belirtti. Önceliğin, adada istikrar iklimi yaratmak olduğunu söyleyen Baykallı, bunun tek başına iyi niyetle başarılmasının mümkün olmadığını da dile getirdi.
Birleşmiş Milletler’in Kıbrıs sorununa yönelik çabalarına değinen Baykallı, Genel Sekreter’in görev süresi boyunca bu konudan hiç vazgeçmediğini ve Kıbrıs meselesini çözüm arayışları içinde tutmaya devam ettiğini söyledi. Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği gibi uluslararası yapıları tamamen işlevsiz ilan etmenin yanlış olduğunu vurgulayan Baykallı, bu yapıların özellikle küçük ülkeler için hayati önemde araçlar olduğunu kaydetti.
Avrupa Birliği’nin dış politika alanında yaşadığı sıkıntılara da değinen Baykallı, Birlik içindeki çok sesliliğin AB’nin etkin bir dış aktör olmasını zorlaştırdığını ifade etti. ABD’de Donald Trump’ın Avrupa Birliği’ne yaklaşımının da bu çerçevede değerlendirilmesi gerektiğini belirten Baykallı, AB’nin yalnızca bir siyasi yapı değil, aynı zamanda bir değerler bütünü olduğunu söyledi.
Doğu Akdeniz’deki enerji kaynaklarına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Baykallı, küresel enerji arzının artmasıyla birlikte bölgedeki hidrokarbon yataklarının ekonomik değerinin giderek azaldığını ifade etti. Asıl meselenin enerji değil, bölgedeki istikrar ve güvenlik dengeleri olduğunu vurguladı.
Kıbrıs sorununun çözümünün, Akdeniz’deki güvenlik mimarisi açısından büyük önem taşıdığını belirten Baykallı, bölünmüş bir adanın hem bölgeye hem de Türkiye’ye uzun vadede güvensizlik üreteceğini söyledi. Schengen sürecine de değinen Baykallı, Kıbrıs’ın bu süreçte karşı karşıya kalabileceği risklerin dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.
Baykallı, dünyada artan kaos ortamı, yükselen aşırı sağ ve popülist hareketler karşısında Kıbrıs’ta çözüm ve istikrar arayışının daha da önemli hale geldiğini ifade ederek, Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın ortaya koyduğu yol haritasının bu çerçevede doğru bir zemin sunduğunu belirtti.
Son olarak Baykallı, Kıbrıs’ta iç siyasette yaşanan tıkanıklığın aşılması ve seçim sürecinin bir an önce tamamlanarak ülkenin önüne bakması gerektiğini vurguladı.



















-001.gif)












































Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.