İsrail buralarda yaşayanlara sınırdan yaklaşık 40 km. mesafedeki Zahrani Nehri'nin kuzeyine geçmeleri çağrısında bulundu.
İsrail ordusu, Hizbullah'ı ateşkesi defalarca ihlal etmekle suçlayarak "son derece güçlü" şekilde hareket edeceğini açıkladı.
Bu, 17 Nisan'da yürürlüğe giren ateşkesten bu yana verilen en geniş tahliye emri oldu.
Tahliye emri Lübnan topraklarının neredeyse %14'ünü kapsıyor.
İsrail 27 Mayıs'ta da güneydeki Sur kentine saldırılar düzenledi.
Hizbullah da İsrail'i ateşkesi ihlal etmekle suçladı ve İsrail birlikleriyle çatıştıklarını duyurdu.
27 Mayıs'taki saldırılar İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu'nun, Hizbullah'a yönelik kara operasyonunun genişletileceğini açıklamasının ardından geldi
İsrail ordusu son 24 saat içinde dokuz tahliye uyarısı yayımladı. Bu durum, İsrail-Lübnan sınırında büyük bir çatışma ve yeniden kitlesel yerinden edilme olasılığına ilişkin endişeleri artırdı.
Güney Lübnan'ın en büyük kentlerinden biri olan Sur için Çarşamba günü verilen tahliye emrini kısa süre içinde hava saldırıları izledi.
Kent sakinleri, İsrail güçlerinin kenti vurmasını balkonlardan dehşet içinde izleyip telefonlarıyla kaydetti.
52 yaşındaki Rida, geçen ay ateşkes başlamadan dakikalar önce bir hava saldırısında eviyle birlikte yıkılan sahil yakınındaki bir kafenin sahibiydi.
Daha önce BBC'ye Sur'u asla terk etmeyeceğini söylemişti.
Şimdi ise durum farklı.
Rida, Çarşamba günü telefonda "Sahilin yanındaki limana gittim ve orada çok sayıda insan var" dedi:
"İnsanlar eşyalarını topladı. Herkes korkuyor."
Zahrani Nehri'nin güneyindeki bölgeler için daha sonra verilen tahliye emri yaklaşık 300 kasaba ve köyü kapsıyor.
Güney Lübnan'ın diğer bölgelerinden hâlihazırda yerinden edilmiş olanlar da dahil olmak üzere birçok sakinin gidecek açık bir yeri bulunmuyor.
Başkent Beyrut'un güneyindeki sahil kenti Sayda'daki yetkililer ve insani yardım çalışanları, bu kentin artmaya devam eden yerinden edilmiş aile akınıyla başa çıkamaz hale geldiğini söyledi.
Sivillerin daha doğuda yer alan Bekaa Vadisi ve Lübnan Dağı bölgesine taşınmaları çağrısında bulundu.
Yine 27 Mayıs günü Lübnan medyası, güney ve doğudaki Bekaa Vadisi genelinde İsrail saldırılarının yaşandığını, Çukin ve Nabatiye kasabalarında dört kişinin öldüğünü bildirdi.
Bunun öncesinde de 24 saat içinde Lübnan'da 150'den fazla İsrail hava saldırısı düzenlenmişti.
Lübnan Sağlık Bakanlığı, 26 Mayıs'ta en az 31 kişinin öldüğünü, bunların 15'inin Sur'un doğusundaki Burç el Şimal kasabasında hayatını kaybettiğini açıkladı.
Hizbullah 27 Mayıs'ta, savaşçılarının Litani Nehri'nin kuzeyinde bulunan Zavtar aş Şarkiya'da İsrail güçleriyle "çok yakın mesafede" çatıştığını söyledi.
Sınırdan yaklaşık 30 km. uzaklıktaki kasaba, İsrail'in ilan ettiği "tampon bölgenin" dışında yer alıyor.
26 Mayıs akşamı Netanyahu bir kabine toplantısında İsrail birliklerinin, güney Lübnan'da bazı yerlerde sınırdan 10 km. içeriye uzanan ve hâlihazırda işgal ettikleri şeridin ötesinde operasyonlarını "derinleştirdiğini" söylemişti.
"[İsrail'in] kuzeyindeki yerleşimleri korumak için güvenlik bölgesini güçlendiriyoruz" dedi.
İsrailli yetkililer Hizbullah'ın saldırılarının, geçen ay yürürlüğe giren ve o tarihten bu yana iki kez uzatılan İsrail ile Lübnan hükümetleri arasındaki geçici ateşkes anlaşmasını ihlal ettiğini söylüyor.
Lübnanlı yetkililer ise İsrail saldırılarının kendisini ihlal olarak gösteriyor.
Gerilimin bu şekilde artması ABD, İsrail ve İran arasında savaşı sona erdirmeyi amaçlayan görüşmeleri sekteye uğratma riski taşıyor.
İran, herhangi bir anlaşmanın Lübnan'ı da kapsaması gerektiğinde ısrar ediyor.
İsrail ise Hizbullah'tan kaynaklanan tehditle mücadeleyi sürdürme hakkını saklı tuttuğunu söylüyor.
Lübnan 2 Mart'ta Hizbullah'ın, İran'ın en üst düzey liderinin öldürüldüğü bir İsrail saldırısına misilleme olarak İsrail'e roketler fırlatmasıyla savaşa sürüklendi.
İsrail bunun üzerine Lübnan genelinde bir hava harekâtı başlattı ve kara işgaline girişti.
Lübnan Sağlık Bakanlığı'na göre savaşın başlangıcından bu yana Lübnan'da en az 3 bin 213 kişi öldü; bu rakamlar hem savaşçıları hem de sivilleri içeriyor.
İsrail ise aynı dönemde sınırın her iki tarafında 23 askerinin ve dört sivilinin öldüğünü belirtiyor.
Hamas'ın yeni komutanı öldürüldü
Hamas'ın askeri kanadının komutanı Muhammed Odeh'in 26 Mayıs'ta Gazze Şeridi'nde düzenlenen bir saldırıda öldürüldüğü bildiriliyor.
Yerel sağlık görevlileri ve görgü tanıklarının ifadelerine göre, Gazze'de bir konuta düzenlenen saldırıda en az üç kişi öldü ve onlarca kişi yaralandı.
İsrail ordusu ve Şin Bet güvenlik servisi, Odeh'in aylarca takip edilmesinin ardından saklandığı binaların hedef alındığını açıkladı.
Hamas henüz resmi bir açıklama yapmadı, ancak yerel bir Hamas kaynağı ve akrabaları, Odeh ve eşinin yetişkin oğullarıyla birlikte öldürüldüğünü doğruladı.
Ateşkes uzatılmıştı
İsrailli ve Lübnanlı yetkililer, Hizbullah ile İsrail arasındaki çatışmalar sürerken, ABD'nin arabuluculuğunda yürütülen yeni görüşme turu için 15 Mayıs'ta yeniden bir araya gelmiş, ateşkesin 45 gün uzatılması için uzlaşmıştı.
ABD Dışişleri Bakanlığı, Washington'da yapılan İsrail-Lübnan görüşmelerini "son derece verimli" olarak nitelendirerek tarafların müzakerelere 2 ve 3 Haziran'da devam edeceğini duyurmuştu.
Süreç, geçen ay Washington'da iki ülkenin büyükelçilerinin katıldığı ve onlarca yıl sonra gerçekleşen en üst düzey temasların ardından başladı.
14 Nisan'da Lübnan ve İsrail temsilcileri, İsrail ile İran destekli Hizbullah arasındaki çatışmaları sona erdirmeyi amaçlayan görüşmeler kapsamında 30 yılı aşkın sürenin ardından ilk kez biraraya geldi. İki gün sonra ateşkes ilan edildi.
Hizbullah yüz yüze görüşmelere sert şekilde karşı çıkıyor.
İsrail ile Lübnan neden diplomatik ilişki kurmadı?
İsrail ile Lübnan, Lübnan'ın 1948'de İsrail'in kuruluşuna karşı çıkan Arap ülkeleri arasında yer alması nedeniyle teknik olarak savaş halinde kabul ediliyor.
Bunun başlıca nedenleri şöyle:
Barış anlaşmasının olmaması: Mısır ve Ürdün'ün aksine Lübnan hiçbir zaman İsrail ile resmi bir barış anlaşması imzalamadı.
Çatışmalar ve müdahaleler: Lübnan iç savaşı ve İsrail'in tekrarlanan askeri müdahaleleri düşmanlığı derinleştirdi ve normalleşmenin önünü kapattı. İsrail, 1982'den 2000'e kadar Güney Lübnan'ı işgal altında tuttu.
Hizbullah'ın rolü: 1980'lerden bu yana Hizbullah, Lübnan topraklarından İsrail'e karşı mücadele eden en güçlü silahlı yapı oldu. İsrail, grubu başlıca düşmanı olarak görüyor. Hizbullah ise İsrail'in varlığını reddediyor.
Yasal statü: Lübnan, İsrail'i resmi olarak "düşman devlet" olarak tanımlıyor ve İsrail'e seyahat edilmesini ya da temas kurulmasını yasaklıyor. İsrail de Lübnan vatandaşlarına yönelik sıkı giriş yasakları uyguluyor.
Bu nedenle teknik düzeydeki görüşmeler bile çoğunlukla doğrudan temas yerine üçüncü taraf arabulucular üzerinden yürütüldü.




















.gif)









































Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.