• BIST 106.805
  • Altın 268,385
  • Dolar 5,6889
  • Euro 6,3007
  • Lefkoşa 12 °C
  • Mağusa 12 °C
  • Girne 14 °C
  • Güzelyurt 10 °C
  • İskele 12 °C
  • İstanbul 14 °C
  • Ankara -2 °C

2 ÇOCUĞUN KARARAN HAYATINA DAHA NE KADAR SEYİRCİ KALACAKSINIZ ??

Ayşegül Garabli

Bu konu ile ilgili kaç yazı yazdığımı hatırlamıyorum.

 858 gündür iki küçük yavru aç ve devlet bu duruma seyirci kalıyor.

kalışına seyirci kaldığına üzülerek tanıklık ediyorum.

 Hatırlıyor musunuz bilmiyorum ama yaşları şu an 5 ve 8 olan iki çocuğa yaşatılan cehennem hayatını defalarca yazmıştım.

Birisi 3 diğeri 6 yaşındayken anneleri tarafından terk edilen iki çocuktan söz ediyorum.

Bundan 3 yıl kadar önce  memur olan engelli eşini, yani bu masum yavruların babalarını  kefil yaparak bankadan aldığı kredi ile birlikte  çocukları da yanına alarak  Türkiye’ye kaçan annenin başlattığı 858 kara günün öyküsünden söz ediyorum.

Anne, parayı ve çocukları alıp Türkiye’ye kaçtıktan sonra , baba çocuklarına ulaşmak için çok uğraşıyor.

Çocuklarına duyduğu özlemden öte büyük oğlu epilepsi hastası ve tedavi görmesi gerekiyor.

Kaygılı babanın tüm çabaları boşa çıkıyor ve anne çocuğu doktora götürmediği gibi, babanın çocuklara ulaşmasına da engel oluyor.

Ancak kısa bir süre sonra çocukları sokağa atıyor.

Bundan haberdar olan baba gidip çocuklarını alarak Kıbrıs’a dönüyor.

Ancak engelli baba ve iki yavru için asıl çile yeni başlıyor.

Anne çektiği kredi borcunu ödemediği için kefil olan babanın maaşının neredeyse tamamına el konuyor.

Baba girişimlerde bulunup, bu borcu ödemeye hazır olduğunu ancak taksitlendirilerek en azından çocuklarını geçindire bileceği kadar paranın dışında kalanın kesilmesini talep ediyor.

Ne yazık ki bırakın olumlu cevap almayı, dilekçelerine cevap dahi alamıyor.

Çocuklarının karnını doyuramayan, tedavilerini yaptıramayan ve işe gitmek zorunda olduğu için çocuklarını bırakacak yer dahi bulamayan baba, çaresizce Cumhurbaşkanından, başbakanına, maliye bakanından, sağlık bakanlığına kadar her mercie dilekçe ile baş vurup, mağduriyetine çare arıyor.

Kimseden para pul dilenmiyor, bana bakın demiyor, sadece maaşımdan bir miktar parayı kesmeyin çocuklarıma bakabileyim diyor.

Aslında yasal olarak da olması gereken bu ama mahkemeye başvuracak, avukat parasını ödeyecek kadar parası olmadığı için mahkemeye de baş vuramıyor.

858 gün boyunca sadece çocuklarının karnını doyurmak için çabalıyor.

Tabi ki borç üstüne borç biniyor.

Düşünsenize çocuklarını bıraktığı kreşi ödeyemediği için çocukları kreşte kötü muameleye de maruz kalıyor, kreşten de atılıyor.

Başvurduğu yerlerin hiç birinden yanıt alamayan hatta dikkate dahi alınmayan baba, çaresizce  annelerinden dolayı TC vatandaşı da olan çocukları için TC Aile Bakanlığına baş vurup yardım istiyor.

TC Aile Bakanlığı da KKTC Sosyal Hizmetler Dairesi ile irtibata geçerek , Çocukların finansmanının kendileri tarafından karşılandığı "Aile Güçlendirme Projesi" kapsamına alınmasını istiyor.
Bizim yetkililer de, TC Aile Bakanlığına yazılı olarak taahhütte bulunuyorlar.

Tabi ki tahmin ettiğiniz gibi bu konu ile ilgilenmeyip verdikleri taahhüdü yerine getirmiyorlar.

Bunun üzerine baba şikayette bulununca da Sosyal Hizmetler Dairesi Müdürü babayı çağırarak çocukları elinden alma ile tehdit ediyor.

Düşünebiliyor musunuz, Sosyal Hizmet Dairesi ,anneleri tarafından terk edilme travması yaşayan, devlet eliyle açlık travması yaşayan bu yavrulara bir de babalarından ayırma travması yaşatmak istiyor.

Bu durumda insan sormadan edemiyor, Sosyal Hizmetler Dairesi bu ülkede ne işe yarar?

Görevleri nelerdir?

Zor durumda olan bir engelli babanın çocuklarına bakabilmesi için yardım etmek mi yoksa tehditlerle sorumsuzluklarını kapatmak mı?

Televizyonlarda şov yapmaktan başka ne işe yarar bu kurum?

Bu kurum gereği gibi çalışsa onlarca çocuk sokakta yaşamak zorunda kalır mı?

Mafya, uyuşturucu çetesi bu tür yardıma muhtaç çocukları kendi kıskaçlarına alabilirler mi?

Okullarda ve toplumun içerisinde bu denli şiddet olayı yaşanır mı?

Ve gerçekten merak ediyorum bu durumda sorumluluğu olanların vicdanları rahat mı?
Aldıkları maaş içlerine siniyor mu??
Peki Çalışma Bakanı ??
Aç kalan , yersiz, yurtsuz oldukları için sokaklara düşen, uyuşturucu müptelası olan, şiddetle hayatta kalmaya çalışan, kurtuluşu mafyaya hizmet etmekte gören çocukların bakanı olmak nasıl bir duygu???

Vicdanlarınız ne alemde Sosyal Hizmetler yetkilileri ve Sn. Bakan?

YAZIKLAR OLSUN!!

Ve çocuklarını önemsemeyen  bir zihniyet  OLMAZ OLSUN!!

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları