• BIST 1.124
  • Altın 459,513
  • Dolar 7,6460
  • Euro 8,8844
  • Lefkoşa 23 °C
  • Mağusa 24 °C
  • Girne 25 °C
  • Güzelyurt 21 °C
  • İskele 24 °C
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 16 °C

. Kıbrıs Diyabet Derneğinden açıklama:Mecliste seçilmişlerin diyabete yaklaşımını eleştiriyoruz

Kıbrıs Diyabet Derneğinden açıklama:Mecliste seçilmişlerin diyabete yaklaşımını eleştiriyoruz
. Kıbrıs Diyabet Derneğinden açıklama:Mecliste seçilmişlerin diyabete yaklaşımını eleştiriyoruz

Halkın Partisi (HP) Girne milletvekili sayın Jale Refik Rogers mecliste Sağlık Bakanlığı bütçesi görüşülürken cihaz, altyapı ve bina eksiklerinin tamamlanmasının kolay olmadığını, kısıtlı bütçenin etkin kullanılması gerektiğini söylerken; “Bu açıdan atılması gereken en önemli adım israfın önlenmesi ve sağlıktaki kara deliklerin kapatılmasıdır” dedi.

 

Meclis çoğunluğunun belki de tümünün, bu yaklaşımın doğruluğun veya olayı böyle göstermek gerektiğine inandıkları için, bu söylenenlerden çıkarak Diyabet Derneği olarak görüşlerimizi kamuoyu ile paylaşmak ve dikkatleri sorunların nasıl çözülmesi gerektiğine çekmek istiyoruz.

 

Kara delikler derken ne anlatılmak istendi? Sayın Rogers kara deliklerden birinin “ilaç alımı” olduğunu söylüyor.

 

İhale usulüyle en ucuz ilaç alındığına göre, bu “kara delik” envanter otomasyonu ile mi kapatılacak?

 

Ucuz ilacın kendisi zaten kara deliğin en büyüğü. Neden ucuz ki? Satın alınan ilacın ihtiva ettiği etkin madde etiketinde yazılanla birebir örtüşüyor mu?Yoksa etkindirler de biz mi fark etmiyoruz? Bu nedenle mi eczanelerde “İngiltere’den gelen” ilaçlar da satılıyor?

 

İlacın yeterli etkisi yoksa zaten hastalık uzayacak ve masraf da artacaktır. İlaçlı tedavide en ucuz ve etkili yol, hastanın en kısa sürede en etkili uygulamalarla tedavi edilmesi olmalıdır.

 

Kuzey Kıbrıs’ta “koruyucu sağlık” sisteminin kurulmasına ve ilaçlı tedavi sistemi ile entegre edilmesine ihtiyaç vardır. Bu görev Temel Sağlık Hizmetleri Dairesi’nin sorumluluk alanında değildir.

 

Tabii ki HPV virüsünün sebep olduğu rahim ağzı kanseri önemlidir ve aşı yapılması mutlaka sağlanmalıdır. Ancak bu, her şeyden önce insana verilen değerden dolayı yapılmalıdır. İleride kanser olursa devlete yükü artar diye düşünülürse biz size daha kolay ve daha ucuz yöntemlerle önlenebilecek ama şimdi hızla çoğalan kalp damar ameliyatları için bıçak altına yatan diyabetik hastaları gösterebiliriz.

 

Bizde güncel ve yaşayan istatistiki bilgiler yok ama örnek olması için diğer ülkelerden örnekler verelim.

 

Öncelikle bilinmelidir ki Kuzey Kıbrıs’ta diyabetli ve prediyabetliler (ki her yıl %10 kadarı diyabet olur) birlikte dikkate alınırsa bunun oranı %30’lara varmaktadır. Obezite özellikle Tip 2 diyabetin en önemli etkenidir. Bugün 12-15 yaş aralığındaki gençlerimizde fazla kilolu olanların oranı %6,9 ve obez olanların oranı %14,8’dir.*

Türkiye’de Tip2 diyabetle yaşayan 6.3 milyonu aşkın kişi var. Uluslararası Diyabet Federasyonuna (IDF) tahminlerine göre 2035 yılında bu rakam 11.8 milyona ulaşacak.

 

Tip 2 diyabet tedavisinde düşük uyum ve sürekli kontrolün aksatılabilir olması nedeniyle diyabetin sadece kontrol maliyetleriher yıl 1.26 milyar TL olacak. Bu para Türkiye’de diyabet ilaçları için yapılan harcamanın %57’sinden daha fazladır.

 

“2011 yılında Türkiye’de diyabetin tedavi maliyetinin araştırıldığı bir çalışmada, diyabete eşlik eden dört ana soruna yönelik hastanede yapılan tedavinin, doğrudan maliyetlerin %70’inden sorumlu olduğunu ve diyabet ilaçlarının toplam maliyetlerin %11’inden daha azından sorumlu olduğunu göstermektedir.

 

Buna göre, komplikasyonların önlenmesi ve azaltılması maliyetleri kontrol altında tutmanın en iyi yoludur.

 

Türkiye’de diyabet ile ilgili harcamaların dağılımı:

 

Akut hipoglisemi                    %0,4

Rutin yıllık kontroller %4,4

Diğer ilaçlar                            %14,2

Diyabet ilaçları                       %10,9

Nörolojik                                %6

Kardiyovasküler                     %32,6

Böbrek                                   %25 “ *

 

Kolaylıkla görülüyor ki, diyabetin kontrolü;diyabete bağlı hastalıkların da kontrolü, maliyetlerin düşmesi ve devletin mali yükünün azaltılmasıdemektir.

 

Bu nedenle diyabetin önlenmesi çalışmalarını yükseltmek; koroner bypass (kalp damar hastalıkları), hemodiyaliz ihtiyacı gösteren böbrek hastalıkları, diyabetin neden olduğu görme kayıpları ve ayak-bacak ampütasyonları (kesilmeleri) gibi diyabete bağlı hastalıkların oluşturduğu mali yükün azaltılması hedeflenmelidir.

 

Kuzey Kıbrıs’ta konu ile ilgili Sağlık Bakanlığı veya İstatistik Dairesi’nde farklı herhangi bir bilgi varsa bu kamuoyu ile paylaşılmalıdır.

 

*KUKOBA 2018 Kuzey Kıbrıs Çocukluk Çağı Obezite Araştırma Raporu. Temmuz 2018.

 

**Türkiye’de ve bölge ülkelerinde diyabet sorunu. Uluslararası Diyabet Liderler Zirvesi. 2013.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler