Detay Kıbrıs Gazetesi Bugün
  • BIST 90.056
  • Altın 145,047
  • Dolar 3,6129
  • Euro 3,8964
  • Lefkoşa 19 °C
  • Mağusa 19 °C
  • Girne 19 °C
  • Güzelyurt 18 °C
  • İskele 19 °C
  • İstanbul 14 °C
  • Ankara 15 °C

Muhsin Yazıcıoğlu öldükten sonra Gülen neler söylemişti

Muhsin Yazıcıoğlu öldükten sonra Gülen neler söylemişti
O sözleri şimdi herkes konuşuyor...

BBP lideri Muhsin Yazıcıoğlu'nun ölümünde “Oklar FETÖ'yü işaret ediyor” diyen Yazıcıoğlu ailesi avukatı Selami Ekici, helikopterin düşüş nedenini ortaya çıkaracak cihazları söken ve kaybeden ekipten 2 kişinin Cemaat’in darbe girişimi sonrası tutuklandığına dikkat çekti. Odatv ise 17 Ağustos 2011 tarihli “Fethullah Gülen, Yazıcıoğlu hakkında ne demek istedi” başlıklı haberinde Gülen’in konuşmasındaki Yazıcıoğlu ayrıntısını gündeme getirmişti.  “Aldansanız bile kimseyi aldatmayın. Çünkü aldatma günahtır. Aldanırsanız böyle kurban gidersiniz. Bir Perşembe akşamı vefat edersiniz, bir Cuma günü cenazenize ulaşırlar” diyen Gülen o dönem şaşırtıcı bir şekilde soruşturmaya katılan askerlere sahip çıkmış ve şunları söylemişti: “Asker vazifesini yapmadı dediler, ben yaptığına kâniyim yani. Hakikaten herkes seferber olmuş. Sivil inisiyatif bu mevzuda bir şey yapmadı, ben o kanaatte değilim, herkes elinden geleni yaptı.”

Milliyet’ten Mert İnan’ın haberine göre; BBP lideri Muhsin Yazıcıoğlu ile 5 kişinin hayatını kaybettiği 5 Mart 2009’daki helikopter kazası Cemaat darbe girişiminden sonra yeni bir boyut kazandı. Yazıcıoğlu ailesi avukatları, takipsizlik kararı verilen dosyanın yeniden açılması için başvurdu. Avukat Selami Ekici, helikopterin düşüş nedenini ortaya çıkaracak cihazları söken kaza kırım ekibinden 2 kişinin darbe girişimi sonrası tutuklandığına dikkat çekti.

GÖRÜNTÜ VERİLMEDİ

“Helikopteri düşüren ile cihazları sökenler bize göre aynı örgütten” ifadelerini kullanan Ekici, "Kayıp cihazlar düşen helikopterin beyni sayılacak öneme sahip. Bu cihazlar delil karartmak için söküldü. Bütün oklar FETÖ'yü işaret ediyor. Helikopterin düştüğü saat 15.03'de havada 3 şüpheli jet var ve helikopterin olduğu bölgede uçuyorlar. Jetlerden biri Malatya Erhaç'tan kalkan HK046 numaralı F-4 Phantom. Diğeri yine Erhaç'tan kalkan HH721 numaralı E-4 Phantom. 3. jet ise Merzifon'dan kalkan MJ524 numaralı F-16. Radar kayıtlarını Genelkurmay'dan istediğimizde kazanın yaşandığı tarihte saat 15.02 ile 15.07 arasındaki 4 dakika 37 saniyelik kayıtların arızalı olduğu belirtilerek, bu görüntüler gönderilmedi. Ayrıca pilotlarının kim olduğu bilgisi de verilmedi. Yaptığımız araştırmalara göre helikopter, jetlerin egzos gazı nedeniyle türbülansa girerek çakıldı. Deliller de karartıldı. Takipsizlik kararı kaldırılarak dosyanın yeniden ele alınması gerekir" diye konuştu.

'DELİLLER KARARTILDI'

Yazıcıoğlu'nu taşıyan helikopterin düşmesinin ardından arama-kurtarma için Özel Kuvvetlere ait bir Skorsky'nin bölgeye gönderildiğini ancak bu Skorsky'nin de kırıma uğrayıp düştüğünü belirten Ekici, "Malatya 2.Kara Havacılık Alayı'ndan Aydın Özsıcak ve Yüzbaşı Davut Uçum'un da aralarında olduğu bir ekip kaza kırım heyeti olarak görevlendirildi. Özsıcak, kaza-kırıma uğrayan Skorsky'yi incelemek yerine Yazıcıoğlu'nu taşıyan helikopterdeki Argus 5000 ve Skymap 3 cihazlarını söktü. Bu işlemi yaparken başında Cemal Şahin ve Nedim Bakırhan bulunuyordu. Cihazlar helikopterin düşüş nedenini ortaya çıkaracak en önemli ekipmanlardı. Maalesef cihazların akıbetini kimse bilmiyor. Cihazlar kayıp, deliller karartılmış durumda. Aydın Özsıcak ve Davut Uçum, 15 Temmuz gecesi Cumhurbaşkanı Erdoğan'a suikast düzenlemeye giden FETÖ üyeleri arasında. Uçum, darbe girişiminden sonra verdiği ifadede'Yazıcıoğlu kazasını araştıran ekipteydim. FETÖ'cüler bana gözdağı verdiler. Beni darbe girişiminin içine çekmek için helikopterinden sökülen cihazlar üzerinden baskı yaparak, beni kullandılar' diyor" ifadelerini kullandı.

ÖLÜMÜNDEN 3 GÜN SONRA GÜLEN NE DEDİ

Odatv ise, 17 Ağustos 2011 tarihli “Fethullah Gülen, Yazıcıoğlu hakkında ne demek istedi” başlıklı haberinde Gülen’in konuşmasındaki Yazıcıoğlu ayrıntısına dikkat çekmişti.

Yazıcıoğlu’nun ölümünden sadece 3 gün sonra, 30 Mart 2009’da Fethullah Gülen’in “herkul.org” isimli kendi internet sitesinde çok ilginç bir konuşması yayınlanmıştı. Konuşma“Alperen ve Liyakat” başlığını taşıyordu. BBP’lilere “Alperenler” dendiği hatırlanırsa konuşma daha da ilginç hale geliyordu.

Gülen’e bir kişi “Adet-i ilahiye açısından, iman hizmetinin bir neferi olma liyakatini ortaya koymayanların dairenin dışına itilmeye müstahak olacakları ifade ediliyor. Bu itibarla, irtidat kavramının gönül erlerine bakan yanları var mıdır? Bir ilâhi tokatla kenara atılmamak için liyakat mutlaka şart mıdır; bu konuda, fazl-ı ilahiye ne ölçüde bel bağlanmalıdır?” diye sordu. Soruda kastedilen “iman hizmetinin liyakatini ortaya koyamayıp dairenin dışına itilen” ve “bir ilahi tokatla dışarı atılan” İfadeleri Yazıcıoğlu için mi kullanılıyordu?

BİR PERŞEMBE AKŞAMI VEFAT EDERSİNİZ BİR CUMA GÜNÜ CENAZENİZE ULAŞIRLAR

Fethullah Gülen soruya Muhsin Yazıcıoğlu ve Alperenler’in yapması gerekenler üzerine yaptığı uzun bir konuşmayla yanıt verdi. Gülen’in konuşmasından bazı satırbaşlarına bakarsak:

“Onca kin ve garez yüklü insanın her gün daha farklı bir komplo kurduğu bir dönemde, şayet gönül erleri, liyâkat peşinde koşuyorlarsa ve davaya ehil insanlar olmak için çırpınıyorlarsa, o ölçüde menfi neticelere istihkaktan uzak durmuş sayılırlar. Aksi halde, ne kadar liyâkat kaybına uğruyorlarsa, o nispette de derdest edilip bir kenara itilme istihkakıyla karşı karşıya kalmış olurlar.”

“Aldansanız bile kimseyi aldatmayın. Çünkü aldatma günahtır. Aldanırsanız böyle kurban gidersiniz. Bir Perşembe akşamı vefat edersiniz, bir Cuma günü cenazenize ulaşırlar.”

“Asker vazifesini yapmadı dediler, ben yaptığına kâniyim yani. Hakikaten herkes seferber olmuş. Sivil inisiyatif bu mevzuda bir şey yapmadı, ben o kanaatte değilim, herkes elinden geleni yaptı.”

“hançerlenmek için sırtını da dönmemelisin. Hançerleyebilir. Siyasi istismara meydan vermemek lazım. Hiç kimse meydan vermemeli. Herkes elinden geldiğince bence bu havayı yumuşatmaya çalışmalı. O Allah’ın takdiriydi. Onlar masumane, mazlumane, muzdar olarak ruhlarını Allah’a teslim ettiler. Belki o durumları itibarıyle kendi mefkurelerine ve düşüncelerine de güç kazandırmış olabilirler. Arkadan başkaları çıkar, bu emaneti alır, yüklenir, götürülecek yere götürür onu bence. Bir kere bu cephe, bu meseleyi büyütmemek lazım. Cenab-ı hakk’ın takdirine rıza eden olmaları lazım.”

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Detay Kıbrıs | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 392 444 79 79 Faks : +90 392 227351