Detay Kıbrıs Gazetesi Bugün
  • BIST 89.282
  • Altın 145,428
  • Dolar 3,6363
  • Euro 3,8917
  • Lefkoşa 17 °C
  • Mağusa 17 °C
  • Girne 17 °C
  • Güzelyurt 14 °C
  • İskele 17 °C
  • İstanbul 13 °C
  • Ankara 14 °C

Özdemir: Merkel'den daha güçlü bir duruş beklerdim

Özdemir: Merkel'den daha güçlü bir duruş beklerdim
Almanya Federal Meclisi'nde 2 Haziran'da kabul edilen ‘Ermeni Soykırımı' tasarısı konusunda önemli çalışmalar yapan Yeşiller Partisi Milletvekili Cem Özdemir Agos'tan Karin Karakaşlı'ya konuştu.

'Ermeni Soykırımı' tasarısının Almanya tarafından kabul edilmesinin ardından hedefe koyulan Yeşiller Partisi Eş Başkanı Cem Özdemir, "Sayın (Almanya Başbakanı Angela) Merkel’den daha güçlü bir duruş, gelen tehdit ve hakaretlere daha güçlü bir tepki beklerdim" dedi.

Karardan sonra ölüm tehditleri alan ve pek çok hakarete maruz kalan Özdemir, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve diğer siyasetçiler tarafından hedefe konulmasıyla ilgili, "Şahsen sayın Merkel'den daha güçlü bir duruş, gelen tehdit ve hakaretlere daha güçlü bir tepki beklerdim. Toplumun büyük kısmı biz parlamenterle dayanışma gösterip, tavrımız ve cesaretimiz için bizleri desteklerken, 'kabul edilemez' gibi durumu geçiştiren sözleri parlamentonun göstermiş olduğu iradeye yakışmadI" ifadelerini kullandı.

'ORGANİZE ŞEKİLDE HEDEF GÖSTERDİLER'

Özdemir, "Erdoğan'ın başını çektiği ve muhtemelen başka bir hususta bir araya gelmesi mümkün olmayan bir koronun organize bir şekilde bizleri hedef göstermiş olması yeni bir durum. Siyasetçi olarak kimi zaman üzse de, tepki almak, eleştirilmek iş tanımımızın gereği. Tabii ki gündelik işleyişinizi ve hayatınızı, gelen ölüm tehditleri yüzünden değiştirmek de hoş bir şey değil" diye konuştu.

'KARAR SİYASİ BİR ART NİYET İLE ALINMADI'

Kararın iddia edilenin aksine bir üst aklın yönlendirmesi ile ya da siyasi bir art niyet ile alınmadığını belirten Özdemir, "Özgür ve demokratik bir ülkenin, hukuka ve vicdana göre işleyen parlamentosunun temsilcileri olarak, başka bir ülkenin keyfine ve baskısına aldırmadan kendi iradelerini ortaya koydular. Başta Meclis Başkanı Sayın Lammert olmak üzere siyasi uyuşmazlıkları bir kenara bırakan bütün partiler ‘Alman Meclisi yeri geldiğinde çekinmeden her konuyu tartışır, tartışacaktır' mesajını vererek, parlamenter siyasetin hele ki en çok ihtiyaç duyduğumuz bu günlerde ne kadar önemli olduğunu bir kez daha göstermiş oldu. Kamuoyundan gelen olumlu tepkiler de bu sesin karşılık bulduğunun en önemli kanıtı" ifadelerini kullandı.

‘CİDDİ BİR BİLGİ AÇIĞI VAR'

 

Özdemir, 1915 olayları hakkında ciddi bir bilgi açığı olduğunun altını çizdi:

"Bir çok kişi kendisine anlatılanla yetinip, resmi söylemin kendilerine verdiğinden başka bir şey öğrenemedi maalesef. İttihat ve Terakki liderlerini kahramanlaştıran tarih yazımı, Gomidaslar'ı, Türkçeye unutulmaz katkıları bulunan Hagop Dilaçar'ları, 1915 tehcirine karşı çıkan Osmanlı valilerini gizledi, yok saydı. Bu yok sayışların sonucudur şimdi gelen tepkiler.  Burada asıl tartışılması gereken mesele de budur. Bugüne kadar öğretemedik, öğretmek istemedik bunları çocuklarımıza belki ama artık sırasıdır yeridir diyebilmek meselesi. Üstelik her ne kadar sesleri daha az çıkıyor, daha az görünüyor olsa da, birçok Türkiyeli Ermenilere yapılan soykırımı sanki yapılanların meşru bir nedeni varmış gibi yaparak inkar etmiyor, yok saymıyor. Yeter ki konuşulabilsin, yeter ki bunun zemini oluşturulabilsin."

'ALMANYA İŞLEDİĞİ SUÇU KABULLENİYOR'

Daha önce de birçok parlamentonun buna benzer kararlar verdiğini vurgulayan Özdemir, Alman Federal Meclisi'nin verdiği kararın başka bir anlamı olduğunu kaydetti:

 

"Biz Federal Meclis olarak, şimdiki Almanya'nın selefi olan dönemin Alman İmparatorluğu'nun, diplomatlarının ve misyonerlerinin Ermenilerin organize tehciri ve kıyımı üzerine gönderdikleri çok açık bilgilere rağmen bu insanlık suçunu durdurmayı denemeyerek işlediği bu suçu kabulleniyor, bunu yaparken Papa'nın iddiasının aksine 20. yüzyılın ilk soykırımı olan, dönemin Alman kolonisindeki Herero ve Nemalar'a karşı işlenen suçların da parlamentoya getirileceğinin altını çizerek kendi tarihimiz ile yüzleşiyoruz. Bunu yaparken ne günümüz Türkiye'si ne de Almanya'sını yaşananlardan sorumlu tutuyoruz. Dahası da Türkiye ve Ermenistan arasındaki ilişkilerin normalleşmesi hususunda elinden gelen her çabayı göstereceğini de ayrıca görev addediyoruz. Holokost'un tekliğini üstüne basa basa vurgulayarak, geçmişin karanlık sayfaları ile yüzleşmenin zor ama gerekli olduğunu ancak bu şekilde barışçıl bir gelecek inşasına odaklanmanın mümkün olduğunu bir dost ülkeden başka bir dost ülkeye tavsiye olarak nitelendiriyoruz. Kendi deneyimleri ışığında bunun bir ülkeyi zayıflatmaktan ziyade, tam aksine güçlendireceği mesajını vermeye çalışmak burada asıl amaçlanan. Artık bu saatten sonra inkar politikalarının, reddedişlerin gereği yok. Verilmek istenen mesaj net ve açık: Bakın biz de vardık, sizinle idik. Biz sorumluluğumuzu kabul ediyor ve bizim tarihimizin de bir parçası olan bu acı geçmişle yüzleşmek istiyoruz. Gelin meşakkatli de olsa bunu birlikte yapalım diyoruz. Eminim bu Türkiye'de yankı bulacak ve bunun mücadelesini veren Türkiye ve Ermenistan sivil toplumunun da elini daha da güçlendirecektir. Artık geri dönüş yok."

sputnik

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Detay Kıbrıs | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 392 444 79 79 Faks : +90 392 227351