Detay Kıbrıs Gazetesi Bugün
  • BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Lefkoşa 25 °C
  • Mağusa 25 °C
  • Girne 25 °C
  • Güzelyurt 22 °C
  • İskele 25 °C
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 17 °C

Patronaj veya “Hizmetsiz Memuriyet” Üzerine

Cenk DİLER

2014-09-17 15.33.59 - KopyaBu yazıyı yazmaya başladığımda, internet haber sitelerine yeni bir haber düştü. Falan dairenin müdürlüğüne filan atandı! Vay be! Ne siyasi irade ha? Siyasal otorite dedikleri tam da bu olsa gerek. Türk Dil Kurumu’na ait Türkçe Sözlükte, YALAN sözcüğünün anlamına bakarsanız, şu karşılığı görürsünüz: “Doğru olmayan, gerçeğe uymayan söz”. Seçim vaatlerinizde: “4.2.3. Kamuda üst kademe yöneticilerinin atanmasına ilişkin mevzuatı hükümet döneminin ilk 6 ayı içerisinde değiştirerek müşavirlik sistemine son vermek.” yazmaktadır (Toplumsal Vizyonumuz & Sosyal ve Ekonomik Programımız. Sf.51). Seçim vaatleri yetmedi. Hükümet Programı’nızda da bu halka YALAN söylediniz. Hükümet Programı’nın 7’nci sayfasında: “…kamu yönetiminde müşavirlik sistemini sonlandırma hedefiyle AB’deki iyi uygulamalar esas alınarak hazırlanan, Kamu Görevlileri Yasa Taslağı gözden geçirilerek ve gerekli değişiklikler yapılarak hayata geçirilecektir.” (6 Eylül 2013 tarihli CTP-BG, DP-UG Hükümet Programı). KKTC’de yaşayan bir tek kişi - hatta bu kimse çok PARTİZAN da olabilir- hükümette bulunan siyasal partilerden birinin -bu hangisi olursa olsun- HALK YARARINA yaptığı tek bir icraatı söylesin bize lütfen. Söylesin ama bu örnek; kişiye özel, aileye özel, sempatizana özel, finansöre özel, ahbap çavuşa özel olmasın. Var mı aksi örnek? Kesinlikle yok! Yapılan her şey OY için! Öncelikle, siyasilerin iliklerine kadar işleyen ve kurtuluşu olmayan bu illetin ne demek olduğuna bakalım. Neymiş bu PATRONAJ meselesi? Siyasal süreç içerisinde siyasal partilerin iktidara geldikten sonra kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan “üst düzey bürokratları” görevden almaları ve bu görevlere yine siyasal yandaşlık, ideoloji, nepotism (akraba kayırmacılığı) – kronizm (eş-dost kayırmacılığı) gibi faktörler esas alınarak yeni kimseler atamaları bazen yaygın bir durum arz edebilmektedir. Bu duruma literatürde “Patronaj” (patronage) adı veriliyor. Patronajın bir de aşırı olanı var onu da, bazı bakanların çeşitli görevlere atama yapması, danışman istihdam edilmesi vb. konularda sınırsız bir yetki ve güce sahip olması şeklinde tanımlayabiliriz. Ne yazık ki aşırı partizanlık ve aşırı patronajlık pek çok toplumda siyasal yozlaşmanın en yaygın türlerinden birini oluşturmaktadır (Prof.Dr. Coşkun Can Aktan, Siyasi Yozlaşma ve Patronaj adlı söyleşisi,http://www.yerelsiyaset.com/pdf/aralik2007/6.pdf ).   Aşırı partizanlık ve aşırı patronajlık pek çok toplumda siyasal yozlaşmanın en yaygın türlerinden birini oluşturmaktadır. ABD’de 19. Yüzyılda uygulanan “Spoils System” patronajın en güzel bir örneğidir. Bu sistemde, her seçim sonucu, memurlar yerlerini seçimi kazanan siyasal partinin memurlarına bırakmaktadır. “GANİMET SİSTEMİ” olarak adlandırılabilecek bu sistemde, memuriyet siyasal iktidarın, siyasal yandaşlarına dağıttığı bir ganimet olarak düşünülmekteydi. 1831 yılında ABD’de New York Senatörü William C.Marcy’nin senatoda söylediği şu söz ganimet sisteminin esasını ortaya koymaktadır: “Siyasi savaşta yenilenler görevlerinden çekilmelidir; ganimet savaşı kazananların hakkıdır.”   Ganimet sistemi, kısaca memurlukların liyakat ve eşitlik ilkelerine dayalı olmaksızın, siyasal iktidara destek olan ve yardım sağlayan kimselere bir ödül olarak dağıtılması sistemidir.   1881 yılında seçimi kazanan parti için çok çalışmış olduğundan, ganimet sistemi gereği ödüllenmeye hakkı olduğuna inanan ve bu yüzden iyi bir idari görev bekleyen, fakat bunu elde edemeyen biri, kızgınlıkla ABD Başkanını öldürmüştür (Prof.Dr. Coşkun Can Aktan, Kirli Devletten Temiz Devlete, Yeni Türkiye Medya Hizmetleri, 1999, Ankara, Sf.30).   Yukarıdaki tanımlamaları ve örnekleri okuyunca, aklımıza ilk gelen içinde bulunduğumuz durumdur. İçinde bulunduğumuz durum “ARPALIK” olarak adlandırılan sistemi, Patronaj uygulamasına bir örnek olarak gösterebiliriz.   “HİZMETSİZ Memuriyetlikler” olarak tanımlanabilecek olan arpalıklar; siyasal iktidar mensuplarının akrabalarına, yakınlarına ve partili kimselere dağıttığı makam ve mevkilerdir.   Bu davranış şekli sürdürüldükçe; SİYASAL YOZLAŞMA TÜRLERİ hızla ve katlanarak yurdumuzda hüküm sürecektir. Literatürde elliyi aşkın türü olan SİYASAL YOZLAŞMA’nın bazı türleri şunlardır: Rüşvet, irtikap (Zorla Yiyicilik), zimmete geçirme, adam kayırma, eş-dost kayırmacılığı, siyasal kayırmacılık (partizanlık), oy ticareti ve oy satın alma, lobicilik, rant kollama, monopol kollama, tarife kollama, lisans kollama, kota kollama, sosyal yardım kollama, teşvik kollama, kamu sırlarını sızdırma, vurgunculuk, gönül yapma, aşırı vaatte bulunma, yalan, propaganda, aşırı bilgi sunma, gizlilik ve örtbas, iktidarın kişiselleşmesi, psrti disiplini ve lider diktası… (Aktan, age. Sf. 31-41).   Şimdi lütfen gözlerinizi kapatıp, yaşadıklarınızı, duyduklarınızı, dinlediklerinizi, gördüklerinizi kısa bir süreliğine düşününüz.   Arpalıklara atanan; kızları, kardeş çocuklarını, teyze oğullarını, ahbapları, arkalıları gözünüzün önüne getirdiniz mi?   Neden siyasetin artarak YOZLAŞTIĞINI anladık mı?   Yazımızı, Jean Jacques Rousseau’nun bir sözü ile bitirelim: “Politika ve Ahlakı farklı ele alanlar, her ikisini de asla anlayamazlar.”  


  İLGİNÇ BAKANLAR KURULU KARARLARI: İki Toplumlu “ERC” ve “MERC” Ralli Organizasyonu’na Katkı Yapılması Bakanlar Kurulu, 19 Eylül 2014 tarihinde Kuzey Kıbrıs Turing ve Otomobil Kurumu (KKTOK) ile Cyprus Automobile Association (CAA) işbirliğinde, iki toplumun ortaklaşa ülkemizde düzenleyeceği, tüm dünyada takip edilen Avrupa Ralli Şampiyonası (ERC) ve Ortadoğu Ralli Şampiyonası (MERC) Organizasyonu, Kuzey ve Güney Lefkoşa’da oluşturulacak özel etaplarda koşulacak ve onbinlerce kişinin yerinde, milyonlarca kişinin TV’den takip edeceği ralli, ülke ve ülke turizmininin tanıtılması yanında, iki toplumun işbirliği ile gerçekleştirilecek olmasından dolayı, toplumlararası yakınlaşmaya da büyük katkı koyacağından, KKTOK’nun organize etmekle yükümlü olduğu toplan uzunluğu 5.1 Km. olan etabın dünya standartlarında ve güvenli bir şekilde gerçekleştirilebilmesi için KKTOK’na, 400.000 TL. Bb. Yrd. E.T.K. ve S. Bakanlığı Bütçesinden katkı yapılmasını onayladı. YORUM: Herkes kendi kendine sormalı: Hasan Sertoğlu’nun suçu neydi? Karpaz Özel Çevre Koruma Bölgesi Düzenleme ve Yönetim Komitesi Oluşturulması Bakanlar Kurulu, dünyada önemi her geçen gün artarak devam eden, ülkemizde de önemli bir yere sahip “Çevre Korumacılığı” çerçevesinde, özellikle Karpaz Yarımadası’nda doğası bozulmamış alanların korunması, planlanabilir ve sürdürülebilir gelişmenin sağlanması amacıyla, 2007 yılında “Karpaz Özel Çevre Koruma Bölgesi” olarak ilan edilen Karpaz Burnu’nun, bölgenin önemi dikkate alınarak, sürekli korumanın sağlanması amacıyla, Başbakanlık Koordinatörlüğü’nde bir düzenleme ve yönetim komitesi kurulmasına karar verdi.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Detay Kıbrıs | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 392 444 79 79 Faks : +90 392 227351