Detay Kıbrıs Gazetesi Bugün
  • BIST 97.587
  • Altın 144,246
  • Dolar 3,5616
  • Euro 4,0057
  • Lefkoşa 24 °C
  • Mağusa 24 °C
  • Girne 24 °C
  • Güzelyurt 22 °C
  • İskele 24 °C
  • İstanbul 19 °C
  • Ankara 19 °C

Ali Kişmir Bana Sorsa Ne Derdim?

Cenk DİLER

Mutlaka günde 10 dakika Meclis Tv.’yi izlerim. Sinir olup damarlarıma adrenalin pompalatmaktır tek amacım. Başarılı da olurum laf aramızda. Yine bu akşam televizyonu açıp karşısına oturdum. Anlı şanlı bir vekil kürsüde arz-ı endam ediyordu. Hani Türkiye’de olsa aday adayı bile olmasına yasal olarak imkân olmayanlardan… Salla gitsin… Hiçbir bilgi birikimi gerektirmeyen tamamen afaki bir hitap… Sadece hamaset… Bizim, yani halkın bu konulara mı ihtiyacı var? Konuşulan konu; Milli Eğitim Bakanlığı’nın Bütçesi, ama konuşulan konu; her telden nağmeler… Laf dönüp dolaşıp “andımıza” geliyor. Hani mal sahibinin bile yürürlükten kaldırdığı “andımız”. Sana ne? Sen neden “kraldan fazla kralcı” kesiliyorsun? Diye sormak geçiyor insanın içinden… Bu vekilin konuşması sırasında övgüler yağdırdığı ve ağzından düşürmediği dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, bakınız bahsettiği o ant için neler söylemiş: Milliyet Gazetesi’nden aynen alıntılıyorum: “Bal diyerek ağız tatlanmaz" diyen Başbakan Erdoğan, "Hergün doğruyum diyerek doğru, hergün çalışkanım diyerek de çalışkan olunmaz" dedi. Andımızın ilk ve ortaokullarda 1933 yılında başladığını hatırlatan Başbakan Erdoğan, şunları söyledi: "Andımız olarak bilinen metnin yazarı son derece tartışmalı isim olan Reşit Galip'ti. Reşit Galip Türkçe ezan zulmünün mimarlarındandır. Ayrı Reşit Galip insanları kafataslarına göre sınıflandıran sözüm ona bir bilim insanıydı. Ant uygulamasının cumhuriyetimizle uzaktan yakından ilgisi yoktur. CHP ve MHP bu uygulamanın tarihini bilmedikleri için kestirmeden bir istismar kampanyası başlatıp milleti yanıltma yoluna gidiyorlar. 30'larda Hitler ve Stalin gibi toplumu formatlamak için bu tür uygulamalar yapılıyordu. Dünyanın hiçbir gelişmiş ülkesinde çocuklarıniçtimaya dizildiği, ırkçı sloganlar okunan metinler göremezsiniz. Bal bal demekle ağız tatlanmaz. Balı yersen ağız tatlanır, Türküm demekle Türk olunmaz. Doğruyum demekle çalışkan olunmaz. İnsan ailesinden öğretmenlerinden çevresinden aldığı eğitimle bir takım değerlere sahip olur. Çalışkanlığı bir kenara bırakıp borca, işsizliğe mahkûm ettiler. Andımız lafın ötesine geçseydi en başta CHP ve MHP Türkiye'ye bu kadar ağır bedeller ödetmezdi. Kim çalışıyor biz, kim doğru biz doğru. Geri kalmış ülke manzarasını değiştirdik. Gitsinler okusunlar anlattıklarımın daha detayını görecekler. Uygulamanın cumhuriyetin kuruluş felsefesiyle ilişkisi olmadığını görecekler, istismar siyasetini görecekler. Bizim gibisi var mı? Yok." (http://www.milliyet.com.tr/erdogan-dan-partililere-gonderme/siyaset/detay/1774517/default.htm). Yukarıdaki açıklamalara katılırız ya da katılmayız. O ayrı mesele. Ama kendi içinde tutarlı olacaksın. Başta söylediğinle sonda söylediğin çelişmeyecek. İş olsun torba dolsun, dostlar milliyetçi görsün diye konuşursan bu hallere düşülür. Övünç kaynağın bile buna: “istismar siyaseti” diyor. 10 dakikadan fazla göremezsiniz demiştim ya! Zaten salondaki vekiller de; “O kürsünün saygınlığını daha fazla düşürme” diyerek salonu terk etmeye başlıyorlar. Ayni anda ben da kalkıyorum… Akşam üzeri saat 18.00’da başlayacak olan, Arif Hasan Tahsin Hoca’nın anma etkinliğine doğru yol alıyorum daha sonra… Değerli dostum, kardeşim Ali Kişmir harika bir belgeselini hazırlamış Arif Hoca’nın. Yürekten kutlarım. Hoca’nın yoldaşlarını, mesai arkadaşlarını konuşturmuş. O muhteşem, tarih olan “lafının” hikâyesine da değinilmiş tabii ki belgeselde… Belgesel son bulurken belli ki Sevgili Ali “Hangi durumlarda “Arif Hoca’nın dediğinden” sözünü kullanırsınız?” Diye sormuş… Herkes bir şeyler yakıştırmış. Tıpkı günlük hayatımızda hemen hemen her gün kullandığımız ya da kullanana çok sık rastladığımız gibi. Meclis Tv.’deki görüntüleri izleyip daha sonra Arif Hoca’nın anma gecesine gidersen, “o müthiş değerdeki insanı” izlerken aklına hangi söz düşer insanın? Ve… Sevgili Ali eğer bana “hangi durumda” “Arif Hoca’nın dediğinden derdin” diye sorsaydı, cevabım ne olurdu acaba? “Pek belli” değil mi?

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Detay Kıbrıs | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 392 444 79 79 Faks : +90 392 227351