Detay Kıbrıs Gazetesi Bugün
  • BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Lefkoşa 12 °C
  • Mağusa 12 °C
  • Girne 12 °C
  • Güzelyurt 8 °C
  • İskele 12 °C
  • İstanbul 9 °C
  • Ankara 5 °C

Bir nehrin kaynağını tespit etmek neden zor?

Bir nehrin kaynağını tespit etmek neden zor?
Nehirler çok sayıda küçük derenin birleşmesiyle meydana gelir. Bunlardan hangisinin nehrin kaynağı olduğunu tespit etmek zordur çoğu zaman...

Doğal dünyanın en belirgin ve en güzel özelliklerinden birini oluşturur nehirler. Başlangıç noktaları dağlardır. Yağmur yağdığında, karlar eridiğinde ya da yeraltı suları yükseldiğinde toplanan sular küçük dereler halinde dağlardan akmaya başlar. Bunlar yolları boyunca birleşip daha büyük dereleri, onlar ise birleşerek nehirleri oluşturur.

Yani Amazon ve Nil gibi büyük nehirlerin onlarca, hatta yüzlerce başlangıç noktası vardır. Ama coğrafyacılar olayları basitleştirmek istediği için o nehrin asıl kaynağını tespit etmek ister.

Peki bu gerçekten başarılabilecek bir iş midir? Ya da bunun ne önemi var?

Coğrafya uzmanları ve kaşifler geleneksel olarak kaynağı en yukarıdan gelen ve nehre en fazla su taşıyan dere olarak tanımlıyor. Ancak bunların akış hızı ve taşıdığı suyun mevsimden mevsime farklılık göstermesi doğru belirlemeler yapmayı zorlaştırıyor. Ayrıca doğru tespit için bu verilerin birkaç yıl boyunca toplanması gerekiyor. Yani bir nehrin kaynağına dair geçmişte yapılan saptamaların yanlış olma ihtimali söz konusu.

Daha sonra mevsimsel değişiklikleri göz ardı eden en uzaktan başlayan kaynak tanımına ağırlık verildi. Yani akan su miktarına değil, nehrin ana gövdesine ulaşıncaya kadar ne uzunlukta aktığına bakılıyordu.

Bu farklı tanımlar ve kriterler

Amazon’un kaynağı

Örneğin Amazon nehri 6200-7000 km ile dünyanın en uzun ve en çok su taşıyan nehirlerinden biri. Nehir havzası ve başlangıç noktasını oluşturan dereler Güney Amerika’da sekiz ülkeye yayılmış durumda.

Ancak bu dev nehrin “asıl” kaynağı geçmiş yüzyıllarda kaşifleri uğraştırdığı gibi bugün de tartışılmaya devam ediyor. İlk olarak 1707’de And sıradağlarının Peru’daki batı kesimlerinde bir kaynak tespit edilmiş, ancak daha sonra çok sayıda keşif düzenlenmiş ve her defasında farklı sonuçlara varılmıştı.

2010’larda Peru’daki Mantaro nehri ile Apurimac nehirleri üzerinde durulan adaylar oldu. Bazıları Mantaro’nun beş ay kadar kuru kaldığı ve üzerinde kurulu baraj nedeniyle yönünün değiştirildiğini ileri sürerek daha uzun olduğu halde onu kaynak olarak görmüyor.

Thames Nehri

Bu tür anlaşmazlıklar Amazon ile sınırlı değil. Ondan çok daha küçük olsa da İngiltere’deki Thames Nehri’nin kaynağına dair tartışmalar da yaşandı.

1930’da iki milletvekili, parlamento binasının yanından geçen nehrin ‘doğru’ kaynağı tespit etmek için epey uğraştı. Resmi haritalar kaynak olarak Cotswolds bölgesindeki Kemble köyünü gösterse de, çoğu kişi Thames’in en uzun kollarından olan Churn Nehri’nin başlangıç noktası olan Seven Springs’in kaynak olduğuna inanıyor.

Bu Thames’in uzunluğuna 22 km daha eklenmesi ve İngiltere’nin en uzun nehri unvanını Severn Nehri’nden alması anlamına geliyor.

Asya’nın en uzun nehri

Benzer tartışmalar dünyanın üçüncü en uzun nehri açısından da geçerli. Yangzi Nehri Asya’daki en uzun nehir. 1980’lerde uydu fotoğraflarını inceleyerek bu nehrin kaynağını tespit eden foto muhabiri ve kaşif Wong How Man, daha sonra bu fotoğraflarda bulutlar nedeniyle iyi görülmeyen bir kolun 1 km daha uzun olduğunu gördü.

2005’te bölgeye keşfe gidilerek Damqu kolunun 5170 metre yükseklikteki kaynağına ulaşıldı. Fakat resmi belgelerde kaynak hala 1976’da belirlenen başka bir kol olarak görülüyor. Man, Yangzi, Sarı Nehir ve Mekong Nehri’nin kaynaklarının kendi tespit ettiği şekilde yakında resmi kayıtlara geçmesini bekliyor.

Kaşifler için topoğraf haritaları çok önemli. Ama elde etmesi zor kaynaklar bunlar. Birçok ülke açısından ayrıntılı topoğraf haritaları gizli bilgi niteliğinde. Bu nedenle uydu fotoğraflarına başvuruluyor daha çok. Ama bunların da sınırlılıkları yok değil.

Turist çekmek için

Peki bir nehrin “gerçek” kaynağını bilmek neden önemli? Nehrin idaresi ve çevreyi koruma amaçlı olarak atfedilen önem yanında insanın merak duygusunun, dünyayı keşfetme isteğinin de bunda etken olduğu belirtiliyor.

Ayrıca dünyanın en uzun nehirler sıralamasında tutulacak yer açısından önem taşıyor.

Bir de büyük bir nehrin kaynağı bölge insanları açısından da önemli olanaklar yaratabilir.

İngiltere’de Thames Nehri’nin kaynağı olarak bilinen noktada taş bir plaket bulunuyor. 2012’de bölgeyi gezmeye gelen Hindistanlı bir coğrafya profesörü aynı şeyi Hindistan’da da yapmaya karar veriyor.

Daha önce adı sanı duyulmamış yerleşim yerleri büyük bir nehrin kaynağına yakınlığı tescil edildiğinde turistler için çekim merkezi haline gelebiliyor.

Etiketler:
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Detay Kıbrıs | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 392 444 79 79 Faks : +90 392 227351