• BIST 97.988
  • Altın 242,791
  • Dolar 6,2610
  • Euro 7,3524
  • Lefkoşa 20 °C
  • Mağusa 22 °C
  • Girne 24 °C
  • Güzelyurt 17 °C
  • İskele 22 °C
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 12 °C

Neden Mont Pelerin ?

Taner ULUTAŞ

Kıbrıs’ta son günlerde yaşananlar, buralarda çözüm istemeyenler tarafından bu iş bitti. Evli evine köylü köyüne, çözüm yanlıları tarafından da artık kangrene dönüşen bu meseleye nokta konmaya başlandı olarak yorumlanıyor.

Aslında Madalyonun bir yüzünden yansıyanlar bunlar. Ancak madalyonun diğer yüzüne baktığımız zaman bu işlerin, hazırlanan kurguya uygun olarak planlandığı şekilde devam ettiğini görürüz.

İsterseniz, öncelikle görüşmelerin başlangıç yeri olarak seçilen Mont Pelerin’den başlayalım. Ve Mont Pelerin’in neden görüşmelerin başlama yeri olarak seçildiğine bakalım.

Mont Pelerin niye diye soranlara çünkü 2. dünya savaşından sonra soğuk savaşın başlatıldığı yer olduğu için demek isterim. Soğuk savaş sonrasında yuvarlak masa mimarı bir kuruluş olan Mont Pelerin Kurumunun, kuruluş yeri ve Liberal Ekonominin baş savunucularının kalesi olan Mont Pelerinde görüşmelerin yapılması sanırım bir tesadüf değildir. Bu Kıbrıs’ta ABD’nin menfaatlerine dayalı bir çözüm istemeyen Rusya’ya da biz kapitalist düzenin baş mimarları olarak bu işi burada bitireceğiz mesajıdır.

Kısa bir zaman dilimi öncesine dönüp baktığımız zaman, aslen Alman kökenli Yahudi bir aile olan ve Avrupa’nın çeşitli başkentlerinde bankalar kuran Rothschild ailesinin başını çektiği küresel sermayenin beyni olan Mont Pelerini de kapsayan liberal kurumsallaşmanın içerisinde, Türkiyeli bazı iş adamlarının olduğunu da görürüz. Örneğin kısa bir süre önce hayata gözlerini yuman Mustafa Koç’da başkan yardımcılığı yaparken, Türkiye’nin büyük holding sahiplerinin de bu kurumların içinde yer aldığını görürüz.  

Neyse ömür masal gibidir, ne kadar uzun olduğu değil, ne kadar güzel yaşandığı önemlidir. Bu nedenle bir Kıbrıslı Türk olarak insanca ve kaliteli bir yaşam sürmek isteriz. KKTC Cumhurbaşkanı Akıncı’nın, gerekse TC Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Rum Lider Anastasiadis’in açıklamalarına baktığımız zaman ilginç temalara değinildiğine tanık oluruz.

Örneğin Erdoğan Maraş verilecek. Ancak bunun karşılığında Pirgo köyü alınıp, Erenköy ile kesintisiz bir alan yaratılacak. Ama Karpaz verilmeyecek diyor. Eskiden Maraş verilecek bunun karşılığında izolasyonlar kaldırılacak denirdi. Erdoğan bu açıklaması ile bence içe gönderme yaparak, arkadaşlar biz Maraş’ı verirken karşılığında toprak alıyoruz ve Erenköy ile arada bir başka toprak olmadan Kıbrıs Türk Federe Devletini bir bütün yapıyoruz, Karpaz’ı da bir bütün bırakıyoruz demek istiyor.

Kıbrıs askerden arındırılsa bile Türk Askeri ila nihayet Kıbrıs’ta kalacak derken, 650 -950 bandı korunacak. Bir başka deyişle Türk Askeri ila nihayet buralarda kalacak denirken, Milliyetçi kesime merak etmeyin biz sonsuza kadar buralardayız mesajı verilmek isteniyor.

Yunanistan Başbakanı Aleksis Cipras’ın, Yunanistan Dışişleri Bakanı Kotzias'ın Cenevre'deki tutumundan rahatsız olarak aniden devreye girmesi de bence bir baskının eseridir. Kotzias devre dışı kalırken, Cipras devreye girdi. Defter yırtıldı denirken, Cipras’ın devreye girmesi ile 18 kişilik teknik heyet 18 Ocak’ta görüşmelere başlıyor.

Cumhurbaşkanı Akıncı yaptığı açıklamada, Türkiye’nin garantörlüğü olmadan bir anlaşma olmaz derken merak etmeyin Türk Askeri burada kalacak diyerek bu konuda vatandaşı rahatlatmak istiyor.

Çözüme başından beridir karşı olan ve haritaya karşı bir tutum sergileyen Başbakan Özgürgün’ün, ansızın bu harita içime sindi demesine, siz ne diyorsunuz?

Bakın, ABD, Rusya’nın bölgedeki etkinliğini kırmanın yanısıra Avrupa Birliğini de dağıtmak için düğmeye bastı. İngiltere’nin AB’den çıkması da bu planın bir parçasıdır. AB’ın dağılma süreci içerisinde, Kıbrıs’ın kendisinin hâkim olacağı bir toprak parçası olmasından yana tavır izliyor. Bu nedenle Kıbrıs’ta bir çözüm istiyor.

Askersizleştirilecek bir Kıbrıs’ta acil güç adı altında bir polisiye güç oluşturulacak. GKK’ya bağlı bazı subayların YDÜ’de Rumca ve İngilizce dersi almaları da sanırım bu planın bir parçasıdır. Acil gücü oluşturulacak polisiye güç aslında NATO’ya bağlı olacak. 

Türkiye’deki terör olayları bu nedenle yapılmıyor mu? Silah ile dize getirilemeyen Türkiye, para ile dize getirilmek için sırf bu yüzden döviz patlatılmadı mı? Türk ekonomisi döviz ile yerle bir edilmek istenmiyor mu?

Yunanistan ekonomisi dibe vurdu. Türkiye ekonomisi dibe vurdurulmak istendi. Rothschild ailesinin emir eri Rothschild ailesi gibi Yahudi asıllı ABD'li finans spekülatörü ve liberal girişimci George Soros ile Türkiye üzerinde oyun oynanması bundan kaynaklanmıyor mu?

Bence bir çözüme yaklaşılırsa, Türkiye’de terör bir anlamda bitecek. Döviz durulacak. Büyük efendiler emellerine ulaşacağı için Türk halkı biraz da olsa rahat nefes alacak

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları