Detay Kıbrıs Gazetesi Bugün
  • BIST 83.124
  • Altın 147,600
  • Dolar 3,7839
  • Euro 4,0578
  • Lefkoşa 14 °C
  • Mağusa 14 °C
  • Girne 15 °C
  • Güzelyurt 13 °C
  • İskele 15 °C
  • İstanbul 7 °C
  • Ankara -1 °C

Diyabette Beslenme

Gaye TAŞKENTLİ

Halk arasında şeker hastalığı olarak bilinen diyabet, pankreastan salgılanan insülin hormonunun yetersizliği veya etkinliğinin azalması sonucu ortaya çıkan bir hastalıktır. Besinler tüketildikten sonra parçalanarak şekere dönüşür ve kana geçer. Sağlıklı bireylerde, kana geçen şeker (glikoz), enerji sağlayabilmek için insülin hormonu yardımıyla hücrelere taşınır. Diyabetli kişilerde ise insülin eksik veya etkisiz olduğu için şeker hücrelere giremez ve kanda miktarı yükselir. Tip 1 Diyabet: Bu tip diyabette insülin çok azdır yada hiç yoktur. Genellikle çocukluk ve ergenlik döneminde ortaya çıkar. Günlük olarak insülinin dışardan alınması gerekir. Tip 2 Diyabet: İnsülin salgılanır fakat etkinliğini gösteremez. Genetik, 40 yaş üstünde olanlar, 4 kg üzerinde çocuk doğuran kadınlar, şişmanlık, uzun süre ilaç kullanımı (diüretik, kortikosteroid), enfeksiyonlar ve bazı pankreas hastalıkları tip 2 diyabetin ortaya çıkma olasılığını artırır. Gestasyonel diyabet: Hamilelik döneminde oluşan ve genellikle hamilelik bitiminde sonlanan geçici bir diyabet çeşididir. Bu kişilerin ileride diyabet olma riski yüksektir. Ağız kuruluğu, sık idrara çıkma, aşırı susama, sürekli açlık hissi, kilo kaybı, halsizlik, yaralarının geç iyileşmesi, el ve ayaklarda karıncalanma diyabetin belirtileri arasında yer alır. Diyabette beslenme, tüm insanların da uygulaması gereken sağlıklı beslenme şeklidir. Ana öğünlerde tüm besin grupları (et, süt, sebze-meyve, tahıllar) yeterli ve dengeli şekilde tüketilmelidir. Kan şekerinin kontrolü için, 6 öğün (3 ana, 3 ara) tüketilmelidir. Öğünler arasında 2-3 saat olmalıdır. Öğün aralarının fazla uzun olması, kan şekerinin düşmesine neden olur veacıkma hissi, terleme, çarpıntı, bulanık görme, titreme gibi belirtilerin görülmesine yol açar. Bal, reçel, pekmez, pasta, kek, çikolata gibi şekerli besinlertüketilmemelidir. Posa içeren besinler (sebze, meyve, tam tahıllar, kurubaklagiller) kan şekerini yavaş yükseltir ve tokluk hissi verir. Haftada 2 kez kurubaklagil tüketilmelidir. Beyaz ekmek yerine tam tahıllı ya da çavdar ekmek, beyaz pirinç pilavı yerine bulgur pilavı tercih edilmelidir.Meyve suyu yerine kabuklu taze meyveler tüketilmelidir. Glisemik indeksi yüksek besinler, kan şekerini kısa sürede yükseltir. Muz, incir, karpuz, kavun, üzüm gibi glisemik indeksi yüksek meyvelere beslenmede daha az yer vermeli ve porsiyon kontrolüne dikkat edilmelidir. Meyveler ile birlikte protein içeren besinlerin (yoğurt, hellim, ceviz, badem vs.) tüketilmesi, meyvedeki şekerin kana geçişini yavaşlatarak, kan şekeri üzerinde olumlu etki yapar. Diyabetik ürünlermiktarına dikkat ederek, tüketilebilir. Hamile ve emzikli kadınlar, sakkarin ile tatlandırılmış besinleri tüketmemelidir. Egzersiz, kan şekerinin düzenlenmesini sağlar. Aç karnına ya da yemekten hemen sonra egzersiz yapılmamalıdır. Öğünlerden 1saat sonra yapılması uygundur. Alkol alımı önce kan şekerinin yükselmesine, daha sonra düşmesine neden olur. Özel günlerde alkol tüketilecekse bira ya da şarap tercih edilmeli ve aç karnına içilmemelidir. Kan şekeri kontrolünü sağlamak için sağlıklı beslenme alışkanlıkları kazanılmalıdır.  

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Detay Kıbrıs | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 392 444 79 79 Faks : +90 392 227351