• BIST 1.127
  • Altın 498,391
  • Dolar 8,2591
  • Euro 9,6937
  • Lefkoşa 29 °C
  • Mağusa 30 °C
  • Girne 28 °C
  • Güzelyurt 26 °C
  • İskele 30 °C
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 21 °C

Federasyon öldü! ve ikinci devlet kim olacak?

Erkut YILMABAŞAR

Ne kadar ilginç değil mi? Rumlar bizimle her şeye varmış; federasyon hariç! Cumhurbaşkanı adaylarından bir kaçına göre “iki devletli çözüm” mutlak sonuçmuş. “İki devlet” derken kastettikleri devletlerden biri güneyde bulunan Rum egemenliğindeki “Kıbrıs Cumhuriyeti” olsa gerek…  Bu akla göre, Rumların Kıbrıs Cumhuriyeti’ni lağvedip KKTC ile eşdeğer bir devletçiğe razı olmaları an meselesi. Yeter ki federasyon olmasın! Anastasiades vaktiyle öyle bir şeyler fısıldamış, kulak misafiri olmuşlar. Ciddi tezlerinin ve diplomatik ön görülerinin temelini o an atıvermişler. Gerçi Anastasiades iki devletli çözümden söz etmediğini defalarca ilan etti ama bu durum bizimkilerin “iki devletli bir geleceğe yürümelerine” engel değil. Yürüyerek zaten yollar mı aşınırmış?

Adaylardan biri ise “işbirliği” yaparak çözüme ulaşacağını söylüyor. Rumlar bizimle sorunsuz bir şekilde iş birliği de yapar öyle değil mi; neden yapmasın? Tüh, bunu bizim gelmiş geçmiş liderler daha önce niye akıl edemedi acaba? Rumların korkusu statümüzün yükselmesi, kendilerine kalan ve tepe tepe kullandıkları Kıbrıs Cumhuriyeti’nin adadaki tek otorite olma vasfını gölgelemesi değil ki… Rum egemen elitinin tek bir korkusu var: Federasyon!

Bunca yıldır federasyon demişiz de olmamış, daha ne kadar zorlayacakmışız. Yeni şeyler söylemek lazımmış. Federasyon bize ne kazandırmış?1983’ten beri “iki devleti” resmen ve fiilen deneyen bizim liderlik değilmiş gibi. Meseleye bir de şöyle baksak: Bugüne kadar federasyon isteyerek ne kaybettik, iki devleti zorlayarak neler kaybettik? Ambargolar filan… Zaten hep Federasyon ısrarımız yüzünden oldu değil mi?

Mesela, Federasyon kararı aldığımız o gün Mağusa limanındaki mührü de değiştik ya ondan oldu bu işler hep geldi başımıza kadar meseleyi getirecekler az daha!

Neyse böyle şeylerle gerilmeyelim, üzülmeyelim. Kızdıklarında boynumuzu bükelim, sevecen anlarında kucaklaşalım. Yeter ki ilişkilerimiz bozulmasın., tek taraflı diyaloğumuz kopmasın. Gerçi tek taraflı olunca monolog oluyor onun adı ama önemi yok ne de olsa ilişkiler kopmamış halde devam ediyor…  Maazallah onunla değil de ona konuşursak hiddetlenir, darılır. O da en az federasyon kadar tehlikeli.

**

Satır satır slogan, boy boy afiş ve saatler boyu lafla Kıbrıs’ta iki devletli çözüme yürüdüklerini ilan eden Cumhurbaşkanı adayları bugün ve şu an itibarıyla her şeyi bir kenara bırakarak Rum hükümet sözcüsünün önceki günlerde yaptığı açıklamayla gelinen aşamayı değerlendirmeli ve toplumumuzu aydınlatmalıdır.

Rum hükümet sözcüsü şöyle demiş: “Türkiye Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Kıbrıs sorununun çözüm müzakerelerine ilişkin açıklamasıyla süreci başlamadan yok etti. CransMontana müzakereleri sonrasında da tam olarak aynı şeyleri söylemişti. O zaman ortaya attığı iddialar da tamamen gerçek dışıydı.Son günlerde ifade ettiği görüşler ise 46 yıllık çözümsüzlüğün de başlıca sebebi olan Türk tezleri ve görüşleridir. Biz yeni bir tur müzakere sürecine, Kasım 2019 tarihinde Berlin’de varılan mutabakat temelinde, Crans Montana’da kaldığımız yerden yeniden başlamaya hazırız.”

Yani? Yanisi şu: Allah sizden razı olsun, çözümsüzlüğün şampiyonu siz oldunuz. Biz iki devlet falan istemiyoruz, o sizin temenniniz ama lütfen bundan vazgeçmeyin. Böylece hem müzakere başlamamış olur, böylece ben sıkıştığım delikten çıkarım hem de her olanın bitenin kabahatlisi siz olursunuz.

Bu koşullarda “Rumlar bizimle federasyon istemiyor ama iki devletli çözüm mümkün” diyen adaylar ikinci devlet olarak kimi düşündüklerini bir açıklasalar da bilsek.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları