ABD 2 Ocak'ı 3'üne bağlayan gece Venezuela'da birden fazla noktaya saldırı düzenledi.
Başkent Caracas'ta arka arkaya patlamalar meydana geldi, şehir üzerinde helikopterlerin uçtuğu görüldü.
Pek çok yerde elektrik kesintisi yaşandı.
Hedef alınan yerler arasında askeri üsler ve havaalanları da var.
Bu gelişmelerin ardından bir açıklama yapan ABD Başkanı Donald Trump, ülkesinin Venezuela'ya karşı "büyük çaplı" bir saldırı başlattığını duyurdu.
Trump, Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşininin de "yakalayarak ülke dışına çıkarıldığını" kaydetti.
Trump'ın Maduro'nun yakalandığına dair açıklamasında önce Venezuela Devlet Başkanı, "ABD'nin ülkesinin petrolünü ve madenlerini ele geçirme girişimi" olarak nitelendirmiş ve olağanüstü hâl (OHAL) ilan etmişti.
Venezuela hükümeti ABD'den Maduro ve eşinin hayatta olduğuna dair kanıt istedi ve halka yönetime güvenme çağrısı yaptı.
İlerleyen saatlerde ABD Adalet Bakanı Pam Bondi, Maduro'nun New York'ta "uyuşturucu ve silah kaçakçılığı suçlamalarıyla" yargılanacağını duyurdu.
Bondi, "Maduro, Amerikan topraklarında ve Amerikan mahkemelerinde, Amerikan adaletinin gazabıyla yüzleşecek" dedi.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun Maduro'nun yakalanmasının ardından Venezuela'ya karşı başka bir müdahale beklemediğini söylediği aktarıldı.
ABD'nin Maduro operasyonu hakkında neler biliniyor?
Trump Fox News'a yaptığı açıklamada Maduro'nun "evden çok kale gibi bir yerde yakalandığını" ve New York'a götürüldüğünü belirtti.
"Çok fazla insanı öldürdüler, çok fazla Amerikalıyı, hatta kendi ülkelerindeki insanları da" dedi.
Trump, Maduro'ya bir hafta önce "teslim ol" çağrısı yaptığını söyledi.
BBC'nin ABD'deki ortağı CBS News'a konuşan Amerikalı yetkililer, Maduro'nun ABD ordusunun Delta Gücü tarafından "yakalandığını" bildirdi.
Delta Gücü, ABD ordusunun en üst düzey terörle mücadele birimi.
CBS News'a göre, Venezuela hükümetindeki bir CIA ajanı, ABD'nin Maduro'nun yerini tespit etmesine yardımcı oldu.
ABD operasyonunda CIA ajanının rol oynadığını ilk olarak New York Times duyurmuştu.
Muhalefet lideri: 'Özgürlük saati geldi'
Venezuela İçişleri Bakanlığı vatandaşları sakin olmaya ve ülkenin lider kadrosuna güvenmeye çağırırken, ülke dışında olan muhalefet lideri María Corina Machado'dan bir açıklama geldi.
Nobel Barış Ödülü sahibi Machado, X hesabından ABD'nin müdahalesine destek verdi ve "Venezuelalılar özgürlük saati geldi" mesajını paylaştı.
Maduro'nun müzakere yoluyla ayrılmayı reddettiği için iktidardan uzaklaştırıldığını söyleyen Machado, 2024 seçimlerinde muhalefetin adayı olan Edmundo Gonzalez'in artık başkanlık görevini "üstlenmesi" gerektiğini savundu.
Fox News'a verdiği röportajda Machado'nun Venezuela liderliğine getirilip getirilmeyeceği sorusuna Trump, "Şimdi buna bakmamız gerekecek" yanıtını verdi.
BBC Mundo muhabiri Norberto Paredes sosyal medya kullanıcılarının, son gelişmelerin yıllardır siyasi, ekonomik ve sosyal krizle karşı karşıya olan ülkeyi daha fazla istikrarsızlığa sürüklemesinden korktuğunu söylüyor.
Venezuela'da muhalefet uzun yıllardır yönetimi demokrasiyi ve insan haklarını ayaklar altına almakla suçluyor.
Machado, Maduro'nun 2024'teki seçimleri "çaldığını" iddia ediyor. Machado bu seçimlere katılmaktan men edilmişti.
Venezuela: 'Hayatta olduklarına dair kanıt istiyoruz'
Trump'ın "Maduro ve eşinin yakalandığı" açıklamasının ardından, Venezuela Başkan Yardımcısı Delcy Rodriguez, devlet televizyonundan yayınlanan ses kaydıyla ikilinin nerede olduğunun bilinmediğini açıkladı.
Rodriguez, "Başkan Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores'in hayatta olduğuna dair acil kanıt talep ediyoruz" dedi.
Venezuela İçişleri Bakanı Diosdado Cabello vatandaşları sakin olmaya ve ülkenin lider kadrosuna güvenmeye çağırdı.
Savunma Bakanı Vladimir Padrino'dan ülkenin yabancı birliklerin varlığına "direneceği" açıklaması geldi.
Ordu birliklerinin ülkede konuşlandırılacağı açıklandı.
Padrino saldırıların sivil bölgeleri hedef aldığını da söyleyerek, hükümetin ölü ve yaralı sayısını belirlemeye çalıştığını belirtti.
Hükümet Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ni acil toplantıya çağırdı.
'Venezuela'nın siyasi bağımsızlığına son vermek isteniyor'
Trump'ın Maduro'nun ülke dışına çıkarıldığına ilişkin duyurusundan önce Venezuela hükmetinden yapılan açıklamada, "Venezuela, Amerika Birleşik Devletleri'nin mevcut hükümeti tarafından Venezuela topraklarına karşı gerçekleştirilen son derece ciddi askerî saldırıyı uluslararası toplum nezdinde reddediyor, kınıyor ve şiddetle protesto ediyor" denildi.
Hükümet ayrıca ülkedeki tüm güçlere, "emperyalist saldırıyı kınama" çağrısı yaptı.
Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro da ülkede olağanüstü hâl (OHAL) ilan etti.
Nicolas Maduro saldırıları, "ABD'nin ülkesinin petrolünü ve madenlerini ele geçirme girişimi" olarak nitelendirerek kınadı.
Maduro, ABD'nin, "Venezuela'nın stratejik kaynaklarını ele geçirerek ülkesinin siyasi bağımsızlığına güç kullanarak son vermek" istediğini savundu ve seferberlik ilanı kararı aldı.
ABD içerisinde de Trump'ın bu adımının yasalara uygunluğu da tartışılmaya başlandı.
X platformu paylaşımında Cumhuriyetçi Senatör Mike Lee, "Savaş ilanı veya askeri güç kullanımına yetki verilmediği durumlarda, bu eylemi anayasal olarak meşru kılabilecek bir şey varsa, bunu öğrenmeyi dört gözle bekliyorum" dedi.
Rusya Dışişleri Bakanlığı, ABD'nin "silahlı saldırı eyleminden" derin endişe duyduğunu açıkladı.
Açıklamada, "Venezuela'ya, dışarıdan herhangi bir yıkıcı, askeri müdahale olmadan kendi kaderini belirleme hakkı tanınmalıdır" denildi.
Komşu ülke Kolombiya da Venezuela sınırına asker konuşlandırıcağını duyurdu.
Maduro 'ABD'yle görüşmeye açığız' demişti
Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro, Perşembe günü ABD ile "nerede ve ne zaman isterse" görüşmeye açık olduğunu söylemişti.
Venezuela Devlet Televizyonu'na konuşan Maduro, Trump'ın, CIA tarafından gerçekleştirildiği bildirilen ve ülke içindeki ilk saldırı olarak kayda geçen, Venezuela'daki bir tesisin vurulduğuna dair açıklamasına yanıt vermekten kaçınmıştı.
Maduro'nun röportajından birkaç gün önce Trump, ABD'nin Venezuela'ya ait olduğu iddia edilen uyuşturucu botlarıyla bağlantılı bir "rıhtım bölgesine" saldırı düzenlediğini, "botları uyuşturucuyla doldurdukları yerde büyük bir patlama" meydana geldiğini söylemişti.
ABD, Venezuela üzerinde haftalardır baskıyı artırıyorsu.
Trump, Maduro'yu "Venezuela'nın hapishanelerini ve akıl hastanelerini boşaltmakla" ve mahkûmları ABD'ye göç etmeye "zorlamakla" suçlamıştı.
Trump, Maduro'yu ayrıca, petrol gelirlerini uyuşturucu bağlantılı suçları finanse etmek için kullanmakla itham etmişti.
ABD, Eylül ayında, Pasifik ve Karayipler'deki gemileri hedef alarak, uyuşturucu kaçakçılığı yaptığı iddia edilen botlara yönelik 30 saldırı düzenledi.
2 Eylül'de uluslararası sularda bir tekneye düzenlenen ilk saldırıdan bu yana bu saldırılarda 110'dan fazla kişi hayatını kaybetti.




















-001.gif)





































Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.