• BIST 12433.5
  • Altın 6941.19
  • Dolar 43.3551
  • Euro 51.2654
  • Lefkoşa 15 °C
  • Mağusa 15 °C
  • Girne 15 °C
  • Güzelyurt 12 °C
  • İskele 15 °C
  • İstanbul 16 °C
  • Ankara 9 °C

Rusya ve Çin, Trump'ın Grönland'ı ABD'ye katma çabalarına nasıl bakıyor?

ABD Başkanı Donald Trump, Danimarka'ya ait yarı özerk bir bölge olan Grönland'ın ülkesine verilmesi gerektiğini söylüyor. Trump buna gerekçe olarak, Rusya ve Çin'in Grönland'ı ele geçirmelerinin önlenmesini gösteriyor.
Rusya ve Çin, Trump'ın Grönland'ı ABD'ye katma çabalarına nasıl bakıyor?

Trump ay başında gazetecilere yaptığı açıklamada, "Grönland'ı savunmak zorundayız. Eğer bunu biz yapmazsak, Çin ve Rusya yapacak" dedi ve ekledi:

"Onları Grönland'da komşu olarak görmek istemiyorum. Böyle bir şey gerçekleşmeyecek."

Bazı gözlemciler ise Trump'ın Grönland'la ilgili emellerinin -ve buna ulaşmak için güç kullanma ve ek gümrük vergileri getirme tehditlerinin- Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping tarafından memnuniyetle karşılanabileceğini düşünüyor.

Avrupa Politika Merkezi'nden analist Maria Martisiute, "Bence Rusya ve Çin ne kadar şanslı olduklarına inanamıyor" diyor ve ekliyor:

"Avrupalıların ve aynı zamanda bir ittifak olarak NATO'nun bölünmüş görünmesi ve en güçlü müttefiği tarafından tehdit ediliyor olması, onların çıkarına bir durum.

"Bu, Rusya ve Çin'in elini güçlendiriyor çünkü potansiyel olarak Rusya'nın Ukrayna'da yaptıklarını ve Çin'in Tayvan'la ilgili emellerini meşrulaştırıyor."

Çin, tek taraflı olarak bağımsızlığını ilan eden Tayvan'ı topraklarının ayrılmaz parçası olarak görüyor ve adayı er ya da geç kontrolü altına alacağını söylüyor.

Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas da X hesabı üzerinden "Çin ve Rusya bayram ediyor olmalı. Müttefikler arasındaki ayrımdan fayda sağlayacak taraf onlar" şeklinde bir mesajı paylaştı:

Ama gerçek tablo biraz daha karmaşık olabilir.

BBC uzmanları, Rusya ve Çin'in, Trump'ın Grönland üzerinden Avrupa'yla sürtüşmesine nasıl baktığını değerlendirdi.

Rusya'nın tepkisi ne oldu?

Donald Trump'ın Grönland'ı ele geçirme isteğini ifade eden son açıklamaları yayılmacı söylemin canlandığının işareti.

Öyle ki bu söylem, tonu ve mantığı itibarıyla Vladimir Putin'in Kırım'ın ilhak edilmesini nasıl gerekçelendirdiğini hatırlatıyor.

Trump'ın Grönland'ı bir zamanlar ABD tarafından Danimarka'ya verilmiş bir hediye olarak göstermesi, Kırım'ın Ukrayna'ya "hediye edildiği" yönündeki Sovyet döneminin yaklaşımıyla örtüşüyor. Adayı "öyle ya da böyle alacağı" yönündeki ısrarı da Putin'in Kiev'e yönelik söylemine benziyor.

Ancak Moskova gelişmeleri, dikkate değer bir soğukkanlılıkla izliyor.

Putin, Trump'ın Grönland'ı satın alacak parası olduğunu söyleyerek yaşananları jeopolitik bir hamleden ziyade masada oynanan bir oyununa benzetti ancak bunun "Rusya ile hiçbir alakası olmadığını" söyledi.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergei Lavrov, Grönland'ın ABD için, tıpkı Kırım'ın Rusya için olduğu gibi, güvenlik açısından hayati öneme sahip bir yer olduğunu söyledi. Ancak Lavrov kurduğu paralelliğe karşın, Trump'ın iddiasının doğru olduğunu söylemekten kaçındı.

Kremlin'den henüz açık bir destek gelmedi ve bu sessizlik çok fazla şey söylüyor. Trump'ın övgüyü ne kadar çok sevdiği bilinirken, Moskova'dan gelecek herhangi bir övgü Rusya'nın avantajına olabilirdi.

Peki Batılı müttefikler arasındaki gerginlik dikkatleri Ukrayna'dan uzaklaştırarak Moskova'nın çıkarlarına hizmet edebilecekken, Kremlin'in neden bu kadar sessiz?

Mesele yalnızca Trump'ın İran ve Venezuela gibi Moskova'nın müttefiklerine yönelik saldırılarıyla ya da yalnızca Trump'ın Rusya'yı ABD'nin Grönland'le ilgili emellerini meşrulaştırmak için bir tehdit olarak görmesinden duyulan rahatsızlıkla kısıtlı değil.

Carniege Rusya Avrasya Merkezi analisti Alexander Baunof, Trump'ın öngörülemezliğinin Moskova'yı memnun etmekten çok rahatsız edebileceği görüşünde.

Moskova, ABD Başkanı'nın "ayrım gözetmeyen yıkıcılığından" dolayı tedirgin.

Tıpkı Rus mevkidaşı gibi Trump da yerleşik dünya düzenine saldırıyor. Bu düzene Moskova da karşı çıkıyor ancak sistem tamamen çökerse Rusya neye karşı çıkacak ve kendi emellerini hangi gerekçelerle meşru gösterecek?

Kremlin şimdilik gelişmeleri temkinli bir şekilde izliyor.

Çin'in tepkisi ne oldu?

Çin yetkililerin Donald Trump'ın Grönland'ı ele geçirme hırsına tepkileri, ABD'ye, ülkelerin toprak bütünlüğüne ve siyasi bağımsızlıklarına saygı duyulmasını öngören Birleşmiş Milletler Sözleşmesi ilkelerine uyma çağrısı yapmak oldu.

Çin'de medya kuruluşları ise daha net bir dille, Avrupa'nın içinde bulunduğu durumu stratejik ikilem olarak görüyor.

Devlet televizyonu CGTN'ye göre, ABD'nin Grönland'ı ele geçirme tehditlerini, NATO üyesi bir müttefik ülkeye karşı derin bir ihanet ve ittifakın "fiilen çözülmesi" olarak nitelendirdi.

BBC'ye konuşan Avrupa Dış İlişkiler Konseyi uzmanı Jose-Ignacio Torreblanca, "Atlantik ittifakının zayıflaması veya bu ittifaktaki bir kırılma Çin için iyi haber" diyor.

"Ne kadar fazla sayıda Avrupalı ABD'ye karşı çıkarsa Çin'in stratejik müttefiki Putin'in ayakta kalması da o kadar kolay olur" diye konuşan Torreblanca, sözlerini şöyle sürdürüyor:

"Bir yandan Rusya'ya karşı kendilerini tek başına savunmak zorunda kalırken bir yandan da ABD'ye direnmek zorunda kalmaları, Avrupalıların ABD'yi Pasifik'te takip etme isteğini azaltacaktır."

Bu arada Çin medyasında, Grönland'la ilgili yapılan yorumlarda ABD'nin Çin'in Kuzey Kutup Bölgesi'ndeki faaliyetlerini bir tehdit olarak gösterme çabaları da sert bir dille eleştiriliyor.

Küresel ısınma ile birlikte daha önce buzla kaplı olan alanların daha ulaşılabilir ve geçişlere elverişli hale gelmesiyle birlikte "Kutup İpek Yolu" girişimini başlatan Çin, Kuzey Kutup Bölgesi'nin sunduğu stratejik, ekonomik ve bilimsel fırsatları değerlendiriyor.

Ekim 2025'te ilk defa bir gemi bölgede yeni bir deniz rotası üzerinden Çin'den Avrupa'ya giderek, İngiltere'deki Felixstowe Limanı'na ulaştı.

Grönland, Çin şirketlerinin de ilgisini çekiyor. Ancak Harvard Üniversitesi Belfer Bilim ve Uluslararası İlişkiler Merkezi'ne göre Çin şirketleri adada tutunmayı başaramadılar.

2018'de Çin'e ait büyük bir inşaat şirketi Grönland'ın havaalanı altyapısının genişletilmesine yönelik bir ihalede yarıştı. Ancak ABD çekincelerini dile getirince Danimarka hükümeti devreye girerek projenin finansmanını üstlendi ve Çinli firma da teklifini geri çekmek durumunda kaldı.

Grönland'ın bir başka stratejik varlığı da mineral zenginliği. Küresel anlamda ilgi büyük ölçüde iki alanda odaklanıyor: Kvanefjeld ve Tanbreez.

İkisinde de, önemli endüstriyel malzemelerin üretimi için hayati nitelikte olan nadir toprak elementleri var.

Hoparlörlerden akıllı telefonlara, elektrikli araçlardan uçak yapımında kullanılan parçalara kadar pek çok önemli endüstri ürününde bulunan malzemelerin yapımı için bu materyaller gerekli.

Çin'deki firmalar dünyada halen nadir toprak elementlerinin madenciliğinde ve işlenmesinde lider konumunda. Grönland'ın yataklarından elde edebilecekleri herhangi bir pay bu konumlarını daha da pekiştirecektir.

Çin firmaları Grönland'ın mineral yataklarında pay sahibi olmak için adımlar attı. Ancak havaalanı projesinde olduğu gibi bu adımlar siyasi engellerle karşılaştı.

Çin'in Shenge Resources isimli şirketi Kvanefjeld projesinde en büyük ikinci payı almıştı. Ancak Grönland'da uranyum madenciliğini yasaklayan bir yasa çıkarılmasının ardından şirket faaliyetlerini durdurdu.

Aynı zamanda Tanbreez de iddialara göre, ABD yetkililerinin önceki sahiplerine, şirketi Çinli bir firmaya satmaması için kulis yapmasının ardından New York merkezli Critical Metals Corp.'a satıldı.

Rusya'nın tepkisini BBC Rusça Servisi'nden Sergey Goryashko, Çin'in tepkisini BBC Küresel Çin Birimi'nden Tony Han derledi
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler