İşte açık mektup;
Sayın Cumhurbaşkanı,
Söz konusu video ile ilgili skandal hem etik boyutlarıyla hem de hukuk devletine ciddi şekilde zarar veren hukuka aykırı faaliyetlere dair gölgesiyle, doğrudan kamu çıkarıyla ilgili bir konu olduğundan, size kamuoyuna açık bir şekilde hitap etmeyi tercih ettik.
Skandal karşısındaki tepkinizin şu iki şekilde yorumlanabileceğini üzülerek belirtmeliyim: Ya meselenin ciddiyetini anlamıyorsunuz ve bu temsil ettiğiniz kurum açısından son derece sorunlu bir durumdur, ya da kabul edilemez uygulamalara göz yumuyorsunuz. Her halükârda, tavrınız sadece gerekenin gerisinde olmakla kalmamakta, aynı zamanda seçim öncesi ve sonrası yolsuzluğa karşı amansız bir duruş sergileyeceğiniz yönündeki beyanlarınızla da çelişmektedir.
AKEL olarak, bu skandalın üzerini örtmeye yönelik girişimlerin hiçbirinin başarılı olamayacağını, çünkü toplumun buna izin vermeyecek kadar bu durumdan şüphelendiğini yüksek sesle belirtmek zorundayız. Söz konusu videonun “dış güçlerin” düşmanca eylemlerinin sonucu olduğu iddiası geçmişte de “altın pasaportlar” hakkında yine kullanılmıştı. Bu iddia sadece inandırıcı olmaktan uzak olmakla kalmadı, aynı zamanda Kıbrıs'ı uluslararası alanda teşhir etti ve karaladı.
Kıbrıs'ta maalesef yaygın olan kurumsal yolsuzluk ve karmaşık çıkar ilişkileri konusunda temizlik yerine bunların üstünü örte yönündeki tutum ülkemize zarar vermek isteyenler karşısında ülkemizi savunmasız bir duruma düşürüyor. Ve bu konuda şahsen sizin çok büyük bir sorumluluğunuz var; çünkü her Cumhurbaşkanı’nın birinci görevi ülkemizi ve adını korumaktır. Siz sadece bunu yapmamakla kalmıyorsunuz, tam tersi yönde hareket ediyorsunuz.
Sayın Cumhurbaşkanı, halkın size emanet ettiği Cumhurbaşkanlığı makamının saygınlığını korumak gibi büyük bir sorumluluğunuz da var. Yakın çalışma arkadaşlarınızın -bizzat Cumhurbaşkanlığı Ofisi Müdürü’nün- her türlü siyasi etik ve hukuk çerçevesi dışındaki kararlara ve süreçlere sizi dahil etmelerine izin verdiğiniz andan itibaren, temsil ettiğiniz kuruma benim için ne kadar nahoş olsa da zarar verdiğinizi belirtmeliyim. Bunlara ilaveten, özellikle sizin adınıza yapılan işlere üstelik dahil olduğunuz andan itibaren, olası suçlardan, hatta cezai suçlardan dahi sorumlu olursunuz. Normalde, ofisinizin müdürünü çoktan görevden almış, eşinizin başkanlığını yaptığı fonu lağvetmiş, fonun bağışçılarının isimlerini kamuoyuna açıklamış ve yetkili kurumlardan harekete geçmelerini ısrarla talep etmiş olmalıydınız. Pozisyonunu net bir şekilde ortaya koymak isteyen herkes bunu yapardı.
Sayın Cumhurbaşkanı,
Tarih hepimizi zorluklarda sınar ve yargılar. Cumhurbaşkanlığı için aday oldunuz ve halk size oy verdi çünkü yeniliği nesli temsil ettiğinizi iddia ettiniz. Ne yazık ki sergilediğiniz tutumunuz siyasi sorumluluğu üstlenmekten kaçınma, skandalların üstünü etme ve cezasızlık gibi eski uygulamaları tekrarladığınızı göstermektedir.
Cumhurbaşkanı olarak sorumluluğunuz kurumsal, politik ve aynı zamanda kişiseldir.
Eğer gerçekten de daha önce de belirttiğiniz gibi, iktidardan alnınız açık ayrılmak istiyorsanız, bunu yapma fırsatınız hâlâ var.
Seçim sizin: yolsuzluğa karşı mı olacaksınız yoksa onunla özdeşleşecek misiniz?
Toplum izliyor.
Tarih kaydediyor.




















-001.gif)










































Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.