Detay Kıbrıs Gazetesi Bugün
  • BIST 107.763
  • Altın 151,770
  • Dolar 3,7007
  • Euro 4,3511
  • Lefkoşa 23 °C
  • Mağusa 23 °C
  • Girne 23 °C
  • Güzelyurt 20 °C
  • İskele 23 °C
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 11 °C

Başkanlık Sistemi İyi Mi? Kötü Mü? Çare Mi? (1)

Cenk DİLER

BAŞKANLIK SİSTEMİ NEDİR?KKTC Milli Eğitim Bakanı istifa ederken dedi ki: “Sistem tıkandı”. Yeni mi tıkandı? Kim tıkadı? Okullar ne alemde? Geçmiş yıllarda yapmış olduğunuz bilmem kaç adet Eğitim Şura’sı kararlarının kaçta kaçı uygulandı? Öğretmensiz ve yıkıntılar içinde açılan okullar var. Her gün bir okulda grev var. Sağlık Sistemi; keşmekeş, curcuna, skandal ve fiyasko. “Kanal T Günaydın Kıbrıs” programına bağlanan birçok kişi perişanlıklarını bildiriyor.Randevu sistemi yapılan tek icraat olarak yer alıyor “İcraatlarımız” kitapçıklarında. Yalan! Sabah saat 6.30 olmadan hastaneye gidip sırasını bekleyenlere saat 11.00’da doktor bugün izinli deniliyor. Aklılarında sadece ve sadece İHALELER var. Çevremiz pislik içerisinde.Çevre Bakanlığı külliyen Marsilya’da.“Let’s Do İt” yapılalı kaç ay geçti. Bu kandırmaca da hüsran ile sonuçlandı. Taş Ocakları kapatılacaktı. Gaminiler güya yıllar önce kapatılmıştı. Lefke CMC Tesisi kanser saçmaya devam ediyor. Teknecik ve Kalecik’teki bacalar bunu takviye ediyor. Kanserde ülke rekora koşuyor. İçişleri Bakanlığı ne yapıyor? Şahsen ben yaptığı hiçbir icraatı duymadım. Kaçak duruma düşmüş çalışma izinlilere, bir yasa hazırlığı içinde olup af çıkartmak peşinde oldukları söylentileri var. Dışişleri Bakanlığı ne durumda? Örneğin burnumuzun dibindeki savaş çağrıştıran, Münhasır Ekonomik Bölge (MEB) konusunda ayrıntılı bir açıklamasını duyan oldu mu? Haklarımız nedir? Uluslararası Hukuk bu konu ile ilgili ne buyurmuş? Deniz Hukuku ne diyor? Varsa yoksa kısır ve verimsiz dış “geziler”. Sanki mevcutlar çok bir katkı sağlamışçasına daha da dış temsilcilik açılışları. Turizm, Ekonomi, Spor, Kültür cephesinde durum ne? Fuar… Fuar… Fuar… Harcama… Gezi… Seminer… Şov. Fon… Fon… Fon… Kumarhane falan. Tarihi yerler ne durumda? Eski eserler? SİT alanlarındaki kaçak yapılaşmalar? Alçak Orman Arazileri yerinde mi? Yoksa kalk gidelim mi olmaktalar? Gençliğin UYUŞTURUCU ile mücadelesinde para yok diye sahte gözyaşı dökenler kimler? Hellim komisyoncuğu ne durumda? Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı ne yapıyor? İŞ CİNAYETLERİ için ne diyor? Tek şey söyleyebiliyor: ACİZİZ. Yazık! Başka ne diyor? 14, 15 yaşlarında iki çocuğa ve engelli kardeşciklerine “bakacak yerimiz yok” diyebiliyor. Sadece ne iş yapıyor? Kağıtcıklara mühür vuruyor. Maliye Bakanlığı tasarruf ile uğraşmakta. Nasıl? Muamma. Kimin? Neyin? Nasıl tasarrufu? Bilinmez ki! Ticaret Odası için 2012 yılında PARASI KARŞILIĞINDA özel şirketince hazırlanan raporu çiğneyip çöpe atan, burada “vergi affı ahlaksızlıktır” deyip de hükümete gelince, yandaşlarına “vergi peşkeşini” hak gören bir mekanizma. Az kalsın unutuyordum. Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığımız da var. Asfalt döküyor. Yolları ışıklandırıyor. ADSL sistemini yeniliyor. New Jersey diye dünyada terkedilmiş üzere olan bir “yol bölünme” sistemini İHALESİZ olarak bir şirkete veriyor. Sonuç? Gıda, Tarım ve Enerji Bakanlığı, arpa, sap, saman ihaleleri tam gaz. Çiftçi perişan, hayvancı ağlıyor, narenciyeci alacağını istiyor. Bakan çözüm olsa İSTİFA ederdim diyor. Bunlar bir çırpıda, hiçbir kaynağa bakmadan aklıma düşenler. Peki, tüm bunların SORUMLUSU kim? İstediğiniz kadar yırtınınız. Sorumlusunu asla ve asla bulamazsınız. Bu sistemde kimin eli kimin cebinde belli değil. Yasama ve yürütme iç içe girmiş. Ayırmak mümkün değil. Yürütmenin icra kısmı yasamanın içerisinden çıkmakta. Diğer kanadı olan Cumhurbaşkanı işine gelince SORUMSUZ oluyor, işine gelince hükümet bozup hükümet kuruyor. Başbakan’ın önerdiği Polis Genel Müdürü’nü “bizden değil” diye atayamayabiliyor. Ombudsman nerede? Neden atanmıyor? Suç yanlış öneren yasamada mı? Atamayan Devletin başında mı? Cevabınız? Veremezsiniz. Neden? Nedeni çok basit. İşler, yetkiler, sorumluluklar, hepsi ARAP SAÇI! Yetki karmaşası, adam kayırma, yasama içinden yürütmeye seçilebilme uğraşı, lider sultalarının etkisi altında takla atışlar, bakanlık için parti değiştirmeler, oy için iş takibine varan davranışlar, uçuşan dolarlar, yemin etme dışında kürsüye hiç çıkmayan insanlar vs. Çare ne? Ya da var mı? Varsa nasıl? Evet var! Sorumlu kesin ve net bir biçimde belli olmalı ve hesap vermeli, YAPTIKLARINDAN ya da YAPAMADIKLARINDAN sadece ve sadece “o” sorumlu olmalıdır. Kimin eli kimin cebinde diye sorulmamalı ve sorumlulukta herhangi bir tereddüt hasıl olmamalıdır. Bunun sağlanabilmesi için;

  • YÖNETEN, doğrudan bir biçimde halk tarafından seçilmeli (KKTC’de uygulanıyor).
  • Belli bir dönem için seçilen bu YÖNETEN, yasamanın güvenine dayanmamalı (Uygulanmıyor).
  • YÖNETEN tek kişiden oluşmalı, yani devlet başkanlığı ile hükümet başkanlığı ayni kişide toplanmalı (Uygulanmıyor). (Nur Uluşahin, Anayasal Bir Tercih Olarak Başkanlık Sistemi, Yetkin Yayınları, Ankara, 1999 sf.30).

Kısaca bu durum, sonuçta kazananın her şeyi KAZANACAĞI ve kaybedenin her şeyi KAYBEDECEĞİ durumunu doğuracaktır. Hesap sorulabilirlikte, adres belli olacak ve hesap vermesi gereken sadece “o” olacaktır. Kaçış da yok! Kurtuluş da! Yukarıda 3 madde halinde sıraladıklarım, bir sistemin BAŞKANLIK SİSTEMİ adını alabilmesi için olmazsa olmazlarıydı. Müteakip günlerde; sistemin tüm yönleri ile üstün ve zayıf tarafları, dünyada uygulama alanları, özellikleri, parlamenter sistem ile mukayesesi, saf sistem ve sistemden sapmalar hakkında bilgiler vererek yurdumuz için uygulanabilir olup olmadığını ortaya koymaya çalışacağım.      

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Detay Kıbrıs | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 392 444 79 79 Faks : +90 392 227351