• BIST 12433.5
  • Altın 7182.12
  • Dolar 43.8294
  • Euro 51.7046
  • Lefkoşa 14 °C
  • Mağusa 16 °C
  • Girne 16 °C
  • Güzelyurt 12 °C
  • İskele 16 °C
  • İstanbul 6 °C
  • Ankara 6 °C

AP'den Türkiye'ye çağrı: 'Vize serbestisi için adım atın'

Avrupa Parlamentosu Türkiye raportörü Nacho Sanchez Amor tarafından kaleme alınan Türkiye Raporu taslağı Avrupa Parlamentosu (AP) Dışişleri Komisyonu'nda (AFET) ele alındı.
AP'den Türkiye'ye çağrı: 'Vize serbestisi için adım atın'

Taslak belgede, Türkiye'nin, Avrupa Birliği'nden (AB) öncelikli beklentileri arasında olan vize muafiyetiyle ilgili bir çağrı da yer aldı.

Diğer AB kurumları gibi AP de vize serbestisinde adım atması gerekenin Türkiye olduğu görüşünde ve uzun süredir bu çizgisini koruyor.

Taslak belgede, "AP, Türk hükümetini vize serbestisi diyaloğunun yeniden başlatılmasına mani olan kalan engelleri gidermeye çağırır" ifadeleri kullanıldı.

Türkiye, kendisinin de onay verdiği 72 kriterden 6'sını aradan 13 yıl geçmesine rağmen yerine getirmedi.

AB Komisyonu'nun geçen yılki raporu temel alınarak hazırlanan 11 sayfalık taslak raporda Türkiye'deki durum ve AB'yle ilişkiler de farklı boyutlarıyla ele alındı.

AP, Türk hükümetinin katılım sürecini etkileyen eksikliklere ilişkin ciddi endişeleri gidermediği görüşünde.

Gümrük birliğinin güncellenmesi gerektiğinin kaydedildiği taslak raporda Türkiye ile ilgili eleştiriler ise olumlu değerlendirmelerden daha fazla yer aldı.

Hukukun üstünlüğü ve yargı bağımsızlığı ile ilgili eleştiriler dile getirilirken, hükümetin "Terörsüz Türkiye" adı verdiği süreç olumlu karşılandı.

Vize muafiyeti için hangi kriterler karşılanmadı?

Türk vatandaşlarına vize muafiyeti sağlanmasına ilişkin süreçte yıllardır ilerleme kaydedilemiyor.

Bunun nedeni olarak ise Türkiye'nin vize serbestisi için yerine getirilmesi gereken 72 kriteri tamamlamamış olması gösteriliyor.

Ankara, son dönemde eskisine oranla daha az dile getirilse de kalan kriterleri yerine getirmek için çalışmaların sürdüğü vurgusunu zaman zaman yineliyor.

Bununla birlikte somut bir ilerlemeden bahsetmek mümkün değil.

AB kanadı, kalan kriterler konusunda Türkiye'yle görüşmeye ve çalışmaya hazır olduğunu sık sık ifade ediyor.

Türkiye'nin vizesiz seyahat hakkından yararlanamayan tek aday ülke olduğunu söyleyen Türkiye Delegasyonu Maslahatgüzarı Jurgis Vilcinskas, Türkiye ile çalışmaya hazır olduklarını söylemişti.

Vilcinskas, geçen yıl Aralık ayında yaptığı bir açıklamada "Bu kriterler başarıyla tamamlanırsa tüm Türkiye pasaportu sahipleri diğer AB aday ülkelerinin vatandaşlarının yararlandığı gibi vizesiz seyahat hakkına kavuşabilir" demişti.

Konu, AB Komisyonu Genişleme Komiseri Marta Kos'un 6 Şubat'ta Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'la yaptığı görüşmenin gündem başlıkları arasındaydı.

Görüşme sonrasında yapılan ortak açıklamada, vize serbestisi diyaloğunun önemine vurgu yapmakla yetinildi.

Türkiye'nin vize muafiyeti için karşılaması gereken 72 kriterden henüz yerine getirmediği son altı kriter şunlar:

  • Terörle mücadele yasasında değişiklik
  • AB Polis Örgütü (Europol) ile operasyonel işbirliği anlaşması imzalanması
  • Avrupa Konseyi bünyesindeki Yolsuzluğa Karşı Devletler Grubu'nun (GRECO) yolsuzlukla mücadele alanındaki önerilerinin uygulanması
  • Kişisel verilere yönelik yasal düzenlemelerin Avrupa standartlarıyla uyumlu hale getirilmesi
  • Suç bağlantılı konularda tüm AB üyeleriyle işbirliğine gidilmesi
  • Türkiye üzerinden kural dışı şekilde AB ülkelerine geçiş yapan kişilerin geri alınmasına ilişkin Geri Kabul Anlaşması'nın (GKA) tüm unsurlarıyla uygulanması.

Üyelik süreci: Söz yerine eylem beklentisi

AP, Türk hükümetinin AB üyeliği hedefine olan bağlılığını defalarca yinelemesine rağmen katılım sürecini etkileyen eksikliklerle ilgili endişelerin giderilmediği görüşünde.

Bu durum, "Türk hükümetinin katılım sürecini yeniden canlandırmaya yönelik gerçek bir kararlılığının olmadığının açık bir işareti" olarak değerlendirildi.

Belgede, "AP, Türk hükümetini, söylemlerden eyleme geçmeye ve hukukun üstünlüğü ve temel özgürlükler alanlarında süregelen eksiklikleri gidermeye davet eder" denildi.

Türkiye raportörü Sanchez Amor, AFET oturumunda, "Meslektaşlarıma ülkenin katılım sürecinde ilerlediğini söylemek isterdim ancak durum öyle değil" dedi.

AP, "Türkiye'de hukukun üstünlüğü alanındaki erozyon karşısında diğer AB kurumlarının ve birçok AB üye devletinin sessiz kalmasından derin endişe duyduğunu" da metne yansıttı.

Bu bağlamda, AB kurumlarına ve üye ülkelere, "Türkiye'deki demokratik gerilemeye karşı seslerini yükseltme" çağrısı yapıldı.

Sanchez Amor, AB Komisyonu'nun ve AB Konseyi'nin sessiz kalarak AB'nin imajına büyük ölçüde zarar verdiğini savunarak, "Türkiye'deki Avrupa ve demokrasi yanlısı sivil toplumu kaybediyoruz" diye konuştu.

Üyelik süreci geri planda

Türkiye'nin AB'ye üyelik süreci 2018'den bu yana fiilen durmuş durumda.

AP, belli bir süredir, mevcut durumda ilerlemenin mümkün görülmediği üyelik sürecinin ötesine bakılmasını savunuyor.

Türkiye'nin stratejik öneme sahip bir ülke olduğunun teyit edildiği taslak belgede, karşılıklı stratejik çıkar alanlarında yapıcı diyaloğun sürdürülmesinin ve işbirliğinin derinleştirilmesinin önemine vurgu yapıldı.

AP, Türkiye'yle ilişkiler konusunda, "daha yakın, daha dinamik ve stratejik bir ortaklık için çalışmaya devam edilmesini" istedi.

AP, başından bu yana gümrük birliğinin güncellenmesinden yana.

Bu tavır, mevcut jeopolitik duruma da atıf yapılarak bu yılki rapor taslağına da yansıtıldı.

Bununla birlikte AP sürecin bazı şartlara bağlanmasından yana.

Belgede, AP'nin onayını verebilmesi için bu modernizasyonun, insan hakları ve temel özgürlükler, uluslararası hukuka saygı ve iyi komşuluk ilişkileriyle ilgili güçlü şartlara dayandırılması gerektiği vurgulandı.

Eleştiriler daha fazla

Geçen yıllardaki belgelerde olduğu gibi bu yılki belgede de eleştirler olumlu vurgulardan fazla.

Hukukun üstünlüğü alanındaki sorunlar, yargının bağımsızlığı, Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin bazı kararlarına uyulmaması, Ekrem İmamoğlu ve muhalefetteki bazı yerel siyasetçilerin tutuklanması eleştirilerin yoğunlaştığı alanlar arasında yer alıyor.

"Gazetecilere ve bağımsız medyaya yönelik devam eden kovuşturma, sansür ve taciz", kadınlara yönelik şiddet, LGBTİ+ bireylerin temel haklarının korunmasındaki eksikler eleştirilerin yöneltildiği başlıklardan bazıları.

Kıbrıs sorunu konusunda ise iki toplumlu, iki bölgeli federasyona dayalı çözüme destek yinelendi.

Belgede olumlu vurgular da var.

Hükümetin zamanında ve kararlı şekilde harekete geçmemesinden üzüntü duyduğunu belirtmekle birlikte "Terörsüz Türkiye" sürecine destek veren ve bu bağlamdaki çabaları takdir eden AP, süregelen makroekonomik istikrar sağlama ve reform programından duyduğu memnuniyeti de dile getirdi.

Türkiye'nin yaklaşık 2,7 milyon mülteciye ev sahipliği yapıyor olması bu belgede de takdir edilirken Yunanistan'la diyaloğun sürmesi memnuniyetle karşılandı.

AFET'te ele alınan taslak rapor ileri bir tarihte oylanacak.

Sonrasında ise genel kurul aşamasına geçilecek.

Gerek AFET'te gerekse genel kurul aşamasında, geçen yıllarda olduğu gibi, belgeye çok sayıda değişiklik önergesi verilmesi bekleniyor.

Değişiklik önergeleri metnin taslak halinden çok uzak ve daha olumsuz bir noktaya gitmesine neden oluyor.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler