Trump'ın 19 dakika süren konuşması sonrası petrol fiyatları yeniden yükseldi, altın düştü ve piyasalarda değer kaybı yaşadı.
Brent petrolün varil fiyatı %5 artışla 106 dolara çıkarken Japonya'daki Nikkei 225 borsası %1,5; Güney Kore'deki Kospi %2,6 düştü.
Trump konuşmasında müttefiklere Hürmüz Boğazı'nda gemi trafiğinin güvenliğini sağlamak için "cesaret toplamaları" çağrısında bulundu.Trump petrol fiyatlarındaki artışın mevcut çatışmayla ilgisi olmadığını iddia etti, fiyat artışından İran'ı sorumlu tuttu.
Beyaz Saray'daki konuşmasında Trump daha önceki açıklamalarını da tekrarladı.
İran'ın donanmasını ve ordusunu "yok ettiklerini" iddia etti, "işimizi çok hızlı bitireceğiz" dedi.
Savaşın amacının İran'ın nükleer silah sahibi olmasının önlenmesi olduğunu savunan Trump, bunu gelecek kuşak Amerikalılar için yaptıklarını söyledi.
"İran'da rejim değişikliğinin" amaçları arasında olmadığını belirten ABD Başkanı, "Ama yine de rejim değişikliği oldu, tüm liderleri öldü" dedi.
Beyaz Saray'daki Cross Hall'da yaptığı konuşmayı ordunun üst düzey komutanları da canlı dinledi.
'NATO'dan çekilebiliriz' dedi
Trump bir önceki gün yaptığı açıklamadaysa, ülkesini NATO ittifakından çekmeyi "ciddi şekilde düşündüğünü" söyledi. Sonrasında yaptığı bir açıklamada ise İran'ın ateşkes istediğini iddia etti.
İngiliz Daily Telegraph gazetesine yaptığı açıklamada NATO'yu "kağıttan kaplan" olarak da tanımladı.
Trump, gazetenin Ortadoğu'daki savaştan sonra ABD'nin ittifaka üyeliğini yeniden değerlendirip değerlendirmeceği sorusuna "Evet, bunun bir yeniden değerlendirmenin ötesinde olduğunu söyleyebilirim" yanıtını verdi.
Trump "NATO beni hiç çekmedi. Hep bir kağıttan kaplan olduklarını biliyordum ve bu arada Putin de bunu biliyor" ifadelerini de kullandı.
Donald Trump 1 Nisan'da yaptığı sosyal medya paylaşımındaysa "İran rejiminin yeni Cumhurbaşkanı"nın ateşkes istediğini savundu.
İsim kullanmayan Trump söz konusu kişiyi, "seleflerine göre çok daha az radikalleşmiş ve çok daha zeki" olarak tanımladı.
İran'ın mevcut cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan.
Ancak İran Dışişleri Bakanlığı Trump'ın ateşkes iddiasını yalanladı.
Devlet televizyonuna göre Bakanlık Sözcüsü İsmail Bakai, ülkesinin bir ateşkes istediği iddiasını "yanlış ve temelsiz" diye tanımladı.
Beyaz Saray'da 31 Mart'ta konuşan Trump, İsrail ile birlikte İran'a başlattıkları saldırılarda "hedeflerine ulaştıklarını" da iddia etti. Bu hedefin İran'ın nükleer silah sahibi olmaması olarak tanımladı.
"İşimizi bitiriyoruz, belki iki hafta, belki de işi tamamlamak için birkaç gün daha uzatırız" dedi.
Artan petrol fiyatlarıyla ilgili soruya, "Tek yapmam gereken İran'dan ayrılmak ve bunu çok yakında yapacağız" yanıtını verdi.
İran'ın misilleme olarak Hürmüz Boğazı'nı fiili olarak kapatması tüm dünyada petrol sıkıntısı yaşanmasına neden oluyor.
ABD Başkanı Trump, 31 Mart'ta İngiltere ve Fransa'nın petrol konusunda başlarının çaresine bakmalarını söyledi.
"Fransa ya da başka bir ülke petrol istiyorsa, Hürmüz Boğazı'ndan geçip kendi başlarının çaresine bakabilirler" dedi ve bunun ABD'yi ilgilendirmediğini söyledi.
Trump, İran'ın bölgedeki Amerikan teknoloji şirketlerine yönelik misilleme tehdidine yönelik soruyu ise geçiştirdi.
İran: 'Savaşı bitirmek için gerekli irademiz var'
İran tarafından da savaşın sona erebileceğine dair açıklama geldi.
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Avrupa Birliği (AB) Konseyi Başkanı Antonio Costa'yla yaptığı telefon görüşmesinde "gerekli koşullar sağlandığı takdirde ABD ve İsrail'le savaşı sonlandırmak için gerekli iradeleri olduğunu" belirtti.
Ancak diğer taraftan İran Devrim Muhafızları'ndan Salı günü, İranlı üst düzey yetkililere yönelik "suikastların" sürmesi halinde misilleme olarak Çarşamba akşamından itibaren bölgede faaliyet gösteren önde gelen Amerikan şirketlerini hedef alacakları uyarısı yapılmıştı.
İsrail: 'Güney Lübnan'daki kontrolümüz sürecek'
İsrail Savunma Bakanı İsrael Katz, Lübnan'ın güneyinde bir tampon bölge kurulacağını ve şu an Hizbullah'a karşı yürüttükleri savaş bittiğinde de burada geniş bir bölgeyi "güvenlik kontrolünde" tutacaklarını söyledi.
Katz işgal edecekleri bölgenin, İsrail sınırından yaklaşık 30 km uzaklıkta, Lübnan'ın güneyindeki Litani Nehri'ne kadar uzanacağını belirtti.
İsrail Savunma Bakanı İsrail sınırındaki Lübnan köylerindeki tüm evlerin de yıkılacağını ekledi.
Lübnan Savunma Bakanı Michel Menassa, Katz'ın açıklamalarının "Lübnan topraklarında yeni bir işgal dayatma niyetini açıkça ortaya koyduğunu" belirtti.
Avrupa, Kanada ve Birleşmiş Milletler, İsrail'in açıklamalarını kınadı.
İsrail, İran'a saldırıların başlamasının ardından, Hizbullah'ın İsrail'e karşı saldırılarını gerekçe göstererek 2 Mart'ta Lübnan'ın güneyine asker göndermişti. Ayrıca ülkenin güneyi ve doğusunda Beka Vadisi çevresine yoğun hava saldırıları düzenliyor.
Lübnan Sağlık Bakanlığı, Mart ayı başından bu yana saldırılarda 124'ü çocuk 1238 kişinin hayatını kaybettiğini duyurdu. BM de öldürülenlerden 52'sinin sağlık çalışanı olduğunu açıkladı.
İsrail ise Hizbullah saldırılarında 10 asker ve iki sivilin hayatını kaybettiğini açıkladı.
Son gelişmeler neler?
- Lübnan'ın başkenti Beyrut'un güneyine gece saatlerinde yoğun hava saldırısı düzenlendi. İsrail ordusu saldırılarda üst düzey bir Hizbullah komutanı ve başka bir üst Hizbullah yetkilisinin hedef alındığını açıkladı. Savaşın başından bu yana Lübnan'da hayatını kaybedenlerin sayısı bini aştı.
- İsrail, İran'da kimyasal silah üreten bi fabrikayı vurduklarını iddia ederken, İran vurulan yerin ilaç fabrikası olduğunu savundu.
- Körfez bölgelerini ziyaret eden İngiltere Savunma Bakanı John Healey, bölgeye ek asker ve hava savunma sistemi göndereceklerini açıkladı. Yeni gönderilecek birliklerle Körfez ülkeleri ve Kıbrıs'taki toplam İngiliz personelin sayısının 1.000 civarına çıkması bekleniyor. Healey ayrıca Suudi Arabistan, Bahreyn ve Kuveyt'e ek hava savunma ekipleri ve sistemleri gönderileceğini, Katar'daki Typhoon jetlerinin kullanım süresinin de uzatılacağını açıkladı.
- İran'ın üçüncü büyük şehri İsfahan'da saldırılar büyük patlamalara neden oldu. İran saldırılarda "bazı askeri bölgelerin" vurulduğunu açıkladı.
- İsrail, Pazartesi günü Lübnan'da Endonezyalı iki Birleşmiş Milletler (BM) çalışanının ölümünden sorumlu olmadıklarını iddia etti. BM ilk bulgulara göre çalışanların yol kenarına yerleştirilmiş bir patlayıcı nedeniyle öldüklerini açıkladı.




















.gif)










































Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.