• BIST 91.801
  • Altın 214,457
  • Dolar 5,3608
  • Euro 6,0653
  • Lefkoşa 11 °C
  • Mağusa 14 °C
  • Girne 14 °C
  • Güzelyurt 12 °C
  • İskele 14 °C
  • İstanbul 7 °C
  • Ankara 2 °C

Artık Ciddiyet Zamanı

Arif Alasya

Hepimizin malumudur 1986 yılından başlamak üzere hep Türkiye tarafından uygulattırılan ve yönetilen ‘’Ekonomik ve sosyal’’ kalkınma paketleri ile ekonomimiz şekillendirilmektedir.
1986 yılına kadar Kıbrıs’ın böylesice paketler ile yönetilmesini sağlamak için elimizde ne var ne yoksa alınmış. Başarılı olmayan ve olması mümkün olmayan ekonomi, tarım ve sanayi modelleri ile yönetilmemizi sağlayacak siyasi bir parti ile amaçlarına ulaşmışlardır.
Sonuç olarak Kıbrıslının elinde av tutacak bütün aksamlar alınarak onlara hazır yenecek balıkları borç olarak vermeye başlamışlardır.
1986 yılına gelindiğinde bütün bu çöküşü sonlandıracağı söylenen ‘’Ekonomik ve sosyal kalkınma’’paketleri uygulanmaya başlanmıştır. Artık bu tarihden sonra bu paketi hangi hükümet ve partiler uygulayacaksa onlar hükümete getirilmiştir.

Gelinen nokta Kıbrıs Türk halkı için hüsrandır. Nemalanan bir azınlığın dışında mutlu olanlarımız çok çok azdır. Oğlunun kızının asgari mücretle Devlete memur olması için bin takla atmaya hazır, her türlü yalakalığı yapan yüzlerce insan mevcuttur.

Asgari ücretle göç yasasına bağlı istihdam olanların hayatları bir kez değil bin kez karardığının farkında değillerdir.

Eskiden çiftler evlenirken düğündeki takıları yeni bir hayat kurmak için finansman olarak kullanırken, şimdilerde boşanmak için Avukat parası olarak kullanılmaktadır.

İşte Çözüm başta bu sorunlarımızı aşmak ve artık malımıza mal, paramıza para diyebileceğimiz. Besleme olarak değil düzenli bir ekonomiye sahip, hak eden yöneticiler tarafından yönetebileceğimiz, Uluslararası kimliğe sahip, Ambargoları yaşamadığımız, Bu başıbozuk düzene dur diyecek bir yapı için gerekli.

Maalesef 43 yıldır bizi yönetenler sırf bizi bnlara layık olmadığımız için mi yönettiler yoksa bizi layık görmeyenler tarafından yönetildiler?

Çözümde biz neye hazırız. Bence hiçbirşeye.

Kıbrıslı Türk’e ait sermaye yapısı var mı? Kıbrıs’lı Türk’e ait ne kadar beş yıldızlı otelimiz var? Üniversitelerin kaçı bizim? Özetle Ekonomi bizim değil.

Yerli Bankalarımızın TC Bankaları ile rekabet şansı var mı?

Kapalı ekonomide öne çıkan finans sektörü neredeyse tekelleşmş durumda. Üstelik tefeciler da artık yasal.

Kendimize ait uçak alanımız mı var?

Kendimize ait Eletirik santralimiz olmasına karşın. Elektirik üretimi yapan bir özel şirketin tüm ürettiği eletiriği alma zorumluluğumuz var üstelik onun fiyatından.

Çözüm sonrası yaşanacak AB geçiş sürecine ne kadar hazırız?

e-Devlete geçiş için yapılan eğitimlerde dairelerimizde bu sisteme geçişi sağlayacak kaç personel bulabildik.

Yarın merkezi Hükümette çalışabilecek kaçgencimiz var?1960’da Kıbrıs Cumhuriyeti kurulduğunda bize düşen %30’u bulamadığımız için Haklarımızın azaltılması için Makarios’un harekete geçtiğini unutmayalım. O dönemde Türkiye ile bir geçiş dönemi sağlamak için yaptığı temaslara Türkiye’nin cevap dahi vermediğini da hatırlayalım.

Ben sonuna kadar çözümü savunan ve adanın ilelebet bölünmüş bir ada değil birleşmiş bir ada olmasından tarafım.

Serzenişim ve şikâyetim geçirdiğimiz kırk üç yıllık zaman diliminde bizi yönetenlerin üleşmekten ve çıkar dağıtmaktan başka iş yapmadıklarını görmemdendir.

Olası bir çözümde inşallah başımız 1960 sonrası gelenlere benzer bir durum oluşmaz.

UBP ve DP’den beklemiyorum ama diğer partilerimizin süratle çalışma başlatıp bu konuda hazırlık yapmalarını bekliyorum..

Çözüm sonrası yaşanacaklar artık benden ondan meselesi olmamalı. Kim hak ediyorsa o olmalı.

Artık ciddiyet zamanı.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları