• BIST 97.988
  • Altın 242,791
  • Dolar 6,2605
  • Euro 7,3554
  • Lefkoşa 34 °C
  • Mağusa 35 °C
  • Girne 34 °C
  • Güzelyurt 32 °C
  • İskele 35 °C
  • İstanbul 26 °C
  • Ankara 28 °C

CİNAYET DELİLERİNİ VE CESETLERİ KİM İNCELİYOR?

CİNAYET DELİLERİNİ VE CESETLERİ KİM İNCELİYOR?

İdris DenizTEK ADLİ TABİP: Ülkemizde 9 yıl boyunca adli tıp uzmanı bulunmazken, son dönemde tüm adli ölüm vakalarını tek bir kişi inceliyor. Cesetlerden delil toplayıp kanıt haline getiren tek Adli Tıp Uzmanımız Dr. İdris Deniz, gazetemize önemli açıklamalarda bulundu, Deniz ülkedeki adli tıp çalışmalarını değerlendirdi.

TÜRKİYE’DE YAPILMAYANLARI YAPACAĞIZ: Yıllardan beridir adli tıp alanında yaşanan sıkıntının son bulması için çalışmalar hız kazandı. Adli Tıp Uzmanı Dr. İdris Deniz, DNA incelemelerinin bu yılsonuna kadar ülkede yapılabileceği müjdesini verdi.  Deniz, “Yakın zamanda Türkiye’de yapılamayanları bile yapacağız” dedi.

“BAĞIMSIZ BİRİME İHTİYAÇ VAR”: Dr. Deniz, ülkede bir Adli Tıp Birimi’nin oluşturulması gerektiğini kaydetti. Deniz, Türkiye’deki gibi bir Adli Tıp Kurumu olmayacağını, Adli Tıp Birimi’nin kime bağlı olacağının çok önemli olduğunu ve bu tür birimlerin bağımsız olması gerektiğini kaydetti. Deniz, ülke şartları nedeniyle bağımsız bir birime ihtiyaç belirtti.

Rana SARRO

Polisiye olaylarda sıklıkla bahsi geçen Adli Tıp Uzmanı Dr. İdris Deniz, adli ölüm vakalarında, DNA incelemesi ve adli tıp raporları konusunda gazetemizin sorularını yanıtladı. KKTC’de adli vakalarının aydınlatılmasında ve adaletin gecikmesindeki etkenleri açıkladı.

Ülkedeki adli vakaların aydınlatılmasında başrolde bulunan Adli Tıp Uzmanı, ölüm vakalarının nasıl araştırıldığını, suçların ve suçluların nasıl tespit edildiğini anlattı.

Adli Tıp Uzmanı idris Deniz, Adli ölümlerde, kesin ölüm nedenlerinin belirlenmesi için Türkiye’ye gönderilen DNA örneklerinin incelenmesinin, bu yılsonundan itibaren ülkede yapılabileceğini belirtti.

DNA örneklerinin artık Türkiye’ye gönderilmemesi ve Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi bünyesindeki, Thalasamia Merkezi’nde bulunan DNA Merkezi’nde DNA incelemesi yapılabilmesi için Maliye Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı’nın çalışması olduğunun bilgisini veren Adli Tıp Uzmanı Dr. İdris Deniz, Yakın zamanda Türkiye’de yapılamayanları bile çalışır hale geleceğiz” dedi. Adli Tıp Uzmanı Dr. İdris Deniz, gazetemizin sorularını şöyle yanıtladı:

“Yüzde 99,9 suçlu yakalanmış olur”

Detay: Türkiye’den hangi durumlarda adli tıp incelemesi ve raporu istenir?

İdris Deniz: “DNA örnekleri, Türkiye’ye kritik vakalarda gönderilir. Diğer vakalarda ise, devlet labaratuar ve Nalbantoğlu Patoloji Servisi’nde tetkiklerimizi yaptırıyoruz. Olay yerinde biyolojik artık bulunduğu zaman olağan şüphelilerle eştirilmesi için DNA tetkiklerini göndermek durumundayız. DNA’da en çok başvurduğumuz olay, bir cinsel saldırı, karşı tarafta bir hamilelik varsa babalık tespiti için ya da bir kişiye yine bir saldırıda bulunulduğunda ve mağdur kişi kendisine x kişinin saldırıda bulunduğunu söylüyorsa, kişinin mücadele sırasında tırnak altlarında doku örnekleri kalmışsa, mağdur kişinin iddia ettiği kişiyle doku uyumu sağladığı zaman, yüzde 99.9 oranında suçlu yakalanmış olur.

“Katile ulaşmamız kolaylaşır”

İdris Deniz: “Ya da bir cinayet işlenmiş, cinayet sırasında yine bir mücadele olmuşsa, ölen kişinin tırnak altlarından aynı şekilde doku tahlili yaparak, katile ulaşmamız kolaylaşır. Ya da bazı hırsızlık olaylarında, sigara içiyor, ya da tuvaletini yapıyor veya bunun gibi durumlarda yine eldeki şüphelilerle doku örnekleri kıyaslanarak,  olayın suçlusunu yakalama yoluna gidiyoruz. Şuanda DNA tetkiki yapmamız gereken durumlarda Türkiye’den faydalanıyoruz. Ama bunun dışında çoğu tetkiki burada kendimiz yapıyoruz.”

“tek ben bakıyorum”

Detay: DNA tetkiklerinin neden Türkiye’de yapılması gerektiği yönündeki sorumuza geçmeden önce, ülkede birçok adli tıp uzmanı bulunmasına rağmen, niye şahsınızın daha popüler olduğunu sormak istiyorum. Ülkedeki diğer adli tıp uzmanlarından farkınız nedir? Niye isminiz daha fazla telaffuz ediliyor?

İdris Deniz: “Sağlık Bakanlığı’nda çalışan adli tıp uzmanıyım. Tüm adaya tek ben bakıyorum. İzinde olduğum durumlarda, Doçent arkadaşım bakıyor. Geçen gün örneğin izindeydim, Değirmenlik’te meydana gelen cinayet dosyasını doçent arkadaşımız yaptı.”

Detay: Peki, bazı vakalar Türkiye’ye gönderiliyor dediniz. Türkiye’ye gönderilme aşaması nasıl oluyor?

İdris Deniz: “Sorunu da orada yaşıyoruz zaten. Türkiye’ye gönderdiğimiz vakalardaki gecikmenin sebebi, geç çalışılması değil. Numunelerin gönderilme aşamalarından kaynaklanıyor. Otopsi sırasında aldığım bir numunenin, İstanbul Adli Tıp Kurumu’na ulaşması için, 7 tane yazışma yapılması gerekiyor.”

Detay: Nerelerle yazışma gerçekleştiriliyor? Adli Tıp Raporu sonuçlarının ülkeye gelmesi neden gecikiyor?

İdris Deniz: “Otopsi sırasında ben numuneleri alıyorum. Bunu otopsi tutanağımla, olayın tahkikat memuru olan polis subayına ya da polis çavuşuna teslim ediyorum. O da, bağlı bulunduğu karakola götürüp, yazı yazarak, ilçedeki kaza müdürlüğüne yazıyor. Oradan Polis Genel Müdürlüğü’ne yazı yazılıyor. PGM de Dışişleri Bakanlığı’na, Dışişleri Bakanlığı Sağlık Bakanlığı’na, Sağlık Bakanlığı ise, İstanbul Konsolosluğu’na, Konsolosluk’tan da İstanbul Bakırköy Cumhuriyet Savcılığı’na, oradan da Adli Tıp Kurumu’na ulaşıyor. Adli Tıp Raporunun gelmesi de aynı şekilde oluyor. Gecikmenin de bundan kaynaklanıyor.”

Detay: Ölüm raporları yaklaşık ne kadar zamanda geliyor?

İdris Deniz: “Sorduğumuz hususa göre değişiyor. Şöyle söyleyeyim, ben Türkiye’de de çalışıyordum. Türkiye’de de herhangi bir ilden İstanbul Adli Tıp Kurumu’na bir doku örneği gönderip incelenmesini istediğimizde, ortalama 6 ay gibi bir süre içerisinde gelirdi. Ancak yeni bir yazışma sistemi gerçekleştirdiler. Artık kâğıt kullanılmıyor. İnternet üzerinden uluslar arası yargı ağı dedikleri bir sistem kurdular. Elektronik imza kullanılıyor. Adli Tıp Kurumu dokuyu çalıştığı anda, ilgili Cumhuriyet Savcısı onu ekranda görebiliyor. Dolayısıyla yazışma ortadan kalkıyor ve daha hızlı çalışılabiliyor. Ama ben buraya 2009 yılında geldim. 2009 yılında geldiğimde, bu sistem henüz daha yeni uygulanıyordu ve ortalama süre 6 aydı.”

“Türkiye’den daha erken sonuç almaya başladık”

“KKTC’de ise, yazışmalardan kaynaklanan bir sorun yaşıyoruz. Ona da, çözüm olarak, son zamanlarda numunelerimizi artık elden gönderiyoruz. Yani bu yazışmaları, bir ilgili polis müdürlüğü, olay yeri inceleme uzmanı, foto parmak izi uzmanını görevlendiriyoruz ve elden teslim ediyoruz. Yani bir veya iki gün içinde numunelerimiz ilgili yere ulaşıyor. Böylelikle daha erken sonuç almaya başladık.”

“Otopsi sonucu 5 yıl sonra geldi”

Detay: Önceden ortalama süre neydi? Şimdiki uygulama ile ortalama süre nedir?

İdris Deniz: “Şöyle söyleyeyim; 2009 yılında yaptığım bir otopsinin sonucu, 2014 yılında geldi. Tabii bunu sonucu olarak da adalet gecikiyor. En son gönderdiğimiz numune 3 ay içerisinde geldi. Yani bu Türkiye içinde bile olsa, bundan daha kısa bir sürede çalışılamaz.”

Detay: Şuanda Türkiye’den hangi vakaların adli tıp raporları bekleniyor?

İdris Deniz: “Şuanda Türkiye’den hangi vakaların beklenildiğini listesini tam olarak bilemeyeceğim. Türkiye’den sonuç beklediğimiz birkaç tane cinayet vakamız vardı ama onlar da geldi. Şuanda Türkiye’de beklenen hatırladığım vaka yok. Bazı sonuçlar bu yazışmalardan dolayı, ancak tahkikat memuruna ulaştıktan sonra sonuç bana gelir.”

Detay: Adli Tıp Uzmanı ne yapar? Bize bilgi verebilir misiniz?

İdris Deniz: “Adli Tıp Uzmanı, herhangi bir suç unsuru insan olan bir konuda, mahkemelere bilirkişilik yapar. Yani bir ölüm olayı ise, ölüm nedenini; bir yaralanma olayıysa yaralanmanın ne zaman olduğunu, nasıl bir alet kullanıldığını; kişinin ne derece yaralı olduğunu; ölümlerde ise, ölümün ne zaman, nasıl olduğunu; ölüme etki eden kendi hastalıkları olup olmadığı; ölen kişinin üzerinden delil elde ederek, öldüren kişiye dair delilleri toplamak; olay yerinde yine ölen ve fail ya da faillere ait delilileri toplayıp kanıt haline getirir.

“Bizim aktif olarak yapmadığımız olaylar var”

“Türkiye’de adli tıp uzmanlarının yaptığı, henüz daha bizim aktif olarak yapmadığımız olaylar da var. Cezai sorumluluk olayı örneğin… Bir suç işleyen bir kişinin, o suçu işlemesi sırasında, akıl sağlığının yerinde olup olmadığı, ya da bir çocuksa işlediği suçun farkında olup olmadığı farkındaysa ne derece hareketlerini yönlendirebildiği hususlarında da adli tıp uygulamalarından faydalanılır. Henüz biz daha bu tür uygulamalara geçmedik. Çünkü bu tür uygulamalarda kişinin, herhangi bir akıl hastalığı olsa bile, işlediği suça karşı cezai ehliyetinin olup olmadığı araştırılır. Dolayısıyla, bir insan ve bir suç olayı varsa bu konuda adli tıp uzmanlarından faydalanılır.”

“Mahkemelere bilirkişilik yapar”

“Bunun dışında mahkemelere bilirkişilik yapıyoruz. Örneğin benim otopsisini yapmadığım ama avukatın ya da savcının talebiyle mahkemeyi aydınlatmak amacıyla gittiğim durumlar da oluyor. Örneğin bir trafik kazası yaşanmıştır. Bu trafik kazasında kişinin alkol miktarının ne derece etkilediği, ya da şeker hastalığı varsa, trafik kazasına etkisinin ne olduğu araştırılır.”

“4 tane patoloji uzmanı yetişmeye çalışıyor”

“Türkiye’den 3 ayda geliyor dedik ancak, bazen bizim kendi içimizde de Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu’ndaki patolog arkadaşlar da, patolojik numuneleri çalıştığı zaman, bazen bu iki- üç ayı bulabiliyor. Yani bunları spesifik olarak sadece bir uzman arkadaşımız çalışmıyor. Örneğin Nalbantoğlu’nda 4 tane patoloji uzmanı var. Bunlar aynı zamanda, tüm çevre hastanelerden gelen canlı kişilerden alınan patolojik numuneleri de çalışıyor. Kanser veya diğer bazı hastalıkları da çalışıyorlar. Dolayısıyla yoğunlukları artıyor.”

“Adli Tıp Birimi kurulmalı!”

Detay: Bunun çözüm yolu nedir?

İdris Deniz: “Ülkede bir Adli Tıp Birimi’nin oluşturulması gerekiyor. Türkiye’deki gibi bir Adli Tıp Kurumu olmaz. Adli Tıp Birimi’nin kime bağlı olacağı da çok önemli, dolayısıyla bu tür birimlerin bağımsız olması gerekiyor. Tamamen özel yapılamaz, çünkü ülkemizde de ne tür sonuçlar ortaya çıkabileceğini tahmin edersiniz. Dolayısıyla bağımsız bir birim olması gerekiyor.”

“Biliyorsunuz, Cumhurbaşkanlığı’na bağlı olarak Kayıp Şahıslar Komitesi var. Bu komite içinde aynı zamanda, her ne kadar DNA tespitleri yani kayıp şahısların kimlik tespitleri Bosna’da yapılsa da, bazı numuneleri Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi bünyesinde, Thalasamia Merkezi’nde bir DNA Merkezi’miz var. Türkiye’ye artık göndermeyelim diye, onlar da çalışma yapıyorlar. Maliye Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı’yla bu işi nasıl halledebilecekleri yönünde bir çalışma var.”

Ne zamandır böyle bir çalışma var?

İdris Deniz: “3-4 aydır bunlar konuşuluyor. Bir suçla ilgiliyse delil niteliği taşıyor. Dolayısıyla bu tür numuneleri çalışmaktan ziyade bu tür numunelerin saklanabileceği ortamların oluşturulması gerekiyor. Bu yönde Sağlık Bakanlığı ile Maliye Bakanlığı ile Cumhurbaşkanlığı’na bağlı birim arasında görüşmeler yapılıyor Yani yakın zamanda bu yılsonunda DNA’ları da ülkede çalışabilecek duruma gelebiliriz.”

Detay: Ülkede adli tıp merkezi yok. Merkez neresi olacak? Nasıl yapılacak?

İdris Deniz: “Evet, işte tüm mesele de bu. En güzeli tüm bunların tek bir merkezde olmasıdır. Ama biliyorsunuz, Devlet Laboratuarı Sağlık Bakanlığı’na bağlı olarak ayrı bir birim. Ama yakın zamanda Türkiye’de yapılamayanları bile çalışır hale geleceğiz.”

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler