• BIST 101.566
  • Altın 261,740
  • Dolar 5,6399
  • Euro 6,3517
  • Lefkoşa 22 °C
  • Mağusa 24 °C
  • Girne 24 °C
  • Güzelyurt 21 °C
  • İskele 24 °C
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 15 °C

Taner Ulutaş'tan sahibine mesajlar

Taner Ulutaş'tan sahibine mesajlar
Taner Ulutaş'tan sahibine mesajlar

 

Sn. Hamza Ersan Saner,  bakanlığın kapısını çalıp, kapı kilitli olması nedeniyle açılmaması sonrasında, UBP Genel Sekreterliğinde karar kılmıştınız. Genel Sekreterlik çalışmaları yapılırken Mecliste de Avrupa Birliği Uyum Yasa Tasarılarını Görüşmek Üzere Oluşturulan Geçici ve Özel Komitenin Başkanlığına getirildiğinizi öğrendik. Tabi yardımcınız da, Başkan Vekili olarak Armağan Candan oldu. Sn. Saner, bizim Ayşaba, AB Uyum yasa tasarıları komitesinin başkanı olduğunuzu öğrenince, uuuu gagon, ma Ersan ve AB yasası uyum sözcükleri ne kadar yan yana gelirse, Aslan ile Çita, köpek ile kedide o kadar bir araya gelir. Hamza, göbeğini uzatarak Türkiye’ye bağla diye çağrı yaparken, ayağı ile AB’yi de itmekle meşgul olacak. Bu iş ekmek kadayıfına sirke dökmek ile eş anlam taşır dedi. Sn. Saner, yaprak ağaçtan düştüğü zaman, rüzgarın oyuncağı olur. Siz, Anavatan, çözümsüzlük çözümdür derken, ağaçtaki BM ve AB yaprağını dalında tutamayacaksınız. Ve işte o zaman yandı gülüm keten helva. Senmisin ağaçtan düşen diyecek olan rüzgar, sanırım bize dillirga eşliğinde çifte telli oynatacak.

**

Sn. Merter Refikoğlu, Mağusa, Yeni Boğaziçi, İskele emirnamesi için Mahkemeden ara emri alarak yürütmeyi durdurduğunuzu gözlemledik. Ayrıca 3 ayda vizeden çıkması beklenen dosyaların, 3 aydan sonra çıkması halinde onlar ile ilgili itirazınızın olacağını belirttiniz. Ve bu dosyaların, vize, planlama onayı ile inşaat ruhsatlarının da iptal edilmesinin mümkün olacağını öne sürdünüz. İmar planı çalışmaları başladıktan sonra emirname çıkartılmasının zaten yersiz olduğuna vurgu yaparken, naylon dosyaların, bölgeyi inşaat mezarlığına dönüştüreceğinin kaçıonılmaz olacağını söylediniz. Sn. Refikoğlu, bazı ensesi kalın, gerdanı sarkık, cebi dolgun kimseler, emirnameleri ağzında bal olan arı olarak görüyor. Balını yiyeyim, arıyı eşek teperse de olur düşüncesi ile hareket ediyorlar. Ama ağzında bal olan arının kuyruğunda iğnesinin de olduğunu nedense unutuyorlar. 

**

Sn. Ali Pilli, refakatçi projesinin, eski Sağlık Bakanı tarafından başlatılmasının, aslında güzel bir proje olduğunu, ancak görevi devralırken bu konuda, yeterli inceleme yapılmaması nedeniyle, projeyi askıya aldığınızı ve bu konuda yasal düzenlemeye ihtiyaç duyulduğunu belirttiniz. Projede refaktçi ücretinin yarısının hasta, yarısının da devlet tarafından karşılanacağı belirtilirken,gerekli ödemelerin yapılmaması nedeniyle 115 bin TL’lik bir borç biriktiğini dile getirdiniz. Sn. Pilli, ünlü düşünürler,Türk gibi başla, İngiliz gibi bitir derler. Maşallah bu defa da Türk gibi başladık, ama İngiliz gibi devam etmeyip, herşeyi yüzümüze gözümüze bulaştırdığımız gibi devleti de borç yükü ile baş başa bıraktık. Allah Kerim diyerek başladığımız ve iş nedeniyle de indiğimiz Kerim’in kuyusunun derin olduğunu gördük. Kerim’in kuyusundan çıkmak için sarıldığımız İngiliz ipinin ise kısa kaldığını gözlemledik. Allah Kerim tamamda, Kerim’in kuyusundan da nasıl çıkılacağını düşünmemiz gerekirdi

**

Sn. Erkut Şahali CTP Milletvekili olarak yaptığınız konuşmada, görüşülen öğretmen yasasının, kadro sayısının artırılması için önemli olduğunu belirttiniz. Eski hükümet döneminde yapılan proje ve çalışmaların devamının önemine işaret ederek, öğretmenlerin veriminin artırılması için ilgili paydaşlarla da uzlaşı içerisinde çalışılması gerektiğine vurgu yaptınız. Ayrıca, yasa ile 5 bin öğretmenin devlete bağlı okullarda çalışmasının sağlanacağını, nüfus artışının öğrenci profilinin yeni kadrolara da ihtiyaç doğurduğunu ifade ettiniz.  Sn. Şahali, ülkeye bilgi hazinesi zengin evlatlar yetiştirecek çarkın, olmazsa olmazı konumunda olan öğretmenler hep asi ve eleştirmen olarak görülmeye çalışıldı. Bu nedenle dışta görev almayı bekleyen öğretmenler yerine gözümüz hep dıştaki arayışlarda oldu. Bevabın(Hademe) yerine sınıfları temizlemek zorunda bırakıldı. Hatta daha da ileri gideyim tuvalet bile temizlettirildi. Biraz ağzını açınca vurun abalıya CD’si çalınmaya başlandı. Sn. Şahali, sürekli olarak dilimiz ile yaraladığımız öğretmenlerimize, dışarıdan pansuman yapılmasını bekledik. Ancak açtığımız yaralardan maalesef artık gönüllerine bıçak bile işlemez oldu

**

Sn. Kıbrıs Yetenekleri sitesi yetkilileri, bir üyemizden gönderi diyerek yayınladığınız bir mesajda, merhaba, genelleme yapacam kimse kusura bakmasın.Kiminle konuşsam hep ayni hikaye.Neden Kıbrıs’daki avukatlar, parayı peşin alıp hiç bişey yapmaz? Bir da küstah ve yüzsüzce dalga geçerler. Avukatları kontrol eden bir birim, kurum var mı? kimi kime şikayet edecem hesabı resmen. Paramızınan masgara yerine koyuluruk dediniz. Arkadaşım, avukatların bağlı olduğu ‘Barolar Birliği ‘var. Birde her bölgenin barosu var. O bölgenin örneğin avukat Lefkoşa’lı ise Lefkoşa Baro’suna o avukatı şikayet edebilirsin. Bazı Avukatların, insaf, minsaf tanımadığı ve hep bana, hepsi bana nakaratını tekrarladığı doğrudur. Ancak birde anamızı öpenin, kadı olduğunu ve kadıyı kime şikayet edeceğinizi de bir düşünün. Ayşaba, portokala dışından baktığın zaman, mükemmel olduğunu düşünebilirsin. Ancak kabuklarını soyacaksın ve içinin çürük olup olmadığına bakacaksın. Bakmazsan sonrasında içinin, çürük olduğunu gördüğün zaman küfürlü hicaz faslından beste, santurlu küfürlü acem aşiyan faslından da güfte yapmayacaksın. Bazı avukatlar konusunda da durum aynidir. Dış görüntüsü ile seni kandıran çürük portokalı, çöpe atıp arkana bakmayacaksın dedi.

**

Sn. Kerem Eran, Kıbrıs Türk Spor Yazarları Derneği (KTSYD) tarafından geleneksel olarak verilen ‘Yılın Başarı Ödülleri’ bu akşam dağıtılıyor. KTSYD başkan ve yönetim kurulu sizi,  KKTC Telsim Vodafone’un katkıları ile KTSYD Fikret Ünlü Havuz Başı’nda saat 20.00’de düzenlenecek ödül töreninde ‘yılın hakemi’ ödülünü almaya davet etti. Sevgili Kerem, bir devre Özcan Han, Yıltan Muslu, Atila Topaloğlu, Fevzi Beyar, sonrasında da Savaş, Mehmet Malek, ve daha isimlerinden övgü ile bahsedeceğim hakemler futbol sahalarında boy göstertti. Onların isimleri futbol ile özdeşleşirken, sıraya sende girdin. Başarıların futbol için bir kazançtır. Abdulmutallip amca, bütün insanlar iyi olsaydı kötülüğü bilmezdik. Tüm insanlar kötü olsaydı, iyilikte olmazdı. Ve bütün hakemler iyi olsaydı, Kerem Eran gibi hakemler aralarından yıldız gibi parlamazdı diyor. Tebrikler.

**

Sn. Ayşegül Özmen Garabli, sosyal medyadaki paylaşımınızda, İsmail Küçükkaya'ya, Ekrem İmamoğlu Atatürk'ün imzasını taşıyan kalem hediye etti.Binali Yıldırım ise bir tespih hediye etti.Birisi biz seçilirsek geleceği özgürlük ve aydınlıkla yazarsınız derken, öbürü de biz seçilirsek daha çoook sabır çekeceksiniz mi demek istedi acaba diyorsunuz. İlahi hocanım, ağzında dökülen veya çekilen dişleri nedeniyle, dişsiz kalan birisinin, ikram edilen peksemeti, ağzı dolu dolu, şapırdatarak yediğini hiç gördünüz mü? Din, Allah, kuran sularında yüzerek, 200 şirket kurup, söze Allah ile başlayıp, peygamber ile bitirenler, ballı böreği yerken, dişsizin, ikram edilen peksemet ile kavga ederken, köpüren sinirlerini yatıştırmak için tabiki ona tespih hediye edecek. Ve bugün din, peygamber ile kuran edebiyatı yaptığımız için bize esen rüzgar, yarın size de dönebilir sabredin diyecek.Hocanım, şimdiki zamanda baş dinci gibi gözükenler yola, baş üstünde başlıyor. Kuran, Allah ve peygaber sözcükleri ile yola devam ediyor.Sonrasındaysa, helal ve sevap ayaklarında cepleri doldurma operasyonu ile tespih hediye edilerek yolu sonlandırıyor. Ne diyeyim Allah’a, don giydirirken bunlara, donsuz bırakıp, Lahavle çektirir bizim gibi garibanlara 

**

Sn. Jale Refik Rogers, HP Girne Milletvekili olarak yaptığınız açıklamada, Kamu Reform Yasasının şart olduğunu dile getirdiniz. Kamu Reformu Yasası’nın üçlü kararnamenin daraltılması açısından çok önemli olduğunu ifade ederek, ülkede kurumsal bir hafıza oluşması isteniyorsa bu yasanın şart olduğunu kaydettiniz. Ayrıca, her gelen hükümetle tüm müdürlerin değişmesinin aslında sürdürülebilir bir yapı olmadığını belirterek, kurumsal hafızanın ciddi anlamda zarar gördüğünü söylediniz. Jale hanım, müdürü sınav ile koltuğa oturtacaksak. Bizden olmayanları, müşavir olarak mahalleye göndermezsek. Bakan, milletvekili, parti İlçe başkanları ile parti ileri gelenlerinin, kayınçolarını, baldızlarını, onların çocukları ile hısım ve akrabaları bumbara dönen kamunun bir yerine sıkıştırmazsak, devlet hiç devlet olurmu?  Sn. Rogers, Ayşaba, tavuğun da, penguenin de kanadı var. Ama her ikisi de uçamaz. Ancak birisi yüzerken kuzey kutbunun tertemiz sularında, diğeri sürekli eşelenir çöp yığınlarında.AB ülkeleri sistemleri ile dolaşırken pırıl pırıl sularda, bizim gibi kabile devletlerinin de gagaları gezinir hep çöp yığınlarında diyor.

**

Sn. İsmet Akim, Kıb-Tek’te elde yeşil altlı mum ile arandığınızı öğrendik. Bir zamanlar yaşanan yolsuzluklara yalın kılıç dalarak, müdahale ettikten sonra soruşturma başlatırken, sizden sonra tomofilin hız kestiğini gözlemledik. Tomofil, yolsuzluk Motor Way’inde, 120 km hızla giderken, arpası biten eşeğin yerine çakıldığı gibi hızını 20 Km.’ye düşürdüğünü gözlemledik. Mavro yerimo galsın, tomofilin benzin pedal telinin koptuğu ve maalesef hız artırımına da direksiyon başına geçenler ile geçilemeyeceği dile getiriliyor. Yontma taş devrinden aldığın ve bilgisayar dönemine taşıdığın Kıb-Tek’te, bu yönetimin gitmesi sonrasında muhtemelen ‘Cilalı Taş ‘ devrine dönülebileceği söyleniyor. O zaman sanırım bizlerin baş ağrısını ne Aspro, nede panadol kesecek diye düşünenlerdenim. Hüsamettin amca, hayat kahpe, düzen bozuk olabilir.Ama meselehayatın bozuk ve kahpe oluşu değil, mesele insanın kendini bozup kahpeleşmemesidir diyor.

**

Sn. Hüseyin Çavuş Kelle, Kıbrıs Türk Çiftçiler Birliği Başkanı olarak, Hükümet değişikliklerinin tarımda sürdürülebilirliği ortadan kaldırdığını, belirttiniz. Ayrıca geçen üretim sezonlarından kalan akaryakıt desteği ve DGD’nin bir an önce ödenmesini, 2018-2019 üretim yılına ait desteklerin iyileştirilerek üreticiye yansıtılmasını istiyorsunuz. Sn. Kelle, yağışlı bir kışın ardından maşallah arpa ve buğday beklenenin üzerinde bir rekolteye ulaştı. Kısacası bu durum sizlerin yüzünüzü güldürdü. Ancak yüzünüzü güldüren bu durum sonrasında, TÜK’ün fiyat önerisi yüzünüzün asılmasına neden oldu. Kısacası vermeyince Mamut, neylesin Mahmut misali, hükümetin biraz daha cömert davranmasını bekliyorsunuz. Başkan, cep delik, cepken delik. Bütçenin yanından geçen sıçanın ayağı kayarak aşağı düştüğü ve bu düşme neticesinde başının yarıldığı söyleniyor. 4’lü koalisyon hükümetine, çiftçiler birliği olarak kırmızı kart gösterirken, bu hükümete de mavi boncuk dağıttınız. Vallahi ne diyelim, dağıttığınız o nazar boncuğu galiba yerini ceplere vurulacak prangalara bırakacak. Dimyata, Pirince giderken, galiba evdeki bulgurdan da olacaksınız.

**

Sn. Durmuş Aşan, Yukarı Taşkent Muhtarı olarak sosyal medyadaki paylaşmınızda, Taşkent-UKÜ yolunda son yaşanan sel felaketinden sonra yer yer oluşan büyük yırtık ve çökmelerin toprakla doldurulmasını Tİ’ye aldınız. Yoldaki durumu alaycı bir üslup ile ele alırken “Sağ olsun devlet duyarsız kalmadı” Yıllardır günü birlik önlemlerle tamamen kullanılamaz duruma gelmesi engellenen UKÜ-Taşkent yolu, sel felaketinden sonra geçilmez oldu. Birçok yerde çökme ve derin çukurlar oluştu. Sağ olsun Karayolları Dairesi duyarsız kalmadı, asfalta toprak döktü. Benzeri dünyada bir de Afrika’da oldu dediniz ve arkadaşlara Halep ordaysa arşın burdadır mesajını gönderdiniz. Muhtarım, bizimkiler, ölen ölür, kalan sağlar bizimdir diyor. Seçim zamanlarında birçok siyasinin seçilmesi için ölüp ölüp dirildiğimiz zamanlar oldu. Tamam eyvallah.Ama şimdi bu yapılanları gördükçe bizler için gülüp geçme zamanı oldu. Ve o gülücükler solan gül gibi yüzümüzde soldu.

**

Sn. Fatma Kara, sosyal medyadaki paylaşımınızda, trafikten dolayı stütyoya geç gelen Binali Yıldırım’ın, ulaşım benim işim dediğini belirttiniz. Aman Fatma hanım, ulaşım işi tabiki Binali beyin işidir. Kurulan şirketler vasıtası ile alınan Vapurlar, tır, gemiler ve bir sürü araç ile ulaştırma ne senin nede benim işim mi olacak? Bir yerlere ulaştırılacak eşyanız mı var? Koy gemiye verdikten sonra Ali’ye besmele çektikten sonra ulaştırsın yerine.Bak zenginin ulaşım sözcüğü bile biz züğürtlerin çenesini yorar. Haaa siz Tarihi karşılaşmaya geç geldiğini söylemek isterseniz, o başka. Binali bey tevazzu göstererek Cem Uzan gibi gideceği yere helikopter ile gitmedi. Ve stütyoya son model arabası ile geldi. Eskortlardan birisinin lastiği patladığı için programa geç kaldı.  Sn. Kara, sanırım biz hatayı çocukken yaptık. öğretmen ‘büyüyünce ne olacaksın bakalım’ diyesorunca, bir kere de ‘Bin atlı gibi’ diyemedik, demedik. Bizler tırtıl gibi sürünürken ağaç gövdelerinde, birilerikelebekler gibi uçtular para katmanlarında.

***

Fıkra

fikra-005.jpgGünün Askeri

gunun-askeri.jpgGünün Sözü

gunun-fotosu22-001.jpgGünün Fotosu

gunun-sozu-069.jpg

 

 

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler