• BIST 122.142
  • Altın 300,140
  • Dolar 5,9403
  • Euro 6,5530
  • Lefkoşa 15 °C
  • Mağusa 16 °C
  • Girne 16 °C
  • Güzelyurt 15 °C
  • İskele 16 °C
  • İstanbul 12 °C
  • Ankara 6 °C

Taner Ulutaş'tan sahibine mesajlar

Taner Ulutaş'tan sahibine mesajlar
Taner Ulutaş'tan sahibine mesajlar

Sn. Ali Pilli Karpaz bölgesinde sağlık açısından ciddi eksiklikler olduğunu ve bunu gidermek için çalıştığınızı belirttiniz. Eksiklikleri giderme çalışmaları için kolları sıvadığınızı ve ilk adım olarak sağlık merkezindeki doktor sayısını artırmak olduğunu dile getirdiniz. Ancak doktorların Karpaz’a gitmek istemediğini ve Karpaz Bölgesi için doktor bulamadığınızı söylediniz. Tamamda Karpaz’da yaşayan insanlarımız hizmet beklerken, ‘Hipokrat Yemini’ eden doktorlarımız, yemini ederken bir ayaklarını havaya kaldırarak yeminin ayaklarının altından geçmesini mi sağladılar? Sn. Bakan, Hacı amca, sağlıkta Adalet diye diye çıkılan bu coğrafyada,  Adalet abla bu hayattan çok şey bekliyordu. Ancakbizim eski mahallede şimdi müşteri bekliyor. Son müşterileri ise bazı doktorlar oldu diyor.

**

Sn. Tufan Erhürman, bizim Minik Kuşlar, CTP Parti Meclisinin geçtiğimiz akşam gerçekleştirdiği toplantıda, sizi CTP'nin Cumhurbaşkanı adayı olarak belirlediğini ve 14 Aralık'ta da CTP’nin Cumhur adayı olarak isminizin açıklanacağını söyledi. Öncelikle daha açıklanmadı ama erken davranıp, hayırlısı olsun diyelim. Federasyon temelinde bir çözüm şeklini benimsediğinizi ve Kıbrıs’ta bir çözümün aşığı olduğunu bilenlerdeniz. Sn. Erhürman, elçiye zeval olmasın. Ayşaba, Tufan ovlucuğuma selam söyleyin. Yarın sandıktan çıkarsa, söylediği sözlere çok dikkat etsin. Koltukta oturduğu sırada, Ankara’da garnizon komutanı ile karşılanırken, bugün vali tarafından karşılananları ayıplamasın. Ayıplayacaksa kendisi böyle bir durumda tayyareye bindiği gibi geri dönsün. Anasının karşısında kafasını emme basma tulumba gibi sürekli sallamasın. Hak, hukuk derken, halkın anasına darbuka, babasına da cura çaldıracak icra yasasında olduğu gibi bu tip yasalara parmak sallamasın. Başak olgunlaşınca başını eğdiği gibi koltuk uğruna, zaman zaman yaptığı gibi başını eğili tutmasın diyor.

**

Sn. Mehmet Eziç, son zamanlarda gelişi güzel, sağa sola yerleştirilen mobese kazıkları ile ilgili isyanınızı dile getirerek,  sen iyisini güzelini yapmaya çalış, başındaki gelip içine etsin. Tam kadı misali. Yoruldum ve usandım artık dediniz.  Sn. Eziç, dişinizden, tırnağınızdan artırarak, binbir fedakarlık ile yaptığınız işleri, yıldız gibi parlatıp, gözlerin kamaşmasına neden olurken, birilerinin gelip mokunu parlayan yıldızın tam ortasına bırakması, sanırım Tanganika’da bile olmaz. Sormadan gir, sormadan çık, KKTC For Ever Cumhuriyetinde, yetenek yoksunu, papüris kağıdı üzerinde uzmandır yazılı sözüm ona uzman çok. Sn. Eziç, tamam balta değmedik ağaç, ağ ve zıpkın girmedik deniz olmaz. Ama Afrodit’in kırmadık ceviz bırakmadığı bu fettan Ada’da, bizleri Aman Allah’ım, çektirtmek noktasına da getirmek olmaz.

**

Sn. Kaan Kesken, sosyal medyadaki paylaşımınızda,bizim en büyük sorunumuz beni sokmayan yılan bin yaşasın özelliğimizdir dediniz. Bu Kıbrıs insanının en büyük özelliğidir.Kıbrıs insanının taki ayağına basılsın susar. Kendine birşey olmaz düşüncesi ile hep seyreder.Ayağına basılınca o zaman bağırmaya başlar. Ondan değilmidir ki bu hallerdeyiz.Ama artık yılan herkesi sokuyor ifadesinde bulundunuz. Sn. Kesken, ciğercinin kedisi gibi camdaki ciğere bakarken, aldıkları emir sonrasında, yaptıkları ile halkın anasını ağlatanlar, şov dünyasında bunları, cibillah Allah, inkar ediyor ve geride ‘Play Back’ yapıyor.

**

Sn. Cemil Sarıçizmeli,Şov gazetesinin, 8 puntodan, manşetinden verdiği Mehmetçik Belediyesinin, Bafra Bostan Beach Halk Plajını kiralama serüveni son buldu.Mahkemelere kadar taşınan ve bu nedenle, Resmi Nikah kıyılmadan, imam nikahı ile yetinilen plaj ortaklığı ‘Şiddetli Geçimsizlik’ iddiası ile ‘NOS’ oldu. Mehmetçik Belediye Meclisi, iş ortağına sen evi geçindirmekten aciz iyi bir eş değilsin iması ile yaptığı sözleşmeyi  iptal ederken, plajın yeniden belediyeye dönmesini sağladı. Hatçe Teyze, Cemil ovlucuğumun kıydığı nikah, pul ve imza yanlış yere konulup, atıldığı için geçersiz addedildi. Yani harç bitti yapıya paydos denildi. Kısacası ders geçme sınavında bütünlemeye kalındı dedi.

**

Sn. Erdal Onurhan, bir taraftan Kıbtek yönetim kurulu başkanlığından, 3 yönetim kurulu üyesi ile istifa ettiğiniz yönünde haberler yazılırken, bir diğer taraftan, sıkıntılar olduğu ancak istifa edilmediği yönünde açıklamalar var. Hatta bizim minik kuşlar, istifanız sonrasında Başbakan Ersin Tatar’ın sizin yerinize, Selim Gökbörü’yü atayacağını bile iddia ediyor. Foil Oil ve sıvılaştırılmış gaz ile çalışan santraller ile ilgili ihaleye çıkılmasını istememenizdeki düşünce ürününü açıklamadığınız için kimse bu çok bilinmeyenli denklemi çözemedi. ’Salla külahı ye pilavı ‘ modundan çıkıp, ‘Nayır’Nolamaz’ moduna girerken, denklemi çözme konusunda, ısrarınızın, neden ve niçini açıklarsanız çok iyi olacak deniyor. Sn. Onurhan, bugüne kadar ceryan faturaları biz halkı teperken, bal kavanozunu tutan bazıları, parmaklarını yalamayı bıraktı.Balı kepçe ile götürdü. Balcının kepçesi varsa, oduncunun baltası olduğunu ve birgün baltanın kafalarına ineceğini düşünmedi. Baca eğri olsa bile dumanı doğru tütürmeyi başardılar. Ama baca tıkandı. Dumanı sanırım birilerini boğacak. Bu noktada tekere istifa ederek androş (Takoz) koymanız sanırım doğru olmadı.

**

Ahmet Süner, isminizin başına sayın kelimesini koymadım. Çünkü ben sayın kelimesini, hak edenin isminin başına koyarım. Yaşını, başını almış birisi olarak, Girne’de bir börekçide, daha rüştünü ispat etmemiş, 15 yaşındaki bir kız çocuğuna cinsel tacizde bulunmanız sanırım beyin ve akıl ile bir sorununuz olduğunu göstertti. 15 yaşındaki bir çocuğun orasını, burasını ellemek azgın arzunu sakinleştirdimi bilmiyorum. Ama bence azgınlaşan oranı, buranı çıkartılacak yasa ile kesmek ve sakinleştirmek gerek. Efendi, kız haricinde her insan ‘Erkek’ olarak doğar. Ama kimisi hayata ‘Adam ‘ olarak devam eder. Kimisine, yol ayırımında, adamlık fazla geldiği için yoluna ‘Yaratık’ olarak devam eder.  

**

Sn. Kuzey Tarık Altıner, eskiden Afrodit’in kırmadık ceviz bırakmadığı ‘Aşk Adasında’ sevgi önde gelirdi. Hoşgörü maksimum sınırda seyrederken, saygı ve hürmet girdiği sınavlarda hep ‘Pek İyi’ ile bir üst sınıfa geçerdi. Aşk Adası, Teksas’ın bir vilayetine dönüşmesinden sonra ipini koparanın doluştuğu bir ‘Maganda Cenneti’ oldu. Hoşgörü ve saygı yerlerde sürünüp ders geçme notu 2’de kalırken, kişilere saygısızlık ve hoşgörüsüzlük ‘Pek iyi’ notu olan ‘a 10 yükseldi. Sevgili Kuzey, öncelikle sana geçmiş olsun diyorum. Hiçbir suçun yokken, yüzünde yumruk provası yapılması sonrasında birileri adalet yerini bulacak diyor. Ama o birileri Adalet ablanın, ‘Abbas’ın Şerifi gibi girenin çıkanın belli olmadığı bir genelevde müşteri beklemeye başladığını herhalde görmedi. Hoşgörünün, genelevin kapısında bekçi, saygının da genelevin çığırtkanı olduğu gözünden kaçtı. Görmüş olsalardı, KKTC dediğimiz coğrafyanın kapısına, iş işten geçmeden ve gocakarı mokunu yemeden, kilidi vururdu. 

**

Sn. Devrim Barçın, milyonda bir görülecek hastalığın için hem manen hemde madden çok yorulduğunu biliyoruz. Allah seni ailene ve ülkene bağışladığı için bu belanın üstesinden gelme yönündeki çabanı da ülke insanı takdir ediyor. Ancak tedavin için yapmış olduğun masrafları ve çabanı herhalde birileri takdir etmiyor ki, yapmış olduğun talebi elinin tersi ile iterek sana ‘Nayır Devrim’ dedi. Ah be Devrim. Sanırım bu konuda kusura bakma ama suçun büyüğü senindir. Bir teneke uçaklarda kullanılan graso ile tomofil yağı alsaydın. Tekerlekleri grasolayıp vızıltı yapmadan dönmesini, dümeni yağlayıp, iyi dönmesini sağlasaydın şimdi en büyük Devrim, bizim Devrim olacaktın. Sen kalktın, çalışanın hakkını aradın. Memurun adil bir düzende insanca şartlarda çalıştırılmasının kavgasını verdin. İnsanların hakkını ve hukukunu ararken bunu yapmayanlara vicdan çağrısı yaptın. Ah be Devrim, sen herhalde Adalet ablanın öldüğünü, Adil amcanın yoğun bakımda olduğunu, Hakkı dayının sinirden kalp krizi geçirirken,vicdan ablanın, vicdansızlıklara dayanamayarak hakkın rahmetine kavuştuğunu görmedin.  

**

Sn. Mehmet Bicen, son günlerde sosyal medyadaki paylaşımlarında, Kosta Rika’yı sallayan Mariya kasırgası gibi estiğine tanık oluyoruz.Hem bileşik faiz kapitalize hem kısa pantolon ve gravat, hakikaten size yakışır şort gıravat diyerek mensubu olduğun CTP’yi eleştirmeye devam ediyorsun dedin.  Paylaşımına, Bilgin Lefke, mesaj atarak,CTP kan kaybetmeye devam eder. Bőyle devam ederse, onu ençok biz CTP’liler eleştireceğiz. Faşistler gibi davranmasınlar. İnsanlık ayıbı yeni haciz yasasına iki faşist parti UBP ve HP olumlu oy verecek ve CTP de buna katılarak oyverecek. Vay be  ve bende eleştirmeycem. Yok yahu dedi. Mehmet gardaş, gerçekten dünyanın hiçbir ülkesinde olmayan bu haciz yasasına CTP’nin nasıl evet oyu kullandığını anlamak mümkün değil. Hatçe Teyze,parti sevgisi ve aşkı başkadır. Ancak her aşk için ölünmez, her dost için yaşanmaz dedi. Bilmem anlatabildim mi?

**

Sn. Yusuf Yüksel Şentuğ, Her Daim Dostlar olarak çevreye ve kültüre olan duyarlılığınız, halk tarafından takdir ile izleniyor. Yok olmaya yüz tutan bitkilerin yanısıra, çevrenin temizlenmesine gösterttiğiniz özen sonrasında kültürel değerlerimize de sahip çıkmaya başlamanız sizlere duyulan takdir ve sempati trentinin yükselmesine neden oluyor. Son olarak Mağusa’da bulunan, İsmet İnönü heykelinin ne zaman kimler tarafından yapıldığı konusunda gerçekleştireceğiniz sunum ilgi çekti. Dr. Özkan Korun tarafından yapılacak sunuma katılımın büyük olması bekleniyor. Sn. Şentuğ, kime yandığı belli olan sokak lambası yerine, ülkeyi aydınlatan cadde projektörleri olmanız ülke adına büyük kazanç. Bir kalpte bir çiçek olmak yerine ekip olarak birçok gönülde buket olmanız size duyulan sempatinin ne denli büyük olduğunun da bir kanıtıdır sanırım.

**

Sn. Olgun Ayalı sosyal medyadaki paylaşımında,  son birkaç yılı gözlemledim. Sevgi ve saygının yanısıra sadakat ve güvenin tamamen bittiğini ve bunun yerine düşmanlık ile yaşantıları iyi giden ailelere karşı kıskançlıkların arttığını söyledin. Eşlerin birbirini aldatmasının yanısıra eşcinselliğin arttığını ve boşanmaların çoğaldığını dile getirdin. Bu durumun Kıbrıs’ın kültürüne hiç yakışmadığını ve insanların çok bozulduğunu belirttin. Sevgili Olgun, balık baştan kokar derler ama onu geç. Balığı tuzladığımız tuz bile koktu. Çok kültürlülük diye diye memleket hummus çorbasına dönüştü. Yarım asırlık hayat yaşayacağız diye yaptıkları akıl almaz hatalar ile bizlere yüz asırlık acı çektiriyorlar. Ve bugün yapılan bu hataları, inan yarın sel gibi akan gözyaşlarımız bile temizleyemeyecek.

**

Sn. Fehime Alasya, Ciklos Rapor'unda söz konusu yolla ilgili en önemli bulgular “Mühendislik hatası”nı işaret ederken söz konusu yolun “İhale Şartnamesi” ve mühendisin kim olduğu bulunamadı derdiniz. Aman Fehime  hanım, bulunsa ne olacak? Adam Angara’da. Angara’dan onu kim getirecek? Getirse bile kim hesap soracak. Soracak olsa bile şamar kimin yüzüne inecek? Anamızı öpen, Kanuni’nin ‘Kadısı’ Ebu Suud efendi. O kadı efendi, bre zındıklar, oturun oturduğunuz yere yoksa tekmeyi basarım demeyecek mi? Sn. Alasya, hayat üç buçuk ile dört arasındadır. Birileri sağlanan imtiyazlar ile hayatı dört dörtlük yaşarken, yaptıkları abudik gubidik işleri sonrasında bizim bir yerlerimizin uç buçuk atmasına neden oluyorlar.

Günün Fıkrası72125860_1445189742296637_2634635443055886336_n-001.jpg

Günün Sözü78539855_2533366903619357_7746217859025469440_n.jpg

Günün Fotosu79449138_994765217531881_2416284833350156288_n.jpg

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler