• BIST 1.120
  • Altın 458,430
  • Dolar 7,6108
  • Euro 8,8768
  • Lefkoşa 23 °C
  • Mağusa 24 °C
  • Girne 25 °C
  • Güzelyurt 21 °C
  • İskele 24 °C
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 18 °C

Taner Ulutaş'tan sahibine mesajlar

Taner Ulutaş'tan sahibine mesajlar
Taner Ulutaş'tan sahibine mesajlar

Sn. Fuat Oktay, gece geç vakitlerde yaptığınız ince davetinize 3 parti başkanı apar topar icabet etti. Kudret Özersay ise davetteki ince nüansı fark ettiği için ben bu işte yokum diyerek davete icabet etmekten çark etti. Ancak ilginçtir, 3 parti başkanının birisi kaz derken diğeri koz dedi ve bir çuval inciri berbat etti. 3 partinin davet edilmesine karşın CTP ve TDP’nin davet edilmemesi sonrasında siyaset tomofilinin rulemalarının yendiğini ve yampuri yampuri gittiğini, aksona gardanın kırıldığını ayrıca makinenin mangos ettiğini görerek, üzüldüm ve kırıldım. Yalnız üzülen ben olmadım. Çatı adaylığında ismi geçen Oğuzhan Hasipoğlu’da direkten dönünce üzüldü. Sn. Oktay, müdahaleyi böyle göstere göstere yaparak, varsa birilerinin şikayeti ‘’Marko Paşa’ya gitsin dercesine özelde parti başkanlarını genelde, KKTC diye isimlendirdiğimiz bağımsız ve bağlantısız devletimizin prestijini yerlerde süründürmeniz halkın midesine oturdu. Millet bu resmen çadır  tiyatorsudur diyerek, Pardon gancelli deyesim geliyor diyor.  Sn. Oktay, yalanlarla rahatlatılmaktansa, gerçek ile incitmen iyidir. Boğazımızda hıçkırık gibisiniz. Yaptıklarınızı ne yutkunsak nede öksürsek çıkartabiliyoruz. 

**

Sn. Olgun Amcaoğlu, gelenin tokat vurduğu Afrodit’in bu fettan adasına sanırım son yumruğu korona, son tokadı da döviz vurdu. Ve ne burun, ne surat nede yüz bıraktı. Hepsini eski Çarşamba pazarına döndürdü. Ekonomi SOS verirken, Nisan ve Mayıs ayını kapsayan iki aylık süreçte bankalarda binlerce çekin ödenemediği için iade edildiği açıklandı.  Bankalara giden 203 bin 92 adet çekten 34 bin 896'sı, yani para miktarı olarak 3 Milyar TL’nin 681 Milyon TL’si ödenemedi, karşılıksız çıktı. Döviz gemi azıya at gibi dur durak bilmezse sanırım bundan sonraki tufan. Maliye Bakanı olarak senin işinde bundan sonra aman aman. Zor bir dönemi başarı ile atlattın. Ancak Tsunami’nin ikinci dalgası geliyor. Allah yardımcın olsun.

 **

Sn. Ayşegül Baybarsı, Mağusa ve Yeniboğaziçi Belediye Başkanları ile birlikte, Mağusa, Yeniboğaziçi, Iskele İmar Planı’nda gelinen süreci değerlendirdiniz. Her üç bölgenin planlı gelişmesi, sürdürülebilir bir ekonomik yapıya kavuşturulması, çevre ile bütünleşip tarihi ve kültürel dokuya da sahip çıkılması acısından hazırlanan planın önemine değinerek, öngörülen hedef doğrultusunda ilerleme sağlanacağını belirttiniz. Bazı çevreler eleştirilerini sürdürürken, çarpık yapılaşmanın ortadan kalkması sonrasında rant mekanizmasının ellerinden uçup gitmesinden korkuyor. Kurt’un sisli havayı sevmesi gibi bazıları da ortalığı göz gözü göremeyecek duruma getiren fırtınalı havayı seviyor. Halkın sahibi olduğu sahil şeridini betona dönüştürerek, peynir ekmek gibi sattıkları denize nazır villalar sayesinde cukkalarını dolduracaklarını hayal ediyor. Seçimde oy kazanmak için çevreyi feda edenlere aldırıp hedeften sapmak sanırım vatana ihanet ile eşdeğer taşır. Hak yiyenler, çevreye ve size nasıl bir kötülük yaptıklarını bilmezler. Bilselerdi kul hakkının ne büyük bir günah olduğunu görüp, asla hak yemeye kalkışmazlardı.

**

Sn. Erhan Arıklı, Komplo teorilerine dayalı yorumları okuyunca kahkahalar attığımı söyleyebilirim dediniz. Ankarada istişari bazı görüşmeler oldu. Bizi ve önümüzdeki süreçle ilgili düşüncelerinizi bizzat dinlemek istediler ifadesinde bulunduktan sonra çatı adaylığını, 3’lü koalisyonu,  6 Partili bir Milli Mutabakat Hükümetini görüştük dediniz. Da, sizden önce açıklama yapan parti başkanları  yaptıkları açıklamada, biz buraya KKTC’ye su temini yapan su borusunun patlamasının yanısıra pandemi hastanesini ve Maraş’ı görüşmeye geldik dediler. Tabi bu çelişkili açıklamaları görünce bizde de gülmekten kasıklarımıza ağrı girerken ne çatı nede çatının temeli kaldı. Sn. Arıklı,  sizler Meclis-i Mebusanın mümtez üyeleri ve iktidarda iktidarsızlık yaşayan hükümetlerimiz olarak, dikiş tutmaz yaramız ve tövbe tutmaz günahlarımızsınız.

**

Sn. Kudret Özersay  muhteşem 3’lüye eşlik etmeyerek, bu aşamada Ankara’ya gitmeyi doğru bulmamanız, yerinde bir karar olarak yorumlandı. Seçimlere az bir süre kala, üç parti başkanının Türkiye’ye yaptıkları ziyaret sonrasında, birisinin Do minörden, bir diğerinin si bemolden bir diğerinin sol majörden açıklama yapması millete ‘Yok artık’ dedirtti. Haaa bu arada yapılan ankette 3’ncü sıraya yükseldiğiniz ve iddialı bir konuma geldiğiniz söyleniyor. Sn. Özersay, otur arap, kalk arap moduna girilince bazı hisler yitiriliyor. Ancak bir his yitirilince yangından kurtarılacak hiçbir şey kalmıyor.  Meyve beklediğin ağacın dalını kırdığın gibi, oy beklediğin insanların, yaptığın hatalar sonrasında sevgisini yitirip, gururunu incirsen, Hanya’nın Girt’te, Konya’nın da Türkiye’de olduğunu sana öğretirler. Sanırım Muhteşem 3’lü de bunu yakında öğrenecek.

**

Sn. Fikri Ataoğlu, sadece Milletvekili olduğunuz zaman salla külahı ye pilavı modunda işi götürürsün. Ancak parti başkanı olunca sanırım o iş o kadar kolay olmuyor. Gece geç vakitte aranarak, sana, bak Fikriciğim, Angara’nın yolları taştır. Orada oturanlar baştır. Atla uçağa gel denildiği zaman sorgusuz sualsiz gidilmesi şarttır. Ya emir başa, yada koltuk siyasetin tarihi çöplüğü yerine kaba yerin altına denilerek    iki eliniz kanda olsa gitmek gerekir. Sn. Ataoğlu, vallahi bu siyaset arenasında, bazılarını anlatmaya kelimeler yetmez. Bazılarını anlatmak için ise tek bir yaka silkmeye bile deymez.

**

Sn. Ali Pilli Sağlık Bakanı olarak yaptığınız açıklamada, Güney Kıbrıs 'ta vakaların arttığına dikkat çekerek bulaşın üst seviyede olduğuna yönelik uyarılarda bulundunuz. Vatandaşa mecbur kalmadıkça yurt dışına ve Güney'e geçilmemesi konusunda çağrıda bulundunuz. Ayrıca zaruri olarak yurt dışına gidilmesi veya güneye geçilmesi halinde ise mutlaka sosyal mesafe ve hijyen ile maske kullanımı gibi kurallara dikkat edilmesi gerektiğini belirttiniz. Sn. Pilli, salgın ile ilgili büyük uğraş verdiniz. Sürekli olarak ikaz ve söylemlerde bulunarak halkın dikkatli olmasını istediniz. Ancak sözleri olmayan şarkı gibi, melodiniz yürekleri hoş yaparken, umursamaz, bencil ve sadece kendini düşünen bazı insanlar sizin güzel yüreğinizden dökülenleri anlamdı.

 

Sn. Oğuzhan Hasipoğlu, bizim Minik Kuşlar, seninde Muhteşem 3’lü ile Ankara’ya gittiğini söyledi. Çatı adayı konusu gündeme getirilerek sizin partilerin adayı olarak seçime katılmanız sağlanacaktı dedi. Tabi Tatar’ın ben UBP’nin adayıyım ve seçime katılacağım demesinden sonra çatı katı çöktü. Çöken çatı sizi de altında bıraktı. Hasibe Teyze, Sezar, Brütüs’ün ihaneti karşısında bile Oğuzhan ovlucuğumun topun barradan dönmesi sonrasında yıkıldığı kadar yıkılmamıştı dedi. Neyse geçmiş olsun.

**

Sn. Narin Şefik, Adli Tatilin sona ermesindan sonra artık olağan hale gelen benzer açıklamalarınızdan birisini yaparak, mahkemelerin üzerindeki ağır yükü ve yargıç eksikliğini dile getirdiniz. Mazbatalar ile ilgili yapılması gerekenleri artık polisin yapmaması gerektiğini bunun mahkemeler tarafından yapılması gerektiğini dile getirdiniz. Davalı borcunu ödemediği/ödeyemediği takdirde ya icra, ya mazbata ya ad ipotekli mal satışlarının üçünde de sorun olduğunu,ipotekli malın satış konusunu tapunun değil yine mahkeme bünyesinde olması gerektiğini ifade ettiniz. Kısacası dış sorunlara değinirken her yıl olduğu gibi iç sorunlara değinmediniz. Mesela Adliye Kuruluna ve yapısına değinmekten nedense kaçındınız. Orada bulunan bazı üyelerin siyasiler tarafından atandığını ve ister istemez patron emirlerine veya isteklerine boyun eğmek durumunda kalabileceklerine değinmenizin faydası olabilirdi. Sn. Şefik, buralarda yaşadığımız hayat traji – komik bir oyun. Ama gülerken düşündüren bu oyunun grafikleri inanın hoşuma gidiyor..

**

Sn. Kasım Uluçaylı, yıllardır sorumluluğunu üstlendiğiniz Yeniboğaziçi kamp alanının yöneticiliğinden vazgeçeceğinizi açıkladınız. Yapmış olduğunuz açıklamada, 30 ağustos pazar günü  genel kurul olacağını ve isteyenlerin yönetim kuruluna girmek için başvuruda bulunmaları gerektiğini dile getirdiniz. Yeni kurulacak yeni yönetim kurulunda görev almak istemediğinizi ancak yardım istenmesi halinde yardıma her zaman hazır olduğunuzu belirttiniz. Sn. Uluçaylı, kamp alanında bugüne dek yöneticiler olarak güzel işlere imza attınız. Hijyen ve çevreye önem vererek, çopleri bile ayrıştırdığınız bidonlara konmasını sağladınız. Güneş enerjisi ile çalışan lambalar birçok belediyeye örnek teşkil etti. Böylesi önemli bir dönemde, savaş alanından, başkomutan benden bu kadar derse ordu dağılır. Trenin lokomotifi mangos ederse vagonlar raylar üstünde kalır. Üyeler benden bu kadar demek yerine pilavdan dönenin kaşığı kırılsın demenizi bekliyor.

**

Sn. Serkan Soyalan, 3’üncü şiir kitabınız olan “Deniz’in Sesi” hayırlı olsun. 70 şiir bulunan kitapta, insan sevgisi, mücadele ruhu, direniş, isyan ve barış sevdasının şiirlere yansıdığını gözlemledik. Kitabın kapak tasarımını yapan Cemal İnce ve Hüseyin Erdamar’ın kitabınızın ‘Al benisini’ yükselttiği söyleniyor. Hafta başından itibaren tüm kitapçılarda satışa sunulan şiir kitabınızın büyük beğeni topladığına vurgu yapılıyor. Sevgili Serkan, Tarla  sürülmek için sapan, ister.Tabi tarlayı sapan ile sürerek iyi ürün vermesini sağlayacak birde usta ister. Maşallah tarla ve sapan ustasını buldu. Ortaya da çok güzel bir ürün çıktı.

**

Sn. Mehmet Salih sosyal medaydaki paylaşımınızda, sağ partilere,kesin kazanacak en uygun çatı adayı M.A.Talat olurdu, ama bir türlü akıl edemediler dediniz. Mehmet Salih gardaş vallahi de billahi de yakışır. Dün Anavatanım Kıbrıs, Atavatanım Kıbrıs derken, 180 derece dönüş yaparak, Anavatanım Türkiye, ben oy verecek olsam Erdoğan ile AKP’ye oy veririm diyen ve güven tazeleyen birisi arkadan verilecek destek ile kesinlikle bu yarışı açık farkla kazanır. Hayat üç buçuk ile dört arasındadır, Mehmet Salih Gardaş. 180 derece dönüş yapanlar dönüşten sonra hayatı dört dörtlük yaşarken, ona inanarak arkasından yürüyenlerin ise bir yerleri üç buçuk atıyor.

**

Sn. Saffet Aşıksoy açıklamanızda, 3 başkan döndüklerinde birlikte karantinaya alınsınlar. Yeni hükümet ve Cumhur Başkanlığı seçim görüşmelerini rahat yaparlar dediniz. Da, hafif hafif esen rüzgar ile yelkenlerini doldurup, yatları değme benim gamlı yaslı gönlüme şarkısı eşliğinde giderken, sanırım birden bire duran rüzgar sonrasında, feleklerini şaşıracaklar. Sn. Aşıksoy, siyaset sahnesinde boy gösteren bazı kişiler (3 parti başkanını tenzih ediyorum) fotoğraf gibidir. Ne kadar büyültürse kaliteleri o kadar düşer. Bunlar kendilerini önceleri elden çıkan balon gibi hissederler. şişirildikçe uçuyor, uçuyorlar ama sonrasında BUMMM

***

Günün Fıkrası

Şöförlüğünü Papa yapıyor

Amerikaya gezmeye giden Papa, otelde canı sıkılmış ve şöföründen limuzinin anahtarını alarak dolaşmaya çıkmış.

Bir ara kırmızı ışıkta çıkınca, Papa’yı Polis durdurmuş.

Memur bir bakmış arabayı Papa kullanıyor,yüzü bembeyaz olmuş ve hemen amirini aramış.

Amirim çok mühim birini durdurdum ne yapayım?

Başkan yardımcısı mı?

Hayır?

Başkan mı?

Mühim biri efendim çok daha mühim biri.

Çok daha mühim kim var yahu Papa’yı mı durdurdun?

Valla kim olduğunu bilmiyorum amirim

Ama şöförlüğünü Papa yapıyor.

Günün Sözü116884114_884643585277643_5331411651618357890_n.jpg116882100_345981936569116_5400076074320121015_n.jpg

Günün Fotosu

116849649_2311805052299281_1663074006608858136_n.jpg116869525_294737661793028_4512252250293517712_n.jpg

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler