Detay Kıbrıs Gazetesi Bugün
  • BIST 108.489
  • Altın 151,139
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • Lefkoşa 17 °C
  • Mağusa 17 °C
  • Girne 19 °C
  • Güzelyurt 16 °C
  • İskele 19 °C
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 7 °C

Kıbrıs Sorunu Niye Bitsin? Cepler Dolmaya Devam Etsin!

Cenk DİLER

Kıbrıs Sorununun bir an için çözüldüğünü ve son bulduğunu düşünelim. Amman ha! Felaket olur felaket! Neden felaket? Neden olacak! Bu sorun çözülürse ve uluslararası hukuk içerisine girersek, ihaleler uluslararası ya da Avrupa kriterlerine göre yapılırsa, “marka megapseciler” nasıl ihale alacaklar? Para piyasaları, dünya piyasalarına endekslenirse, insan boyunu aşan haksız faiz uygulamalarıyla insanların mal varlıklarına bankalar nasıl el koyacak? Diğer taraftaki malından feragat edip, bu tarafta 10 mislini alanlar ve diğer taraftaki malını satıp rantlarına rant katanlar ne yapacak? “Rumlar bizi ham yapacak” kılıfı altında kurulan dernek, kurum, kuruluşlar ne ile meşgul olup ekmek kapısı bulacak?” Ya da Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde adaylar, kaybedecekleri ve yıllardır oyalandıkları bu oyuncak yerine bizi hangi oyuncakla kandırmaya çalışacak? Arpa, saman, balya fiyatları dünya borsalarına kota olursa ihaleye nasıl çıkacaksınız? Gurrada bir alet tek bir kişide var diye nasıl pastadan pay dağıtacaksınız? Elektronik sayaçların büyük bir çoğunluğu takıldıkları yerden sökülünce nasıl hesap vereceksiniz? “Siz bize yardım etmezseniz üzerimizdeki Rum etkisi artar” diyerekten kim Türkiye’den daha fazla para koparmaya yeltenebilecek? En önemlisi, KKTC’yi tanıtacayııııık! Nidaları, teranennileri ve çığlıkları altında kuşanmış olduğunuz maskelerle, devletten NEMALANAN/RANTLANAN/MAMMALANAN kaç bin kişi mağdur olacaktır? Yeni moda çıktı. “Ne yani ülkemizi tanıtmayalım mı?” Bak sen! 1983 tarihinden bu yana tamı tamına 31 (otuzbir) yıl geçti a goca gahramannar! 31 goca yıl. KKTC’yi tanıtmak üzere geçen bu 31 yılda hanginiz, kaç para harcadınız? Bu BAŞARISIZLIĞINIZIN hesabını gelmiş geçmiş tüm SİYASİLERDEN kim soracak? Yurtdışı ziyaretler, toplantılar, fuarlar, kongreler, etkinlikler, konferanslar, davetler, yurtiçinde organize edilen faaliyetler, davetler, ziyafetler ve türlü türlü hikâyeler… Çok gerilere gitmeden 2014 bütçesinden kısa kesitcikler alıntılayalım. TEMSİL ve TANITIM giderlerine şöyle bir bakalım: Kurumların bütçelerinde bu kalem ne kadar? Cumhurbaşkanlığı: 2.951.000 TL. Başbakanlık: 701.600 TL. Bb. Yrd., Ekonomi, Turizm, Kültür ve Spor Bakanlığı: 5.006.000 TL. Dışişleri Bakanlığı: 4.794.919 TL. Maliye Bakanlığı: 140.000 TL. İçişleri Bakanlığı: 125.600 TL. Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı: 85.000 TL. Milli Eğitim Bakanlığı: 3.245.000 TL. Gıda, Tarım ve Enerji Bakanlığı: 65.000 TL. Sağlık Bakanlığı: 185.000 TL. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı: 60.000 TL. Çevre ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı: 65.000 TL. Mahkemeler: 23.300 TL. Başsavcılık: 15.000 TL. Sayıştay Başkanlığı: 61.000 TL. Kamu Hizmetleri Komisyonu: 13.000 TL. Ombudsman (Yüksek Yönetim Denetçisi): 5.000 TL. Polis Genel Müdürlüğü: 213.000 TL. Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı: 310.000 TL. Sivil Savunma Teşkilat Başkanlığı: 500.000 TL. TOPLAM TUTAR: 18 milyon 564 bin 419 TL. (2014 Yılı Bütçe Yasası’ndan derlenmiştir). Nasıl ama? Hak eden, emekçi, gariban, düşkün, ihtiyaçlı, hayvancı, çiftçi, narenciyeci, enginarcı, badadezci sizden para istediğinde “Devletimiz FAKİR, kaynak yok” yalanını söylemekten hiç çekinmiyor, utanmıyorsunuz. Turizm ve Tanıtma Fonunda kaç paranız var? Söyleyelim: 41 milyon (milyar) 807 bin (milyon) 760 TL. Yok, yanlış okumadınız. Doğru okudunuz. Ha! Bir da çeşitli bütçe kalemleri var ki onlara hiç değinmiyorum. Onlar da bu TEMSİL ve TANITMA giderleri altında kullanılabiliyor. Yılda, bu iş için 60 milyon, eski parayla 60 trilyon liradan fazla harcadığınıza göre, demek ki bu kılıf altında, 31 yıl boyunca; 1 milyar (katrilyon) 860 milyon (trilyon) para harcadınız el birliğiyle. Sevininiz! Gurur duyunuz! Böbürleniniz! KKTC’yi el birliğiyle ve tüm gücünüzle, beslem kaynaklarınız tükenmesin diye, TANITMAMAK için uğraş yolunda çok başarılısınız. Bu kafayla, bu yolda ilerlemeye devam ettikçe, bu başarılarınız! da sürecek, tabii TANITMA KILIFI altında HAMMA HUMMALAR da. Sahi! Bu kadar paraya bizi kaç ülkeye tanıttınız? Bu boşa savurduğunuz paralarla; uyuşturucu, trafik, çevre, eğitim, çocuk istismarı, cinsel istismar, yaşlı bakımı v.b konularda, kısaca SOSYAL DEVLET olma görevinizi, dört dörtlük yerine getirirdiniz. Bu şiir sizin için: Yağma Sofrası Bu sofracık, efendiler –ki bekler yutulmayı Huzurunuzda titriyor –şu ulusun hayatıdır Ulusun ki acılı, ulusun ki eşiğinde ölümün! Ama sakın çekinmeyin, yiyin, yutun hapır hapır…   Yiyin, efendiler yiyin; bu doyumsuz sofra sizin, Doyuncaya, tıksırıncaya, çatlayıncaya kadar yiyin!   Efendiler pek açsınız besbelli yüzünüzden; Yiyin, yemezseniz bugün, yarın kalır mı kim bilir? Şu doyumcu sofra, bakın gelişinizle övünçlü! Hakkıdır kutsal savaşınızın, evet, o hak da elde bir…   Yiyin, efendiler yiyin; bu iç şenliği sofra sizin, Doyuncaya, tıksırıncaya, çatlayıncaya kadar yiyin…   Bütün bu nazlı beylerin ne varsa ortalıkta say: Soy sop, şeref, gösteriş, oyun, düğün, konak, saray, Tüm sizindir efendiler, konak, saray, gelin, alay; Tüm sizindir, tüm sizindir, hazır hazır, kolay kolay…   Yiyin, efendiler yiyin; bu doyumsuz sofra sizin, Doyuncaya, tıksırıncaya, çatlayıncaya kadar yiyin!   Büyüklüğün sindirimi biraz ağır olsa da yok zarar, Görkemli yüceliği, öç alıcı sevinci var, Bu sofra gönül almanızdan böyle ısınır ve ışıldar. Sizin şu baş, beyin, ciğer, bütün şu kanlı lokmalar…   Yiyin, efendiler yiyin; bu doyumsuz sofra sizin, Doyuncaya, tıksırıncaya, çatlayıncaya kadar yiyin!   Verir zavallı memleket, verir ne varsa; malını, Varlığını, hayatını, umudunu, hayalini, Tüm olanca rahatını, olanca gönül balını, Hemen yutun, düşünmeyin haramını, helalini…     Yiyin, efendiler yiyin; bu doyumsuz sofra sizin, Doyuncaya, tıksırıncaya, çatlayıncaya kadar yiyin!   Bu harmanın gelir sonu, kapıştırın giderayak! Yarın bakarsınız söner bugün çatırdayan ocak! Bugünkü mideler sağlam, bugünkü çorbalar sıcak; Atıştırın, tıkıştırın, kapış kapış, çanak çanak…   Yiyin, efendiler yiyin; bu cümbüşlü sofra sizin; Doyuncaya, tıksırıncaya, çatlayıncaya kadar yiyin!   Tevfik Fikret   Günümüz Türkçesi: Ceyhun Atuf Kansu (http://ulusaluyanis.blogcu.com/yagma-sofrasi-hani-yagma/8699611)  

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Detay Kıbrıs | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 392 444 79 79 Faks : +90 392 227351