• BIST 1.329
  • Altın 449,266
  • Dolar 7,8115
  • Euro 9,3377
  • Lefkoşa 12 °C
  • Mağusa 12 °C
  • Girne 15 °C
  • Güzelyurt 12 °C
  • İskele 12 °C
  • İstanbul 5 °C
  • Ankara -5 °C

Taner Ulutaş'tan sahibine mesajlar

Taner Ulutaş'tan sahibine mesajlar
Taner Ulutaş'tan sahibine mesajlar

Sn. Ersin Tatar, eskiden Ankara’nın yolları taştır derlerdi. Ama Amerikan Asfaltı olduktan sonra, maşallah kapı komşusu olduk. Erdoğan, Tatar’ı sevmiş olacak ki, karşılaması muhteşem oldu. Önce atların nal sesleri, ortada Mersedesin sesi ve tören kıtasına merhaba asker sözleri arşı inletti. Çat kapı yaptığımız Ankara’da, sanırım bu defaki ziyaret, Federasyon OUT, Ayrı devlet In olacak. Sn. Tatar, seçime müdahale sözlerinin sizi üzdüğünü söylerken seçime girme kazanamasınız diyenlere de orta parmağınızı okşarken, bakın kazandım dediniz. Hatçe Teyze, Ersin ovlucuğum, ek tohumun hasını, çekme yiyecek yasını diyen atalarımızın sözünü dinledi. Kapı kapı gezerek insanların, kuruluşların nadas tarlalarına tohumun hasını ekti. Arkası sıvazlanırken, destek gübreleri ile yeşeren tohum, Silihtar tepelerinde ışıldayan ‘Saray’a kadar uzandı. Hepsi bu. Bu arada, ilişki durumumu soranlara, hükümetsiz ülkenin durumunu gördükçe artık kimseye hiç ilişmiyorum.

**

Sn. Tufan Erhürman,  BRT’de Pembe hanımın sorularını cevaplarken, direksiyonunda kimsenin olmadığı, bugüne kadar sanki iyi yönetiliyormuş gibi, Free feel yokuş aşağı giden ve frenleri patladığı için aldım başımı gidiyorum türküsü çığıran, ülke tomofilini bu şekilde yönetemezsiniz dediniz. Cuhurbaşkanı, Kral, Padişah değil. Hukuk var. Böyle gitmeyecek ifadesinde bulundunuz. Ayşaba ovlucuğum, buralarda Kral ve Padişah yoktur. Buralada Padişah buyruğunu uygulayan Veziriazam ve vezirler vardır. Tamam seçim bitti. Free feel gidiyoruz. Frenler mangos etti. Duvara toslayacağız. Kel başa şimşir tarak olmaz. Böyle gitmez. Ve böyle gitmeyecek. Ortada bir Anayasa var. Uyulacak derken sağ elini peeee anlamında sallarken, ama Allah iki kulak verdi. Bir kulaktan giren, diğer taraftan Ferari arabanın hızı ile çıkıyor dedi. Tufan Hocam, Tanrı erkeği çok, “adamı” az, ama galiba, siz ve sizin gibi toplumunu ve ülkesini düşünen duyarlı çok az siyasetçi  ama ‘Boşbakanlar’ çok yarattı. Ne dersiniz?

**

Sn. Hasan Taçoy, Ulusal Birlik Partisi’nde aday başvurusunu yaparak, bu yarışta bende varım dediniz. Bizim Minik Kuşların, rahat durmayarak yaptığı araştırmada, doru atınızı nallayarak, ön saflarda dolu dizgin gittiğinizi  söylüyor. Dervişe abla, iyi dostu olanın aynaya gereksinimi yoktur diyenler halt etmiş, böyük böyük abisi olanın, yedek desteğe ihtiyacı yoktur derken, Mağusa eşrafından, böyük böyük birisi, onun için prensim diyor. İşaret parmağı, kurultay sandığını gösterirken, geriye kalan üç parmağı da Hasan ovlucuğumu gösteriyor dedi. Sn. Taçoy, hükümet düştü. Ne başı nede kaba yeri kaldı. Her tarafı ağrıyor. Hacı amca  Ülkenin de başı ağrımaması için, hükümeti kurması için Hasan ovlucuğum görevlendirilseydi, Ülke başısız, parlamentoda takkesiz kalmazdı. Kurultaydan sonra al koltuk ver takke herşey süt liman olurdu. Hammala semeri yük olmadığı gibi Hasan oğluma da ülkeye hizmet görevi yük olmaz ifadesinde bulundu.

**

Sn. Jale Refik Rogers, HP Genel Sekreteri olarak yapmış olduğunuz açıklamada, şuanda bakanlar kurulunun olmadığını, ısrarla varmış gibi görüntü vermenin de yanlış olduğunu dile getirdiniz. Kafa karışıklığı yaratılmaya çalışılıyor derken, hükümetin koalisyon ortağı çekilince düştüğünü ve başbakanın istifasını Cumhurbaşkanına sunması gerektiğini ifade ettiniz. Sn. Rogers, ben pencereye baktığım zaman camdaki kiri, pencereden baktığım zaman bahçedeki yabani otları görürüm. Vallahi cam kirden illallah dedirtirken, bahçedeki yabani otlarda Amazon ormanları gibi geçit vermiyor. Sanırım eskiden isimlerinin altını çizdiklerimizin, artık isimlerinin üzerini çizme zamanı geldi de geçiyor.

**

Sn. Nazım Çavuşoğlu, UBP Genel Başkanı Ersin Tatar’ı ipten alan ve seçilmesini sağlayan İskele Bölgesinin %71’lik oyuna bakarak, UBP başkanlığı yarışına bende varım dediniz. Ancak bazı insanların, söz konusu ‘Dümen Çevirmek’ olunca hep “Kaptan’ yapılanları sakın göz ardı etmeyin. Eşeğinizi İngiliz ipi gibi sağlam, bu kadar yılki deneyim ipi ile harmanladığınız sağlam kazığa, bağlayın. Ki, ip kopmasın, kazıkta sökülmesin. Mayası bozuk insana, çimentosu ve demiri eksik duvara dayanıp, iyi dümen çeviren kaptandan bozmalara da sakın yaslanmayın. Düşman görüp de hayırlısı olsun demelerine karşın, onlara inanmak yerine, dost görünüp de ‘Brütüs’ten bozma olanlara da sakın ola inanmayın. 

**

Sn. Asım Dedezade, Çiğdem Aydın’ın 2020 TV’deki programında, İngiliz Avam Kamarasına mensup bir muhalefet milletvekilinin, Lordlar Kamarasına mensup bir vekili suçladığı gibi bayramlık ağzınızı açtınız ve gözünüzü kapatarak Scut füzelerini ardı arkasına, hükümet mevzilerine gönderdiniz. Harman dövmek keçinin işi değil imasında bulunarak,  koltuk için keçiye Abdurahman dayı denilen ülkemizde, birçok vekilin, kendi kendilerini düşündüğüne vurgu yaptınız. Sistemsizliğin sistem olduğu ülkemizde, seçime katılanlar %1 bile olsa, Cumhurbaşkanı seçilir. Bu rezalettir derken Mahkemeler Başkanı Narin Şefik hanımın da seçim yasasından şikayetçi olduğunu dile getirdiniz. Sn. Dedezade, Abdal düğünden, çocuk oyundan, vallahi ne yalan söyleyeyim KKTC siyasileri ile halkı da seçimden usanmaz. Her seçimde gökten Törkiş Lira bereketi yağarsa, kim korkar hain kurtan misali bizlerde seçimden korkmak yerine onu alkışlar ile karşılarız. Vallahi bazılarına biraz insan olun diyeceğim. Ama inanın onları zor durumda bırakmaktan korkuyorum.

**

Sn. Faiz Sucuoğlu gerçekleştirdiğiniz basın toplantısında ‘manifestonuzu açıkladınız. Ben “Adaylığımı kamuoyuyla paylaşıyorum” derken, millet patates, patlıcan ve molihiya paylaşmayacağınızı zaten biliyordu. UBP başkanlığına “gençlik idealleri” çerçevesinde talip olduğunuzu belirttiniz. Da, vallahi benimde gençlik idealim arasında astronot olmak vardı.  “ilim, bilim ve dürüstlük” vaat ederken, keşke yapılanlara baktıkça sinirden kapıya bir iskemle koyup müşteri bekleyen Adalet ablayı, Adil düzen deyip de Lilli düzeni kuranlara bakan Adil amcayı yoğun bakımdan kurtaracağım deseydiniz. Biz olacağız dediğiniz noktada, geçmişte ben kanunu hakimdi bunu rafa kaldıracağım anlamını çıkarttık. Ve keşke bu imada bulunacağınıza, tangur tungur yağan ve kırmadık birşey bırakmayan dolu yerine, bir birine zarar vermeden, birlikte yol alma yeteneğine sahip, kar tanelerini örnek alacağım deseydiniz. Sn. Sucuoğlu, aman Silginizin kaleminizden önce bitmemesine dikkat edin. Çünkü silgi bitiyorsa doğru mafiş, yanlışınız çok demektir.

**

Sn. Gürcan Erdoğan, Bal Arısı kovansız, Kıb-Tek’te Gürcan’sız olmaz denildiği noktada, yeniden Genel Müdürlük koltuğuna oturdunuz. Öncelikle hayırlı ve uğurlu olsun. Osmanlı yükselme, duraklama ve gerileme devri yaşadı. Kıb-Tek Cumhuriyeti de zaman zaman, elektrik ücretlerinin ödenmemesi nedeniyle, Kıb-Tek’de gerileme ve duraklama devri yaşadı.  Testinin içinde ne varsa dışına da o sızar sözünden hareketle, daha önceki deneyimlerin testiden dışarı sızacağı için elektrik ülkeyi tepmeden, sanırım onu yeniden yükselme devrine sokup uçuracaksınız. Sn. Erdoğan, tarla sapan, bağ çapa ister. Tabi verimli araziyi sapan ve çapa ile işleyecek birde usta ister. Geçmiş deneyimleriniz ile tarla ve bağı iyi sürüp iyi çapaladıktan sonra, ürünün kısacası hasatın iyi olacağı kanaatindeyiz.

**

Sn. Yılmaz Öztürk, sosyal medyada dış mihraklara lanetler yağdırarak, zavallı TL’yi son zamanlarda fena öptükleri imasında bulundun. Bizi kıskanan namussuz dış mihrakların, ellerine göre buldukları TL’yi evire çevire döverek, dövizin değerini birincilik kürsüsüne kadar çıkarttıklarına vurgu yaptın. Da, aslında dövizin kürsüye çıkmasının sorun olmadığını çünkü maaşların TL olduğunu belirttin. Sevgili Yılmaz, Vallahi bu döviz musibetinin hakkından gelmek için muska yaptırdım. 41 kere kulu vallahi çekerek, gece yatarken, 9 rekât da namaz kıldım. Allah belki dualarımızı kabul eder de bu musibetten 9 vakte kadar kurtuluruz diye düşündüm. Yoksa, Mehter Takımı gibi iki öne bir geri giden, bizim TL. İzmir Marşı ile çıkmaz sokakların bol olduğu Ağlayanlar Senfonisi Mahallesine gitmekten kurtulamayacak.

**

Sn. Erdal Çağer, hiçbir söylentiye mahal bırakmayacak, şaibesiz bir şekilde bölüm amirliği yaptığınız Elektrik Dairesinde, kısa bir süre sonra emekliye çıkacağınızı öğrendik. Çanağa ne doğrarsan kaşığında o çıkar sözüne uyarak, çanağınıza, doğruluk, dürüstlük ve işinize sadakati doğradınız. Bazı insanlar para gücünün yaydığı ışığın peşinden giderken, sen, mevta olmuş, cismi gitmiş, ismi kalmış bu ışığı biten gölgelere dönüşenlere bakıp gülerken, çanağına doğradığın doğruluk ve dürüstlüğü kaşıkladın.  Erdal gardaş, Allah, karakteri yere düşüp, yerlerde sürünenleri değil, Allah, işini hak ve adaletle idare eden senin gibilerini sever. Unutma.

**

Sn. Mahmut Özçınar, Belediyeler Birliği Genel Kurulu’nda yeniden Belediyeler Birliğine Başkan seçildiğinizi öğrendik. Genel Kurul’da, güven tazelerken, hariçten gazel okumaya çalışanların olduğu söylendi. Ancak hariçten gazel okumaya çalışanlar, yeniden seçilmeniz nedeniyle, detone olurken, akortlarının da bozuk olduğu görüldü. Mahmut Hocam, detone olup, akordu bozuk enstrüman ile lay laylom yapanlara aldırma.  Çünkü sen ne yaparsan yap, içinde sana karşı öfke biriktirip bunları kusanlar karşısında, ağzın ile kuş da tutsanda, karşındaki öküz olduğu sürece iyi niyetini ve yaptıklarını, ancak iki kişi görebilir;  Sen ve Kuş

**

Sn. Dursun Oğuz, KKTC siyasetinin amiral gemisi Ulusal Birlik Partisinde, yeni bir bayrak değişimi vakti gelmiştir. UBP bayrağını, daha iyi yerlere taşımak, şahsım için büyük bir onurdur. Partime olan sevgimi ve vatanıma olan hizmet aşkımı, UBP delegeleri sayesinde, UBP Genel Başkanlığı ile taçlandırmak istiyorum dediniz. Sn. Oğuz, belki Oğuz boylarından gelmediniz. Ancak doğruluk ile dürüstlük genini sanırım onlardan bir çeşitte aldınız. Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı döneminizde, birçok projeyi hayata geçirdiniz tamam. Ama bizim Millet, Hatice’ye değil, bana ne kazandırır noktasında neticeye bakar. Sizde var olan doğruluk ve dürüstlüğe değil, havanda su dövse, kuru sıkı sallama şampiyonu bile olsa, bohçasındakilere göz atar. Bazılarına iki dakika insan ol desem zaman tutacak insanlar tanıyorum.

**

Sn. Narin Şefik, Yüksek Mahkeme Başkanı olarak hükümete ve kurulması beklenen hükümete oturun oturduğunuz yerde, Cavit amcanın (Covit 19) kol gezdiği ve önüne geleni öpmeye çalıştığı bir diyarda, ne erken seçim, nede erken seçimcik olur imasında bulundunuz. Salgın döneminde erken genel seçim "zor hatta imkânsız" derken, ayrıca pandemi koşullarında alınacak tedbirlerin tartışılır olduğunu" kaydettiniz. Oyların cetvellere yansıtılmasının büyük sorun olduğunu ve çalışanların uzun saatler çalışmasına yol açtığını söyleyerek,  Seçim Halk Oylaması Yasası’nın Meclis Genel Kurulu’nda yeniden gözden geçirmesi gerektiğine vurgu yaptınız. Sn. Şefik, hayat üç buçuk ile dört arasındadır. Siyasilerimiz, ceylan derili koltuklarda hayatı dört dörtlük yaşarken, yaptıkları yanlışlar sayesinde halk olarak bizlerin bir yerleri de üç buçuk atıyor.

 **

Sn. Zeki Çeler, bakanlığın esnasında, hayata geçirdiğin ve büyük ölçüde önlediğin iş kazaları ile ilgili almış olduğun tedbirlere bakıp, ağızları ile güzel derken, bir yerleri ile sırf eleştiri olsun diye gülmeye çalışanlar hergün yaşanmakta olan iş kazalarındaki ölümlere nereleri ile gülmeye çalıştıklarını doğrusu merak ettim. Gün aşırı meydana gelen iş kazalarında, hayata veda edenlere baktıkça, bu konuda tedbir almayanlara küfür etmiyorum. Ama bir yerim ile inan küfür edercesine katıla katıla gülüyorum. Sevgili Zeki, Yürekli bir kadının başı, yüreksiz bir erkeğin omzuna ağır geldiği gibi yetenek düşmanı, bazı yeteneksiz siyasilerin yaptıkları da ülke insanına ağır geliyor.

**

Günün Fıkrası

Fırsat bulamadı!..

Sultan en güvendiği adamını Arabistan''a hünkar göndermiş.

 Hünkar, Arabistan''da gezerken bakmış, Araplar entari giyiyorlar ama alta donları yok. Bir rüzgar esti mi, manzara felaket! Haber salmış, altına don giymeyenler kadı huzuruna çıkartılıp, hapsedilecek. Aradan günler geçmiş Arabın bir tanesi don giymemiş ve ilk rüzgarda olay fark edilmiş. Kadı huzuruna çıkartmışlar. Kadı sormuş:

- Adın?

 - Aptülmecit

 - Baba adın?

 - Aptülleziz

 - Evli misin?

 - 5 tane karım var!

 - Kaç çocuğun var?

 - İlkinden 15, ikincisinden 17, üçüncüsünden 16, dördüncüsünden13, beşincisinden 18 tane.

Kadı kararını vermiş ve söylemiş: - Aptülleziz oğlu,Abdülmecit’in,don giymeye vakti olmadığından beraatine karar verilmiştir!

Günün Sözü

122752521_1243144856062614_8593599183860806204_n.jpg

Günün Fotosu

122679415_648925565823735_6759126075527776199_n.jpg119234730_755834348310933_7104904535765427885_n-001.jpg

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler