• BIST 93.616
  • Altın 208,990
  • Dolar 5,3413
  • Euro 6,0898
  • Lefkoşa 10 °C
  • Mağusa 11 °C
  • Girne 16 °C
  • Güzelyurt 9 °C
  • İskele 11 °C
  • İstanbul 12 °C
  • Ankara 5 °C

Azınlık haline getirilmesine asla izin verilmeyecek

Oktay, “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti bugün; Hükümetiyle, Meclisiyle, tüm kurum ve kuruluşlarıyla çağdaş bir devlet olarak bölgesinde barış ve istikrara önemli katkı sağlayacak konumdadır.
Azınlık haline getirilmesine asla izin verilmeyecek

TC Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Türkiye’nin, Kıbrıs Türk halkının çözümsüzlüğün mağduru haline gelmesine hiçbir şekilde göz yummayacağını; Kıbrıslı Türklerin bir Kıbrıs Rum devletinde azınlık haline getirilmesine asla izin verilmeyeceğini belirtti.

Oktay, “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti bugün; Hükümetiyle, Meclisiyle, tüm kurum ve kuruluşlarıyla çağdaş bir devlet olarak bölgesinde barış ve istikrara önemli katkı sağlayacak konumdadır. Kıbrıs, birikimi ve donanımıyla bizim için de iftihar kaynağı haline gelmiştir” dedi.

Konuşmasında, KKTC’ye uygulanan ambargolara da değinen Oktay, Kıbrıs Türk halkının maruz kaldığı haksız tecridin siyasi, hukuki, ahlaki ve insani hiçbir açıdan izahı olmadığına işaret ederek, uluslararası toplum bu uygulamalara daha fazla vakit kaybetmeden son vermesi gerektiğini söyledi.

Fuat Oktay, Dr. Fazıl Küçük Bulvarı’nda düzenlenen törende yaptığı konuşmada, Kıbrıs Türk halkının barış ve özgürlüğüne kavuşmasını sağlayan 20 Temmuz 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı’nın 44’üncü yıl dönümünde bulunmaktan onur duyduğunu söyledi. Oktay, Kıbrıs’ın ortak sahibi olan Kıbrıslı Türk kardeşlerinin sevincini, coşkusunu ve gururunu gönülden paylaştıklarını belirtti.

Oktay, “Sizlere Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın sevgilerini ve selamlarını getirdim. Sayın Cumhurbaşkanımız Barış ve Özgürlük Bayramınızı kutluyor, coşkunuzu ve heyecanınızı paylaşıyor. Ayrıca Anavatan’daki kardeşlerinizin selamlarını ve iyi dileklerini de sizlerle paylaşmak istiyorum” dedi.

Fuat Oktay, Kıbrıs için olduğu kadar tüm Türk milleti için de tarihi bir dönüm noktası olan Barış Harekâtı’nın, Kıbrıs Türkü’nün hür yaşama ve adanın eşit sahibi olarak varlığını sürdürme hakkı için verilen mücadelenin en şerefli günü olduğunu kaydetti.

“KIBRIS TÜRKÜ’NÜ YOK ETMEYE YÖNELİK TEŞEBBÜS BAŞARISIZ KILINDI”

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin 44 yıl önce bugün, uluslararası antlaşmalardan kaynaklanan haklarını kullandığına işaret eden Oktay, Kıbrıs Türkü’nü yok etmeye, tarih sahnesinden silmeye yönelik teşebbüsün başarısız kılındığını belirtti. 

Oktay, şöyle devam etti:
“Garantör Türkiye, şartlar ne olursa olsun daima Kıbrıs Türkü’nün yanında olacağını o gün tüm dünyaya göstermiştir. Barış Harekâtı bölgemizde barış ve istikrarın güçlenmesine de katkıda bulunmuştur. Kıbrıs Türkü, Barış Harekatı’ndan güç alarak, hukuk ve eşitlik mücadelesini güven içinde sürdürme imkanı bulmuştur. Bu mücadelesini kararlılık ve inançla bugünlere taşıyarak, sadece toplumsal varlığını korumakla kalmamış, kendi kurumlarını oluşturmasını bilmiştir. 

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti bugün; Hükümetiyle, Meclisiyle, tüm kurum ve kuruluşlarıyla çağdaş bir devlet olarak bölgesinde barış ve istikrara önemli katkı sağlayacak konumdadır. Kıbrıs, birikimi ve donanımıyla bizim için de iftihar kaynağı haline gelmiştir. Kıbrıs Türk halkı bu başarıya, birlik ve beraberlik içinde, değerlerine sahip çıkarak gelmiştir. Gönül birliğimizi ve milli davaya olan inancımızı muhafaza ettiğimiz sürece aşamayacağımız engel yoktur.  Bu vesileyle, bu mücadelenin önderleri olan merhum Dr. Fazıl Küçük ve merhum Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ı da rahmetle ve minnetle anıyorum”

“ÇÖZÜM İÇİN İYİ NİYET VE SAMİMİYETLE ÇABA HARCANDI”

TC Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Kıbrıslı Rumların 1960 yılında tesis edilen ortaklık devletini, sadece üç yıl sonra gasp etmeleriyle ortaya çıkan Kıbrıs meselesini, çözüme kavuşturmak için, yarım asırdır farklı müzakere süreçlerinden geçildiğine işaret etti.

Kıbrıs Türk tarafı ve Türkiye’nin, her defasında adil, kalıcı ve sürdürülebilir bir çözümün tesisi için iyi niyet ve samimiyetle çabaladığını kaydeden Oktay, “Türk tarafı, her zaman ortaya koyduğu çözüm iradesini 2004 yılında BM Kapsamlı Çözüm Planı referandumunda, uluslararası kamuoyunun gözleri önüne sermiştir. 2008 yılında başlayan, ve geçtiğimiz Temmuz ayında Kıbrıs Konferansı’nın sonuçsuz kalarak kapanmasıyla sona eren, son müzakere sürecinde de, yapıcı tutum sergileyen yine Türk tarafı olmuştur” dedi.

Oktay, şöyle devam etti:

“Maalesef, Kıbrıs Rum tarafı kendisini Ada’nın tek sahibi olarak görmeye devam etmekte, siyasi gücü Kıbrıs Türk halkıyla paylaşmaya yanaşmamaktadır. Bu durum, tüm çabalarımıza rağmen, Ada’da yeni bir federal ortaklığın tesisini hedefleyen, bu sürecin de, öncekiler gibi sonuçsuz kalmasına sebebiyet vermiştir.

Kıbrıslı Türkleri fiili bir azınlık olarak mevcut devletlerine entegre etmeyi hedefleyen Rum zihniyeti, Kıbrıs Konferansı’nın kapanmasından bu yana geçen bir yıllık sürede değişmemiştir. Rum tarafınca bu konuda son dönemde yapılan açıklamaları da endişeyle takip ediyoruz. 

Yapıcılıktan uzak bu zihniyetin değişmesini beklemenin hiçbir şekilde gerçekçi olmayacağını anlıyoruz. Rum tarafı, gelecekte Kıbrıslı Türklerle siyasi eşitlik temelinde bir ortaklığı, maalesef tasavvur etmemektedir. Önümüzdeki dönemde girişilebilecek herhangi bir çözüm çabası, ancak Ada’daki mevcut gerçekleri temel aldığı takdirde, başarıya ulaşabilecektir. Elbette her türlü çözüm; müzakere ve diplomasi yoluyla, uzlaşı sonucunda bulunabilecektir”

“AZINLIK HALİNE GETİRİLMESİNE ASLA İZİN VERİLMEYECEK”

Fuat Oktay, TC Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 10 Temmuz’da KKTC’ye gerçekleştirdiği ziyaret sırasında vurguladığı gibi, Türkiye’nin, Kıbrıs Türk halkının çözümsüzlüğün mağduru haline gelmesine hiçbir şekilde göz yummayacağını; Kıbrıslı Türklerin bir Kıbrıs Rum devletinde azınlık haline getirilmesine asla izin verilmeyeceğini belirtti.

Oktay, “Anavatan ve garantör Türkiye Cumhuriyeti, Doğu Akdeniz’de istikrarın güçlenmesine katkı sağlayacak bir çözüme yönelik çabalarını, kararlılık ve iyi niyetle sürdürecektir. Bu yolda, ülkü birliği yaptığımız Kıbrıslı Türk kardeşlerimizle birlikte hareket edecek, geçmişte olduğu gibi gelecekte de şartlar ne olursa olsun Kıbrıs Türkü’nün yanında olacağız. 

Sizlerin, yaşam kalitesini daha da üst düzeye çıkaracak irade ve kudrete sahip olduğunuzu hepimiz biliyoruz. Kıbrıs Türk halkının maruz kaldığı haksız tecridin siyasi, hukuki, ahlaki ve insani hiçbir açıdan izahı yoktur. Uluslararası toplum bu uygulamalara daha fazla vakit kaybetmeden son vermelidir”

Kıbrıs Türkü’nün ekonomik olarak daha güçlü bir düzeye gelmesi için, tüm engellere rağmen elbirliği, dayanışma ve azimle uzun soluklu bir mücadele verildiğini kaydeden Oktay, ortak çaba ve fedakârlıklarla KKTC’de son yıllarda gerçekleşen kalkınma hamlesi ve ona bağlı ekonomik büyümenin kendilerine gurur verdiğini belirtti. Oktay, “Kıbrıs Türkü’nün hak ettiği refah düzeyine kavuşması amacıyla büyük çaplı projeleri hayata geçirmeye kararlılıkla devam edeceğiz. Sayın Cumhurbaşkanımızın daha önce açıkladığı çerçevede ekonomik kalkınmaya yönelik yatırımların gerçekleşmesi için çalışmalarımızı yoğun olarak sürdürüyoruz” dedi.

“TURİZM VE YÜKSEKÖĞRETİMDEKİ BAŞARILARINIZ İÇİN SİZLERİ KUTLARIM”

Ekonomideki gelişmeyi kalıcı hale getirmek için öncü sektörler olan turizm ve yükseköğretim alanlarındaki başarılardan dolayı kutlamak istediğini belirten Oktay, bugün uluslararası standartlara uygun, kaliteli eğitim sağlayan KKTC’de 16 üniversitede, 131 ülkeden gelen 100 binin üzerinde öğrencinin kayıtlı olduğunu söyledi.

Oktay, “Uluslararası çapta bir turistik cazibe merkezi haline gelmiş bulunan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne, sadece Ercan Havalimanı üzerinden yılda iki milyon yolcu gelmektedir. Özellikle gençlerimizin daha sık karşılıklı gidiş gelişlerinin olması kültürel kaynaşmayı sağlaması bakımından da önem arz etmektedir” dedi.

Fuat Oktay, şöyle devam etti:

“KKTC ile Türkiye arasındaki denizi aşarak getirdiğimiz suyla birlikte bugün, adanın içme suyu sorunu büyük ölçüde çözülmüş durumdadır. Güzelyurt ve Mesarya ovalarının sulanmasına yönelik çalışmalar da devam ediyor. Böylece KKTC’de yükseköğretim ve turizmin yanı sıra, tarım sektörünün de yeni bir atılım yapmasını, ekonominin öncü sektörlerinden biri haline gelmesini birlikte başaracağız.

Ortak gayemiz, bu büyük başarıları yeterli bulmayarak, bu noktadan daha da ileri gitmek ve önümüzdeki 5-10 yıl içinde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni Doğu Akdeniz’de bir çekim merkezine dönüştürmek olmalıdır. Türkiye’de Cumhurbaşkanlığı Yönetim Sistemi’nin uygulanmasıyla birlikte elde edilecek büyük kazanımların sonuçlarını, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde de görmek mümkün olacaktır.”

“SORUNLARI EL BİRLİĞİYLE AŞACAĞIZ”

TC Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Kıbrıs Türkü’nün hürriyeti, hukuku, refahı ve güvenliğinin milli davaları olduğunu belirtti. Oktay, “Bu topraklarda geleceğe korkusuz bir şekilde bakarak, barış ve huzur içinde yaşaması önceliğimizdir. Karşılıklı anlayış ve gönül birliğimizi muhafaza ederek, atılması gereken adımları kararlılıkla atacağız, ortaya çıkabilecek sorunları geçmişte olduğu gibi bundan sonra da elbirliğiyle aşacağız” dedi.

Oktay, şöyle devam etti:

“Barış Harekâtı’nın 44. Yıldönümünde bir kez daha şehadet mertebesine ulaşan Mehmetçik ve Mücahitlerimizi rahmetle, gazilerimizi şükranla anıyorum. Burada Kıbrıs Türkü’nün varlığı, hakları ve hürriyeti için cesaretle savaşan şehitlerimiz, bu uğurda gözlerini kırpmadan canlarını vermişlerdir. 

Kahramanlarımızın fedakârlığı sayesinde, Kıbrıs’ta can güvenliğinin kalmadığı ve kan döküldüğü bir dönemde adaya huzur ve barış gelmiştir. Kıbrıs Türk halkı, asli unsuru olduğu bu güzel adada, 1974 öncesindeki acı dolu günlere asla dönmeyecektir. Kıbrıs Türk halkının ve tüm Milletimizin 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı kutlu olsun. Hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyor, en içten muhabbetlerimi sunuyorum”

Konuşmasının sonunda 2 gün önce Kıbrıs açıklarında yaşanan insanlık trajedisinde hayatını kaybeden mültecilere rahmet dileyen Oktay, “Bilinmelidir ki Akdeniz’de sulara gömülen sadece çaresiz insanları taşıyan gemiler değildir. Suya gömülen ve can çekişen insanlığın vicdan ve merhametidir. Biz kıyılara vurup son nefesini veren en temel insan hakkı olan ‘yaşama hakkını’ savunmaya devam edeceğiz. Dünyanın neresinde bir mazlum ve mağdur varsa yanında olacağız” ifadesini kullandı.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler