• BIST 94.137
  • Altın 282,217
  • Dolar 5,8801
  • Euro 6,4975
  • Lefkoşa 24 °C
  • Mağusa 23 °C
  • Girne 25 °C
  • Güzelyurt 21 °C
  • İskele 23 °C
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 15 °C

Taner Ulutaş'tan mesajınız var!

Taner Ulutaş'tan mesajınız var!
Taner Ulutaş'tan mesajınız var!

 

Sahibine Mesajlar

 

Sn. Mustafa Akıncı, Ada’ya barış ve huzur gelsin diye son zamanlardaki girişimleriniz bazı Milliyetçileri rahatsız etti. Ellerindeki rantı milliyetçi söylemler ile ‘Lilli’ye yani paraya dönüştürmeyi alışkanlık haline getiren bu arkadaşların salvo atışlarına karşı yaptığınız açıklamada, biz bu adada artık başka şehitler olmasın istiyoruz, başka kayıplar olmasın, bu adada barış ve huzur içinde yaşansın istiyoruz. Genç kuşaklar bu adanın barışının getireceği nimetleri paylaşsınlar istiyoruz. Bizler ve bizden önceki kuşaklar bu adanın acılarını paylaştık, Rum tarafının Enosis hedefi uğruna dökülen kanları, kaybedilen canları gördük, bunlar artık olmasın istiyoruz diyerek anlayana sivri sinek saz anlamayana davul zurna az imasında bulundunuz. Akordu bozuk gitargibi cart curt eden ve sürekli detone olan şarkıcı gibi ayni nakaratı durmadan tekrarlayan ve savaş çığırtkanlığı yapan lilliyetçi takımını boş ver tırıs gitsinler. Hüsamettin amca, Mustafa ovluğum bunlara aldırmasın. Teknoloji özürlü birisi olarak ben bile bunlar,şifresiz Wİ Fİ olsalar bile bağlanmam dedi.

**

Sn. Ersin Tatar, gerçekleştirmiş olduğunuz basın toplantısında geçmiş 100 gün ile ilgili icraatınızı basın mensupları ile halka açıkladınız. Açıklamanızda hükümetin uyum içerisinde olduğunu ve bir umut hükümeti olarak göreve geldiğini, yaptığınız işlerin, yapacağımız işlerin referansı olduğun ve amacınızın halkımıza daha refah ve daha güzel günler yaşatmak olacağını söylediniz. Ayrıca ekonominin yanısıra, Sağlık , Gençlik ve spor alanında hükümetin çalışmalarını sürdürdüğünü de kaydettiniz. Sn. Başbakan, bu 100 gün içerisinde yola inmedik az sayıda sendika kaldı. Sağlıktaki eksiklikler nedeniyle insanların çığlıkları stratosferde geziyor. Edep komitesi tarafından Tiyatroya uygulanan sansür, tiyatro severleri isyan noktasına taşıdı. Elektrik tartışması eylem ve greve dönüştü. Başbakanlık ile bazı bakanlıkların kapısına 2 günde bir siyah çelenk kondu. Emeklinin hayat pahalılığında kesintiye gidildi. Doğru anlamışsam yaptıklarınız yapacaklarımızın teminatıdır diyorsunuz. Ünlü düşünür Diyojen’in, Sinop’ta Büyük İskender’e gölge etme başka ihsan istemem, dediği gibi aman gölge etmeyiniz, başka ihsan istemeyiz diyenler var.

**

Sn. Erhan Arıklıyapmış olduğunuz açıklamada, hükümetin ilk 100 günlük icraatını dinliyoruz. Biri helikopterle arama gemisine inmiş, öbürü Büyükelçiler konferansında konuşmuş. Şaka gibi diyorsun. Lütfen yapılan icraatları eksik söyleme. Ankara Esenboğa’da, Garnizon komutan yardımcısını geçtik, uzman çavuş tarafından bile karşılanmak yerine arslanlar gibi ayni uçakta oralara giden TC Lefkoşa Büyükelçisi tarafından karşılanmak az şey mi? Kapıya her gün konan siyah çelenkleri toplayarak vazolara dağıtmak suretiyle çiçek parasından tasarruf etmek sence bütçeyi düşünmek değil mi? Sendikaların iki günde bir gerçekleştirdikleri eylem ve grevlerde, bestesi etişmeyeydiniz gelesiniz acem aşiyan, güftesi tez günde gidesinizyan makamında şarkı dinlemek az buz şeymi? Sn. Arıklı, Allekko ile Caher hükümeti ile ilgili buz gibi hayallerimiz vardı. Umudumuz şekerden mamul eve sahip olmaktı. Geldikleri gün itibarı ile yağdırdıkları yağmur sonrasında ne buzdan hayallerimiz, nede şekerden evlerimiz kaldı.

**

Sn. Cenk Mutluyakalı yazmış olduğun köşe yazısında, sahte vekalet davasından bahsederek, söz konusu sahte veklalet davasının sanıklarının avukatının İçişleri Bakanının eşinin olduğunu belirttin. Ve insanları profesyonel uğraşları ile özel hayatlarını, kamusal görevleri ile yan yana yargılamadığından söz ettin. Ama böylesi ciddi bir meselede, eğer ki “TAPU” işleri doğrudan İçişleri Bakanı’na bağlıysa, ortada dolaylı dahi olsa bir “çıkar ilişkisi” mevcutsa, bu durumun bir bedeli olarak böylesi zamanlarda maddi fedakarlık yapılarak bu avukatlığın üstlenmemesi gerektiği imasında bulundun. Sevgili Cenk, bazı kişilerde,benim söz sahibi olduğum yerdeki insanlar etkikettir. Ve buralarda fiyatı ben koyarım düşüncesi hakim. Bizim,Minik Kuşlar. artıkbenzinden ayağın çekilerek stopa basılması gerekir. Yoksa tomofil tumba olacak diyor.

**

Sn. Ferdi Sabit Soyer, yapmış olduğunuz açıklamada,  çözüm süreci ile ilgili olarak üstü kapalı olarak Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’yı statükocu olarak nitelendiren Dışişleri Bakanı Kudret Özersay’ı sert bir dil ile eleştirdiniz. Özersay’ı, siyasi yaşama demokraside açıklık adına yeni ve devrimci önermelerle girdiğini ancak bugün itibarı ile düzenin de gerisinde kaldığını belirttiniz. Ayrıca ekonomide yeni diye çıktığı yolda toplumun iradesini darbeleyerek çöküş yaşattığını, çözümü, çözümsüzlükle gördüğünü ifade ettiniz. Sn. Soyer, Sn. Özersay’ı tenzih ederek söylüyorum. KKTC’de dümeni rahat çevirmeleri için kaptan yetiştiren fakülte açtık. Yetmedi,  First Clas dansözlere dur şunda diyecek ve taş çıkartacak siyasi pistte figürleri ile dudak uçuklatırken, ‘Fago’ gibi açılan gözlere eşlik eden dudaklara ‘Vay be’ dedirtecek dans okulu açtık. Maşallah buradan yetişenler,dansın sadece yüro yüro dönmekten ibaret olmadığını, kıvırma figürlerinin de makbul olduğunu, kaptanlığında kaptan köşkünde durmaktan öte, dümeni iyi çevirmek olduğunuispat ediyorlar.

**

Sn. Sunat Atun, son günlerde ortalıklarda görünmüyorsunuz. Cisminiz gibi sesiniz de kayıp. Hüsamettin amca görünmeme ve konuşmama konusunda çok haklı olduğunuzu söylüyor. Ve parti içerisindeki efsane ve deneyimli isimlerin kabine dışında tutulması nedeniyle, lastiği ekris yapan tomofil gibi yampuri yampuri giden tomofilin tumba olması olasılığı nedeniyle partide huzursuzluk yaşandığını ve bölgelerde parti üye ve sempatizanlarının tepki verdiklerini söylüyor. Hacı amca, Sunat ovlucuğum şimdi çıkıp dolaşırsa sanki kabineye girmedi diye ona birileri eleştiri getirebilir. Ama bu gidişat iyi değil ve yakında cadı kazanı kaynayabilir diyor. Sn. Atun, bizim Minik Kuşlar, AKP’den okkalı bir grubun bakanlık almanız konusunda, girişimde bulunduğunu ve bu konuda ısrarlı olduklarını söylüyor. Vallahi vermeyince mamut neylesin Mahmut sözcüğü eskilerde kaldı. Yerini, verilecek derse ‘Mamut’ eşek gibi verecek Mahmut sözcüğü aldı.

**

Sn. Fatma Kara sosyal medyadaki paylaşımınızda,  UBP-HP hükümetinin 100 günlük icraatının bol bol GABAK kesmek olduğunu belirttiniz. Ve yakında GABAK ithalatına başlarık dediniz. Bu açıklamanızı gören özellikle TIR ve Kamyoncuların yanısıra gabak üreticileri heyecanlandı. Ancak ‘Gabak üreticileri’, hükümetteki, her işi yapma uzmanı, bazı ‘Süper Bakanların’ ürettiği gabağın, alfa olarak tabir edilen birinci sınıf olması nedeniyle, kendi gabaklarının ellerinde kalmasından korkuyor.Sn. Kara unutmadan sizden bir ricada bulunayım. Geçenlerde bir karne kayboldu. 10 dersten 7’sinden sıfır çekene ait bu karneyi bulmanız halinde, insaniyet namına yırtıp çöp tenekesine atınız. Malum yüzler kızarırsa kızamık çıkarttığı zannedilerek olmayan ilaçların aranmasına gidilebilir.

**

Sn. Celal Özkızan, Bağımsızlık Yolu Kurucu Üyesi olarak yapmış olduğun açıklamada,Kıbrıs sorunu kapsamında yürütülen müzakereler tarihinde federasyon modelinin en az konuşulan çözüm modeli olduğunu ifade ettiniz. “Federasyon defalarca görüşüldü ve başarısız oldu” ifadesine karşı, Kıbrıs görüşmelerinin tarihinde, taraflar arasında en az denenen çözüm modelinin federasyon olduğunu vurguladınız. “Federasyoncuyum” diyen Kıbrıslı Türk müzakerecilerin toplamda 9, “federasyoncuyum” diyen Kıbrıslı Elen müzakerecilerin ise 15 sene görevde kaldıklarının da altını çizdiniz. Sevgili Celal, otur arap. Kalk arap modundan çıkamayıp, ciğercinin camdaki ciğerine bakan kedi gibi tekme yemelerine karşın özgürlük felsefesine sahip sokak kedisinin felsefesini anlamayanlardan daha iyisini beklemek sanırım saflık olur.

**

Sn. Ayse Öztabay, Kumar ve bahis oyunlarına müptela olmuş borç batağında, aileleriyle bilinmezliğe sürüklenen insanlar var. Birçoğunun gayet iyi meslekleri var. Borç miktarlarını duyunca ürperiyorum. Bu alışkanlık bir girdap. Nasıl kurtulacak bu insanlar diyorsun. Sevgili Ayşe yaşın büyük değil ama istersen gel senin ile biraz nostalji yaparak gerilere gidelim. Kumar hastalığına tutulan bazı öğretmen, üst düzey bürokrat ile bazı vatandaşların intihar ettiğini veya intiharın eşiğinden döndüğünü hatırlayalım. O zamanki mentalite oynamasınlar efendim. Giden gider kalan sağlar bizimdir mentalitesinin bugün itibarı ile değişip değişmediğine göz atalım. Hatta kumarda yakalananlarımasum göstertmeye çalışanları da konuşalım. Abdülvehat amca, bu kumar böyle tsunami dalgası gibi büyüyerek akar. Sizde böyle Andilla’ koyarak canlarıngitmesine uzaktan bakar diyor. Bazı ‘Lera’lar (Pis) kumar hastası vatandaşın, muz kabuğuna basarak ayağının kaymasını ve cuggalarının dolmasını, Yasa koyucu siyasetçi da kumardan bütçeye girecek paranın hesabını yapıyor. Vallahisiyasetçi bütçeye, akacak paraya, bet ve casino sahibi cuggaya girecek mangıra, millet de senin bu konudaki hassasiyetine hayran Ayşe.

**

Sn. Toprak Altay, El-Sen Yönetim Kurulu üyesi olarak yaptığın açıklamada, sendikanın yapacağı grev sürecinde, vatandaşın mağdur edilmeyeceğini söylediniz. Alınan, önlemler sayesinde vatandaşın elektriğinin kesilmeyeceğini ve vatandaşın mağdur edilmeyeceğini belirttiniz. Bunun yanısıra, Stand-by denilen yani arıza ekiplerinin çalışmaya devam edeceğini ve herhangi bir arıza durumunda arızaların giderileceğine vurgu yaptınız. Toplum ile herhangi bir sıkıntınızın olmadığını söylerken maksadınızın, halkımızın daha ucuz, daha çevreci daha sürdürülebilir enerji alması olduğunu ifade ettiniz. Sevgili Toprak, sizler Kar taneleri gibi bir birine zarar vermeden nasıl yol alınacağını iktidara göstermeye çalışıyorsunuz. Ama bazıları ‘Ziligurti’ çıkartsın. Kar taneleri gibi bir birine zarar vermeden yol almak yerine ‘Dinazorlar’ gibi tangur tungur, kırıp dökerek yol almayı marifet sayıyor.

**

Sn. Allhverdi Göbekten Cin Çıkartan, her cuma " Hayırlı cumalar " diye deniz aşırı yerlerden attığınız mesajlar, bizim gibi birçok vatandaşın sayfasına düşüyor. Mümin kardeşlerim diyerek, sakalınızı sıvazlarken, vermekte olduğunuz vaazda kuran kursu ve göbekten cin çıkartma ustası olduğunuzu belirtiyorsunuz. Ancak İzinsiz - ruhsatsız kuran kursları düzenlediğiniz yerlerde, 3 kuran kursu hocasının, 20 küçük erkek çocuğuna tecavüzden tutuklandığını okuduk. Kuran hocalığınızın yanısıra, erkek çocuk müptelası olduğunuzu da bu vesile ile öğrenmiş olduk. Allah adını ağzından düşürmeyen bir çember sakallının da bir kadının göbeğinden cin çıkartmak yerine yanlışlıkla başka bir yerine girerek cin çıkarttığını, kadının da cinin göbek yerine başka yerinden çıkması sonucu, cinin karşısında utancından arına boğulduğunu gördük. Sn. Göbekten Cin Çıkartan, böbürlenerek sırt çantası olarak taşıdığınız, Din Ulemalığınızın prestiji yaptıklarınız sonrasında ‘Gutsilli ‘ kadar kaldı. Kişilikleriniz aç kalırken, karakteriniz ‘Obez’ oldu. Ne diyelim Allah’a, yol verdi bunlar gibi sapığa

**

Sn. Ertugrul Yavuz, Nuhun gemisi otelinde  sanatçı Serkan kaya’nın vermiş olduğu konserinde, aranızda Antepli varmı, Sivaslı varmı, Diyarbakır’lı varmı diye sözler ettiğini ve bir sanatçı için izleyenlerin memleketi önemli olup olmadığını belirttin. Bu ayrıcalık niye diye sorarken birileri esas oğlan diğerleri o...çocuğumu dedin. Türkiyenin 3 veya 4 şehrinden alkış beklerken, konser verdiğin kıbrıs’ın, Lefkoşa, Mağusa, Lefke ve diğer şehirlerinden de kimler var demeliydin ifadesinde bulundun. Ertuğrul gardaş, ırkçılık çok kötü bir hastalıktır. Bulaşırsa tedavisi zordur. Serkan Kaya, sanatçı değil ama belki şarkıcı oldu. Ama bu konuda detone oldu. Akordu bozuk müzik aleti gibi sol yerine Si sesi verdi.Sn. Yavuz, bazı insanlar fotoğraf gibidir. Ne kadar büyütürsen, kalitesi de o kadar düşüyor. Ve bunlar yaptıkları ile zincire vurduğum küfürllerimin zinciri ile oynuyorlar.

**

Sn. Halil Talaykurt, MİK’iin Sağlık Bakanlığı’na alınacak 12 adet ambulans ihalesi ile ilgili olarak burunların yapısını darmadağın eden, burnun koku alma duygusunu positiften negative çeviren kokuların çıktığı öne sürülüyor. Bir kahvenin kırk yıl hatırı var diyerek çıkılan yolda, inceleme, tetkik denilerek kahvenin ‘Çangar’ suyuna dönüştürüldüğü ileri sürülüyor. 12 aydır ambulanslar alınmazken, Ayşaba bu işin esbabı mucibesi nedir. Ambulanslar neden duvara tosladı diye soruyor. Sn. Talaykurt, Ebe Şekibe aba, iyi bir iş 9 ay 10 günde ortaya çıkar demişti. Tamam da mavro yerimo kalsın 9 aylık süre 3 aylık bonusu ile 12 ay oldu. Mandırada gerçekleşen doğum sonrasında çocuk 3 aylık oldu. Yakında yürümeye başlar. Hastalar ile sağlık arayanların anası ağlarken, bakıyorum sizler geride play back yapmaya devam ediyorsunuz.

**

Günün Fıkrasıfikra-009.jpg

Günün Sözügunun-sozu-075.jpg

Günün Fotosugunun-fotosu-165.jpg

 

 

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler