• BIST 1.377
  • Altın 461,358
  • Dolar 8,1097
  • Euro 9,7848
  • Lefkoşa 19 °C
  • Mağusa 23 °C
  • Girne 21 °C
  • Güzelyurt 19 °C
  • İskele 23 °C
  • İstanbul 12 °C
  • Ankara 11 °C

Taner Ulutaş'tan sahibine mesajlar

...
Taner Ulutaş'tan sahibine mesajlar

Sn. Ersan Saner, Federal çözüm içeren 1977-1979 doruk anlaşmaları dünyası çok değişti, 2 devletli çözümden vazgeçmeyiz dediniz. Sn. Saner, Güney Kıbrıs 1990’da AB’ye üye olmak için müracaat etti. 1994’de Korfu adasında, dilekçesi kabul görerek üyelik için görüşmelerin başlaması kararına varıldı. Bize de gelin en azından gözlemci olun ve AB yasalarına uyum sürecini başlatın denildi. Rahmetli Denktaş, 1960 anlaşmalarına göre 3 garantörün üye olmadığı kurum, kuruluş veya herhangi bir pakta, Kıbrıs’ın üye olması söz konusu olamayacağı nedeniyle ‘Veto’ hakkını kullanmak yerine katılmayız dedi. Helsinki ile Kopenhag’da sonrasında New York’ta imkânsızı istemeye devam etti. Boyu ve gücü itibarı ile Fare olarak nitelendirilen Güney, üye olunca manda gibi güçlü olarak nitelendirilen Türkiye’nin, burnuna halkayı koyarak, 30 küsur başlığa onay vermeyerek istediği yere çekmeye çalıştı. Şimdi de imkânsızı istemeye devam ederek, hayata geçirilecek olan ambargolar ile dev Türkiye’nin ayağına prangayı attıracağız.  Ayşaba, vizyon yoksunu siyasetçilerimiz, yıllardır yazımızı kışa çevirdiler. Gençlerimizi göç ettirerek, ailelerimizi, ağaçtan düşen çürümüş Yapraklara döndürdüler. Zirveye kartal gibi süzülerek çıkmak yerine yılan gibi sürünerek çıkarak, hepsimizi bitirdiler dedi.

**

Sn. Tufan Erhürman,  hükümetin, Türkiye ile imzalanan İktisadi ve Mali İşbirliği Anlaşmasını tabiri caizse otomobilin patlak lastiğine, koptum kopuyorum diyen aksona gardasına ve mangos etmeye yüz tutarken tekleyen makinesine benzettiniz. Kaynak dağılımında 3 milyar 250 milyonluk kaynağın yalnızca 80 milyonluk yani %2’lik kısmı salgın desteği olduğunu belirttiniz. Hükümetin sektörleri ve muhalefeti hiç dikkate almadan ben bilirim mantığı ile doğru harcama planı oluşturamadığını söylediniz. Sn. Erhürman, zamanın meşhur fahişesi Abbas’ın Şerifi’nin bir yapar biri bozar dediği gibi borç taksitleri 6 ay ertelenecek dedikten sonra 360 derece dönüş yaparak ma, ama, kem, küm eden idari yetenekten yoksunlardan,  Allah Aşkına siz doğru bir kaynak dağıtımı bekliyorsunuz. Kusura bakmayın ama bu Hürrem’in hadım ağasından, çocuk beklemesi demektir. Bunlar aslında onlara bahşedilen zekâyı kullanmayarak Tanrı’ya hakaret ediyorlar. Ayşaba, bazı insanların huyunu değiştirmesini beklemeyin. Yılana bakın. Derisini değiştirir ama huyunu asla dedi.

**

Sn. Şener Elcil, Cumhurbaşkanı Tatar’ın, Nisan ayında 5+1 olarak nitelediği görüşmeler ile ilgili içi boş açıklamalar yaptığını belirtirken, masaya Türkiye’nin bir memuru olarak oturacağından, bu görüşmelerin 5+1 değil, 4+1 olacağını söylediniz. Şener hocam, yeni saraylar yaptırmanın, köşkte otururken, Mersedes de gezmenin bir bedeli vardır. Sokak kedisi gibi özgür olmak yerine, tekme yemesine karşın, camdaki ciğere yalanarak bakan ciğercinin kedisi olmayı tercih edenlerimiz de vardır.  Yapılacak yığınla hata varken, nedense biz, ciğercinin kedilerini seçerek hep aynı hatayı tekrar tekrar yaparız. Bunların her bıçağa ihtiyacı olduğu zaman sırtımdakileri kullanmasına sessiz kalarak sadece auvvv deriz.

**

Sn. Şener Levent, yazında, KKTC’yi kast ederek bizim toprak kanla yoğruldu ve arazi oldu.  Arazinin daha sonra arsa olduğunu ve bir damla kan akıtmayanlara dağıtıldığını belirttin.  Kanla yoğuranların isimsiz mezarlara, yoğurmayanların ise koçanlara konduğunu söyledin. Ünlü düşünürler Ana gibi yar, Bağdat gibi diyar olmaz derler. Kan döktük diyenlerin birçoğu, Kıbrıs’ın nerde olduğunu doğru dürüst bile bilmiyordu. Ancak bizi yönettiğini sanan emir erlerimizin işaret parmakları araziler ile tahsis yerine tapuyu, yıllarca mücahitlik yaparak vatanı için çarpışanlar bizlere de orta parmaklarını gösterttiler. Suç,  noktayı, tereddüt ettikleri yere değil, hep cümlenin sonuna koyan bizlerdedir.

**

Sn. Menteş Gündüz, KKTC’nin en çok satan ve trajinı değil yakalamak, yaklaşmanın bile mümkün olmadığı ‘Fiskos Gazetesi’ manşetinden 8 sütundan verdiği haberde, bakan olmaya bir adım kaldığını yazdı. Abdülmütallip amca, yok be evlatlar inanmayın, Menteş ovlucuğum daha düne kadar ‘Kankası’ Ali Pilli’nin yanında olduğunu söylerdi. Şimdi bakanlık için onu Brutüs gibi arkadan hançerlemez dedi. Ama molihiya ayıklayan Ayşaba, molihiya demedinden kafasını kaldırmadan, sakın bir kız ile bir siyasetçinin laflarına kanmayın. Kızlar, oyuncak ayıya bile aşkım derken, siyasetçide, günü geldiğinde, menfaati için,  Mutluluğu çorba yapıp, elimize çatal verir. Sonra, bizi çıkmaz sokağa bırakıp, boş verin yolu açık olsun  ………in der dedi..

**

Sn. Ahmet Ogan, Dörtyol futbol Takımının, Teknik Direktörü olarak, Ağustos ayında başlaması muhtemel lig için Nisan sonu – Mayıs başı çalışmalara başlayacağını açıkladın. Transfer dâhil sezonun, tüm planlarını şimdiden hazırlarken, hırstan yoksun, ucuzluk pazarından alınan futbolcular üstüne kurulan hayallerin, teknik adamlara pahalıya patladığını bilenlerdensin. Bu nedenle kazanma arzusu ile dolu, hırs zengini, kaliteli genç bir kadro ile lige gireceğinden büyük avantaja sahip olacaksın. Ahmet hocam, liglerin ustasıyım, kazanmanın ve başarının hastasıyım diyenlerdensin. Galiba bunu yeniden söyleme zamanı geldi. Ne dersin?

**

Sn. Hakkı Celal Önen, Cafeler açık alanlarda hizmet verebiliyorken, kahveler de açık alanlarda neden hizmet veremiyorlar? Farkı ne diye soruyorsun. Hakkı bey ağlamayan çocuğa meme verdiklerini siz hiç gördünüz mü? Bu ülkede güneş herkesin üzerine doğar. Ama herkesi ısıtıp aydınlatmaz. Gırtlağını yırtarcasına bağıranın yanı sıra,  Vatan, Millet Sakarya kitabı yazarları ile bizden olanları ısıtır.  Sessizlik rıhtımında oturup ‘Güneş’in batışını seyretmek için bekleyenleri kızartır. Fazla sıcaklık verdiği için eleştirenleri de ‘Gara Gavurma’ eder. Cafeler ile kahveler işi çözümü zor çok bilinmeyenli bir denklem olduğu için beklemeye alındı.

**

Sn. Kemal Başat,  Taşkent Piknik Alanı işletmecisi olarak hafta sonu sokağa çıkma yasağının uygulandığı ülkemizde, tesisinizin ana kapısı kapalı olmasına karşın, Cavit amcaya (Covit 19) kucak kucağa piknik yaparken, seni bekliyoruz, gel bizi öp çağrısı yapan onlarca insan seni kızdırdı. Ve hafta sonu sokağa çıkma yasağı yokmu dedirtti. Kemal gardaş, insanımıza Covit haftası denilince, onlar mangal ve tatil haftası olarak algılıyor. Piknik ve mangal harikaymış. İnsanı rahatlatıyor diyorlar. Muk rahatlatıyor. Cavit amca öpünce Hanya’nın Girit’te Konya’nın da Türkiye’de olduğunu anlayacaklar.

**

Sn. İzzet İzcan Milletin başına Dünya Mankenler Kraliçesi Adriana Lima düşerken, bizim başımıza da, Ersan Saner'in Kuzey Kıbrıs’ın IMF’si diye nitelediği AKP’nin hazırladığı, IMF reçeteleri ile dolu protokol düştüğünü ileri sürdünüz. Soğuk su içmeniz nedeniyle, şişen bademcikleriniz nedeniyle 2 desimetre bile çıkmayan sesiniz nihayet duyuldu. Ve imzalanan Protokolün, kamu maliyesini küçültmek adına emekçilerin kazanılmış haklarına saldıran, örgütlü mücadeleyi ortadan kaldırmayı hedefleyen bir protokol olduğuna vurgu yaptı. Sn. İzcan, karabatak gibi bir görünüp kayboluyorsunuz.  Ayşaba, suyun değeri kuyu kuruyunca anlaşılır. İzzet ovlucuğumun oy kuyusu kurumaya yüz tutunca sanırım, değerini o zaman anlayacak dedi.

**

Sn. Şahap Aşıkoğlu, KIB-TEK’teki yolsuzluklarla ilgili evrakları medyaya dağıtmanıza karşın rağmen, gazete ve TV’lerde yayınlanmadığını belirttiniz. Ve bunu da gazetecilerin satın alınmasına, ısmarlama haber yapılmasına bağladınız. Ayrıca gazetecilerin haber yapmak için para aldığını söylediniz. Dürüst olmamalarının yanı sıra ikiyüzlü olduklarına vurgu yaptınız. Sn. Aşıkoğlu, İstisnalar var tamam, ama tüm gazetecileri Gökkuşağı renklerine sahip, KKTC Bol kepçe lokantasında çukur tabaklarını hınça hınç dolduran, yemedikleri nane bırakmayan bazı siyasilerin yanı sıra, bazı bürokratlar ile karıştırmanız ayrıştırma yeteneğinizi sorgulattı. Ayşaba, berberin solumazı, tellağın terlemezi, kahvecinin söylemezi, siyasetçi ile bürokratın rüşvet ile harama ağız açmayanı makbuldür. Ancak ustasına şirin gözükmek için yağlama ve grasolama ustası olanı da iki şükür bir tükür ile göndermek gerekir dedi.

**

Sn. Mehmet Davulcu, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi tarafından Lefkoşa’nın ortasına yeni dikenli teller çekme kararının zamanlama bakımından manidar ve Kıbrıs için zehirli bir girişim olduğunu kaydettiniz ve kararı kınadınız. Kıbrıs’ın dikenli tellere değil, yeniden bütün olmaya ihtiyacı vardır derken, Astromerit’ten Lefkoşa Havaalanı’na kadar dikenli tel çekilmesinin yanlış olduğuna vurgu yaptınız. Ve bunun 27-29 Nisan’da yapılması planlanan 5+1 Kıbrıs zirvesini sabote etmeye yönelik bir girişim  olduğuna vurgu yaptınız. Sn. Davulcu, Kıbrıs’ı bir savaş çeviren ve hala daha barış denince tüyleri Alina gibi kabaran o tarafta da bizim tarafta da sabrımıza ağır gelen insanlar var. Bardak zaten doldu. Dolan bardağın kenarlarından damlayana günü gelince yazık olacak.

***

GÜNÜN FIKRASI

Baban rahat vermiyor

Adamın biri önünde eğilen herkesin arkasına geçip işini bitiriyormuş.

Birgün yine aynı şeyi tekrarlamış melekler gök yüzünden yer yüzüne inip birdaha eğilen birisinin arkasına geçip işini halledersen seni cehenneme atarız demişler.

Adam bir hafta boyunca kimseye dokunmamış ama artık dayanamamış bir hafta sonra önünde eğilen bir hanımın hemen arkasına geçerek işini görmüş. Bunu melekler cehenneme atmışlar. İşini gördüğü bir kadından da çocugu olmuş .ocuk aynı babası gibi o da yolda gördüğü herkesin arkasına geçip iş görüyormuş. Bunada aynı şekilde melekler birdaha kimseye bunu yaparsan seni cehenneme atarız demişler ve buda babası gibi bir hafta dayanmış ve yolda gördüğü kişinin arkasına geçerek işini bitirmiş. ve tabiki melekler gelip onuda cehenneme götürmüşler. Çocuk cehennemin sıcak oldugunu bildiğinden meleklere neden burası bu kadar soğuk diye sormuş.

Melekler hemen cevap vererek a, oğlum baban rahat vermiyorki eğilip iki odun atalım demiş.

GÜNÜN SÖZÜ

156800715_141320357856047_5448215803010559763_n-001.jpg

GÜNÜN FOTOSU

158350755_889090371653675_7044804512234159276_n.jpg158385908_3823174837740849_8959675895089533708_n.jpg

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler