AKEL Genel Sekreteri Stefanos Stefanu, yabancı diplomatların ve Kıbrıslı Türk ve Rum siyasilerin, Kıbrıs sorunundaki yeni fikirler konusunda AKEL’in nabızını yokladığını ancak uzlaşılmış meselelerle ilgili olduğu için bu yeni fikirlere karşı oldukları cevabını verdiklerini açıkladı.
Stefanu “AKEL’in, Türkiye’nin garantör güç kalacağı anlamına geleceği için NATO’yu içeren bir çözümü desteklemediğini” söyledi.
Haftalık Kathimerini Stefanu ile yaptığı söyleşiyi, “AKEL Genel Sekreteri Stefanos Stefanu: Kıbrıs Sorunundaki Yeni Fikirler Konusunda Nabzımızı Yokladılar… Yabancı Diplomatlar ve birçok Kıbrıslı Rum ve Türk Siyasetçi” başlık ve spotlarıyla aktardı.
Gazeteye göre, Stefanu BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in Ada’yı ziyaretini; “Kıbrıs sorununun çözümüne bağlılığının göstergesi olarak yorumladıklarını ve selamladıklarını” söyledi.
Stefanu, BM’ye atfedilen yeni fikirlerle ilgili alternatifler hatırlatıldığında, Genel Sekreter’in Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin dışındaki yabancı diplomatlar ve bazı Kıbrıslı Türk ve Rum siyasilerin AKEL’in nabzını yokladığını söyledi.
Uzlaşılmış konularla ilgili oldukları için bu fikirlere itiraz belirttiklerini söyleyen Stefanu ,“İki taraf Crans Montana’da kaldığımız yerden devam edelim pozisyonunda olduğuna göre neden halihazırda uzlaşılmış konularda yeni fikirler ortaya konulsun? Uzlaşılan başlıkları açalım ve sonunda uzlaşamayalım diye mi?” ifadelerini kullandı.
Stefanu’ya, AB üye devletlerinin büyükelçileriyle yaptığı görüşmelerde NATO ile ilgili sözlerini de bu çerçevede mi söylediği soruldu. Yalnız o görüşmelerde değil, önlem amaçı ve mesaj vermek için Holguin’le ve diğer yetkililerle görüşmelerinde de bu görüşlerini ortaya koyduklarını belirten Stefanu özetle şunları söyledi:
“NATO’yu içeren bir çözümü desteklemeyiz. Mesajımız budur ve çok nettir. NATO’nun dahil olması, Türkiye’nin garantör kalacağı anlamına gelir. Guterres’in, garanti sistemi yerine çözümün uygulanması mekanizmasında ısrar edelim. AB üyesi bir devlette neden garantiler olsun?”
Stefanu’ya güçlerin "Desantralizasyonuna" neden itiraz ettikleri de soruldu. Stefanu, federasyonun türünü belirleyen yetkiler üzerine halihazırda uzlaşılmış olduğu için bu meselenin halledilmiş olduğunu söyledi. İki liderin gevşek federasyonda anlaşması halinde sadece bu konunun açılması ile ilgili soruya karşılık ise Stefanu, “AKEL olarak iki tarafın, anlaşamamaları halinde uzlaşılmış noktalara geri dönülmesi şartıyla konuları açmasına olanak tanıyan bir süreç önerdik” dedi.
Stefanos Stefanu, Kıbrıs Rum tarafı olarak yakınlaşmaların muhafaza edilmesinde ve Güvenlik ve çözümü uygulama süreci başta olmak üzere açık kalan konuların görüşülmesi üzerinde odaklanılmasında ısrar etmeleri gerektiği görüşünü de ortaya koydu.





















.gif)


























































Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.