• BIST 93.616
  • Altın 209,520
  • Dolar 5,3413
  • Euro 6,0898
  • Lefkoşa 12 °C
  • Mağusa 12 °C
  • Girne 16 °C
  • Güzelyurt 9 °C
  • İskele 12 °C
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara 6 °C

“Meclis’i kapatalım gitsin”

“Meclis’i kapatalım gitsin”

Siyasi partilerin, Kıbrıslı Türklerin geleceği yerine kendi istikballerini düşündüklerini dolayısıyla durumlarının kaygı verici olduğunu da söyleyen İŞAD Başkanı Metin Şadi, her şeyin Türkiye’ye havale edildiğini söyledi…

ANLAŞMA BÜYÜK BİR GEREKSİNİMDİR

İşadamları Derneği Başkanı Metin Şadi, Kıbrıs’ta çözümün şart olduğunu ve Kıbrıs Türkü için anlaşmanın çok büyük bir gereksinim olduğunu işaret etti. Şadi, Eylül ayından sonra dışarıdan gelen baskılar nedeniyle Kıbrıs sorunu ile ilgili ataklar olacağına inanç belirtti.

 AKVARYUMA HAVA GİTMİYOR

Kıbrıs’ın Kuzeyini akvaryuma veya bir havuza benzetirken, ülkedeki türlü mafya ilişkilerine de ‘akvaryumda yetişen istenmeyen otlar’ benzetmesi yapan Metin Şadi, “Akvaryuma şuanda hava gitmiyor. Türkiye bize boruyla hava yolluyor. Balıklar bir süre olsun mangosluktan çıkıyor” dedi ve Kıbrıs’ta bir anlaşmanın gerekliliğine dikkati çekti.

 BU MECLİS’İ KAPATALIM

Gayri yasal işler için bir cennet olan KKTC’de, Kıbrıslı Türklerin yaşamını bu şekilde sürdüremeyeceğine vurgu yapan Şadi, siyasi partilerin de, halkın geleceği yerine kendi istikballerini düşündüklerini ve durumlarının kaygı verici olduğunu söyleyerek, “Her şeyi Anavatan bilirse, bu Meclis’i kapatalım gitsin” dedi.

Oshan SABIRLI

İşadamları Derneği (İŞAD) Başkanı Metin Şadi, KKTC’nin sürdürülebilir bir yapıya sahip olmadığını belirterek, Kıbrıs sorununun çözülmesi gerekliliğine dikkati çekti.

Kıbrıs’ın Kuzeyini akvaryuma ya da bir havuza benzeten Şadi, ülkedeki türlü mafya ilişkilerine de ‘akvaryumda yetişen istenmeyen otlar’ benzetmesi yaptı ve ülkedeki kirli işlerin son bulması için bir anlaşmanın şart olduğuna işaret etti.

Siyasi partilerin, Kıbrıslı Türklerin geleceği yerine kendi istikballerini düşündüklerini dolayısıyla durumlarının kaygı verici olduğunu da söyleyen Metin Şadi, “Herşeyi Anavatan bilirse, sen hiçbir şey düşünmen demektir, artık bu Meclis’i de kapatalım gitsin” diye konuştu.

Çözüm konusunda Kıbrıs Türkü’nün fonksiyonel olmadığını söyleyen Şadi, dolayısıyla Kıbrıslı Türkler için anlaşmanın çok büyük bir gereksinim olduğunu kaydetti. Metin Şadi, ülke sorunlarını ve Kıbrıs sorununu şöyle değerlendirdi:

“PARTİLERİMİZİN BU UYKUDAN UYANMASI LAZIM”

“Kıbrıs’ta bir anlaşma, bir durum değişikliği olacak inancındayım. Bunun bu şekilde gidemeyeceğini bilen insanlar bunun üzerine gidecek diye düşünüyorum. Eylül’den sonra ataklar olacağına inanıyorum. Ancak dışarıdan gelen baskılar ile bir değişiklik olacaktır. Kıbrıslı çözüm için, her iki tarafın liderinin anlaşmayı çok istemesi lazım. Dolayısıyla Kıbrıs’ta bir durum değişikliğine ihtiyaç vardır. Bugünkü şartlarda, Kıbrıslı Türk partilerin durumu kaygı vericidir. Bunlar kendi geleceklerini düşünürler. Kıbrıs sorunu beşinci plandadır. Ancak bizim ilgisizliğimizden dolayı makyaj yapabilirler. Buna karşın önümüzde çok ciddi fırsat vardır. Umut ederim ki, çözüm inisiyatifi bu boşluğu dolduracaktır. Ancak partilerimizin de artık bu uykudan uyanması lazım.”

“KIBRIS TÜRKÜ FONKSİYONEL DEĞİLDİR”

“Çözüm için itici gücün, bölgedeki istikararsızlıklar olduğunu, bir de çevremizde bulunduğu iddia edilen kaynaklardır. Bölgede bulunan oyuncuları sıralarsak, Türkiye Cumhuriyeti, İsrail Devleti, Suriye ve Kıbrıs Cumhuriyeti gelir. Kıbrıs Cumhuriyeti’nin içinde de Kıbrıs Türkü yoktur. Kıbrıs Türkü’nün olmadığı bir yerde Kıbrıs Türkü fonksiyonel değildir. Bir anlaşma olmazsa, biz hiçbir tarafındayız. Dolayısıyla anlaşma bizim için çok büyük bir gereksinimdir. Lütfen politik partilerimiz buna dikkat etsinler. Lütfen kendi istikballerini düşünmesinler. Kıbrıs sorununu ciddi bir şekilde ele alsınlar. Herşeyi Anavatan bilir, Anavatan halleder psikolojisinden de artık kurtulsunlar. Herşeyi senin için başkası düşünürsen, sen hiç birşey düşünmen demektir, bu Meclis’i de kapatalım artık gitsin.”

“HİÇBİR YERE VARAMAYIZ”

“Sivil toplum örgütlerinin gücününü 2004’te çok iyi bir şekilde gösterdiğini ve iradeyle Kıbrıs Türkü’nün dünyadan bir yeşil kart aldığını belirtti. O kart hala devam eder. Referandumu halklar yapar. Halk olduğumuz tescil edilmiştir. Kıbrıs Türkü’nün çok önemli bir fonksiyonu olabilir. Ancak, Meclis’inin hiç alakadar olmadığı, toplumlar arası görüşmelerin bu şekilde yürütüldüğü bir mantıkla hiçbir yere varamayız. İş olsun diye görüşmeler olmaz.”

“LİDERLERİMİZ ÖNÜMÜZE ENGEL KOYMUŞTUR”

“İşadamları Derneği (İŞAD), kurulduğu günden itibaren yıllardır, Ticaret Odası ve Sanayi Odası’nın mevcudiyetinde daha fazla iş adamlarının ülkeye bakış açılarını, politik çözümleri, olabilecekleri öngörerek belli formüller üretmeye, memlekette bir yerde liderlik yapmaya çalışmıştır. Bir gereksinim olunca bir şey oluşur. Normal bir ülkede, ülkenin liderleri çözüm konusunda bir inisiyatif üstlenmeleri gerekir. Memleketimizin konumu, memleketimizin çevresinde oluşanlardan dolayı, bu istek olamaması için binbir dereden su getirilmiş ve her zaman önümüze engel konmuştur. Bunu yapanlar da maalesef bizim liderlerimiz (Kıbrıs’ta yaşayanların liderleri) olmuştur. Bu toplumlar arası görüşmelerin başarıyla sonuçlandırılması, ayak sürüme olmaması lazım.”

‘ÜSTÜMÜZE ÖLÜ TOPRAĞI SERİLDİ’

“İŞAD olarak, Kıbrıs’ın Kuzeyi’nde yaşayan Kıbrıslı Türklerin uluslar arası hukukun içerisine girmesi ve Kıbrıslı Türklerin yaşadığı toprakların da uluslar arası hukuka uygun olarak düzenlenmesini istiyoruz. Masada oturan liderlerin, ‘ben bu işi çözeceğim’ mantığı, isteği ve kararlılığıyla çözülebilir. Ve liderlerin bu sorunun çözülebileceğine inanması lazımdır. Sivil toplum örgütleri dünyada özellikle demokrasilerde çok önemlidir. Maalesef geçen zaman içerisinde ve yapılan bazı hatalar sonucunda, sivil toplum örgütleri yapması gereken görevleri yapamama kabiliyetine de gidebilecek duruma da gelmektedir. Bunu da, ‘üstümüze bir ölü toprağı serildi’ diye de yorumlanabilir.”

“STATÜKO HIZLA DEVAM EDİYOR”Metin sadi (9) decope

“Ülkede herhangi bir politik anlaşma olmazsa, biz Rumların mantığına göre bir devlet statüsünde değilsek, asla Rumlarla legal bir ticari ilişki içerisine girebileceğimiz alan Yeşilhat Tüzüğü’nden geçer. Onun haricinde hiçbir şey yapamayız. Onun için İŞAD olarak biz bir politik çözümün şart olduğunu söylüyoruz. Hayatımızın idame ettirmemiz için bir çözüm olması şarttır. Statüko bitmemiştir, hem Rum tarafı hem de Türk tarafından çok hızlı bir şekilde devam etmektedir.”

“BİR AKVARYUMDAYIZ”

“Bir havuzdayız ya da akvaryumdayız. Biz akvaryumdaki gibiyiz. Bir akvaryumun içerisine oksijen gelmezse, o akvaryumdaki balıklar ilk mangoslaşır ondan bir süre sonra teker teker ölürler. Akvaryumda istenmeyen otlar, istenmeyen yosunlar oluşur. Bizim ülkemiz de, ister istemez istenmeyen işlerin geçiş yeri oldu. Sistemimiz de buna müsaittir.”

“TC BİZE BORUYLA HAVA YOLLUYOR”

“Akvaryuma şu anda hava gitmiyor. Türkiye Cumhuriyeti bize boruyla hava yolluyor. Bir süre olsun o balıklar mangosluktan çıkıyor. Dolayısıyla gayri yasal işler için bir cennet olan ülkede yaşamımızı bu şekilde sürdüremeyiz. Kuzey tarafı uluslar arası hukukun içine girip belli şeyler oluştuktan sonra iş hayatı da herşey de normalleşecek.”

“AKVARYUMU DÜZENLEYEMEDİK”

“Bu akvaryumu kurduk ama bu akvaryumu düzenleyemedik. Trafik bir keşmekeş, etraf çöp içerisinde, hiçbir yerde bir umut verici bir şey yok. Çöp içerisinde, pislik içerisinde yaşamak istemiyoruz deyip de kendi evimizi tanzim edemedik. Bunun sebebi ne Türkiye, ne Rum ne de ambargodur. Bunun sebebi tamamen biziz. Kıbrıs görüşmeleri yerine belediye seçimleri önemseniyor. Parti başkanlarını seçmek için birbirimize girdik. UBP’nin başkanını seçmek için bir buçuk yılımızı kilitledik. Döndük bir yılımızı da CTP’nin başkanını seçmek için kilitledik.”

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler