• BIST 97.988
  • Altın 242,791
  • Dolar 6,2605
  • Euro 7,3554
  • Lefkoşa 21 °C
  • Mağusa 21 °C
  • Girne 24 °C
  • Güzelyurt 19 °C
  • İskele 21 °C
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 12 °C

Gizlenemeyen gerçekler…

Arif Alasya

Kıbıs çözüm sürecinde gelinen son noktada inisiyatif alması gereken gerçek tarafların sessiz kalması ve Kıbrıs’ta iki Liderin horoz döğüşüne dönen söylemleri görüşmelerin ne denli çıkmazda olduğunu açık açık ortaya koymaktadır.

Mevcut durumdan Kıbrıslı Türkler dışındaki tarafların memnun ve mesut oldukları muhakkaktır. Bizim dışımızdaki taraflar isteklerini almışlardır.

Güney Kıbrıs adanın tümünü temsil eden Kıbrıs Cumhuriyeti olarak AB üyesi olan bir ülke.

Türkiye Adanın Kuzeyine hâkim. Uluslararası hukuka göre de Kıbrıs’ın Kuzeyini alt yönetimle idare eden bir ülke. Ayni zamanda Güneydeki Kıbrıs Cumhuriyeti da dâhil tüm AB ülkeleri ile gerek ticari, gerek siyasal gerekse sportif alanda brlikte olan bir ülke.

İngiltere Adadaki kendi üslerini zaten garantiye almış,

Yunanistan yıllarca hayalini kurduğu Enosis’i AB içinde gerçekleştirmiş bir ülke.

Gelinen noktada iki Liderin açıklamalarına bakalım.

Akıncı:

Akıncı, Rum liderin son günlerde 17 Mayıs'taki toplantıda getirdiği ön koşulların sadece sıralamasını değiştirdiğini ve "önce güvenlik garantiyi halledelim, ardından da toprağa geçip tamamen bitirelim" demektedir.
Ocak ayında  İsviçre'nin  Cenevre kentinde yapılan  Kıbrıs konferansında toprak konusunda ciddi ilerleme sağladığını anımsatan  Cumhurbaşkanı Akıncı, en son konuşulacak diye anlaşarak karşılıklı sunulan çalışmaların kasaya kilitlenmiş olmasına karşın Rum liderin şimdi "hayır onu da çıkaralım diğer 4 başlıktan bağımsız bir şekilde tek başına bitirelim" demesinin kabul edilebilecek bir yaklaşım olamayacağını vurgulamaktadır.

Anastasiyadis :

1-Kıbrıs’la ilgili konferans kritik Güvenlik ve Garantiler başlıklarının görüşülmesiyle başlasın

2-Güvenlik ve Garantiler görüşmeleri tamamlandığında derhal Toprak düzenlemelerinin müzakeresine geçilsin

3-Toprak düzenlemeleri müzakeresi tamamlandıktan sonra gerektiği sürece Cenevre’de kalınsın.

İki açıklamayı birlikte okursak:

Akıncı ilk dört maddede uzlaşmadığımız konuları yani özetle Dönüşümlü Başkanlığı halledelim sonra diğerlerine geçelim derken. Anastasiyadis son iki maddeyi görüşmekle başlayalım bunlarda uzlaşırsak dönüşümlü başkanlığı hallederiz demektedir.

İlk dört madede veren taraf Anastasiyadis alan taraf ise Akıncı idi. Gelinen noktada veren taraf Türkiye alancak olan taraf da Anastasiyadis olcaktır. İşte bu nedenle Anastasiyadis elinde kalan son pazarlık kozu dönüşümlü başkanlığı rezerv olarak elinde tutmak istemektedir.

Bu durumda BM özel temsilcisinin ısrarla iki Lideri masaya çağıması da entersandır.

Durum ortadadır başta Garantör ülkeler Türkiye ve Yunanistan olmak üzere bu çözümün anahtarı onlardır. BM özel temsilcisinin masaya bu tarafları çağırması gerekmektedir. Neden ısrarla Akıncı ve Anastasiyadis’i çağırıyor bun anlamış değilim.

Akıncı tamam dese bile masada tek bir taş vermekte yetkili midir? Garantiler konusunda ben şunu kabul ettim diyebilir mi?

Sadece Anastasiyadis evet ben bu toprağı kabul ettim ve Yunanistan ile uzlaşarak bu garantileri kabul ediyorum diyebilecek noktadadır.

Sonuç olarak Garantör ülkeler ve diğer taraf olan ülkeler parmaklarının arkasına saklanmasınlar. Kıbrıs konusu sadece iki Lider arasında çözülebilecek bir konu değildir.Onları horoz döğüşü yapar noktasında bırakmasınlar.

Gerçek taraflar çıkın meydana…

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları