• BIST 2.554,08
  • Altın 991.359
  • Dolar 16.8836
  • Euro 17.8211
  • Lefkoşa 23 °C
  • Mağusa 23 °C
  • Girne 25 °C
  • Güzelyurt 21 °C
  • İskele 23 °C
  • İstanbul 19 °C
  • Ankara 12 °C

TDP İskele adayı Doç. Dr. Mürüde Çelikağ: İskele doğal güzellikleri korunarak, sürdürülebilir bir yaklaşımla kalkınabilir

Toplumcu Demokrasi Partisi, İskele Milletvekili Adayı Doç. Dr. Mürüde Çelikağ
TDP İskele adayı Doç. Dr. Mürüde Çelikağ: İskele doğal güzellikleri korunarak, sürdürülebilir bir yaklaşımla kalkınabilir

Bize kendinizden biraz bahseder misiniz? Neden aday oldunuz? Ne yapmayı planlıyorsunuz?

Doç.Dr. Mürüde Çelikağ kimdir?

1962 Lefkoşa doğumluyum. Abohor’lu merhum Hüseyin Osman Koca ve Ayyorgi’li (Baf) Kerime Sükri’nin (Çelikağ) üç çocuğundan birisiyim. 1973 Atatürk İlkokulu mezunuyum. 1974 savaşını çocuk yaşta yaşamış ve bölünmüş adanın güneyinde nenemin yanında, çekirdek ailemden aylarca uzak kalmış, Ağrotur üst bölgesine sığınmış, İskenderun askeri kampında kaldıktan sonra Kuzey Kıbrıs’a gelmiş yüzlerce insandan biriyim. Bu yaşanmışlıkların kolej eğitimime ciddi olumsuz etkileri olmuştur. Kolej yıllarımda atletizm milli takımında yer aldım. Türk Maarif Koleji edebiyat kısmından mezuniyetim sonrası başladığım Yüksek Teknoloji Enstitüsü’nün (DAÜ), İnşaat Mühendisliği Bölümü, 1984 yılı ilk mezunlarındanım. Yüksek Lisans ve Doktora eğitimlerimi İngiltere’nin Sheffield Üniversitesi’nde yaptım. 1990-96 yılları arasında uluslararası bir şirketin İngiltere ve Singapur ofis ve şantiyelerinde, çok disiplinli mega projelerinde çalıştım. 1994 yılında Avrupa Ulusal Mühendislik Federasyonu “Eur Ing” ünvanını, İngiltere İnşaat Mühendisliği Enstitüsünden 1994 yılında profesyonel mühendislik “Chartered Engineer”, ve 2020 yılında ise “Fellow” ünvanlarını aldım. Birleşik Arap Emirlikleri’nde İngiliz çelik şirketinde Körfez bölgesinden sorumlu Yapı Mühendisi olarak çalıştım. Kısa bir dönem BAE üniversitesinde yarı zamanlı öğretim üyesi görevinde bulundum.

Eylül 2000’de ailece Kıbrıs’a dönme kararı aldık ve DAÜ İnşaat Mühendisliği Bölümü’nde göreve başladım. Geçen 21 yılda akademik görevlerim yanında 12 yıl yöneticilik, çok sayıda lisansüstü tez danışmanlığı, uluslararası yayın ve sunumlar yaptım, konferanslar düzenledim.

Akademisyenlik yanında AB destekli projelerde, çeşitli çalıştay ve seminerlerle toplum bilincini, bilgisini artırma yönünde hizmet verdim. Avrupa Komisyonu projelerinde bağımsız uzman olarak görev almaktayım. KKTC’de İş Sağlığı ve Güvenliği uzmanıyım ve 2018 yılından bu yana Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, İş Sağlığı ve Güvenliği Danışmanı olarak katkı vermekteyim. Sürdürülebilir Kalkınma, Boğaz Boğaztepe Kültür ve Çevre, Mağusa Ekoloji ve Çevre Platformu, Yaşlı Hakları ve Ruh Sağlığı gibi derneklerinin aktif üyesiyim. DAÜ Teknopark’ta ROBUST E&C Ltd proje ve danışmanlık firması direktörüyüm. İyi derecede İngilizce bilirim, evli ve 2 çocuk annesiyim.

 

Neden aday oldum?

37 yıllık uluslararası deneyime sahip İnşaat Mühendisi, Akademisyen ve İş Sağlığı ve Güvenliği Uzmanıyım. Kıbrıs'a ve topluma her zaman, çeşitli yollarla, hizmet vermeye çalıştım. Yıllardır memleket ve değerli kaynakları çok kötü yönetilmektedir. Gençlik umudunu yitirmiştir. Tecrübe, teknik ve yönetsel bilgi birikimlerimle memleketin ve kaynaklarının doğru ve adil yönetilmesi için gerekli düzenlemelerin yapılmasına öncü olabilirim ve/veya katkı koyabilirim.  

 

Ne yapmayı planlıyorum?

Bugüne kadar biriktirdiğim teknik bilgi, yönetsel ve kişisel becerilerimle, her yaşta bireyin doğru öğretim ve eğitimini planlama, memleketin sürdürülebilir kalkınması için gerekli altyapıları hazırlama, her alanda çağdaş üretimi güçlendirme, çevreci bir ülke planlama, vb birçok alanda öncü olabilirim ve katkı koyabilirim.

 

Seçilirseniz ülke ve aday olduğunuz bölge için yapmayı planladıklarınız nelerdir?

Seçilirsem ülke için aşağıdaki örnek konularda etkin ve/veya öncü rol alabilirim.

  • Öğretim ve eğitimin günümüz koşullarına uygun altyapılarla yeniden tasarlanması (dijitalleşme dahil), yüksek öğrenimin yeniden planlanıp kalite ön planda olacak şekilde geliştirilmesi
  • Okulların yenilenmesi, yeni okulların yapılması
  • Sağlık sisteminin altyapısının güncellenmesi, her vatandaşın genel sağlık sigortası kapsamında devlet ve özel hastanelerden kolay ulaşılabilir hizmet alabilmesi. Bölgesel polikliniklerin güçlendirilerek sağlık hizmetinin şehir merkezlerinden uzak bölgelere etkin bir şekilde ulaştırılması
  • Gerek alt yapı ve gerekse üst yapıda sürdürülebilir bir planlama yapılması. Kullanılan malzemelerin geri dönüşümlü, enerji verimliliği olan, çevre dostu malzemeler olması
  • Toplu taşımanın hafif elektrikli (insansız) araçlarla yapılabileceği bir ağ oluşturulması. Önce uygun bir toplu taşıma modeli planlanıp sonra vatandaşların kullanımının teşvik edilmesi. Sıfır karbon vizyonunun benimsenmesi ve ona ulaşma yönünde kademeli çalışmalar yapılması.
  • Turizm faaliyetlerinin farklı alanlara yayılması, sağlık turizmi, yaşlılar için özellikle bahar ve kış aylarında uzun süreli kalabilecekleri yaşam evi tarzı konaklama, doğa turizmi, su, dağ sporları gibi alanların uygun bölgelerde profesyonelce yapılmasına imkan sağlama, vb.
  • Çevre ve iklim konularının uzmanlarla birlikte detaylı ele alınması, katı atık, kirli suların yönetimi, hava kirliliğinin önlenmesi, denizlerin korunması, gibi konularda Avrupa Yeşil Mutabakatı’nın da önerileri doğrultusunda yerel sorumlulukların yerine getirilmesi
  • Entegre Atık Yönetimi’nin hayata geçirilmesi. Yurdumuzda var olan tüm yenilenebilir enerji kaynaklarının araştırılması ve geliştirilmesi için gereken tüm yasal düzenlemeler ve teknik çalışmaların yapılması. Bilimsel bir ağaçlandırma programı ile orman arazilerinin artırılmasını sağlama.
  • Maden ve Taş Ocakları Yasasının revize edilmesi, Rehabilitasyon Tüzüğü hazırlayarak taş ocaklarının yarattıkları tahribatın karşılığı olarak ekolojimize eşit seviyede katkı sağlamalarının zorunlu kılınması.
  • Devlete ait tüm kurum ve kuruluşlar başta olmak üzere her çalışma alanında risk analizlerinin düzenli olarak yapılması, acil durum ve eylem planlarının hazırlanması ve çalışanların iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması
  • Çeşitli bakanlıklar altında yapılan işler için stratejik planlamanın, eylem planlarının oluşturulması

Seçilirsem İskele Bölgesi için aşağıdaki konularda etkin ve/veya öncü rol alabilirim.

  • İskele İlçesi, Karpaz yarımadası gibi doğal güzellikleri olan ve Avrupa Birliği tarafından bir kısmı Natura 2000 kapsamında korumaya alınan, çok değerli bir bölgeye sahiptir. Beşparmak dağları, altın rengi kum sahilleriyle olan bu bölge doğal güzellikleri korunarak, sürdürülebilir bir yaklaşımla, bölge halkı bilgilendirilerek, bilinçlendirilerek ve eğitilerek kalkınabilir
  • Bölgenin butik oteller, su ve dağ sporları, doğa yürüyüşleri, nitelikli tarım, turizm ve otelcilik uygulamalı eğitim kurumları, el sanatları, ev üretimi gıdalar gibi alanlarda küçük bölgelere ayrılarak geliştirilmesi
  • Karpaz bölgesine ulaşım için, çevre etkisi yüksek çok şeritli yollar yapma yerine, mevcut yolun güvenilir bir şekilde iyileştirilmesi yapılmalıdır. Deniz yolu ile ulaşım için fizibilite çalışması yapılmalıdır. Bu nedenle mevcut limanların düzenlenmesi ve ihtiyaca göre uygun yerlere deniz araçlarının yaklaşabileceği iskeleler yapılması ve Karpaz bölgesine günü birlik ziyaretler için deniz yolunun kullanılmasının değerlendirilmesi
  • İskele/Karpaz bölgesinde tramvay yolu, teleferik kullanımı da mümkündür. Vatandaşların ve turistlerin uygun park alanlarından bu imkanları kullanıp bölgeye ulaşabilmesi
  • Ziyaret edilen yerlerde toplu taşıma araçları ve kısa süreli kiralanabilecek araçlarla ziyaretçilerin ulaşımlarının sağlanması (tercih edilen mekanik veya elektrikli, güneş enerjili araç kullanımıdır)

 

Ekonomi, sosyal, kültürel ve çevresel yaşam ile ilgili öngörüleriniz nelerdir?

Yukarıda belirttiğim gerek ülke ve gerekse İskele özelinde yapılabileceklerin topluma ciddi bir ekonomik getirisi de olacaktır. Bizim ada halkı olarak ekonomik gelişmede çok dengeli davranmamız gerekmektedir. Amaç ülkede bulunan iş hacminde öncelikle yerli işgücünün çalışmasını sağlamak ve dıştan kısıtlı sayıda iş gücüyle ülke ekonomisini yürütmek. Sürdürülebilir bir ülkede yaşamak istersek, özellikle doğal kaynak kullanımı ve yapılaşma gerektiren aşırı büyüme bizim gibi ada ülkeleri için uygun değildir. Uygun olan sektörler arasında yüksek eğitim, yaz okulları, butik otel işletmeleri, doğa turizmi, sağlık ve yaşlı turizmi tarzı, hizmet gerektiren, yerel gıda üretimi, restoran ve hediyelik tarzı iş alanlarını destekleyen, bilgisayar yazılım hizmetleri, dış ülkelere mühendislik proje hazırlama olabilir. Bu arada belirtilen sektörlere tıp doktoru, sağlık çalışanları, mühendisler ve teknisyenler, gurme ve böyle alanlarda öğretim ve eğitim almış kişiler çalışabileceklerdir. Bu tür sektöreler çevreye olumsuz etki yaratmadan istihdam yaratacak ve ekonomiye katkı verecektir. Mevcut şartlar düşünüldüğünde adamızda yasal olmayan sanal bahis oyunları vardır. Bu oyunlar için üç seçenek vardır; mevcut gayrı yasal durumun devamı, sanal bahis oyunlarını yasaklamak veya Malta adasında olduğu gibi sanal bahis oyunlarını yasallaştırmak ve kayıt altına almak. Yasal olması durumunda yeni bir istihdam alanı açılacak, doğru vergilendirmeyle önce ülkenin içinde bulunduğu ekonomik krizden çıkmasını sağlama ve sonrasında buradan elde edilecek gelirleri ülke geleceği ve acil durumlar için bir fonda biriktirme.

İskele Bölgesinin daha çeşitlendirilmiş sosyal ve kültürel aktivitelere ihtiyacı vardır. Özellikle İskele merkez ve Boğaz bölgelerinde çok kültürlü bir toplum oluşmuştur. Bu bölgede yerleşmiş, çalışan ve çocuğunu okula gönderen yabancı uyruklu aileler vardır. Bu yapıyı iyi yönetip yerli ve yabancıları kaynaştıracak ve bir kültür zenginliği oluşturacak ortamlar planlanmalıdır. Bölge insanını daha çok bir araya getirecek ve ortak zeminde kültürel paylaşım yapabilecek açık alan ve kapalı alan mekanlara ihtiyaç vardır. Bu konuda yerel yönetimlerle iş birliği yapılarak, söz konusu mekanlar hazırlanmalı ve farklı kültürel kesimlerin temsilcileriyle yıllık programlar hazırlanmalıdır. Kıbrıs halkı artık sosyal ve kültürel yaşamı sadece yürüyüş yapmak, restoranda yemek, piknik ve kebap yapmak olarak algılamamalıdır. Bu çeşitlendirilmeli, farklı yaş guruplarına uygun aktiviteler düzenlenmeli ve bu şekilde hem sosyal ve hem de kültürel yaşam renklenmeli, zenginleşmelidir. Tüm bunların paralelinde bölgeye has kültürel aktiviteler korunmalı ve kayıt altına alınarak yeni nesillere aktarılmalıdır. Bunun için mevcut derneklerle işbirliği yapılacaktır.

İmar planları kapsamında yapılacak altyapılar çevre kirliliğini önleyecek, yapılaşma ile yeşil alanlar arasında güzel bir denge oluşturabilecek ve nefes alabilen bir kent olarak İskele gelişebilecektir. Vatandaşlara ve ziyaretçilere doğanın önemini anlatacak ve doğa içerisinde tasarlanacak aktiviteler ve bunlar için gerekli uygun alanlar plan içerisinde yer alacaktır. Çevrenin önemi başta çocuklar olmak üzere herkese anlatılmalıdır. Okul gezileri yapılarak öğrenciler doğal güzelliklerle buluşturulmalı ve küçük yaştan çevremizi ve doğamızı korumalarının önemi vurgulanmalıdır. Bölgede bulunan göletler, sulak alanlar, kıyı şeridi doğasına uygun korunacaktır. Bölgeye özel bitkiler, ağaçlar, yabani çiçekler korunacak, kayıt altına alınacak ve gerek Kıbrıs halkına ve gerekse ziyaretçilere fotoğraf ve filmler de kullanılarak tanıtılacaktır. Bir Avrupa ülkesi olan Slovenya bu konularda örnek alınabilecek ülkelerdendir.

 

 Kıbrıs sorununun nasıl çözülebileceğini düşünüyorsunuz? Sizce neler yapılmalı?

Çözüm sadece Kıbrıslı Türklerin uluslararası statü kazanması açısından değil, aynı zamanda sosyal ekonomik gelişimi açısından da hayati bir öneme sahiptir. Dolayısıyla en kısa sürede “çözüm odaklı siyasete” geri dönülmelidir. “İki Kesimli iki Toplumlu Federal Çözüm” çerçevesi Kıbrıslı Türklerin tüm hak ve özgürlüklerini güvence altına alan yegane tezdir ve 2017 yılında çözüm çabalarının sonuçsuz kalmasının en büyük nedeni Rum lider Anastasiadis’in olumsuz politik tutumudur. Fakat uluslararası Toplumda bir karşılığı olmayan “2 devletli çözüm” siyaseti BM ve uluslararası toplum önünde köşeye sıkışmış Anastasiadis’i bu durumdan kurtarmış ve tam tersine Kıbrıslı Türkler’i sıkıntıya sokmuştur. Halen bizleri uluslararası toplumla yakınlaştıracak süreçlerin önünü açacak olan BM parametreleridir. Kıbrıslı Türkler uluslararası toplumun saygın bir parçası olmak için mücadelesine devam etmelidir.

Yıllarca politikalar çözüm odaklı yapılmıştır. Çözüm mutlaka önemlidir ama çözüm için çaba harcanırken diğer yandan da evimizi düzene çekmemiz gerekmektedir. Yıllardır hükümet politikaları ile yürütülmeye çalışılan ekonomi, sağlık, eğitim gibi konularda devlet politikaları geliştirilmeli ve değişen hükümetlerde ana politikalar değişmemelidir. Ülkenin her alanda ciddi sorunları vardır. Bu sorunlar öncelik sırasına göre ele alınarak, oluşturulacak program ve eylem planları kanalıyla çözümlenmelidir. Böylece çözüme ulaşıldığı zamanda ülkemiz de sorunlardan büyük ölçüde arındırılmış ve geliştirilmiş olacaktır.

 

 

Türkiye ile ilişkilerde nasıl bir yol yöntem izlenmeli?

Türkiye ile ilişkiler, 1974 öncesi olduğu gibi, karşılıklı sevgi, saygı, ortak mücadele ve ortak faydaya dayalı, temelinde güçlü bir gönül bağı içeren ilişkiler şeklinde ve sürdürülebilir olmalıdır. Kuzey Kıbrıs hükümetleri sosyal ekonomik ve çevresel politikalar anlamında başarılı bir hükümet yönetimi sergileyerek saygınlık kazanmalıdır. Amaç Kuzey Kıbrıs’ın kendi ayakları üzerinde durabilen, bunun için çalışan bir yapıya kavuşmasıdır. Kıbrıslı Türkler’in özlem duyduğu geleceğe erişmesi Mustafa Kemal Atatürk’ün ortaya koyduğu vizyon temelinde mümkün olabilir.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler