• BIST 97.988
  • Altın 242,791
  • Dolar 6,2605
  • Euro 7,3554
  • Lefkoşa 25 °C
  • Mağusa 25 °C
  • Girne 27 °C
  • Güzelyurt 23 °C
  • İskele 25 °C
  • İstanbul 24 °C
  • Ankara 22 °C

Suçüstü halinde dokunulmazlık kalkacak

Suçüstü halinde dokunulmazlık kalkacak

Komiteden iki tasarıya onay

Cumhuriyet Meclisi Hukuk ve Siyasi İşler Komitesi, Ceza (Değişiklik) Yasa Önerisi ile Tapu ve Kadastro (Özel Kurallar) (Değişiklik) Yasa Tasarısı’nı oy birliği ile kabul etti.

Cumhuriyet Meclisinden verilen bilgiye göre, Hukuk ve Siyasi İşler Komitesi dün CTP Milletvekili Tufan Erhürman başkanlığında saat 10.00’da toplandı.

Komite, gündeminde bulunan ve Meclis Başkanlığı’na havale edilen Ceza (Değişiklik) Yasa Önerisini (Öneri sahibi: CTP-BG Lefkoşa Milletvekili Sn. Tufan Erhürman) ve raporu yeniden değerlendirdi ve oy birliği ile kabul etti.

Komite daha sonra Tapu ve Kadastro (Özel Kurallar) (Değişiklik) Yasa Tasarısı’nı görüştü ve söz konusu yasayı oy birliği ile kabul etti.

Komite toplantısına davetli olarak Başsavcılık’tan Mahmut Atakara ve İçişleri Bakanlığı’ndan Hüdaverdi İyikal katıldı.

Komite toplantısına DP Milletvekili Fikri Ataoğlu, CTP Milletvekili Ferdi Sabit Soyer, CTP Milletvekili Fazilet Özdenefe Kürşat katılırken, DP Milletvekili Hüseyin Alanlı komite toplantısına katılmadı. UBP Milletvekili Ali Pilli ve UBP Milletvekili Erdal Özcenk de mazeretli olmasından dolayı toplantıda yer almadı.

Ceza yasa önerisi

Ceza (Değişiklik) Yasa Önerisinin genel gerekçesi şöyle:

“Yolsuzluk ve görevi kötüye kullanma günümüzde tüm devletlerde kamu yönetimine olan güveni sarsan olguların başında gelmektedir.

İngiliz Sömürge İdaresi döneminde yürürlüğe giren Fasıl 154 Ceza Yasası’nın Üçüncü Kısmının Birinci Bölümünde yer alan konuyla ilgili düzenlemeler bugünün gereksinimlerine yanıt vermekten çok uzaktır. Bu bölümde, bir yandan zimmet, irtikap gibi suçlar açık bir biçimde düzenlenmemiş, diğer yandan da rüşvetle ilgili maddede suça karışanların tümünün cezalandırılmasını sağlayacak bir hüküm öngörülmemiştir.

Bölümle ilgili ikinci temel sorun, yolsuzluk başlığı altında toplanabilecek suçların hafif suçlar kategorisi içerisinde ele alınmış ve dolayısıyla hafif sayılabilecek cezaların öngörülmüş olmasıdır. Oysa yolsuzluk, hem Devlete hem de topluma karşı işlenmiş ağır bir suçtur ve caydırıcılığın sağlanması için ağır cezalar öngörülmesi gerekir. Ayrıca, Anayasamızın 84’üncü maddesinde yer alan ve yerindeliği kamuoyunda ciddi biçimde tartışılan “yasama dokunulmazlığına” ilişkin hükmün 2’nci fıkrasında, beş yıl veya daha çok hapis cezasını gerektiren suçüstü durumunun yasama dokunulmazlığının kapsamı dışında kaldığı düzenlenmiştir. Dolayısıyla, yolsuzlukla ilgili suçların cezalarının ağırlaştırılması, suçüstü halinde milletvekillerinin ve milletvekili olsun olmasın bakanların yasama dokunulmazlığından yararlanamamasını sağlamak açısından da önemlidir.

Bu sorunların giderilmesi amacıyla bu Öneri’de, yolsuzluk başlığı altında toplanabilecek suçlar, analitik biçimde birbirinden ayrılmış, “görevi yerine getirme karşılığında ödül kabul etme”, “rüşvet verme”, “rüşvet alma”, “rüşvete aracılık etme”, “irtikap”, “zimmet”, “iltimas karşılığında menfaat temin etme”, “menfaat temini için sahte, gerçek dışı veya hukuka aykırı evrak düzenleme, imzalama, tasdik etme veya verme” gibi suçlar ayrı ayrı düzenlenmiş ve bu suçlar için ağır cezalar öngörülmüştür.

Ayrıca, yolsuzluk başlığı altında toplanabilecek suçları ve görevi ihmal ve görevi kötüye kullanma suçlarını işleyebilecek olan kişiler, bu konuda herhangi bir yorumu gerektiremeyecek biçimde sayılmış, özellikle başbakan, milletvekili olsun olmasın bakanlar, milletvekilleri, belediye başkanları, belediye meclis üyeleri, muhtarlar ve ihtiyar heyeti üyeleri gibi seçilmişlerin de bu suçları işleyebilecekleri açık bir biçimde düzenlenmiştir.

Bunlara ek olarak, geniş anlamda kamu hizmetinde görevli kişiler arasında sayılabilecek olan tasdik memurları, yasayla kurulmuş yönetim kurullarının başkan ve üyeleri, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının başkan ve yönetim kurulu üyeleri, kooperatiflerin ve kamu bankalarının başkan ve yönetim kurulu üyeleri de yolsuzluk başlığı altında toplanabilecek olan suçları ve görevi ihmal ve görevi kötüye kullanma suçlarını işleyebilecekler arasında sayılmıştır.

Öneri’de yer alan bir başka yenilik, yolsuzluk suçları arasında en yaygın ve kanıtlanması en güç olanlarından birini teşkil eden rüşvet suçlarının açığa çıkarılabilmesini ve kamu yönetimine güvenin tesis edilebilmesini sağlamak amacıyla, rüşvet suçunda etkin pişmanlık halinde, bunu yapanın cezalandırılmayacağının öngörülmüş olmasıdır. Bu düzenlemeyle, hem rüşvet suçlarının açığa çıkarılması hem de suça taraf olan diğer kişilerin cezalandırılması yoluyla kamu yönetimine olan güvenin tesis edilmesi hedeflenmiştir.

Fasıl 154 Ceza Yasası’nın görevi kötüye kullanma ve görevi ihmalle ilgili düzenlemeleri de yetersizdir. Esas Yasa’nın Üçüncü Kısmının Birinci Bölümünde yer alan diğer suçlara kıyasla genel, tali ve tamamlayıcı nitelikte olan bu suçlar bu mantık çerçevesinde düzenlenmiştir. Bu arada, bir tür görevi ihmal veya görevi kötüye kullanma suçu olarak nitelendirilebilecek olan “görevi kötüye kullanma veya görevi ihmal suretiyle fırsat eşitliği sağlanmaksızın kamu personeli istihdamı suçu”, ülkemizde bu suç dolayısıyla kamuoyunda yaşanan kamu yönetimine güven erozyonu dikkate alınarak, ceza politikası gereği ayrı bir suç olarak düzenlenmiş ve bu suç için, diğer görevi kötüye kullanma ve görevi ihmal suçlarına kıyasla daha ağır bir ceza öngörülmüştür.

Öneride ayrıca “zor kullanma yetkisine ilişkin sınırın aşılması” suçu da düzenlenmiş ve insan hakları açısından ciddi sorunlar yaratan, zor kullanma yetkisine sahip kamu personelinin görev yaptığı sırada kişilere karşı görevinin ve durumun gerektirdiği ölçüyü aşarak zor kullanmasının da ağır bir suç olduğu belirtilmiştir.

Bu Öneri’nin temel amacı, yolsuzluk başlığı altında toplanabilecek olan suçları ve görevi kötüye kullanma ve ihmal suçlarını analitik biçimde düzenlemek ve bu suçlar için caydırıcı cezalar öngörmek suretiyle, kamu yönetimine duyulan güvenin sarsılmasını önlemektir.

Tapu yasa tasarısı

Tapu ve Kadastro (Özel Kurallar) (Değişiklik) Yasa Tasarısı’nın genel gerekçesi ise şöyle:

“Kutrafa köy merkezi Güney Kıbrıs bölgesinde kalmaktadır. Ancak Kutrafa köyünde XXVIII/15 pafta/planda bulunan 301 parsel sayılı taşınmaz mal Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti sınırları içerisinde askeri bölgede bulunmakta olup sözkonusu arazi ve çevresi “izinle girilebilir” bölge olmasına karşın kayıtları Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde bulunmamaktadır. Bu taşınmaz malın veya taşınmaz malların kayıt altına alınabilmesi için Tapu ve Kadastro (Özel Kurallar) yasası tadil edilerek daha açık bir ifade ile esas yasaya ekli ek 1 cetveline Kutrafa köyü ilave edilmekle yukarıda sözü edilen taşınmaz malında kayıt altına alınmasına imkan tanımaktır.”

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler