• BIST 103.024
  • Altın 375,658
  • Dolar 6,8109
  • Euro 7,4186
  • Lefkoşa 24 °C
  • Mağusa 25 °C
  • Girne 25 °C
  • Güzelyurt 22 °C
  • İskele 25 °C
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 17 °C

Tayvan neden Dünya Sağlık Örgütü'ne üye değil?

Koronavirüs salgını batılı güçlerle Çin arasındaki diplomatik gerilimi ateşlerken Tayvan'ın Dünya Sağlık Örgütü'nden dışlanmasını da tekrar gündeme getirdi.
Tayvan neden Dünya Sağlık Örgütü'ne üye değil?

Amerika Birleşik Devletleri'nin başını çektiği ve sayıları giderek artan bazı ülkeler Tayvan'a DSÖ'ye üyelik ya da en azından gözlemci statüsü verilmesi çağrısında bulunmaya başladı.

Konunun önümüzdeki hafta salgın nedeniyle sanal ortamda yapılacak olan DSÖ genel kurulunda daha da alevlemesi bekleniyor.

Tayvan neden DSÖ üyesi değil?

Aslında Tayvan, resmi adıyla Çin Cumhuriyeti, 1948 yılında temeli atılan Dünya Sağlık Örgütü'nün kurucu üyelerinden birisi. Fakat 1972 yılında Birleşmiş Milletler'deki Çin sandalyesinin Çin Halk Cumhuriyeti'ne geçmesiyle DSÖ'den de çıkarıldı.

1949 yılındaki iç savaşı Komünistlerin kazanmasıyla Ulusalcılar Tayvan'a kaçarak rakip bir hükümet kurdu. Çin Halk Cumhuriyeti adını alan Pekin hükümeti ise Tayvan'ı bir gün tekrar kontrol altına alma sözü verdi ve o tarihten itibaren ada ülkesinin uluslararası arenada tanınmasının önüne geçmek için elindeki tüm gücü kullanmaya başladı.

Pekin son yıllarda artan ekonomik, diplomatik ve askeri gücüyle bu baskıyı daha da yükseltti.

Tayvan'ın DSÖ dışında tutulması da bu çabanın bir parçası.

DSÖ'den atıldıktan sonra tekrar hiç giremedi mi?

Tam olarak değil. 2009 ve 2016 yılları arasında Pekin, Tayvan'ın Çin Taipeisi adıyla DSÖ'ye gözlemci statüsüyle katılmasına izin verdi.

O yıllarda Pekin ve Taipei arasındaki ilişkiler daha ılımlıydı fakat bu durum 2016 yılında Tsai Ing-wen'in Tayvan Devlet Başkanlığı'na seçilmesiyle değişti. Tsai'nin partisi Tayvan'ın tam bağımsız bir ülke olduğunu savunuyor ve Pekin'in adanın Çin'e ait olduğu iddialarına boyun eğmeyeceklerini beyan ediyor.

Taipei kısa bir süre öncesine kadar DSÖ'ye bağımsız bir üye olarak dahil olma talebine fazla destek bulamamıştı. Fakat Covid-19 salgını bunu ciddi anlamda değiştirdi.

Çin salgınla ilgili ilk müdahalesinin yetersizliği ve otoriter yönetimin bilgi saklayarak salgının yayılmasını tetiklediği iddiaları ile karşı karşıya.

Öte yandan 433 vaka ve 7 ölümle Tayvan'ın salgınla mücadelesi örnek olarak gösteriliyor.

Tayvan'ın üye olmaması neden önemli?

Tayvan yönetimi ve uluslararası destekçileri, 23 milyonluk ülkenin bir küresel sağlık krizi sırasında DSÖ dışında tutulmasının adil olmadığını belirtiyor. Ayrıca dünya liderlerinin ve doktorlarının adanın salgınla mücadelesindeki başarısında alınacak dersler olduğunu savunuyorlar.

Tayvan'ın dışlanması ayrıca Pekin'in DSÖ üzerindeki etkisiyle ilgili soru işaretlerini de yükseltiyor. Hafta içerisinde Trump yönetimi DSÖ'yü politik öncelikleri kamu sağlığından daha üstte tutmakla suçladı.

DSÖ yönetimi ne diyor?

DSÖ Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, Tayvan'ın üyeliğine Pekin'i kastederek ilgili hükümetin rızasıyla üye ülkelerin verebileceği bir karar olduğunu belirtiyor. Direktör ayrıca Çin yanlısı bir politika izledikleri iddialarını da reddediyor.

DSÖ yetkilileri Tayvanlı yetkililerle sürekli irtibat halinde olduklarını ve teknik toplantılara çoğunlukla Tayvanlı temsilcilerin de katıldığını vurguluyor.

Tayvan ise bu savunmaya DSÖ'ye davet etme yetkisinin direktörde olduğunu ve geçmişteki katılımının da bu yolla olduğunu hatırlatarak cevap verdi.

DSÖ ise böyle bir davetin ancak üye ülkeler arasında görüş birliği olduğunda yapılabileceğini açıkladı.

Tayvan'ın DSÖ'ye girme şansı var mı?

Bu oldukça düşük bir ihtimal. Tayvan'ı halihazırda sadece 15 ülke tanıyor ve bunların çoğu da ABD'nin etkisi altındaki Latin Amerika ve Pasifik ülkeleri.

DSÖ'nün 194 ülkesi bu konuyla ilgili Pekin yönetimini karşısına almak istemiyor.

Öte yandan Tayvan'ın bağımsızlığına atıfta bulunan bir karar Taipei için bir zafer ve Pekin için hezimet olarak algılanacak.

Özellikle koronavirüs salgını sonrası Avustralya, Kanada, Japonya ve Yeni Zelanda ABD'nin Tayvan'a gözlemci statüsü verilmesine açık destek verdi.

Bu duruma öfkelenen Pekin yönetimi batılı hükümetlerin Tayvan'ı kullanarak salgınla mücadeledeki başarısızlıklarını örtmeye çalışmakla suçladı.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler