• BIST 95.934
  • Altın 242,464
  • Dolar 6,2537
  • Euro 7,3009
  • Lefkoşa 34 °C
  • Mağusa 35 °C
  • Girne 34 °C
  • Güzelyurt 33 °C
  • İskele 35 °C
  • İstanbul 23 °C
  • Ankara 25 °C

DAÜ Dr. Fazıl Küçük Tıp Fakültesi 12-18 Nisan Kalp Sağlığı Haftası nedeniyle açıklamada bulundu

Doğu Akdeniz Üniversitesi (DAÜ) Dr. Fazıl Küçük Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi ve Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Beste Özben Sadıç 12-18 Nisan Kalp Sağlığı Haftası nedeniyle açıklamalarda bulundu.
DAÜ Dr. Fazıl Küçük Tıp Fakültesi 12-18 Nisan Kalp Sağlığı Haftası nedeniyle açıklamada bulundu

Prof. Dr. Sadıç yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:    

“Kalp Hastalıklarının Farkında mıyız? Korunmak Mümkün mü?
Kalp hastalıkları tüm dünyada en sık görülen ve en fazla ölüme sebep olan hastalıklardır. Kardiyovasküler hastalıklar denilince akla hipertansiyon (yüksek kan basıncı), koroner arter hastalığı (genellikle kalbi besleyen damarlardaki tıkanıklara yol açan aterosklerotik hastalıklar), kalp yetersizliği, ritm bozuklukları, kalp kapak hastalıkları ve doğumsal kalp hastalıkları gelmektedir. Kalp hastalıklarının yanı sıra inmeyi de içeren kardiyovasküler hastalıklar nedeniyle her yıl dünya genelinde yaklaşık 17 milyon kişi yaşamını yitirmektedir. Sadece yüksek kan basıncı bile tüm dünyada 1,5 milyar kişiyi etkilemekte olup her yıl 9,4 milyon insanın hayatını kaybetmesine neden olmaktadır. Toplumların yaşlanması nedeniyle yüksek tansiyon, kalp yetersizliği ve önlenebilir inmenin en önemli nedenlerinden atriyal fibrilasyon sıklığında da artışlar dikkat çekici boyutlara ulaşmıştır.  Kalp hastalığı olan kişiler bunun farkında olmayabilirler. Örneğin kan basıncı yüksek olan kişiler başağrısı, görme bozukluğu, nefes darlığı veya göğüs ağrısı gibi şikayetleri olmadığı sürece doktora gitmeyip tansiyonlarını ölçtürmediği için yüksek tansiyonu (büyük tansiyon 140mmHg ve/veya küçük tansiyon 90mmHg) olduklarını bilmeyebilirler. Yapılan çalışmalarda, tüm hipertansiyonu olan hastaların sadece 1/3’ ü yüksek tansiyon hastası olduklarının farkında olup tedavi alan bireylerin de ancak 1/3’ ünde kan basıncı istenilen değerlerdedir. Oysa yüksek kan basıncı tedavi edilmediğinde, kalp krizi, inme, kalp yetersizliği, böbrek yetersizliği gibi çoklu organ hasarına neden olmaktadır. Yüksek kan basıncının yanı sıra, yüksek kolesterol, fazla kilo ve şişmanlık, tütün kullanımı ya da şeker hastalığı gibi risk faktörlerinin tetiklediği kalp krizi de ani gelişen ancak önlenebilir hastalıklardandır. Ani başlayan baskı tarzında şiddetli göğüs ağrısı şeklinde şikayete yol açan kalp krizi, genellikle koroner damarlar içinde gelişen pıhtı sonucu kan akımının ani kesilmesine bağlı kalp kasının ölmesidir. İlerleyen süreçte ölen kalp kası tekrar eski görevini yapamayacağı için kalp yetersizliğine, ritm bozukluklarına veya ölüme neden olabilmektedir. Hasarı en aza indirmek için göğüs ağrısı şikayeti başlangıcından hemen sonra hızlı tanı ve tedavi hayati önem taşımaktadır. Bu nedenle ani başlayan şiddetli göğüs ağrısı durumunda mutlaka en yakın acil servise başvurmanız gerekir. Ama kararlı göğüs ağrısı dediğimiz daha çok yürürken, eforla veya stres ile tetiklenen 5-10 dakikalık baskı tarzında göğüs ağrınız olması durumunda ise kardiyoloji poliklinik kontrolüne gelmelisiniz.
Kardiyovasküler hastalıkların sık ama önlenebilir olması nedeniyle; kalp hastalıkları konusunda farkındalığı arttırmak amacıyla Dünya Kalp Günü (her yıl 29 Eylül), Dünya Hipertansiyon Günü (her yıl 17 Mayıs), Kalp Yetersizliği Günü (her yıl Mayıs ayının 2. haftası) gibi çeşitli organizasyonlar düzenlenmektedir. Bu organizasyonlarda amaç kalp hastalıklarına dikkat çekmek ve halkın korunma, tanı, tedavi ve yaşam biçimi değişiklikleri konusunda bilinçlenmesini sağlamaktır. Dünya Kalp Federasyonu üyeleri, tütün kullanımı, sağlıksız beslenme ve fiziksel aktivite yoksunluğu gibi başlıca risk faktörlerinin kontrol altına alınması ile kalp hastalığı ve inmeye bağlı erken ölümlerin en az %80' inin önlenebileceğini tüm dünyaya duyurmaktadır. Özellikle 40 yaş üstü tüm bireyler kardiyovasküler hastalık riskini hesaplattırmalıdırlar. 
Sizler de sağlıklı beslenme alışkanlıkları kazanarak, tuz tüketimini kısıtlayarak (beş gramla = bir tatlı kaşığı), düzenli egzersiz yaparak (haftada beş kez 30 dakika süreyle yapılan orta zorlukta aktiviteler) ve tütün kullanmayarak, kilo, kan basıncı, kolesterol ve şeker düzeylerinizi kontrol ettirerek bu hastalıklardan büyük ölçüde korunabilirsiniz” ifadelerini kullandı.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler